{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1684 <br>KARAR NO\t\t: 2025/609<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/481 Esas 2021/583 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>\tDavalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:                 <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin, davalı şirketten seramik siparişi verdiğini söz konusu sipariş için ise 02.08.2018 tarihinde ... Bankası A.Ş. IBAN: ... no' lu hesaptan ... Bank A.Ş. IBAN: ... no' lu hesaba '... Şti. den alınacak seramiklerin avansı'' açıklamasıyla 14.500,00- TL E.F.T. yapıldığını, söz konusu sözleşmenin konusunu oluşturan seramikler teslim edilmesi gereken zamanda ve nitelikte teslim edilmediği için davacı müvekkili şirketin davalı yana avans olarak yatırmış olduğu parayı iade etmesini istediğini, bu talebin davalı şirket tarafından reddedildiğini, söz konusu paranın tahsili için vaki icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine arabulucuya başvurulduğunu, anlaşamama üzerine de işbu davayı ikame ettiklerini, davalı yanın anılı borcu ödemediği gibi takibe itiraz etmesinin de kötü niyetli ve zaman kazanma amacı taşımakta olduğunu, açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20' den  az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı yükletilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.      <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı ile müvekkili arasında yazılı bir ticari sözleşme bulunmadığını,  davacının mermer alımı talebini yerine getirmek için yurt dışından mermer ithal eden müvekkilinin, davacıya malını almasını bildirmişse de davacının bu malı teslim almadığını ve müvekkilinin malı depoda muhafaza etmek zorunda kaldığını,  bu nedenle taraflar arasında bir ticari alım-satım olmaması sebebiyle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili icra daireleri ve yetkili mahkemenin Mersin ilindeki icra daireleri ve mahkemeleri olması sebebiyle davanın yetki sebebiyle usulden reddini talep ettiklerini, davacının dava konusu etmiş olduğu banka havalesinin içeriği incelendiğinde avans ödemesi olduğunun tespit edileceğini, bu ödemeye istinaden müvekkili şirketin mal ithal ettiğini, limanda bulunan malı davacının teslim almaması sebebiyle müvekkili şirketin bu malı ... Ltd. Şti'nin antrepolarında muhafaza etmek zorunda kaldığını, 4 aylık depo bedeli olan 5.667,17 TL ödeme yaptıklarını,  davacının talebi üzerine bu malın ithal edilmesi sebebiyle yine gümrük firmalarına toplamda 908,60 TL, malın giriş ve çıkışından kaynaklı memur yolluğu ve fazla mesai ödemesi olarak toplamda 720,50 TL, ... firmasına 2.374,40 TL, navlun olmak üzere toplam 9.670,67-TL masraf ödemesi yapıldığını, davacı limana gelen malı teslim almadığı için müvekkili şirketin bu masrafları yaptığını,  davacının malı teslim almaması sebebiyle, müşteri çıkmaması ve antrepo ödemesinin devamlı artmasından dolayı  4,80 USD kıymeti olan ürünü 2,30 USD'den ancak ve 8.022,75 -TL kardan zarar ederek satabildiğini,  bu bedellerin toplamına bakıldığında davacının  teslim almadığı ürün sebebiyle müvekkiline kusurlu davranışı ile vermiş olduğu zararın, avans olarak ödemiş olduğu bedelden daha fazla olduğunu, bu nedenle davacının davasının reddini talep ettiklerini,  açıklanan sebepler doğrultusunda davanın reddine, davacı aleyhinde %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,  yargılama giderlerine ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; usul yönünden itirazları kapsamında para borcunun ifa edileceği yerin İzmir olduğunu yinelediğini, esas yönünden ise dava dışı ... Ltd. davalı şirket adına tanzim ettiği 23.04.2018 tarih, RRPL/01/786/018 no'lu proforma fatura kapsamında toplam tutarı 30.369,12 USD olan farklı boyutlardaki emtianın teslim periyodunun 4 hafta olarak bildirildiğini, söz konusu proforma faturanın müvekkiline intikalinin sağlandığını, ayrıca dava dışı şirketin 18.06.2018 tarihinde e-mail yoluyla sevkiyatın bildirilmesini talep ettiğini,  mezkûr postanın davalıya da iletilmesinin sağlandığını, bu sevkiyat bilgisinin 60x60 boyutlarında seramik camlı kargo emtiasını içerdiğini ve değerinin 12.453,12 USD tutarında olduğunu, emtianın Mundra (Hindistan) limanından yüklemesi yapılarak Mersin limanına sevk edildiğini, tahmini kalkış tarihinin 23.05.2018, tahmini varış süresi itibariyle 13.06.2018 tarihi üzerinden bildirimde bulunulduğunu, dava dışı ... Ltd. Şirketinin davalı tarafından davacı müvekkiline iletilen sevkiyat bildirmesi içerikli elektronik postada Mundra Hindistan Liman' ından Mersin Türkiye Limanı' na yapılan deniz taşımacılığına yapılan sevkiyatın 16-20 gün süreceğini ikrar ettiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20' den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı yükletilmesine vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>MAHKEMECE: \"...Dava; avans olarak ödenen satış bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.<br>İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde dava şartının bulunup bulunmadığı yönünden öncelikle bu hususun incelenmesi gerektiği, davalı tarafından taraflar arasındaki akdi ilişkinin reddedilmediği,bu halde yetkili icra dairesinin İİK.nun 50.md. uyarınca HMK.nın yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması suretiyle tespitinin gerektiği, alacağın satış avansının iadesi isteğinden kaynaklandığı, HMK.nın 10 ve TBK.nın 89.maddeleri uyarınca alacaklının ticari merkez adresi olan İzmir İcra dairelerinin yetkili olduğu sonuç olarak yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunduğu, dava şartının mevcut olduğu görülerek yargılamaya devam olunmuştur.\t<br>Davalı tarafça; mahkememizin yetkisine yapılan itiraz incelendiğinde, davalı tarafından taraflar arasındaki akdi ilişkinin reddedilmediği, alacağın satış avansının iadesinden kaynaklandığı, HMK.nın 10 ve TBK.nın 89.maddeleri uyarınca alacaklının ticari merkez adresi olan İzmir mahkemelerinin yetkili olduğu sonuç olarak yetki itirazının yerinde olmadığı tespit edilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>Davacı alıcı, davalı ithalatçı-satıcı tarafından proforma faturada ithali ve satışı yapılacak malların tek seferde teslimi öngörüldüğü halde, malların iki parçaya bölünerek ilk partinin kendilerine teslim edildiğini, ilk parti malların bedelinin ödendiğini, ikinci parti mallar için avans ödemesi yapılmasına rağmen ikinci parti malların tesliminde gecikme yaşandığını, avans olarak gönderilen takip konusu tutarın iadesi istenildiği halde kendilerine iade edilmediğini, davacının proforma faturaya göre malları tek parça halinde tümünü teslim borcunu yerine getirmediğinden davalıya yapılan satış avansının iadesi gerektiğini bildirerek itirazının iptalini talep etmiş, davalı ise ithali gerçekleştirilip Mersin Gümrüğü’ne getirilen malın davacı tarafça teslim alınmadığını, davacı alıcının temerrüde düştüğünü, alıcının temerrüdü nedeniyle antrepo ücreti, malın ithali sebebiyle gümrük firmalarına ödeme, malın giriş ve çıkışı nedeniyle memur yolluğu, fazla mesai ödemesi yaptığını, uluslararası taşımayı yapan firmaya navlun bedeli ödediğini, malın teslim alınmaması nedeniyle değerinin altında satışını yaptığından fiyat farkı nedeniyle zarara uğradığını, bu nedenle katlandığı zararın satış avansından daha fazla olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>TBK’nın 207. maddesine göre satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği, bu bakımdan karşılıklı borç yükleyen, yasayla yahut sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları hususunda tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulan borç doğurucu bir sözleşmedir. <br>Buna göre, aksine bir âdet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa ederler (TBK, m. 207). Ancak, satıcının borcunu daha sonra ifa edeceğine ilişkin bir âdet var ise, satıcı borcunu alıcının borcunu ifa etmesinden sonra ifa edeceği kabul edilir.<br>Satıcının borçlarından olan teslim borcu, mülkiyeti nakil borcunun bir sonucu ve onun tamamlayıcısıdır. Kural olarak, teslim borcu yerine getirilmekle, mülkiyeti nakil borcu da yerine getirilmiş olur. Teslim borcu, satılan şeyi aynen veya hukuken alıcının iktidar alanına geçirmekle ifa edilmiş olur.\t<br>TBK’nun 235. Maddesi uyarınca “Satılanın ancak satış bedeli ödendikten sonra veya ödenme anında devredilmesi gereken durumlarda alıcı temerrüde düşerse satıcı, herhangi br işlem gerekmeksizin satıştan dönebilir. <br>Bu hakkını kullanmak isteyen satıcı, durumu gecikmeksizin alıcıya bildirmek zorundadır.”<br>Somut olayda; taraflar arasında ithalat rejimine tabi malların satışı konusunda yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen proforma faturanın satış sözleşme niteliğinde olmayıp, icap niteliğinde belge olarak değerlendirilebileceği, proforma fatura dava dışı ihracatçı firma ile davalı ithalatçı firma arasında düzenlenmiş olup, içeriğinde malların tümünün tek parça halinde teslim edileceğine ilişkin bir teslim şartının bulunmadığı, fiili duruma göre, proforma faturaya konu malların bir kısmının davacıya 18.07.2018 tarihinde teslim edildiği, davacının bu mallar için davalı hesabına 04.07.2018 tarihinde 13.500,00 USD satış bedelini havale ettiği, davalının da 18.07.2018 tarihli 13.500,00 USD bedelli faturayı düzenleyerek davacıya gönderdiği,  davacı tarafından malın bir kısmı teslim alınıp, bedeli de ödendiğinden malların peyder pey teslimine rıza gösterdiğinin kabulü gerektiği, dava konusu ikinci sevkiyatta gönderilen malların davalı ithalatçı-satıcı tarafından ithali gerçekleştirilerek 19.07.2018 tarihinde Mersin Liman İşletmeciliği geçici depolama yerine geldiği, malların 14.08.2018 tarihinde çıkışı yapılarak 16.08.2018 tarihinde Mersin Gümrük Müdürülüğü denetimi altında olan ... A tipi genel antreposuna alındığı, davacının söz konusu ikinci parti mallar için satış bedeline mahsuben davalı hesabına 02.08.2018 tarihinde 14.500,00 TL satış avansını havale etmesine rağmen, bilirkişi heyeti ek raporunda gümrük müşaviri bilirkişinin de katılımı ile alınan ek raporda belirlendiği üzere davalı ithalatçı-satıcının malın davacı alıcıya teslimi için gereken gümrük işlemlerini yaptığına ilişkin delil ve belge bulunmadığından satılanın devri ve teslimi hususlarında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, teslim süresi belli olmayan ticari satışta, TBK 235. md. hükmü de dikkate alınarak, davalı satıcıda bulunan malın davacı alıcı tarafından teslim alınması için ihtarname ile alıcının temerrüde düşürülmesi gerektiği halde davalı satıcı tarafından davacı alıcıyı temerrüde düşürmeye yönelik TTK'nun 18/3. Fıkrasına uygun bir ihtarname gönderilmediğinden ve satılan da davacı alıcıya teslim edilmediğinden avans olarak gönderildiği sabit olan 14.500,00 TL’nin davacı alıcıya iadesi gerektiği, davacı vekilinin hüküm duruşmasında verdiği beyanında işlemiş faiz alacağı yönünden itirazın iptali isteklerinin bulunmadığı, yalnızca asıl alacağa yönelik itirazın iptalini talep ettikleri anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, İİK'nun 67/2.maddesi uyarınca alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız olması nedeniyle %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ,'' gerekçesi ile; <br>H Ü K Ü M  :  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının KABULÜNE,<br>Davalının, İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2019/12573 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile  14.500,00- TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına,<br>2-Hüküm altına alınan 14.500,00- TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece taraflar arasındaki ticari satımın nasıl olduğunun tespit edildiğini, peyderpey teslim edilen malların tesliminde bir usulsüzlük olmadığını ancak malı limana getiren müvekkilinin davacıya ihbar etmediği kanaati ile davayı kabul ettiğine hükmettiğini, 16.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun 6. sayfasında taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve temerrüd konusunun çok iyi irdelendiğini ve taraflar arasındaki mail yazışmalarında davacının 2.parti maldan haberi olduğunun açıkça ifade edildiğini, raporun 6. Sayfasının 6. ve 7. paragrafına göre; dava konusu olayda yazılı satış akdinin bulunmadığını, ithalatın davalı adına gerçekleştirildiğini ve yazılı olmayan satış akdine konu faturanın dahi davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu bir durumda bu karinenin aksinin kanıtlanması yükümlülüğünün davacıya ait olduğunun açık olduğunu, davacı yana ilk 2'li partinin 11.06.2018 tarihinde Dubai'de olduğu bilgisi verildiği durumda ikinci partiye ilişkin 2'li sevkiyat için sessiz kaldığını, 11.07.2018 tarihinde ikinci partinin gelişinden bilgi sahibi olduğu halde ikinci parti için 02.08.2018 tarihinde dava konusu tutarı banka yoluyla göndermekten imtina etmediğini, davalı şirket eliyle ikinci parti ithal eşyaya ilişkin edimin Türkiye'ye getirilmesinin kısmi ifa edildiğini, yine dosya münderacatından dava dışı şirketin yükleme ile ilgili olarak davalı şirket adına tanzim ettiği emtia satış faturasının davacının e-mail adresine de gönderildiği bilgisinin edinildiğini, yine raporun 7.sayfasının netice ve kanaat kısmının 2.maddesinin 2.cümlesine göre \" Elektronik posta yazışmalarına göre ilk ikili partinin 11.06.2018 tarihinde Dubai'de olduğu bilgisinin verildiğini, 11.07.2018 tarihinde ikinci parti eşyanın gelişinden bilgi sahibi olduğunu, ikinci parti yükleme ile ilgili olarak dava dışı gönderen şirketin davalı adına tanzim ettiği satış faturasının davacının email adresine de gönderildiğinin anlaşıldığını, davacı şirketin ikinci parti eşya bedeli ile ilgili olmak üzere davalının banka nezdindeki hesabına EFT yoluyla dekont mukabili 02.08.2018 tarihinde 14.500 TL gönderdiği\" nin yazıldığını, yerel mahkemece değerlendirilmesini talep ettikleri hususun; 1.parti malının nerede olduğunun, dava konusu 2.parti malın faturasının 11.07.2018 tarihinde gönderildiğinin, buna bağlı olarak da 2.parti mala karşılık 14.500 TL ödemenin olduğu bir ticari ilişkide malın Mersin limanına gelmesinden ve üzerinden 568 gün geçmesinden davacının haberdar olmayacağının düşünülemeyeceğini, bu iddianın hayatın olağan akışına ve adaletin gerçeği yansıtması ilkesine aykırı olduğunu, davacının Mersin Limanına gelen malı teslim almadığını ve bu nedenle ... AŞ'nin antrepolarına gönderildiğini, yerel mahkeme kararına itiraz ettiklerini, ek raporla birlikte gümrük müşavirinden alınan görüşe göre,  \"davalı firmanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na bağlı Gümrük Yönetmeliğinin 333.maddesi uyarınca davacı ... Ltd. Şti'ne satış yolu ile devredilmediği anlaşılmış olup\" denilerek müvekkiline kusur yüklenmeye çalışıldığını, tarafların ticari defterlerinin bu hususta incelenmediğini, müvekkili tarafından vadeli mal satılmadığını, limana gelen malın bedeli ödendiği takdirde Gümrük Müdürlüğü nezdinde devir işlemi yapıldığını, davacı tarafından teslim alınan 1.parti malda ticari alış-verişin bu şekilde olduğunu, 2.parti malda davacının malın bedelini ödememesi sebebi ile, defalarca aranmasına rağmen malı teslim almaya yanaşmaması nedeni ile, malın zorunlu olarak gümrüklü antrepoya çekildiğini, zira deniz yoluyla gelen eşyanın limanda bekleme süresinin Gümrük Kanununun 46.maddesi uyarınca 45 gün olduğunu, eğer dava konusu mal 568 gün anterepoda kalmadan 3.kişiye limanda satılmış olsaydı davacının haklı yanının olabileceğini, ancak davacının 568 gün malı bekletmesi ve almaması sebebi ile müvekkilinin antrepo, navlun vs maraflar yapması nedeni ile davacıya 14.500 TL avansı ödemediğini, bu nedenle ticari örf ve adeti (uygulamayı) bilmeyen gümrük bilirkişisinin görüşünü ve yerel mahkeme kararını kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; müvekkili şirketin, davalı şirketten seramik siparişi verdiğini söz konusu sipariş için ise 02.08.2018 tarihinde ... Bankası A.Ş. IBAN: ... no' lu hesaptan ... Bank A.Ş. IBAN: ... no' lu hesaba '... Şti. den alınacak seramiklerin avansı'' açıklamasıyla 14.500,00- TL E.F.T. yapıldığını, söz konusu sözleşmenin konusunu oluşturan seramikler teslim edilmesi gereken zamanda ve nitelikte teslim edilmediği için davacı müvekkili şirketin davalı yana avans olarak yatırmış olduğu parayı iade etmesini istediğini, davalının iade etmediğini, itirazın iptalini talep etmiştir.<br>Davalı taraf ise; davacının malları teslim alması bildirilmesine rağmen teslim almadığını, malların gümrük deposunda uzun süre beklediğini zararının olduğunu bu nedenle avansın ödenmediğini belirtmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesince aldırılan ve hükme esas  alınan 15/04/2020 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, taraflar tacir olup davalı tarafça davacıyı malları teslim alması için TTK 18/3 maddesinde belirtilen yollarla temerrüde düşürdüğüne dair bir delil sunulmamış olmasına, davacının talep ettiği bedelin avans olarak gönderildiğinin sabit olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/07/2021 tarih ve 2019/481 Esas 2021/583 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 990,50 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 250,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 740,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 19/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f6b2344430c8faa","SID":"7f5072b30f19831a"}}