{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ \t<br><br>ESAS NO:2025/118 Esas<br>KARAR NO\t:2025/376<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ:17/02/2025<br>KARAR TARİHİ:14/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle;  Müvekkili şirketin ... sayılı oto kasko poliçesi ile sigortaladığı .... Ltd. Şti ' ye ait ... plakalı araçta 16/12/2021 tarihinde davalı tarafın sorumluluğunda bulunan otopark duvarının yıkılması sonucu hasar meydana geldiğini, yaptırılan ekspertiz sonucu araçta 14.130,07 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketçe hasarın tamiri için anlaşmalı servise ve KDV tevkifat belgesi için maliyeye toplam 14.130,07 TL ödeme yaptığını, meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu, alacak bedelinin davalıya rücu edildiğini,  ancak ödeme yapılmadığı için .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle;Davacı tarafça 22/03/2023 tarihinde .... Asliye hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, 04/09/2024 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini, davacı tarafça karara yapılan istinaf başvurusunun istinaf mahkemesince 14/10/2024 tarihinde  dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini ve  yerel mahkeme kararının 04/09/2024 tarihi itibariyle kesin olduğunu, davacı tarafça 31/10/2024 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinin 2 haftalık süre geçtikten sonra verildiğini, görevli .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın kesin olarak reddine karar verildiğini,  ayrıca müvekkil kooperatifin üyelerinin konut ihtiyacını karşılamak amacı ile kurulduğunu, kazanın gerçekleştiği yerin sokak olduğunu, müvekkilinin mülkiyeti veya tasarrufu altında olmadığını, söz konusu alanın devletin yetkisi ve sorumluluğu altında olan kamuya ait bir sokak olduğunu, yıkılan duvarın belediye tarafından yaptırıldığının bilindiğini, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından bahisle davanın öncelikle süresinde açılmamış olması nedeniyle reddine, aksi halde zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava, .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br> İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İİK'nın 67/4. maddesi uyarınca, birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresi hak düşürücü süredir. <br>Dava konusu .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin davalı yana 14/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 19/12/2022 tarihinde takibe süresinde itiraz ettiği, itirazın davacı yana tebliğ edilmediği, davacı tarafça (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.) 22/03/2023 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, anılan mahkemece 04/09/2024 tarihinde  görevsizlik kararı verildiği, davacı tarafça karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde istinaf mahkemesince 14/10/2024 tarihli karar ile dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması mümkün olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davacı tarafça bu kez 31/10/2024 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edildiği, bunun üzerine dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, bu mahkemece 23/12/2024 tarihinde \"dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın kesin olarak reddine\" karar verildiği, <br>Davacının bunun üzerine, dava şartı arabuluculuğa başvurarak TBK 158.madde düzenlemesinde verilen 60 günlük ek süre içinde iş bu davayı açtığını belirttiği somut olayda;<br>Davalının yaptığı ödeme emrine itirazın davacı yana tebliğ edilmemesi nedeniyle  .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 22/03/2023 tarihinde açılan ilk davada davacının, davanın açıldığı tarihte itirazı öğrenmiş sayılması gerektiği ve hak düşürücü sürenin 22/03/2023 dava açılış tarihinden itibaren başladığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin  görevsizlik kararı vermesi ve İstinaf süreci sonucunda yapılan kesinleşme şerhinde 14/10/2024 tarihinde hükmün kesinleştiğinin tasdik edildiği, davacının artık bu tarihten itibaren TBK 158.madde uyarınca 60 günlük ek süre içinde iş bu davayı açması gerektiği, ancak davacının 31/12/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve son tutanağın 08/01/2025 tarihinde düzenlendiği, mahkememizde ise davanın 17/02/2025 tarihinde açıldığı, dolayısıyla hak düşürücü sürenin ve TBK 158.madde belirtilen sürelerin dolduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın usulden REDDİNE, <br>2-Yeteri kadar harç alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin \"...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır...\" hükmü gereği 4.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4-Davalı lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap olunan 15.157,89-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>6-HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 14/05/2025<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br><br>Hakim ...<br>e-imzalıdır  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edda42e4bce4df58","SID":"bfe8271dce5c4c27"}}