{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1654 <br>KARAR NO\t\t: 2025/613<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/150 Esas 2021/49 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:             <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın yapı ve inşaat sektöründe hizmet verdiğini, ... Şirketi'nin bakım çözüm ortağı ve ana taşeronu davalı şirket ile 2016 yılının Şubat ayında davalı şirketin o zamanki yerleşim yeri olan İstanbul Yeni Bosna'da sözleşme akdettiğini, baz istasyonlarının yapımı, bakımı ve onarımı işlerini üstlendiğini, davacı firmanın sözleşmenin başlangıcından 28/03/2018 tarihine kadar Türkiye genelinde faaliyet gösteren davalı şirketin en az 500 ayrı işini, sözleşmelere uygun olarak yaptığını ve teslim ettiğini, her ne kadar ticari ilişkinin başlarında davalı şirketin davacı şirkete bir takım ödemeler yapmış ise de devam eden süreçte davacının hak ettiği alacaklarını ödemediğini, davalı şirketin davacı şirketin son altı işine ait hak edişleri ve bir kısım malzeme satışlarına ilişkin ve icra takibine de konu edilen toplamda 137.647,00-TL bedelli beş ayrı fatura düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirketin itirazsız olarak faturaları kabul ettiğini, muhasebe kayıtlarına geçtiğini, davacı firmanın defaatle yazılı ve sözlü olarak söz konusu fatura bedellerinin ödenmesini talep etmiş ise de davalı şirketin bu talebi karşılamadığını, bunun üzerine borç ödenmeyince davalı şirket aleyhine toplamda 137.647,00-TL tutarında hakediş alacağının tahsili için Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14154 Esas sayılı icra dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı şirketin ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine cari hesap dökümlerini yeniden incelendiğini, davalı borçlu şirketin 19/01/2018 tarihinde davacının hesabına 50.000,00-TL tutarında ödeme yaptığını, ancak 50.000,00-TL tutarındaki ödemenin takip anında sehven hesaptan düşülmediğinin anlaşıldığını ve iş bu davayı açarken bu ödemenin takip miktarından düşülerek talep edildiğini, kalan tutar için davalı tarafından yapılan itirazı kabul etmediklerini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.         <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  dosyada davacı tarafın taraf sıfatı olmadığını, dava konusu Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11454 Esas sayılı dosyasının incelendiğinde icra dosyasındaki ödeme emrinde icra takibini başlatan tarafın ... olduğunu, bu sebeple ... firmasının alacaklı görünmediği bir icra dosyasına yapılan itiraza karşı itirazın iptali davası açmasının mümkün olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, takip çıkışının bir kısmı için itirazın iptali davasının açılamayacağını, davanın tüm takip tutarı için açılması gerektiğini, davalı firmanın bu zamana kadar çalıştığı ve çözüm ortaklığı yaptığı tüm firmalara karşı da tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı firmaya karşı hiçbir borcunun bulunmadıklarını, bu durumun ticari defterlerin incelenmesi sonucunda ortaya çıkacağını, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...Dava itirazın iptali davasıdır.<br>Davacı taraf Bakırköy İcra Dairesi'nin  2018/11454 Esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatmış, söz konusu icra takibine itiraz üzerine mahkememize itirazın iptali davası açılmıştır.<br>Bakırköy İcra Dairesi'nin  2018/11454 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça 20/06/2018 tarihinde 137.647,00 TL asıl alacak talebi ile örnek 7 ilamsız icra takiplerine mahsus ödeme emri tanzim edildiği ve ödeme emrinin davalı şirkete 28/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı şirket tarafından 29/06/2018 tarihinde borca ve fer'ilerine itiraz dilekçesi sunulmuş ve takip durmuştur. Mahkememize açılan itirazın iptali davası 10/07/2018 tarihinde açılmış olup, süresinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Dosyamız kapsamında ön inceleme duruşması neticesinde tahkikat aşamasına geçilmiş, davacı taraf defterlerini mahkememiz dosyasına sunmuş, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması istenilmiştir. Bilirkişi raporuna göre, dava dosyası içerisindeki belgeler, dava dosyası içerisinde bulunan davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davalı tarafın yasal defterlerini dosya içerisinde bulunmadığı veya inceleme yeri bildirmediğinden davalı taraf defterlerinin incelenemediği, davacı tarafın yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, açılış onaylı defterlerin eksik olduğu ve kapanış onayının bulunmadığı, davalı tarafın defter kayıtlarının incelenemediğinden defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulanamadığının belirlenemediği, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, malların kabul edilmemesi yönünde iade faturası tanzimine ait bir muhasebe kaydının bulunmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, temerrüt tarihi konusunda taraflar arasında sözleşme olmadığı, davacı yanın davalı taraftan 20/06/2018 tarihi itibariyle takip talebinde bulunduğu 87.647,00 TL davalı borç bakiyesi alacağı, yasal defter kayıtlarında 137.647,00 TL olarak göründüğü, 19/01/2018 tarihli 50.000,00 TL hariçten başka bir ödemenin kayıtlarında bulunmadığı bildirilmiştir.<br>Mahkememiz 19.01.2021 tarihli celsesinde bilirkişi raporunda belirtilen 2017 ve 2018 yılına ait yevmiye ve envanter defterleri ile buna ait açılış ve kapanış tasdiklerini sunmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı 2 haftalık kesin süre verilerek ihtarat yapılmıştır. Bunun üzerine davacı vekilinin mahkememize UYAP ortamında 03.12.2020 tarihli dilekçesi ile söz konusu ticari defterlerin uzun süredir mahkememizde bulunması sebebiyle noter kapanış işlemlerinin deftere işlenmesi amacıyla ve mahkemeye iade edilmek üzere teslim edilmesinin talep edildiği, yine 11.12.2020 tarihli UYAP ortamından gönderilen dilekçe ile 2017 yılı yevmiye defterinin kapatma belgesinin 1 örneğini dilekçe ekinde sunulduğu, açılış tasdiklerinin her defterin ilk sayfasında noter tarafından yapılmış olduğu dosyada mübrez defterlerde mevcut olduğunun bildirildiği görüldü.<br>Davalı ...'ye defter ibrazı için çıkartılan meşruhatlı davetiyenin 09.10.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldı.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava cari hesap ilişkisinden kaynaklanan itirazını iptali davası olup, davacı ticari defter kayıtlarına dayanmıştır, mahkememize 16.10.2019 havale tarihli dilekçe ile sunulan kayıtlar üzerinde inceleme yapan bilirkişi 15.06.2020 tarihli raporu ile 2017 ve 2018 yılına ait yevmiye ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin eksik olması sebebiyle bu eksikliğinin giderilmesini talep etmiş ve mahkememizce davacı tarafa kesin süre verilmesine rağmen davacı vekili tarafından 03.12.2020 tarihli dilekçe ile dosyamız kapsamında bulunan ticari defterler tasdikleri tamamlanmak amacıyla mahkememizden istenilmiştir. Söz konusu mahkememiz dosyası kapsamında olan ve davacı vekili tarafından 16.10.2019 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan belgeler bilirkişi tarafından incelenerek zaten eksiklik belirlenmiş olduğu gibi dosyamıza sunulan belgelerin tekrar alınarak dilekçe tarihi itibariyle kapanış tasdiklerinin yaptırılması söz konusu belgelerin HMK anlamında delil niteliğini kazanmasını sağlayacak tasdik olmayacağından mahkememizce söz konusu belgeler teslim edilmeyerek ellerinde mevcut ise bilirkişi raporunda belirtilen eksik belgelerin dosyamıza sunulması yönünde kurulan ara karar gereği yerine getirilememiştir. Bu sebeple davacı defterlerinin HMK anlamında kendi lehine delil teşkil etme durumu söz konusu olmamıştır. Aynı zamanda davalı şirkete defter ibrazı için çıkarılan meşruhatlı davetiyenini tebliğ edilmiş olmasına rağmen defter ibraz edilmemesi sebebi ile ibrazdan kaçındığı sonucuna ulaşılmıştır. Dava dilekçesinin incelenmesinde deliller kısmında 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılan dava yönünden her türlü yasal delil ifadesinin yer aldığı ve yine dava dilekçesi ekinde yer alan delil listesi incelendiğinde yemin deliline açıkça dayanılmadığı da anlaşılmakla kendi ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilememesi ve davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>İspatlanamayan davanın REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine dayanak yapılan 15/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, malların kabul edilmemesi yönünde iade faturası bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, temerrüt tarihi konusunda taraflar arasında sözleşme olmadığını, davacı yanın davalı taraftan 20/06/2018 tarihi itibariyle takip talebinde bulunduğu 87.647,00 TL davalı borç bakiyesi alacağının,  yasal defter kayıtlarında 137.647,00 TL olarak göründüğü yönünde tespitlerin yapıldığını, müvekkilin davalı şirkete dava konusu alacağın dayanağını oluşturan işleri yaptığını, bunlara ilişkin faturaları davalı şirkete tebliğ ettiğini, faturaların defterlerde kayıtlı olduğunu, davalı tarafın ise, bu borca ve faturalara bir itirazının bulunmadığını, hem dosyadan aldırılan bilirkişi raporundan hem de dosyada mübrez diğer delillerden açıkça anlaşıldığını, bilirkişi raporunda, müvekkilin yasal defter kayıtlarında alacağın 137.647,00 TL tutarında göründüğü yönündeki tespitin sebebinin ise, davalı şirketin icra takibinden önce yaptığı 50.000,00 TL'lik bir alacağın, müvekkilin gözünden kaçmış olması olduğunu, takipten sonra bu durumun taraflarınca anlaşıldığını ve takibin 50.000,00 TL'lik bölümünden, harcı da ödenmek kaydıyla, feragat edildiğini, dolayısıyla dava konusu alacak miktarının dilekçelerinde belirtildiğini ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 87.647,00 TL olduğunu, her ne kadar dava, ticari defterlerdeki eksiklikler yönünden reddedilmiş ise de, davacı müvekkilin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, bununla birlikte her mali yıla ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığını, bilirkişi raporunda, defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, açılış ve kapanış belgelerinin bulunmadığı yönündeki tespitin dosya kapsamıyla uyarlı olmadığını, kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı halde, defterlerin uzun süredir ilk derece mahkemesinde bulunması nedeni ile tasdik belgelerinin defterlere işlenemediğini, bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasının ardından, ilk derece mahkemesince bu eksikliğin giderilmesi için taraflarına süre verilmesi üzerine, ilk derece mahkemesinden defterlerde bulunmayan ancak noterde mevcut açılış ve kapanış işlemlerinin defterlere işlenmesi için 03/12/2020 tarihli dilekçe ile ticari defterlerin taraflarına teslimini talep etmiş iseler de, ilk derece mahkemesince taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine Eyüpsultan 3. Noterliği'nin 2017 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanışa ilişkin belgeler taraflarınca 11/12/2020 tarihli dilekçe ekinde ilk derece mahkemesine sunulduğunu, her mali yıla ait defterlere ilişkin açılış ve kapanış belgelerinin mevcut olduğunu, bilirkişi raporundan sonra bu belgeleri ilk derece mahkemesine ibraz ettikleri halde, HMK'ye atıfla bu belgelerin kabul edilmemesinin, maddi gerçeği görmezden gelmek ve esası usule boğdurmak olduğunu, ortada gerçek anlamda yapılmış işlerin, hak edişler ile itiraza uğramadığını ve defterlerde yer alan faturalara dayanan alacaklar olduğunun kesin olduğunu, zamanına ve usulüne uygun olarak yapılmış açılış ve kapanış belgelerinin, süresinden sonra sunulduğunu ve davalı şirketin defterlerinin de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; cari hesaptan kaynaklı takip yapmış, cari hesaba konu 5 adet fatura var. Davalıya faturaların tebliğ edildiğini davalı tarafça itiraz edilmediğini, itirazın iptalini talep etmiştir.<br>Davalı taraf;  davacıya borcunun bulunmadığını davanın reddini talep etmiştir.<br>Davacı tarafın cari hesaba konu 5 adet faturaya ilişkin takip yaptığı,  davalının ...un ana taşeronu olduğunu, kendisinin de davalıyla sözleşme akdettiğini baz istasyonlarının yapımı, bakımı ve onarımı işlerini üstlendiğini, yaptığı işlere karşılık hakedişlerin davalı tarafça ödenmediğini belirterek takip yaptığı anlaşılmaktadır.<br>Davalı taraf;  faturalara konu mal ve hizmetlerin kendisine teslim edilmediğini savunmuştur.<br>Davacının iddiasına göre taraflar arasında bir eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmesinin ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davacının bu hususta bir yazılı sözleşme sunmadığı ancak; mail yazışmaları sunduğu, bu yazışmalarda davacının yapılacak işlerle ilgili davalı tarafa teklifler verdiği, ilk derce mahkemesince bu maillerle ilgili hiç bir değerlendirme yapmadığı anlaşılmaktadır.<br>İlk derece mahkemesince taraflara ticari defter sunumu için süre verildiği, ancak sadece davacı tarafça defter sunulduğu davalı tarafça defter sunulmadığı, davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; cari hesaba konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu , davacı defterinde kapanış tasdiki olmadığı, bu nedenle ticari defterlerin  davacı lehine değerlendirilmeyeceği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince de davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>Dosyaya sunulmuş olan mail yazışmalarında 26.06.2018 tarihinde, davalı tarafça davacıya, davacının cari ekstre maili gönderildiği bu mailde davacının talep ettiği kadar alacak miktarının davlı tarafça davacıya bildirildiği, ancak mahkemece bu cari ekstre maili ile ilgili davalı tarafın beyanının alınmadığı, davalı taraf tüm savunmalarında davacıdan  hiç hizmet ve mal almadığını belirtilmiş olmasına rağmen gönderilen bu mail ile ilgili davalı tarafın isticvap edilerek ve bu mail de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde salt davacının defterlerinin kapanış kaydının olmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. \t<br>\tHÜKÜM:<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/01/2021 tarih ve 2019/150 Esas 2021/49 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına  istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t 4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 59,30 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>\t6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>\t7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,\t\t\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 19/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e167dfdf4250b95","SID":"5d90cf0dc5f8084b"}}