{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1498 <br>KARAR NO\t\t: 2025/407<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/01/2020 (Dava) -  30/06/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/58 Esas - 2022/521 Karar <br>DAVA\t\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarihli 2020/58 Esas ve 2022/521 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'nın maliki olduğu , davalı ... Sigortanın sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, karşıdan karşıya geçen müvekkiline çarpması nedeni ile müvekkilinin yaralandığını, cismani zarar nedeni ile HMK 107.gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin ... için 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri ( ulaşım gideri dahil), 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 400,00 TL maddi zararın  davalı sürücü ve işleten ... yönünden kaza tarihinden  itibaren  davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,  40.000,00 TL manevi zararın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline,900,00 TL arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davacı vekili 05/05/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; bakıcı gideri talebini 1.918,80 TL'ye, tedavi gideri talebini 780,00 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 4.137,53 -TL'ye yükseltilerek;  toplamda 6.836,33-TL bakiye maddi tazminat alacağından tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak, davalı ... bakımından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber, diğer davalı bakımından ise kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisiz mahkemede açılan davanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini, kusur ve maluliyet durumunun ATK dan alınacak raporlarla araştırılmasını, davanın usulden, mümkün değilse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, tek kusurlunun davacının kendisi olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerini isteyebilmesinin maddi delillerinin bulunmadığını, davacının ağır kusuru nedeni ile manevi tazminat talep etmesinin de kabul edilemeyeceğini ,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davacı yaya ...'in  dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı KTK nın 68/1-b-1 maddesinde belirtilen (Yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerdeki geçitlerde, yayalar için ışıklı işaret olduğu halde bu işaretlere uymamak) hükmünü ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğu, etken olduğu; Davalı sürücü ... (...) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı KTK nın 52/1-b maddesinde belirtilen (Sürücüler, Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) hükmünü ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacının olay nedeni ile sürekli bir maluliyetinin bulunmadığı, ancak geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu anlaşılmış, aktüer bilirkişiden alınan rapora göre, kusur indirimi yapılmaksızın 10.04.2019 tarihinde yaralanan ...’in geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 16.550,15 TL olduğu, Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı, Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının  7.675,20  TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 1.000,00 TL olduğu, ileriye dönük tedavi gideri harcamasının 1.700,00 TL olabileceği, Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 420,00 TL olmak üzere davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 27.345,35 TL’ye tekabül ettiği tespit edilmiş olup, kusur indirimi yapıldığında ise davacının toplam talep edebileceği maddi tazminatın 6.836,33 TL olduğu, davacının da bu miktara uygun olarak dava miktarını artırdığı, artırılan miktarın teminat dahilinde olduğu anlaşılmasına göre maddi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği tespit edilmiş, manevi tazminat talebi bakımından, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici maluliyetinin bulunduğu, olayın oluş şekli ve kusur durumuna göre, esasen olayın meydana gelmesine davacının kusurlu olması dikkate alınarak takdiren davacı lehine 4.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu...'' gerekçesiyle; ''...Maddi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile,100,00 TL sürekli maluliyet talebinin reddine,1.918,80 TL bakıcı gideri, 780,00 TL tedavi gideri, 4.137,53 TL geçici iş göremezlik bedeli toplamı 6.836,33 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, Manevi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, Taktiren 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı  ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili davalı müvekkilinin kusurlu olduğu belirtildikten sonra  maddi ve manevi tazminat istenildiğini ancak 10/04/2019 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, gerek davalı müvekkilinin anlatımları ve gerekse davacının Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2019/637 Esas 2019/741 Karar sayılı dosyasındaki beyanları incelendiğinde görüleceği üzere meydana gelen kazadaki tek kusurlunun davacı olduğunu, kaza tarihinde müvekkilinin, yönetimindeki ... plakalı araç ile kırmızı ışıkta ve orta şeritte beklediğini, sağında ve solunda olan başkaca araçların da kırmızı ışıkta beklediğini, havanın yağmurlu olduğunu  ve davacının müvekkilinin yönetimindeki araca yaslanarak durmaya çalıştığını bu esnada yeşil ışık yandığından müvekkilinin sağında ve solunda durmakta olan araçların hareket ettiğini, davacının da bu esnada kayarak yere düştüğünü, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda da açıkça;'Davacıya kırmızı ışık yandığı halde, yaya geçidinin dışında trafiğin içine atlayarak mevcut kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren kişi davacıdır. ' dendiğini, görüldüğü üzere kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının isteyebileceği maddi ve manevi tazminat hakkı da bulunmadığından yerel mahkemece verilen karar hatalı olup müvekkili lehine kaldırılarak davanın reddi gerektiğini, mahkemece davacının maddi tazminat istemi kısmen kabul edilmiş olup kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde 67 yaşında olduğunu, herhangi bir işte çalışmadığını ve herhangi bir gelirinin de bulunmadığını, bu nedenle davacı maddi tazminat talebinde bulunamayacağından davanın reddi gerekir iken mahkemece hatalı karar verildiğini, yine her ne kadar Mahkeme davacının bakıcı gideri, tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminata hükmetmiş ise de kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu, davacının bakıma ilişkin hiçbir şekilde hiçbir giderinin olmadığı bu yönü ile dosyaya davacı tarafından herhangi bir belge ibraz edilmediği halde mahkemece bakıcı giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının belirtilen maddi tazminatları isteyebilmesinin maddi delilleri olmadığını,dosyada herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığını, bu sebeple davacının taleplerinin reddi gerektiğini, dosyanın kusur ve aktüerya incelemesi yönünden ve yine dosyada mevcut davacının iyileşme süresine ilişkin farklılık içeren raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyanın iş bu çelişkilerin giderimini sağlamak açısından Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilerek yeniden bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği talepleri değerlendirilmeden mahkemece eksik inceleme  sonucu karar verildiğini, davacının meydana gelen kazadan kaynaklı olarak yaşadığı üzüntülerden dolayı  manevi tazminat talep ettiğini, olay günü müvekkilinin yere düşen davacıyı hemen aracına aldığını, hastaneye götürdüğünü ve tedavi görmesi için elinden gelen gayreti sarfettiğini, davacının dava dilekçesinin 1. paragrafında kaza sonrası müvekkilinin davacıya yönelik eylemlerinin bu şekli ile anlatılarak kabul edildiğini, meydana gelen kazada tüm  kusurun davacıya ait olduğunu, davacının kendi  kusuru ile varsa uğradığı bir zararı ya da manevi ızdırabın bedelini kusuru olmayan kişilerden isteme hakkına sahip olmadığını, ayrıca davacının talep ettiği manevi tazminatın Türkiye gerçeği ile uyum içerisinde olmayan, yalnızca zenginleşme amacına tekabül eden bir amaç güttüğünü, bu nedenlerle davacının davasının reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının davalı müvekkili lehine kaldırılarak davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçe genel şartları gereğince, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik giderinden, tedavi giderinden, tedaviye bağlı sair giderlerden (ulaşım, ilaç, refakatçi vb.) ve geçici iş göremezlik döneminde ortaya çıkan bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu,  Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan prim aktarımı neticesinde müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderine ilişkin sorumluluğunun sona erdiğini, dolayısıyla davacı yanın bu husustaki talebinin reddi gerektiğini, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması sebebi ile davacı vekili lehine ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava ikame edilmeden önce davacı tarafından dava şartı olarak belirlenen arabuluculuk başvurusunun yapıldığını,  taraflar arasında yapılan müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davacının 10.04.2019 tarihli kazadan kaynaklanan zararlarının tazmini maksadıyla arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması üzerine İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/58 E.sayılı davayı ikame ettiğini, Yerel Mahkeme tarafından verilen 30.06.2022 tarihli kararda da maddi tazminat yönünden davacı yanın taleplerinin kısmen kabulüne hükmedildiğini, bahsi geçen 30.06.2022 tarihli kararda \"Avukatlık Ücret Tarifesi 16/2-c maddesi doğrultusunda tarafların anlaşamaması nedeniyle kendisini bir vekille temsil ettiren davacı lehine 1.350,00.-TL ücret-i vekaletin davalılardan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,\" hükmedildiğini, davacı lehine ilgili gerekçe ile hükmedilen vekalet ücretinden aralarındaki vekalet ilişkisi gereğince kendi müvekkili sorumlu olup yargılama gideri kapsamında olsa dahi ilgili hükmün kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacı vekili lehine davalılardan tazmin edilmek üzere 5.100-TL ilam vekalet ücretine hükmedildiğini, kaldı ki Avukatlık Ücret Tarifesi 16/2-c maddesi dayanarak gösterilerek hükmedilen vekalet ücretinde gerekçe olarak gösterilen \"arabuluculuk aşamasında anlaşılamama\" ibaresinde tarafların karşılıklı olarak iradeleri mevcut olup tek taraflı olarak bu sebebe dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2022/3979 E. 2022/4838 sayılı kararı uyarınca da arabuluculuk aşamasında anlaşılmaması durumunda davalı aleyhine bu sebeple ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bir karara sebebiyet verdiğini, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesinde düzenlenen vekalet ücretinin tamamı ile davacı ve kendi vekili arasında kurulan ilişkiye dayandığını, bu durumun davalı tarafa herhangi bir sorumluluk yüklemediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına (bozulmasına) ve davanın reddine, İcra ve İflas Kanunun 36.maddesi uyarınca tehir-i icra talebimizin kabulüne, başvuru masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  trafik kazasından kaynaklı bedeni zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı ... vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan kusur raporunda tespit edilen kusur durumunun somut olayın özelliklerine ve oluşa uygun, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve soruşturma dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu, gibi Mahkemece kusur oranı yönünden yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu Dairemizce de oluşa uygun bulunduğu; maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlendiği; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin usul ve yasaya uygun olduğu; davalı ... aleyhine hükmedilen  tazminat kalemlerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı; davalı ... vekilinin manevi tazminat yönünden itirazlarının değerlendirilmesinde, kaza sonucu davacının yaralanmış olduğu, davacının yaralanmasının niteliği, davalı tarafın kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tüm dosya kapsamına göre, mahkemece davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi ve hükmedilen manevi tazminat tutarının oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin \"Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret\" başlıklı 16. maddesinde;<br>\" (1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur.<br>(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:<br>a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 9.000,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.350,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.<br> b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir.<br>c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.350,00 TL maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.<br>ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret,  (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeye göre belirlenir.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>Anılan hüküm kapsamına göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16 ncı maddesinin ikinci fikrasının (c ) ve ( ç) bentlerinde belirtilen ve avukatın hak kazandığı vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davada haksız çıkan taraftan tahsil edilemeyeceği, tarifenin 16/2-c-ç maddesindeki yasal düzenleme,  avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olup, arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemez. Bu itibarla mahkemece davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2 maddesi göre ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu yönden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. ( Bu yönde bknz. Yargıtay 9. HD. 19/04/2022 tarihli, 2022/3979E.- 2022/4838K.)<br>Diğer davalı ... vekilinin karara arabuluculuk vekalet ücreti yönünden itirazı bulunmadığından, karar adı geçen davalı yönünden kesinleşmekle adı geçen davalı bakımından kararda düzeltme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı  ... vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarihli 2020/58 Esas ve 2022/521 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı ...Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarihli 2020/58 Esas ve 2022/521 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>1)100,00 TL sürekli maluliyet talebinin reddine,<br>2)1.918,80 TL bakıcı gideri, 780,00 TL tedavi gideri, 4.137,53 TL geçici iş göremezlik bedeli toplamı 6.836,33 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>b- Manevi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>Taktiren 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>c-Karar ve ilam harcı olan 740,22.-TL'den peşin alınan 137,99.-TL harç ile 111,63.-TL ıslah harcının mahsubuyla eksik 490,61.-TL harcın davalılardan (davalı ... 217,37.-TL'den sorumlu olarak) müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>ç-Kabul edilen maddi tazminat üzerinden davacı kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereğince hesap edilip takdir edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile  davacıya verilmesine,<br>d-Reddedilen maddi tazminat üzerinden davalılar kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereğince hesap edilip takdir edilen 100,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile  davalılara verilmesine,<br>e-Kabul edilen manevi tazminat üzerinden davacı kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereğince hesap edilip takdir edilen 4.000,00.-TL vekalet ücretinin  davalı ...'dan tahsili ile  davacıya verilmesine,<br>f- Reddedilen manevi tazminat üzerinden davalı ... kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereğince hesap edilip takdir edilen 4.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile  bu davalıya verilmesine,<br>g-Avukatlık Ücret Tarifesi 16/2-c maddesi doğrultusunda tarafların anlaşamaması nedeniyle kendisini bir vekille temsil ettiren davacı lehine 1.350,00.-TL ücret-i vekaletin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,  <br>h-Yapılan yargılama gideri olarak davanın ilk açılış gideri olan 200,19‬.-TL, 111,63.-TL ıslah harcı, 2.242,70.-TL adli tıp giderleri, tebligat, posta ve bilirkişi ücreti gideri  olmak üzere 2.554,52-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 2.517,69.-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>ı-Davalı ... tarafından yapılan 67,50.-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 1,01.-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmın anılan davalı üzerinde bırakılmasına,<br>i-Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,\" <br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-Davalı ...Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>Davalı  ...'dan alınması gereken 740,23-TL istinaf karar harcından peşin alınan 186,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 554,23-TL'nin davalı  ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davalı ...Ş.'den alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ...Ş.'ye iadesine, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>5-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf incelemesi esnasında davalı ...Ş. tarafından yapılan ve 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine,<br>7-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a575b64c6c4d3d07","SID":"46f64e6d527bb249"}}