{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2120 Esas<br>KARAR NO:2025/739 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2021/193 Esas-2022/475 Karar<br>TARİHİ:23/06/2022<br>DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:02/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvikkilinin Türkiye'nin ilk GSM, 2G ve 3 Gi operatörü olduğunu, Türkiye genelinde yaklaşık 35.5 milyon abonesi bulunduğunu, Türkiye'de hizmet veren operatörerin abone sayısına göre Pazar payı yaklaşık 146,8 olan bir GSM operatörü olduğunu, ... hisselerinin 11 Temmuz 2000'de...'de eş zamanlı olarak işlem görmeye başladığını, çeşitli haber sitelerinde Sayıştay'ın ... Bankası AŞ 2019 yılı faaliyet raporunu TBMM'ye sunduğu, rapora göre bankanın ... bir ... şirketine 2014 yılında 1.6 milyar dolarlık kredi verdiği ve kredi borcunun tahil edilemediği yönünde çeşitli iddialar ortaya atıldığını, söz konusu haberlerin yüksek tirajlı gazetelerde ve ülkemezin en çok okunan haber sitelerinde de “...” “...” gibi başlıklarla manşet olarak yer alması gerek sözlü/yazılı basın organları tarafından gerekse sosyal medyada çeşitli spekülatif haber ve yorumlar yapılmaya başlandığını, 08.01.2021 tarihinde ... Bankası AŞ tarafından bir basın açıklaması yapılarak söz konusu kredinin ...Grubuna kullandırıldığı ve kredi tahsilatının sağlandığı hususunun açıkça belirtildiği; 09.01.2021 tarihinde davalılardan ... AŞ'ye ait ... Gazetesinin 6. Sayfasında diğer davalı ... tarafından büyük puntolarla “...” “...” manşeti ile haber yapıldığı; aynı    haberin    davalılarca ... URL adresinde de yayınlandığını, haberin alt başlığında “...” ifadeleri kullanıldığını, ” Müvekkil şirket tarafından davalılardan ...'e hitaben yazılan yazıda haberin gerçeği yansıtmadığı, müvekkil şirket itibarına zarar verdiği ve gazetecilik ilkeleri ile bağdaşmadığı ifade edildiği, düzeltme yapılması talep edildiği, Davalılar tarafından yayınlanan 10.1.2021 tarihli haberde “... Bankası'nın ...Grubu'na verdiği 1.6. milyar dolar” ifadesinin kullanıldığı,” Müvekkil... AŞ'nin habere konu kredi ilişkisi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, ... Gazetesinde yayımlanan haber akabinde gerek yazılı gerekse sözlü basında aynı haberin yüzlerce kez alıntılandığını ve farklı haber sitesinde aynı başlık ve içerikle haberler yapılarak geniş kitlelere duyurulduğunu,  Müvekkil tarafından ...'ta “Çeşitli medya kanallarında ... Bankası'nın yurt dışında mukim bir şirkete kullandırdığı krediye ilişkin şirketimiz de dahil edilerek yapılan haber ve yorumlara ilişkin açıklamadır. Söz konusu kredi şirketimiz tarafından kullanılmamış olup, ilgili kredi sözleşmesine doğrudan ya da dolaylı şekilde taraflığımız da bulunmamaktadır. Dolayısıyla kredinin Şirketimiz finansallarına bir etkisi yoktur.” açıklamasının yapıldığını, \" Gerçek dışı manşet ve başlık kullanılarak yayımlanan haberin art niyetli olduğunu, müvekkilin kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığına bilerek ve isteyerek zarar verildiği, haika açık şirket statüsünde olan müvekkilin yerli ve yabancı yatırımcılarının zarar görmesine sebebiyet verildiği, \" davalıların dava konusu yayından davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, basılı yayınlarda hukuki sorumluluk hususunun Basın Kanunu m.13'de düzenlendiğini,\" Yargıtay tarafından içtihat haline getirildiği üzere, bir haberin hukuka uygunluk kriteri taşıması için dört ilke benimsendiği, bunların gerçeklik, kamu yararı ve toplumsal ilgi ve konu ile ifade arasındaki düşünsel ba (üslup dengesi) olduğu, bir haberin gerçek olup olmadığının ispat yükünün , iddiayı ortaya atan kişiye ait olduğu,\" dava konusu haber hakkında, habere konu kredinin kime kullandırıldığı hakkında haberin yayımından bir gün önce krediyi kullandıran banka tarafından basın açıklaması yapıldığı, açıklama üzerine krediyi kullananın başka bir şirket olduğunu bilmesine rağmen davalı basın mensubu tarafından “...” başlığıyla haber yapılmış olmasının davalı gazetecinin basın meslek ilkelerine ve hukuka aykırı şekilde art niyetli hareket ettiğini gözler önüne serdiğini, \" Haberin yayınlandığı gün müvekkil şirket tarafından ...'e iletilen yazı gerekse müvekkil şirket ... açıklaması, davalıları konu hakkında yapmış oldukları manipülatif haberi değiştirmeye sevk etmiş, bir gün önce “kredi kullanan olarak turkcell” duyurulmuş olmasına rağmen, 10.1.2021 tarihinde “krediyi kullanan firmanın “...” olduğu yönünde haber yaparak gerçekleri ifade etmek durumunda kaldıkları, davalıların yapmış olduğu yayının hukuka uygunluk kriterlerinden gerçeklik unsurunu taşımadığı, basın özgürlüğü ve kişilik hakları dengesinin müvekkil aleyhine bozulduğu,\"davalılardan ... tarafından, basın meslek etik ve ilkelerine aykırı şekilde gerçek dışı olduğunu bildiği ve/veya bilmesi gerektiği bilgiyi haber olarak yayınlanması sebebiyle müvekkilinin kişilik haklarına zarar verildiği, dava konusu hukuka aykırı haberin yayınının müvekkil şirketin kamuoyu nezdindeki iyi  şöhretini zedelediği, müvekkilin ticari itibarına zarar verdiği, dava konusu haber yayınının aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu54. Ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, dava konusu hukuka aykırı haber manşet ve içeriğinin haksı rekabet ile müvekkil kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitine, müvekkil aleyhine haksız rekabet etkil eden ve kişilik haklarına yönelen saldırının önlenmesine ve durdurulmasına, müvekkilin uğramış olduğu manevi zararın giderilebilmesi maksadıyla, yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile birlikte 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün kesinleşmesi akabinde masrafı müştereken ve müteselsilen davalılardan karşılanmak üzere kararın TTK m.59 uyarınca ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın haksız ve kötüniyetli olduğu, dava konusu haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde olduğu; haberin görünür gerçekliğin ötesinde somut gerçekliğe uygun bir haber olduğu, Sayıştay raporu doğrultusunda hazırlandığı, müvekkillerinin uyuşmazlık konusu haberi, ... Bankasının açıklamasına da yer vererek kamuoyunu bilgilendirme amacıyla yayımladığı ... Bankasının yaptığı açıklamayla birlikte devasa kredi ile ilgili, ... ve ... isimlerinin öne çıktığı, bunun üzerine uyuşmazlık konusu haberin yayınlandığı, bu haberi kamuoyuna aktarırken müvekkilinin amacının ...'e zarar vermek olmadığı, kredinin ...'in yerli kalması için verilmiş olduğunu iki kayrı yerde birden vurgulayarak ...'e zarar veren değil, ülke ekonomisinde kalmış ...'in önemine işaret edildiği, haberin başlığının “...” şeklinde atılmasının arka planında ...'e zarar verme niyeti olmadığı, buradaki vurgunun kredinin ...'e ödendiğinden ziyade “...” şeklinde olduğu, haberin spotunda “...” ifadesinin yer aldığı; aynı sayfada yer alan iki haberi okuyanların kredinin ...'e değil ... Grubuna verildiğini, kredinin veriliş amacının da ...'in yerli bir firma olarak kalmasının sağlanması olduğunu hiçbir tereddüte kalmadan anlayacağı, davacı tarafın uyuşmazlığın konusu haberin yayımlanması üzerine ticari itibarının zedelendiğini iddia ettiği, dava dilekçesinde bu iddiayı ispatlayacak bir delil sunamadığı, haberin cumartesi günü piyasaların kapalı olduğu bir günde yayımlandığı, haberin yanlış anlaşılması ihtimalinde dahi yatırımcıların sadece bu haberi dikkate alarak yatırımlarına yön vermelerinin teknik olarak mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu haberin ... markasına maddi ve manevi zarar verdiğine ilişkin iddiaların hiçbir somut, teknik dayanacağı bulunmadığı, gelen talep üzerine kredinin ...e verildiği  algısının oluşturduğuna ilişkin kaygıların tamamı aynı gün düzeltildiği, bir sonraki gü ...'in açıklamalarına hem gazetede hem de internet sitesinde yer verildiği ” haberin başlığının “...” şeklinde değiştirildiği, haber içeriğinde yanlış anlaşılmalara yol açabileceği belirtilen ifadelerin düzeltildiği, haberin gerek Anayasa gerekse AİHS kapsamında basın özgürlüğünün sınırları içinde olduğunu, AİHS'nin 10/1 maddesinin ifade özgürlüğünü düzenlediği, bu kapsamda kanaat sahibi olma, bilgi ve kanaate ulaşma ve de bilgi ve kanaati açıklama özgürlüklerinin teminat altına alındığı, Anayasa'nın 26/1 maddesi ile düşünce ve kanaat hürriyeti, düşünce ve kanaatleri yayma hürriyetinin basın özgürlüğünün, hukuk devletinin temel öğeleri olarak koruma altına alındığı, basın mensuplarını haber konusu olarak değerlendirdikleri olayları kendi düşünceleri doğrultusunda açıklama, eleştirme, yayman ve yorumlama hürriyetine sahip oldukları, yorum yaparken rahatsız edici, sert, çarpıcı, şoke edici, kaba üslup kullansa bile hakaret boyutuna ulaşmayacağı hakkında Yargıtay kararları mevcut olduğu hususlarını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/06/2022 tarih ve 2021/193 Esas-2022/475 Karar sayılı  kararında;\"....Somut olayda; 09/01/2021 tarihinde ... Gazetesinde davalı ... tarafından yazılan \"...\" başlatılan yazının yazıldığı yazının içeriğinde; Sayıştay tarafından yapılan denetimde ... Bankası tarafından ... grubuna, ... iletişim A.Ş. Deki dolaylı hissedarlığı münasebeti ile Türk ortaklığının devam edebilmesi amacıyla verdiklerinin açıklandığı bu sayede ...'in çoğunluk hisselerinin ... Fonunda kaldığının açıklandığının yer aldığı, haber içeriğinin 08/01/2021 tarihli ... Bankası basın açıklaması ile uyumlu olduğu... tarafından 09/01/2021 tarihinde davalı ...'e yazılı olarak düzeltme talebi gönderilmesinden sonra haberin başlığının \"...\" şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır. Haksız rekabet iddiasına konu haberin içeriğinin, ...Bankası tarafından... grubuna...' deki  ortaklığını güçlendirmek için verildiği şeklinde olduğu, haberin ... Bankasının 08/01/2021 tarihli açıklaması ile uyumlu olduğu, ilk çıkan 09/01/2021 tarihli haber başlığında yer alan \"...\" ifadesinin tek başına değerlendirilmesi halinde kredinin ... tarafından kullanıldığı şeklinde yanıltıcı ifade olarak görülebileceği, buna karşılık haberin içeriğinin ve başlığının birlikte değerlendirilmesi halinde kredinin ...'deki ortaklığın güçlendirilmesi amacıyla ... grubuna verildiğinin anlaşıldığı, yukarıda bahsedilen emsal istinaf mahkemesi kararında da belirtildiği gibi haberin içeriği ile başlığının birlikte değerlendirilerek kişilik haklarının ihlali ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları ve AİHM kararlarında basın organlarının çarpıcı başlık kullanmalarının basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında haber başlığı ve içeriği bir bütün olarak değerlendirilerek haksız rekabetin ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı sonuç ve  vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile,''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 23.06.2022 tarihli kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, gerçek dışı bir yayının her zaman hukuka aykırı olduğunu, gerçekliğin, yayın özgürlüğü, haber ve düşünceye ulaşma hakkı, haber ve eleştiri gibi hakların sınırı olduğunu, gerçek olmayan bir yayının, bu hakların konusu olmasının hukuken mümkün olmadığını, bir yayının yahut haberin hukuka uygun olabilmesi için, her şeyden önce gerçeğe uygun olması gerektiğini, bir haberin gerçek olup olmadığının ispat yükünin ise söz konusu iddiayı ortaya atan kişiye ait olduğunu,İlk derece mahkemesi tarafından haksız rekabetin ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, dava konusu haberde sözü edilen kredinin kim tarafından kullanıldığının, bizzat kredinin verildiği banka tarafından, haberin yayın ve yayımından bir gün önce basın açıklaması ile açıklandığını, bu açıklama ile krediyi kullananın başka bir şirket olduğunu açıkça bilmesine rağmen davalı basın mensubu tarafından “...” başlığıyla haber yapılmış olmasının, davalı gazetecinin basın meslek ilkelerine ve hukuka aykırı şekilde art niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, yayınladığı olayın doğruluğunu ve gerçekliğini araştırmanın gazetecinin görevi olduğunu, somut olayda gazetecinin somut gerçeği araştırma görevi bulunmadığından bahsedilse dahi; yayım tarihinden 1 gün önce haber konusunun bizzat muhatabı tarafından yapılan açıklamalar görmezden gelinerek ve art niyetle gerçek dışı bilgi içeren manşet ve haber başlığı kullanılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu ve habercilik kisvesi altında basın özgürlüğü ile açıklanmasının mümkün olmadığını,Nitekim; haberin yayınlandığı gün gerek müvekkil şirket tarafından ...’e iletilen yazı, gerekse müvekkil şirket KAP açıklamasının, davalıları konu hakkında yapmış oldukları manipülatif haberi değiştirmeye sevk ettiğini, bir gün önce haberin manşetinde ve içeriğinde KREDİ KULLANAN OLARAK “...” duyurulmuş olmasına rağmen bu sefer 10.01.2021 tarihinde KREDİYİ KULLANAN FİRMANIN “...” olduğu yönünde haber değiştirilerek gerçekleri ifade etmek durumunda kaldıklarını, Ticari Şirketlerin kamuoyu nezdindeki algısıyla böylesine oynanmasının, gerçek dışı ifadelerin bile isteye topluma servis edilerek şirketlerin ticari itibar ve saygınlığını, maddi ve manevi varlıklarına doğrudan hukuka aykırı bir şekilde saldırıda bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, söz konusu yayının mahkemece hukuka uygun bulunarak müvekkilin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı ve manevi zarar oluşturmadığı yönündeki kabul ile kurulan hükmün son derece hatalı olduğunu,Dava konusu haber içeriğinin yanlış olduğu ve gerçeği yansıtmadığının bilirkişi tarafından da tespit olunduğunu, 08.01.2021 tarihinde ...Bankası tarafından kredinin müvekkil ... A.Ş.’ne değil, ... Grubu’na verildiğinin kamuoyuna açıklanmasına rağmen davalılardan ... A.Ş.’ye ait ... Gazetesi’nde diğer davalı ... tarafından ertesi gün 09.01.2021 tarihinde yapılan haberde “...”, “...” ifadelerin gerçeğe aykırı bir şekilde kullanıldığını, kredi veren kurum tarafından kamuoyuna açıklama yapılmasına rağmen söz konusu haberin yapıldığını ve müvekkilin adının karalanmaya çalışıldığını,Dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporunda da açıkça dava konusu haberin yapılmasından önce krediyi veren banka tarafından açıklama yapılmasına rağmen dava konusu haberin yapılan basın açıklamasından farklı ve yanlış olduğunun açıkça tespit olunduğunu, ancak ilk derece mahkemesinin gerekçesinde, dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporuna sadece deliller başlığı altında yer verildiğini, rapordaki tespit ve değerlendirmelere neden riayet edilmediğine ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, bu nedenle dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporundaki tespitlerin mahkemece görmezden gelinmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız eylem nedeniyle müvekkil şirketin kişilik haklarının ihlal edildiğini, bir süredir kamuoyunun tepkisini çeken olayın muhatabının müvekkil şirket olarak açıklanmasının ve bu konuda kamuoyuna hedef gösterilmesinin, müvekkilin toplum nezdindeki saygınlığına, ticari haysiyet ve itibarına yönelmiş açık bir saldırı olduğunu, Davalıların bu hukuka aykırı haberinin, gerek ... Gazetesi’nin Türkiye’de tirajı en yüksek gazetelerden olması sebebiyle gerekse söz konusu haberi alıntılayan pek çok haber sitesi ve sosyal medya hesabı sayesinde çok sayıda kişiye ulaştığını ve müvekkilin telafisi güç manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilin kişilik hakları zarar gördüğünden TMK m.25 ve TBK m. 49-58 uyarınca davalılar tarafından müvekkile manevi tazminat ödenmesi gerektiğini,Dava konusu haber yayınının TTK 54. ve devamı maddeleri uyarınca “haksız rekabet” teşkil ettiğini, davalılar tarafından kaleme alınan ve yayınlanan haberin gerçek dışı, kamuoyunu aldatmaya yönelik ifadeler içermesinin ve bu yolla müvekkil şirketin ticari iş ve işlemlerinin kamuoyuna kötülenmesinin açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, bu kapsamda TTK m. 56/1-e maddesi uyarınca manevi tazminat ödenmesi bakımından tüm hukuki şartların olayda gerçekleşmiş olduğunu, davalılar aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından haksız rekabet koşullarının oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin son derece hatalı olduğunu, davanın reddine ilişkin verilen kararın ortadan kaldırılması gerektiğini,Dava konusu hukuka aykırı manşet ve içeriğin haksız rekabet ile müvekkil şirketin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin bilirkişi tarafından da tespit olunduğunu, ancak dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporunun ilk derece mahkemesi tarafından görmezden gelinmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi  kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, yayın yoluyla haksız rekabetin tespiti, önlenmesi,son verilmesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlığa konu haberin haksız rekabet teşkil edebilmesi, bu beyan ve haberlerin davacı şirketi hedef göstermesi; davacı şirkete matuf olması ve ayrıca yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici nitelikte olması hâlinde mümkündür.Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız   kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında; “...Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün,  demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen \"haber\" veya \"fikirler\" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın \"demokratik toplum\" olamayacağını ...” belirtmiştir. İfade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu unutulmamalıdır.Sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olması da gözetilmelidir.Somut olayda; davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen ve dava dilekçesi ekinde sunulan  08.01.2021 tarihinde ... Bankası A.Ş. Tarafından yapılan basın açıklamasında;''...'' şeklinde açıklama yapıldığı, davaya konu 09.01.2021 tarihinde davalılardan... A.Ş.’ye ait ... Gazetesi’nin 6. sayfasında diğer davalı ... tarafından büyük puntolarla “...’’ “...” manşetiyle yazılan yazının içeriğinde; Sayıştay tarafından yapılan denetimde ... Bankası tarafından ... grubuna, ... iletişim A.Ş. Deki dolaylı hissedarlığı münasebeti ile Türk ortaklığının devam edebilmesi amacıyla verdiklerinin açıklandığı bu sayede ...'in çoğunluk hisselerinin ... Fonunda kaldığının açıklandığının yer aldığı anlaşılmıştır.“...’’ “...” başlığı ile yapılan haber ve buna dayanılarak yazılan davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Basının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması ve yazı içeriği incelendiğinde;  haber içeriğinin 08/01/2021 tarihli... Bankası basın açıklaması ile uyumlu olduğu ... tarafından 09/01/2021 tarihinde davalı ...'e yazılı olarak düzeltme talebi gönderilmesinden sonra haberin başlığının \"...\" şeklinde değiştirildiği, söz konusu haberin  davacının ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı takiben basın özgürlüğü kapsamındadır. Kullanılan sözlerin ve yazı içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve haksız rekabet kapsamında kabul edilemez. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11 HD.nin 22/10/2024 Tarih ve 2023/5315 Esas - 2024/7474 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Sonuç olarak; dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eeb619884b2791e5","SID":"0e8c32e6bc707ace"}}