{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas-... Karar<br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>İSTİNAF EDEN <br>DAVALILAR\t:1-... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>\t\t:2-....... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t\t: Alacak ve Tazminat <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 22/04/2025<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin S.S. ....... Kooperatifi yönetim kurulu başkanlığına sunduğu dilekçe ile kooperatif üyesi .......' ya kura sonucu isabet eden daireyi devralmak istediğini beyan ettiğini, .......'nun ise kendisine isabet eden daireyi müvekkiline devretmek istediğini dilekçe ile yönetim kurulu başkanlığına bildirdiğini, kooperatif yönetim kurulunun 21/10/2014 tarihli kararı ile devrin kabulüne .......'nun kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ve müvekkili ...'in kooperatife ortak alınmasına karar verildiğini, dairenin devir bedeli olan 144.500,00 TL'nin müvekkili tarafından kooperatife ödendiğini, müvekkili ile kooperatifin peşin ödemeli üyelik şeklinde anlaştıklarını, anlaşma gereğince kooperatifin müvekkilinden hiçbir ücret ve ödeme talep etmeyeceğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ve bu nedenle irtifak tapusunu devraldığını, müvekkilinden 3 yıl boyunca herhangi bir kooperatif üyelik aidatı talebinde bulunulmadığını, 3 yıl sonunda kooperatif aidatlarının ödenmemesi sebebiyle müvekkili aleyhine 36.000,00 TL tutarında Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının kooperatif genel kurulunca alınmış bir karar olmadığı gerekçesiyle itirazın kaldırılmasına ve takibin aynen devamına karar verildiğini, müvekkilinin üyeliği sırasında hiçbir ek ücret ödemeyeceğini içeren sözleşmenin kooperatif başkanı ... ve kooperatif üyesi ve yetkilisi .......'nun imzasını taşıdığını, müvekkilinin sözleşmeye imza atanların kooperatif başkanı ve kooperatif yetkilisi olması nedeniyle güvendiğini, bu nedenle taahhütte bulunan ... ve .......'nun sorumluluğunun bulunduğunu, yöneticilerin sorumluluğunun TTK'nın  553. maddesinde düzenlendiğini ayrıca, TTK'nın  369. maddesinde yöneticinin görevini özenle yerine getirmesi ve tedbirli birer yönetici gibi davranma konusuna vurgu yapıldığını ileri sürerek, müvekkiline yükletilmeye çalışılan aidat borcunun müsebbibinin yönetim kurulu üyesi ve kooperatif başkanı ... olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili tarafından ödenen miktarın şimdilik 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle  davalı .......'nun devreden sıfatıyla, diğer davalı ...'nın ise,  kooperatif başkanı olarak sorumlu olmasından dolayı müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... vekili, davacının sunduğu taahhüdün geçerli olup olmadığının, kooperatif kaşesinin altında kimin imzası olduğunun belli olmadığını, anılan belgenin davacının kooperatife borcu olmadığını kanıtlayacak nitelikte delil niteliği taşımadığını, belgenin yetkili kişilerce imzalandığı kabul edilse de tarih olmadığı için taahhüdün ne zaman alındığının belli olmadığını, davacının kooperatiften menfaat sağlayamayacağını bildiği için kötüniyetli olarak  müvekkili üzerinden kazanç elde etmeye çalıştığını, kooperatif yönetim kurulu kararı ile sabit fiyatla daire satışının geçerli olmadığını, bu satışın ancak kooperatif genel kurul kararı ile yapılabileceğini, bu nedenle  davacının  takibe konu üyelik aidat bedellerinden sorumlu olmadığı iddiasının yersiz olduğunu, genel kurul kararının varlığı haricinde peşin ödemeli ortaklık kaydında sözü geçen ortağın hangi ödemeleri yapacağı, hangi ödemeleri yapmayacağının açık bir şekilde belirtilmiş olması gerektiğini, davacı tarafça belirtilen hususların üyeliğin devrine yönelik olup, kooperatif borcu ile ilgili hiçbir açıklama içermediğini, icra takibine konu olan borcun aidat borcu olduğunu, olağan aidat borcundan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının kendisi ile çelişerek üyeliği kabul edip üyelikten doğan borçları reddettiğini, iddiaların soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin  hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı  ....... vekili, müvekkiline yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, bu nedenle süresinde cevap dilekçesi verildiğinin kabul edilmesi gerektiğini,  2014 yılında yapılan üyelik devri ve Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyaya ödenen miktarın ödeme tarihleri dikkate alınarak yasal süresinde açılmayan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kesin yetki ile dava açılmadan önce arabulucuya müracaatının olup olmadığı konularının mahkemece re'sen araştırılarak usule aykırılığın tespiti halinde davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacının davayı kısmi olarak açtığını, kısmi dava açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, davacının icra dosyasına ödediği miktarın üye olduğu kooperatife olan aidat borcu ile ilgili olup, 2014 yılından sonraki doğan ve ödediği üyelik aidatlarının müvekkilinden talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin kooperatifte bulunan üyeliğini devralmak isteyen davacıya tüm yasal sorumlulukları ile birlikte devrettiğini, devralan davacının ana sözleşmede bulunan sorumluluk, ek ödeme ve yükümlülükleri kabul ettiğini, müvekkilinin üyeliği devretmek dışında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacının davasını müvekkiline yöneltmesinin mümkün olmadığını, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  davacının tecrübesizlik iddiasının da yerinde olmadığını, davacı ile kooperatif yönetimi arasındaki ihtilafta müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...davacı ile davalı ....... arasında düzenlenen ve dava dışı kooperatif yöneticisinin de imzasının bulunduğu sözleşme ile dava dışı S.S. ....... Kooperatifindeki davalı .......'ya isabet eden ...blok... nolu dairenin davacıya 105.000,00 TL'lik nakit, 34.500,00 TL'lik senet karşılığında peşin olarak satışına ilişkin anlaşma düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacıdan herhangi bir ek ödeme ve ücret talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığı, yapılan sözleşmedeki imzalara davalı tarafça açıkça bir itirazın olmadığı, kendisinin peşin ödemeli üye olduğu zannıyla davacının sözleşme bedelini dava dışı kooperatife ödediği anlaşılmıştır.<br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile peşin üyeliğe ilişkin kooperatif genel kurulunca alınmış bir karar olmadığından bahisle davacının Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilerek, davacıdan davaya konu aidat haricen tahsil edilmiş ve davacının davalı kooperatifdeki üyeliğinin peşin üyelik olmadığı mahkememizin de kabulünde ise de; davacı gerçek şahsın üyelik devir tarihinde davalıların davranış ve eylemlerine ve aralarında yaptıkları sözleşmelere güvenerek işlem yaptığı, bu anlamda iradesinin sakatlandığı ve aidat ödemek suretiyle zarara uğradığı, bu zararlardan dava dışı kooperatifinin yöneticisi olarak davalı ...'nın Kooperatif Kanunun 62. ve TTK'nun 553. maddeleri kapsamında, davalı .......'nun da akte aykırılıktan kaynaklı sorumluluğunun mevcut olduğu hüküm ve kanaatine varıldığından, davacının davasının talebiyle bağlı kalınarak kabulüne ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava dilekçesindeki talepleri ile bağlı kalınarak, 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ....... vekili, mahkemenin zamanaşımı itirazında bulunulmadığına yönelik gerekçesinin hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının cevap dilekçesi ile birlikte yasal sürede yapıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle müvekkili yönünden reddi gerektiği gibi, husumetten de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kooperatif yönetimde ilzam edici hiçbir görev ve yetkisinin bulunmadığını, dava dışı kooperatif tarafından sonradan toplanan aidatların hangi amaç ve hangi giderler için toplandığının araştırılmadığını, bilirkişi raporunun bu yönden de eksik ve denetime elverişli olmadığını, mahkemece deliller yeterince toplanmadan karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, somut olayda müştereken ve müteselsilen sorumluluk şartlarının oluşmadığının nazara alınmamasının da yerinde olmadığını, davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin de usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, cevap dilekçesinde beyanlarını tekrarla, davacının borcunun olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının dayandığı belgenin iddialarını ispatlamaya elverişli bir belge de olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacıdan aidat istenmesine yönelik işlemde de herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının peşin ödemeli üye olduğu iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece zamanaşımı def'inin değerlendirilmemesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>\tDava, sözleşmeden kaynaklı alacak ve kooperatif yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\tMahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E- ... K. sayılı ilamı ile ''.... Davalı ...'nın cevap dilekçesindeki; \"..davacının sunduğu taahhüdün geçerli olup olmadığının belirgin olmadığını, kooperatif kaşesinin altında kimin imzasının olduğunun belli olmadığı...\" şeklindeki beyanının imzaya yönelik bir itiraz olup olmadığı açıklattırılmadan ve belgedeki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığı  konusunda inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle  davalıların sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının, imza itirazı yönünden araştırma ve bir değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine....'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verildiği, Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece, davalı tarafa kaldırma kararı gereğince beyanda bulunmak üzere süre verildiği ve davalı vekilince taahhütname belgesindeki kaşe üzerine atılan imzanın davalı ...'nın eli ürünü olduğuna dair 01.03.2024 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu ve bu nedenle bu konuda herhangi bir başka araştırma yapılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. <br>\t Davalı .......'nun zamanaşımı def'inin incelenmesinde; Dava dilekçesinin davalı .......'ya 13.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça dava dilekçesinin tebliğinin usulüne uygun olmadığı belirtilmek sureti ile 13.10.2021 tarihli dilekçe ile cevap dilekçesi ibraz edilerek işbu dilekçede zamanaşımı def'inde bulunulduğu, mahkemece ön inceleme celsesinde davalıya çıkarılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle davalının cevap dilekçesinin süresinde olduğu tespitine yer verilmesine rağmen, gerekçeli kararda davalının zamanaşımı def'inin dava dilekçesinin tebliği tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede yapılmadığı ve her halükarda TBK'nın 146. maddesinde belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığından bahisle reddine karar verilmiş olmakla, mahkemece öncesinde, davalıya yapılan dava dilekçesi tebliğinin usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle cevap dilekçesinin süresinde verildiğinin kabul edilmesi sonrasında ise, cevap dilekçesinin süresinde olmadığının belirtilmesi çelişkiye sebebiyet verdiğinden yerinde değil ise de, davalıya yapılan dava dilekçesi tebliğinin usulüne uygun olduğu ve her halükarda işbu davalı yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br>\tİşin esasının incelenmesinde ise; Dairemiz kaldırma kararında da belirtildiği üzere,  davacı tarafça, davalı ....... ile dava dışı S.S. .......  Kooperatifindeki kooperatif üyeliğinin ve bu üyeliğe isabet eden.... Blok....numaralı dairenin 105.000,00 TL nakit, 34.500,00 TL vadeli senet verilmek suretiyle toplam 144.500,00 TL bedel ile devri konusunda bir anlaşma yapıldığı, söz konusu devir bedelinin dava dışı kooperatife ödendiği, davacıdan ek olarak hiçbir ücret ve ödeme talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu üyelik devir sözleşmesinin dava dışı kooperatifin o tarihteki yöneticisi davalı ... ve devir eden ....... tarafından imzalanmasına rağmen dava dışı kooperatifçe Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla hakkında icra takibi yapıldığı ve itirazı üzerine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği, icra baskısı altında ödediği aidat borcunun, şimdilik 5.000,00 TL'sinin kooperatif yöneticisi olması nedeniyle yöneticinin sorumluluğu hükümleri gereğince davalı ...'dan, sözleşmeye aykırılık nedeniyle genel sorumluluk hükümleri gereğince de davalı .......'dan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. <br>Davacı ile davalı arasında düzenlenen 21.10.2014 tarihli belgede \"...blok... numaralı daire için 105.000,00 TL nakit, 35.500,00 TL 30.11.2014 vadeli senet alınmıştır\" ifadesine yer verildiği, davacının alıcı, davalı .......'nun satıcı ve davalı ...'nın şahit olarak yer aldığı  yine, \"kooperatifimize ait ...blok... nolu daireyi devir alan ...'den ek olarak ücret ve ödeme talep edilmeyecektir\" şeklinde tarihsiz bir  belge daha  düzenlendiği, belgede dava dışı kooperatifin kaşesi ile iki imza bulunduğu, dava dışı kooperatif yönetim kurulunun  21.10.2014 tarih ve 28 numaralı kararı ile davacının kooperatife ortak olarak alınmasına karar verildiği tespit edilmiştir. <br>Bu durum karşısında, davalı .......'nun taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı davacının zararından sorumlu olup olmadığı hususunda ispat yükü davacıda olup, davacı tarafından mevcut deliller ile işbu hususun ispat edilemediği ancak, davacının yemin deliline de dayandığı anlaşılmakla, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davalı ....... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarına kaldırılmasına ve kararın kaldırılma sebebine göre, davalı ... vekilinin  istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ....... vekilinin  istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ....... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya  iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  \t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bb72c2b83a9ecde","SID":"4e184f7e3e273403"}}