{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1652 <br>KARAR NO\t\t: 2025/660<br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br><br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/414 Esas 2021/430 Karar<br>DAVA\t\t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/03/2025<br><br>\t      Davalı ... Şirketi vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:            <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir 4. İş Mahkemesinin 2016/701 esas, 2017/313 karar sayılı ilamı ile hükmolunan ve İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2017/12463 sayılı dosyasından aleyhine yürütülen takip sebebiyle dava dışı ... isimli kişinin işçilik alacakları için 30.270,78 TL ödemek zorunda kaldığını, davalılar ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereği davalılardan tahsili talep ve dava etmiştir.           <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine İzmir 4 İş Mahkemesinin 2016/701 esas, 2017/313 karar sayılı dosyası ile  açılan davanın reddedildiğini bu itibarla  davalının kendisine yöneltilemeyeceğini, iş akdinin diğer davalı ... A.Ş tarafından sonlandırıldığını, işçilik alacaklarından sorumluğunun asıl-alt işveren ilişkisi kabul edildiği takdirde işçinin bünyesinde çalıştığı dönemle ve davacı ile ayrı yarıya olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı işçiye iş akdinin sona ermesi üzerine kıdem tazminatının ödendiğini, bu nedenle  kıdem tazminat borcu olmadığını, işçiye borcu olmadığından feri borçlardan ve faiz, vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını, 6552 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca kıdem tazminatından alt işverenin sorumlu olmayacağını, sözleşme ve teknik şartnamede işçilik alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olunacağının belirlenmediğini, sorumluluk gündeme gelecek ise müvekkili ile davacının yarı yarıya sorumlu olmaları gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...Dava ticari hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının  rücuen tazmini isteğine  ilişkindir.<br>DELİLLER:<br>-Bilirkişi ...'nun 16/10/2020 tarihli tarihli  raporu,<br>-Bilirkişi ...'ın 25/02/2021 havale tarihli raporu<br>-Güvenlik Hizmetleri Alımı Sözleşmesi, <br>-İzmir 4. İş Mahkemesinin 2014/701 esas sayılı dosyası, <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava dışı üçüncü kişi durumunda olan ve davalı firmalarda değişik dönemlerde çalışan işçinin açmış olduğu karara bağlanıp kesinleşen İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2016/701 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasında, yalnızca üst işveren davacı şirketin hasım gösterilip kararın bu şekilde kesinleştiği ve bu ilamın İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12463 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, takip sonucunda takibe konu bedellerin davacı şirket tarafından ödendiği belirlenmiş olup anılan bu hususlarda taraflar arasında bir ihtilaf yaşanmamıştır. Aynı şekilde dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçinin, davalı şirketlerde 12/04/2006-30/06/2015 tarihleri arasında değişik sürelerde çalıştığı hususlarında da bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sunulan hizmet alım sözleşmesi değerlendirildiğinde, davacı idare ile davalılar arasındaki sözleşmelerin yapılan ihaleler sonucu düzenlenen hizmet alım sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve dava dışı üçüncü kişi olan işçinin bu sözleşmeler uyarınca alt işveren durumunda bulunan davalılar tarafından değişik sürelerde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. <br>Çekişme, dava dışı üçüncü kişi durumundaki işçiye mahkeme ilamı doğrultusunda ödeme yapan davacı şirketin yapmış olduğu bu ödeme miktarı üzerinden bu bedellerin davalılardan talep edip edemeyeceği, başka bir anlatımla ödenen bu bedellerde sorumluluğun hangi tarafta olduğu hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşme ve şartnamelerde yüklenici olan alt işverenler tarafından çalıştırılacak olan işçilerin işten ayrılmaları halinde bunlara ödenecek olan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri gibi işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı şirketler tarafından çalıştırılan dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçinin tüm işçilik ücretinden doğan alacaklardan davalıların sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu bakımdan yapılan incelemede İzmir 4. İş Mahkemesinin 2016/701 Esas, 2017/313 Karar sayılı ilamına konu alacak döneminin dava dışı işçinin davalı ... A.Ş nezdindeki 12/04/2006- 31/05/2012, davalı ... A.Ş nezdinde ise 01/06/2012- 30/06/2015  tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğu, bu nedenle davalılar adına dava dışı işçiye ödeme yapmak zorunda kalan davacının yapmış olduğu ödemeyi taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalılardan talep edebileceği, davacının anılan ilama istinaden yapmış olduğu ödemenin dava dışı işçinin davalılar nezdindeki çalışma süresine göre davalılar arasında garameten paylaştırılması gerektiği,  buna göre davalı ... A.Ş'nin 20.150,51 TL, diğer davalı ... A.Ş nin ise 10.120,27 TL den sorumlu olduğu, mahkememizce alınan 16/10/2020 tarihli  bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davanın  kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Davalılar arasında ihtiyari  dava arkadaşlığı bulunduğu, bu sebeple davacı yararına  ayrı ayrı  vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği değerlendirilerek yargılama giderine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ ile, <br>-20.150,51 TL'nin davalı ... A.Ş'den ödeme tarihi olan 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, <br>-10.120,27 TL'nin davalı ... A.Ş'den ödeme tarihi olan 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, asıl işveren tarafından, ilgili ilam sonucunun, dava dışı işçiye ödenen miktarın tamamının yüklenici müvekkil şirket ve diğer davalı yüklenici şirket tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin kararın yasaya ve hukuka uygun olmadığını, müvekkil şirketin bir güvenlik şirketi olup müşterilerine güvenlik hizmeti sunduğunu, davacı işçinin müvekkil şirket nezdinde güvenlik görevlisi olarak 12.04.2006 tarihinden 31.05.2012 tarihine kadar çalıştığını sonrasında ise ihaleyi alan ve diğer davalı yeni güvenlik firması olan ... firmasında davacı ... A.Ş. nezdinde çalışmasını sürdürdüğünü, Yerleşik Yargıtay içtihatları ile bir işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesinin uygun olduğununun  kabul edildiğini, dava dışı ...'ın müvekkil şirket bünyesindeki çalışmasının 31.05.2012 tarihi itibariyle sonlandığını, devreden işveren olarak devir tarihinin üzerinden iki yıldan fazla bir süre geçtiği tüm dosya kapsamında sabit iken müvekkil şirketin dava tarihi itibariyle hukuken bir sorumluluğunun bulunmadığından yerel mahkemenin hatalı surette tesis ettiği hükme itiraz ettiklerini,  kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin dava dışı ...'ı çalıştırdığı döneme ilişkin sorumluluğun bulunduğu bir an için düşünülse dahi davacı tarafından ...'a ödenen bedelin  müvekkil şirkette çalıştığı dönem ve ücretle sınırlı olması gerektiğini, ...'ın müvekkil şirket bünyesinde 10.04.2006 tarihinden 31.05.2012 tarihine kadar çalıştığını ve son olarak aylık 1.002,75-TL brüt ücret aldığını, ancak Yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre İzmir 4.İş Mahkemesi kararına yani ...'ın son çalıştığı yerde aldığı ücrete (... A.Ş.'de aldığı ücret) göre yapılan hesaplamadan müvekkil şirketin sorumlu tutulduğunu,  İş bu durumun yasaya, hukuka ve güncel içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini,  hükme esas alınan hesap döküm ve hesap tablosu ile müvekkil şirketin ...'ı kıdem tazminatı alacağının yanında, faiz, vekalet ücreti, harç, yargılama gideri gibi ücretlerden de sorumlu tutar şekilde hüküm tesis edildiğini, her bir davalı aleyhine ayrı ayrı 4.080 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  rücuen tazminat   istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  mahkemece hükme esas alınan ilk bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, istinafa gelen davalının ileri sürdüğü  1.002,75-TL nin  net asgari ücret olmasına, brüt asgari ücret olmamasına, kıdem tazminatının ise en son brüt ücrete göre hesaplanabilecek olmasına göre istinafa gelen davalı ... Şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/04/2021 tarih ve 2019/414 Esas 2021/430 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Şirketi'nin  istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı .... Şirketi  tarafından alınması gereken 1.376,48 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 345,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.031,48 TL'nin anılan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 25/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf8733d4377c67e1","SID":"a745c91f71252a5b"}}