{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1497 <br>KARAR NO\t\t: 2025/481<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/07/2019 (Dava) - 10/05/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/366 Esas - 2022/488 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/03/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/366 Esas-2022/488 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sigortalısı olan diğer davalı ...ne ait ... plakalı kamyonun 03/11/2016 tarihinde davadışı ...'ın sevk ve idaresinde seyir halinde iken Topçu Tugayı kavşağında kırmızı ışıkta durmayarak, müvekkilinin içerisinde bulunduğu araca çarptığını ve müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında, sürücü ...'ın kırmızı ışık kuralını ihlal ettiğinin ve kazada asli/tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/443 Esas-2019/469 Karar sayılı dosyasından alınan kusur raporuna göre de müteveffa sanık ...’ın tam ve asli kusurlu olarak belirlendiğini, müvekkilinin kaza neticesinde, sağ kalça kemiği kırılmış olup protez takıldığını ve 6 hafta kadar hastanede kaldığını, bu süreçte hastanede refakatçi bulunduğunu, tedavisinin tamamlanması için SGK tarafından karşılanmayan harcamaların müvekkilince karşılandığını, uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, Denizli Güney ilçesinde tek başına yaşayan müvekkilinin, bakımının sağlanabilmesi için bakıcı tuttuğunu, dönem dönem İzmir'e Ege Üniversitesi'ne gelerek tedavi ve kontrollerini yaptırdığını, müvekkilinin, evinden İzmir'e geliş gidiş masraflarını da kendisi karşılamak zorunda kaldığını, tedavi sürecinde zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını, bu süreçte bakıcıya her ay düzenli para ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu dönemde herhangi bir işte çalışamadığını, uğramış olduğu zarar henüz tam manası ile giderilememiş olup, müvekkilinin yaşı itibarı ile de tedavi ve iyileşme sürecinin uzadığını, eski sağlığına kavuşamayacağını, bu hususun İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi dava dosyasına gelen Adli Tıp Kurumu raporları ile de sabit olduğunu, müvekkili çiftçilik ile uğraşmakta olup, asgari ücret düzeyinde elde ettiği ek gelirinden bu tedavi sürecinde mahrum kaldığını, müvekkilinin fiziken etkilendiği kadar ruhen de çok etkilendiğini, kaza olacağı korkusuyla arabaya binemez hale geldiğini, müvekkili adına 13/07/2017 tarihinde sigorta şirketine başvurularak müvekkilinin uğramış olduğu zararın karşılanmasının talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından birtakım evrakların eksik olduğu ileri sürülerek, herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin uğramış olduğu bu maddi zararları karşılamak zorunda olduğunu, davalı ... Hayv....Ltd.Şti’nin ise yasa gereği müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan, 20.000,00 TL manevi tazminatın sorumlu olan davalı ... .....Ltd.Şti' den kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep açıklama dilekçesi ile bu tutarın 1.800-TL tedavi, 100-TL geçici işgöremezlik ve 100-TL'si tedavi amaçlı ulaşım gideri olduğunu belirtiği, ıslah dilekçesi ile de toplam maddi tazminat istemini 8.869,81-TL'ye çıkarttığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacı tarafın zorunlu belgeleri ibraz etmediğini, işbu hususun 03/08/2017 tarihli eksik evrak yazısı ile davacı yan vekiline bildirildiğini, davacı yanın, eksik olduğu bildirilen belgeleri dosyaya ibraz etmeyerek huzurda görülmekte olan davanın ikamesine neden olduğunu, başvurunun geçerli bir başvuru sayılmasının mümkün olmadığını, davacının talebi zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın 03/11/2016 tarihinde gerçekleştiğini, iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber öncelikle kusur durumunun net olarak tespitinin gerektiğini, kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ve mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, geçici iş göremezlik ödeneğinden ve tedaviyle ilgili diğer giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu,  davacının bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olması halinde bu kurum tarafından yapılan ödemeler müvekkili şirketten talep edilemeyeceğinden mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususun tespitinin gerektiğini, yapılacak olan tazminat hesaplamasında davacının vergilendirilmiş güncel geliri üzerinden hesaplama yapılmasını, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde yer alan 15/05/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının geçerli bir tutanak olmadığını, taraf imzalarının eksik olduğunu, başvurucu vekili adına \"yetkilisi\" ibaresi ile imza atıldığının anlaşıldığını, ancak imza atanın kim olduğunun belirtilmediğini, tarafların müzakere ettiği konuların açıkça belirtilmediğini, tutanağın önceden hazırlandığını, gün kısmının ve imzalarının daha sonra elle doldurulduğunu, davanın öncelikle bu sebepten reddi gerektiğini, davalı şirkete ait ... plakalı aracın, kaza anında şirket çalışanı ... tarafından kullanıldığını, ...’ın daha sonra vefat ettiğini, müvekkili şirket yetkililerinin kazayı çok sonra öğrendiklerini, ...’ın kazayı işverenine bildirmediğini, kaza tespit tutanağı ve İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/443 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda davalı şirketin aracını kullanan ...'ın tam kusurlu, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu belirtilmiş ise de bu kusur dağılımına itirazlarının bulunduğunu, trafik ışıkları sinyalizasyonunun işleyişi ve kazaya karışan araç sürücülerinin ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, kazanın oluş şeklinin tam net biçimde ortaya konmadığının ve dolayısıyla da kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmediğinin ortada olduğunu, farklı yönleri düzenleyen trafik ışıklarının aynı anda yanıp sönmediği, birine kırmızı yandığında diğerine aynı anda değil 3-4 saniye sonra yeşil yandığı düşünüldüğünde, olay yerindeki trafik sinyalizasyon sisteminin arızalı olabileceğinin akla geldiğini, olay yeri mobese ya da güvenlik kamerası olup olmadığının tespiti ve yine olay yerindeki sinyalizasyon sisteminin işleyişi hakkında sorumlu belediye ya da Karayolları Müdürlüğü'nden istenecek bilgiden sonra, kusur durumunun değerlendirilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını, davacının 04/11/2016 günlü ifadesinde; \"...kaza sonrası zaten daha öncesinde kırık olan ayağım tekrar kırıldı...\" şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının kaza öncesi zaten bir maluliyetinin söz konusu olduğunu, gördüğü tedavinin içeriğinin, iş görmezlik süresi ve maluliyetinin ne oranda kaza öncesi maluliyetten kaynaklandığının belirlenmesi ve bunun için tüm hastane, tedavi belge ve raporlarının dosyaya celbi gerektiğini, davacının olay tarihinde 84 yaşında olduğunu, yaşı da dikkate alındığında kaza öncesinde de yaşamını başkalarının yardımı ile sürdürüyor olmasının muhtemel olduğunu, bu durumun refakatçi/bakıcı giderleri hesaplanırken dikkate alınmasını talep ettiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu ve diğer davalı sigorta şirketince davacıya yapılan ödemelerin hesaplanacak tazminat tutarından düşülmesini, müvekkili şirket yetkilileri çok sonra kazadan haberdar olduğundan, davacının kaza dolayısıyla yaşadığını iddia ettiği sıkıntı, acı ve üzüntüden haberlerinin olmadığını, manevi tazminattan sorumluluğu olmaması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 03.11.2016 günü saat 22.00 sıralarında davalı ... ...Ltd. Şirketine ait olan ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonu kullanan dava dışı  sürücü ...'ın 57.Topçu Tugayı kavşağına geldiğinde kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa giriş yaptığı esnada aracının sağ ön yan kısımları ile 32. sokak üzerinden yeşil ışıktan kavşağa giriş yapan davacının  yolcu olarak  bulunduğu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile kavşak içinde çarpışmaları sonucu, davacının yaralanması ve dava dışı sürücü ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği, dosyada denetime ve hüküm kurmaya elverişli 21.02.2021  tarihli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre, dava dışı sürücü ...'ın  kırmızı ışık ihlali yaptığı, seyir halinde iken dikkatli araç kullanması gerekirken dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1-b ve 52/1-a maddelerini ihlal ettiğinden kazanın oluşumuna etken olduğu; dava dışı sürücü ...'ın ise kural ihlali yapmadığı, kendisine kırmızı yandığı için durup bekleyip kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmadığından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun herhangi bir maddesini ihlal etmediğini ve kazanın oluşumuna etken olmadığı, davacı yolcu ...'ın ise kazanın oluşumuna etken eyleminin olmadığının belirtildiği, böylece davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu aracın dava dışı sürücüsü ...'ın  kazanın oluşunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kaza nedeniyle  yaralanan davacının iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'nun 20.04.2021 tarihli raporuna göre 4 ay olduğu, davalı sigorta şirketinin ... plakalı kamyonu 10.10.2016-10.10.2017 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile kaza tarihi itibariyle ölüm-sakatlık halleri bakımından şahıs başına 310.000,00 TL limitle sigortaladığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 02.11.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre, davacının 4.905,61 TL geçiçi iş göremezlik zararı, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 3.454,20 TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi amaçlı ulaşım gideri olmak üzere toplam 8.869,81 TL maddi tazminat hesaplandığı, davalı sigortanın davacıya herhangi bir ödeme yapmadığının belirtildiği, davacının ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik bedelini, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderini ve ulaşım gideri talebini 8.869,81 TL'ye yükselttiği, davalı sigorta şirketinin KTK' nın 85 ve 91. maddeleri uyarınca meydana gelen geçici iş göremezlik maddi zararından ve SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinden ve tedavi amaçlı ulaşım giderinden sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu olduğu, ıslah  dilekçesindeki istemin poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK' nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 20.07.2017 tarihinde  başvurulduğu, ancak ödeme yapılmadığından davalının 8 iş günü sonrası 01.08.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, diğer davalının ise 2918 sayılı yasanın 85. maddesi  çerçevesinde araç işleten olarak meydana gelen maddi tazminattan sorumlu olduğu anlaşılmakla, davacının  maddi tazminat  davasının kabulünün gerektiği, TBK' nın 56/2. maddesindeki; 'Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.' şeklindeki yasal düzenleme gereğince davacının manevi tazminat talep etme hakkının olduğu, davaya konu kaza nedeniyle davacının bedensel bütünlüğünün bozulduğu, 4 ay  iyileşme süreci geçirdiği dikkate alınarak çektiği elem ve ızdırap ile davaya konu trafik kazasında davalı ... ...Tic.Ltd. Şirketinin işleteni olduğu araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olması ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 8.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ...Tic.Ltd. Şirketinden alınarak  davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmekle, sonuç olarak; DAVACININ  MADDİ TAZMİNAT  DAVASININ  KABULÜ İLE, 4.905,61 TL  geçici iş göremezlik bedeli, 3.454,20 TL tedavi gideri ve 510,00 ulaşım gideri olmak üzere TOPLAM 8.869,81 TL MADDİ TAZMİNATIN davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 01.08.2017 tarihinden, davalı ... Hay.Turz.Sar. Nakl. İhr.İth. San ve Tic.Ltd. Şirketi yönünden kaza tarihi olan 03.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalı ... Hay.Turz.Sar. Nakl. İhr.İth. San ve Tic.Ltd.Şti. hakkındaki manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 8.000,00 TL manevi  tazminatın kaza tarihi olan 03.11.2016'dan itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... Hayvancılık Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından; \"...Dava dilekçesi ekinde yer alan 15/05/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının geçerli bir tutanak olmadığını, taraf imzalarının eksik olduğunu, eksiklik nedeninin belirtilmediğini, başvurucu vekili adına 'yetkilisi' ibaresi ile imza atıldığının, ancak imza atanın kim olduğunun belirtilmediğinin, tarafların müzakere ettiği konuların açıkça belirtilmediğinin, tutanağın önceden hazırlandığının, gün kısmı ile imzaların daha sonra elle doldurulduğunun açık olduğunu, arabuluculuk süreci dava şartı olduğundan, davanın öncelikle bu sebepten reddi gerektiği konusundaki itirazlarının hatalı biçimde reddedildiğini, kusur durumuna ilişkin itirazlarının karşılanmadığını, kaza mahallinde keşif yapılmadığını, dosya üzerinden yapılan incelemeyle ve tek bilirkişinin düzenlediği rapor ile yetinildiğini, araç sürücülerinin ifadeleri ve trafik ışıkları sinyalizasyonunun işleyişi birlikte değerlendirildiğinde, kazanın oluş şeklinin tam net biçimde ortaya konmadığını, davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü ...'ın da en azından tali kusurlu olabileceği yönündeki itirazlarının bilirkişi tarafından karşılanmadığını, davacının geçici iş görmezlik süresine ve tedavi giderlerine, kaza öncesi var olan rahatsızlıklarının etkisinin dikkate alınmadığını, davacı ...’ın 04/11/2016 günlü ifadesinde; ‘...kaza sonrası zaten daha öncesinde kırık olan ayağım tekrar kırıldı...’ şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının kaza öncesi zaten bir maluliyetinin söz konusu olduğunu, kaza sonrası gördüğü tedavinin içeriği ve yaptığı harcamaların, kaza öncesi var olan maluliyetinden ne oranda etkilendiğinin, iyileşme süresini uzatıp uzatmadığının ve tedavi harcamalarının artmasına neden olup olmadığının aktüerya bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin, kazadan çok sonra haberdar olduklarını, davalı şirket çalışanı ...’ın, karıştığı kazayı işverenine bildirmediğini, daha sonra da vefat ettiğini, müvekkili şirketin araç maliki olması ve kazadan çok sonra haberdar olması hususlarının değerlendirilmediğini ve hakkaniyete aykırı fahiş tazminat belirlendiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... Hayvancılık Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı şirkete ait olup diğer davalı sigorta şirketi tarafından da ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, davacının sağ femur şaft kırığı ile yaralandığı, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı halde eksik evrak gerekçesiyle ödeme yapılmaması üzerine de işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olup, davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçeleri ve duruşmadaki beyanlarında; taleplerinin geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve tedavi amaçlı ulaşım giderlerinden ibaret olduğunu, müvekkilinin yaşı ve hastalıkları nedeniyle hastaneye sevk edilemeyeceğinden sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerinin olmadığını beyan ettiği görülmüştür.<br>Mahkemece kusur raporu alındığı ve davalı taraf sürücüsünün kazada kırmızı ışık ihlali nedeniyle etken olduğunun, başkaca etken bir faktör ya da sürücü olmadığının belirlendiği, işbu kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında mevcut kusur raporu ile de uyumlu olduğu, ilgili idareler ile yapılan yazışmalara göre kaza tarihinde ve yerinde davalı tarafın ileri sürdüğü gibi bir sinyalizasyon arızasının bulunmadığının belirlendiği anlaşılmakla, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin arabuluculuk son tutanağına yönelik itirazlarının da, davanın zaten \"zorunlu başvuru şartına tabi\" bir dava olmasına ve KTK'dan kaynaklanıp bu yasada \"zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunmamasına\" göre kabulünün mümkün olmadığı (bu yönde bknz. Yargıtay 4.HD 2023/12689 E. - 2024/4378 K.,  2021/23273 E.- 2022/901 K.,   2021/8181 E. - 2022/1358 K), yine davacının kazaya bağlı geçici işgöremezlik durumunun ve kaza ile illiyetli tedavi masraflarının usulünce belirlenmiş olduğu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının da; kazada davacının kusurunun bulunmamasına, müterafik kusura dair de davacı aleyhine hiçbir bir veri bulunmamasına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, davalı işletenin ticari bir şirket olmasına, davacının yaşının yaralanması ve tedavisine eklediği zorluğa ve tüm dosya kapsamına göre yerinde olduğu görülmekle, davalı  ... Hayvancılık Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Hayvancılık Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı ... Hayvancılık Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/366 Esas - 2022/488 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 1.152,37 TL istinaf karar harcından peşin alınan 289,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 863,37 TL'nin davalı ... Hayvancılık Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... Hayvancılık Turz. İnş. Nak. İhr. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  26/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3924c1debc91135","SID":"3deaeec9238c39b8"}}