{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:28/12/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit - Alacak<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:12/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili;  davalı ile dava dışı ... arasında yapılan makina alım satım sözleşmesine istinaden müvekkilinin dava dışı ...'ya toplam 200.000,00 TL tutarında yedi adet hatır çeki düzenleyip verdiğini, davalının çeklere istinaden 140.000,00 TL fatura ve gider pusulası düzenlemediğini, bu hususta davalıya gönderilen ihtarnamenin davalı tarafından tebliğ alınmadığını, davalının fatura kesmemesi nedeni ile müvekkilinin 140.000,00 TL nin %18 i oranında 25.200,00 TL KDV zararı doğacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 25.200,00 TL KDV yönünden borçlu olmadığının tespiti ile davalıya verilen ... keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çekin bankaya ibrazının tedbiren önlenmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili;  müvekkilinin çeklerde iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının çeklere ilişkin %18 KDV alacağı ve menfi tespit isteminin aynı davada birlikte görülemeyeceğini savunarak, davanın reddi ile İİK nın  72/4 maddesi gereğince müvekkilinin zararının tazminini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece \"... 6100 sayılı HMK'nın 319/1 maddesince, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacağı,  düzenlemesini içerdiği, basit yargılama usulüne tabi bu davada iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının dava dilekçesinin verilmesiyle başlayacağı, oysa davacı taraf dava dilekçesinde menfi tespite ilişkin bir talebin bulunmadığı çeke ilişkin menfi tespit talebini açıklama adı altında ön inceleme aşamasında ileri sürdüğü, dava dilekçesinde ise kesin bir açıklık olmamakla birlikte fatura ve KDV alacağı talebinden bahsedilmediği, buna göre; davacı tarafın aralarında ticari bir ilişki olmadığını beyan ettiği, davalı yerine  talebini dava dışı ...'ya yöneltmesi gerekirken davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu gerekçesiyle reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Dairemizin 07/07/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \"... Mahkemece davacının bu dilekçesinin ıslah dilekçesi mahiyetinde olduğu, harç ikmali için davacıya kesin süre verilerek, harç ikmali edildiği taktirde deliller toplanıp davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bahsi geçen dilekçenin, davanın basit yargılama usulune tabi olduğu ve  HMK'nın 319. maddesince iddianın genişletilmesi yada değiştirilmesi yasağı kapsamında düşünülerek, davanın çeke ilişkin menfi tespit talebi de dahil edilerek pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece yapılması gereken, davacı vekilinin 30/04/2019 tarihli açıklama dilekçesinin davanın kısmen ıslahı mahiyetinde olduğu nazara alınarak, tamamlama harcının yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmek suretiyle, taraf delilleri toplanarak gerek 25.200,00 TL KDV alacağı, gerekse de 30.000,00 TL lik çek yönünden menfi tespit istemlerinin esasına ilişkin bir karar vermekten ibarettir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yöne ilişen istinaf başvurusu yerindedir. Sonuç olarak davacı vekilinin istinaf isteminin re'sen nedenlerle kabulü ile mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesince kaldırılmasına, mahkeme kararı kaldırılacağından davacı vekilinin sair istinaf isteminin incelenmesine yer olmadığına ve davalı vekilinin de istinaf başvuru nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir. <br>Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonunda, \"... Bu bilgiler ışığında, ticari defter kayıtları değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterlerinin birbirini tamamlamadığı ve teyit etmediği, yapılan bazı işlemlerin muhasebe ilkelerine ve yasal mevzuata uygun olmadığından defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, sahibi aleyhine delil niteliği taşıdığı kanaatine varılmıştır. İstinaf ilamında da belirtildiği üzere; dava dışı alıcı ... ile davalı satıcı ... arasında bila tarihli makina satış sözleşmesi imzalandığı, ödemenin bir kısmının peşin kalan 200.000,00 TL lik kısmının muhtelif tarihli yedi adet çekle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı taraf,  bu sözleşmeye istinaden alıcı ... lehine yedi adet hatır çeki keşide edildiğini, ...'nın bu çekleri müvekkilinden alarak davalıya teslim ettiğini, davalının çeklere karşılık gider pusulası veya fatura kesmesi gerektiği halde kesmediğini, davalının fatura kesmesi durumunda müvekkilinin de bu faturayı dava dışı ...'ya ait ... şirketine fatura edeceğini, davalının fatura kesmemesi nedeni ile devlete %18 KDV ödeme yükümü doğacağını, 140.000,00 TL üzerinden hesap yapıldığı zaman 25.200,00 TL müvekkilinin zararı olacağını ileri sürerek, menfi tespit davasına esas olmak üzere hatır çeklerinden ... keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından kötü niyetli üçüncü kişilere ciro edilme ihtimaline göre, bu çek yönünden bankaya ödeme yasağı konulması  ve icra takibine konulmasının engellenmesini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere; dava konusu edilen sözleşmede davacı taraf değildir. Sözleşme dava dışı ... ile davalı arasında imzalanmıştır. Davacının bu sözleşmeye istinaden davalıdan fatura talep edebilmesi için sözleşmenin tarafı olması gerektiği gibi davacı ile davalı arasında herhangi bir mal alım satımı veya hizmet ifası gerçekleşmediği için KDV alacağının doğduğundan bahsedilemez. Ayrıca davacı tarafça dava konusu çekin hatır çeki olarak verildiği iddia edilmiştir. Çek bir ödeme aracıdır ve kural olarak bir borcun ifası amacıyla verilir. Bu yasal karinenin aksini iddia eden davacı tarafın iddiasını yazılı delille ispatı gerekir. Somut olayda, davacı taraf bu iddiasını yazılı delille ispat edemediğinden, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış olup, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde karşı tarafa yemin teklif edilmediğinden davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediği kanısına varılarak ispat edilemeyen davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf kararı doğrultusunda taleplerinin tam olarak incelenmediğini, dava konusu çekten kaynaklı müvekkilinin devlete vergisini ödediğini, devletten vergisini kaçıran davalı taraf lehine karar verildiğini, işbu kararla birlikte haklı davalarında haksız çıktıklarını, ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücretinin aleyhlerine hükmedildiğini, müvekkili şirketin devlete vergisini ödeyen, ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutan bir şirket olduğunu, davalının ise tam tersi fatura kesmekten dahi imtina eden ve bir çok icra dosyası olan biri olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, çeke dayanan menfi tespit ( ödeme ile istirdat davasına dönüşmüştür. ) ve KDV alacağı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Dairemiz kaldırma kararı gereklerinin yerine getirilmiş olmasına, çeke dayanan menfi tespitten dönüşen istirdat davası bakımından hatır çeki olduğunun davacı tarafça ispatlanamamasına, KDV alacağı bakımından ise davacı ile davalı arasında herhangi bir mal alım satımı bulunmamasına, gerek istirdat gerek KDV alacağı bakımından davanın ispatlanamamış olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.12/05/2025<br>..<br>.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9c1499f727f3746","SID":"e1525768b81b7219"}}