{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1643 <br>KARAR NO\t\t: 2025/608<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/716 Esas 2021/540 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/03/2025<br><br>\t     Davalı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2020/1382 Esas sayılı dosyası ile müvekkili tarafından borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı - borçlunun 20/10/2020 tarihinde vermiş olduğu itiraz dilekçesi ile alacak tutarının tamamına ferilerine ve faiz miktarına itiraz ettiği, davalı - borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğu, müvekkili ile davalı şirket arasında ticaret ilişkisi bulunmakta olup redüktör üretimi yapan müvekkili şirketin borçlu davalıya ekte fatura suretleri bulunan redüktörlerin satışını gerçekleştirdiği, müvekkili şirketi tarafından satılarak tam ve çalışır halde teslimi gerçekleştirilen makinelerin ödemelerinin davalı tarafından yapılmadığı belirtilerek açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2020/1382 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.        <br>Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap verilmemiştir.<br>MAHKEMECE: \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; <br>Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; Davacı tarafından davalı aleyhine yukarıda belirtildiği şekilde ilamsız takip başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu konularında bir uyuşmazlık olmamakla birlikte davalı tarafça adı geçen icra müdürlüğü dosyasına yapılan itirazın haklılık teşkil edip etmediği, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığının tespit ve değerlendirilmesine esas açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce dosya taraflarına çıkarılan ihtaratlı davetiye soncu olarak sadece davacı tarafça bildirimde bulunulduğu ve ancak davalı tarafça herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi ticari kayıt ve defterlerin Mahkememize sunulmadığı ve bu nedenle yasal ihtaratlı tebligat gereği yerine getirilmediğinden davalının ticari kayıt ve defterleri dosyamıza sunmasından ve incelenmesi isteminden vazgeçmiş sayılması ile davacı yan tarafından sunulan kayıtların 6100 sayılı HMK'nın 222/3. Maddesi gereğince kendi lehine delil olarak kabul edilmiş sayılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>Her ne kadar davalı vekilince tahkikatın devamında davalı vekilince 14/06/2021 tarihli dilekçe ile Mahkememizce tensip tutanağının düzenlenmesine müteakip davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğine yönelik tebligatın usulsuz olarak davalı tarafa tebliğ edildiğinin bildirildiği  belirtilerek cevap dilekçesinin ibraz edildiği ve dilekçe ekinde delillerin bildirildiği görülmüş ise de dosya kapsamına göre 7201 sayılı tebligat kanunu ve bu kanun kapsamındaki yönetmelik hükümleri yönünden yapılan incelemede kendisine tebliğ yapılan kişinin davalı şirketin temsile yetkili şahıs olmadığı yönünde itiraz ileri sürülmediği, bu kişinin vasfına itiraz edilmediği ve ayrıca adres yönünden de bir itiraz ileri sürülmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştiği kanaatine varılmakla davalı vekilince sunulan 14/06/2021 tarihli dilekçenin beyan dilekçesi olarak kabulüne karar verilmiştir.<br>Yine her ne kadar dosyaya sunulu 09/04/2021 tarihli rapora karşı taraf vekillerince itiraz ya da beyan dilekçesi sunulmamış ise de icra dosyasına sunulu itiraz ve davanın inkarı çerçevesinde yapılan incelenmesinde söz konusu raporun konunun uzmanı bilirkişi tarafından hazırlandığı, raporun davacı kayıtlarının, irsaliyelerinin incelenmesi suretiyle oluşturulduğu rapor incelemesinde ve rapor içeriği Mahkememizce de benimsenmek suretiyle raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde adı geçen taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve birbirleri ile uyumlu olduğu buradan hareketle sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı kaydına göre taraflar arasında 07/11/2019 tarihinde mal alım satımına dair ticari bir ilişkinin kurulduğu, davacı şirketin hız ayarı yapmaya yarayan redüktör, tarım redüktörü ve tarım şanzımanı satım faaliyeti ile uğraştığı, davacı tarafından tarım redüktör ve şanzımanın satışı % 8 KDV'li, hız ayarı yapan dişli kutuların yani cari hesaba konu emteaların satışı ise % 18 KDV'li olarak yapıldığı, dava konusu cari hesap alacağına yönelik uyuşmazlığa konu ürünlerin sadece redüktör olduğu, ticari ilişkinin 2019 yılı Kasım ayında başladığı ve 2019 yılında davacı tarafından davalı aleyhine 2 adet fatura üzerinden 8.285,96 TL tutarında borç tahakkuku yapıldığı ve aynı yıl içerisinde davalı tarafından nakit olarak 2.006,00 TL ödemede bulunulduğu, 2020 yılı açılış bakiyesinin buradan hareketle davacı lehine 6.279,96 TL alacak bakiyesi ile açıldığı devamında davacı tarafından 2020 yılında davalı aleyhine 22 adet fatura üzerinden 688.378,86 TL tutarında borç tahakkuku yapıldığı, 2020 yılında davalı tarafından davacı aleyhine 3 adet faturadan olmak üzere toplamda 15.244,20 TL tutarında iade faturası tanzim edildiği, davalı tarafından 2020 yılında kredi kartı, havale ve çekler ile olmak üzere toplamda 611.700 TL tutarında ödemede bulunulduğu, gerek 2019 gerekse de 2020 yıllarına ilişkin tüm faturaların iade faturasının ve ödemelerin tamamının davacı kayıtlarında bulunduğu buradan hareketle davacının icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 67.716,62 TL tutarında alacaklı olduğu, taraflarca bahse konu faturaların BA-BS formlarına konu edildiği ve böylece davalı tarafından yapılan itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılarak açılı davanın kabulü ile Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün  2020/1382 E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın  iptali ile takibin 67.716,62 TL alacağın tahsili bakımından aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 13,75 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına, şartları oluştuğu kanaatiyle İİK 67/son gereği hüküm olunan tutarın % 20'si olarak hesaplanan 13.543,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Davanın KABULÜ ile Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün  2020/1382 E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın  iptali ile takibin 67.716,62 TL alacağın tahsili bakımından aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 13,75 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına, <br>2-İİK 67/son gereği hüküm olunan tutarın % 20'si olarak hesaplanan 13.543,32 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle tebliğ memurunun yapmış olduğu tebliğ işleminin şirketin yetkilisinden sonra gelen kimse olup olmadığı araştırılmaksızın doğrudan daimi çalışan işçiye yapıldığını, tebligatı aldığı iddia edilen kimsenin müvekkil şirkette işçi vasfında çalıştığını, bunun dışında herhangi bir vasfının bulunmadığını, özellikle şirket yetkilisinden sonra gelecek bir konumda bulunmadığını, bu şekilde yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, yapılan tebligat usulsüz olduğundan 14/06/2021 tarihli dilekçelerinin cevap dilekçesi olarak kabulünün gerektiğini, öncelikle tebliğ memuru tarafından şirket yetkililerinin bulunmama nedeninin araştırılması daha sonra tebliğ işlemlerine devam edilmesi gerektiğini, ancak dosya kapsamında yapılan tebligatlarda böyle bir işlemin yapılmadığını, zamanaşımı itirazları olduğunu, cevap dilekçesindeki delillerin toplanması gerektiğini, kendilerine teslim edilen redüktörlerin ayıplı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  itirazın iptali   istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.<br>Davalı taraf; davaya süresinde cevap vermemiş, sonradan sunulan beyan dilekçesinde; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini tebliğin usulsüz olduğunu, faturalara konu redüktörlerin ayıplı olduğunu ileri sürmüştür.<br>Her ne kadar davalı tarafça dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilmiş ise de; tebligatın şirket adresinde şirketin daimi işçisine yapıldığından tebligatın usulüne uygun olduğu kanaatine varıldığından davalının bu yöndeki istinafı yerinde bulunmamıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  ilk derece  mahkemesince taraflara ticari defterlerin sunulması için usulüne uygun ihtaratlı tebligat çıkartılmış olmasına, denetime elverişli ve açık bilirkişi raporunda cari hesaba konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğunun belirtilmiş olmasına, dosyaya getirtilen Vergi Dairesi kayıtlarına göre davalının da davacı defterinde kayıtlı olan faturaları BA formlarıyla bildirmiş olmasına, kaldı ki HMK nın 222. Maddesi gereğince davalı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerinin sunmaması nedeniyle davacı defterlerinin lehe değerlendirilecek olmasına, davalının ayıp savunmasının süresinde cevap dilekçesi sunulmaması nedeniyle dinlenemeyecek olmasına  göre davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve 2020/716 Esas 2021/540 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 4.625,73 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.156,44 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.469,29 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 19/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cbf460d18dddaa9","SID":"8af6befe4bb08de3"}}