{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1767 <br>KARAR NO:2025/830<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:17/05/2022<br>NUMARASI:2021/158 Esas - 2022/393 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:09/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı ...'e ait  ... plakalı aracı 10.07.2017 10.07.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalandığını, 25.08.2017 günü, Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, TEM otoyolu Dilovası rampası mevkiinde ölümlü/yaralanmalı maddi hasarlı zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasında, davalı şirkete ZMSS poliçesi (... Poliçe No:...) ile sigortalı bulunan ...plakalı araç Ankara istikametinde seyrederken tem otoyolunda duran trafiği fark edemeyerek ani fren yapması sonucu aracın kontrolünü kaybettiğini ve 100 metre boyunca sürüklendiğini, bir kısım araçlara çarptıktan sonra duramamış aracın hakimiyetini kaybederek müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araca arka tampon kısmına çarparak aracı döndürdüğünü, çarpmanın etkisiyle dönen ... plakalı sigortalı araç sağ şeritte seyreden araca aracının ön kısmıyla çarparak durduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağından açıkça görüleceği üzere, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete trafik sigortalı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ..., KTK 56/1-c ve 52/1-b kurallarını ihlal etmesi sebebiyle gerçekleşen kazada %100 oranında tam kusurlu bulunduğunu, işbu kaza sonrası sigortalı ... plakalı araç için alınan eksper raporu ile hasarlı parçaların tamir bedelinin 54.388,76-TL olduğu tespit edildiğini, yapılan rayiç araştırmasında aracın pert-total işlemine tabi tutulması daha ekonomik görüldüğünü, hasarlı aracın sovtajı 34.688,00-TL'ye yapılarak rayiç bedelden kalan 45.312,00-TL sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirket yaptığı ödemeyle, TTK 1472. maddesi gereği sigortalısının gerçekleşen kazadan doğan tüm haklarına halef olduğunu, sigortalıya ödenen 45.312,00-TL alacağına ilişkin olarak başlattığı ... numaralı dosyasına davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ve takibin devamına, borçlu aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zincirleme trafik kazası neticesinde zarara uğrayan diğer hak sahiplerine yapılan ödemeler ile poliçe teminat limitinin tüketildiğini, müvekkili şirketin hukuki sorumluluğunun sona erdiğini, bu bağlamda müvekkili şirkete yöneltilen rücuen tazminat talebi haksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, ifade tutanakları, ceza dosyası vb. belgeler üzerinde detaylı inceleme yapılarak kusur tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça talep edilen rücuen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, müvekkili şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile davalının ... takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 33.000,00-TL asıl alacak ve 5.240,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.240,22-TL alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarda devamına, fazla istemin reddine, kabul edilen alacak olan 38.240,22 TL''nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleri kadar olup şirket tarafından  ödeme gerçekleştirilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmadan müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, dava konusu taleplerde müvekkili şirketin sorumluluğu söz konusu olmadığından davanın reddi gerektiğini, hükme esas olan bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç değer fahiş ve dayanaksız olup kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu   belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazası nedeniyle kasko sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, kasko sigortacısı olan davacı Sigorta Şirketi tarafından dava dışı sigortalısına yapılan hasar bedeli ödemesinin kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği iddia edilen aracın zmms sigortasını yapan davalı Sigorta Şirketi'nden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde \"zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur\" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise \"başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır\" düzenlemesine yer verilmiştir. Kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin kişi başına maddi hasar limiti 33.000 TL, kaza başına maddi hasar limiti 66.000 TL'dir. Kaza tespit tutanağına göre birden fazla aracın karıştığı trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından zarar gören araçlara ödeme yapıldığı görülmektedir. Mahkemece limit kadar karar verilmesi doğru olmamıştır.Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.Trafik sigortacısı tarafından sigorta sözleşmesi uyarınca sigortalıya karşı açılan rücuen tazminat davalarında, sigortalının sorumlu olduğu miktar yapılan ödeme miktarı olmayıp gerçek zarar miktarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, zarar görenlere yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.Bu bakımdan sigorta şirketinin zarar görenlere ödemiş olduğu tazminat tutarının tamamı rücu için yeterli değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5002  E. - 2020/6299 K.  sayılı kararı). Hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerçek zararın hesaplanması yapılmadığından bilirkişi raporu bu haliyle yetersiz olduğu halde hükme esas alınması; kazaya birden fazla aracın karışması, bu nedenle birden fazla zarar gören olması nedeniyle KTK'nın 96 maddesi gereğince değerlendirme yapılması için davalı sigorta şirketi tarafından kaza nedeni ile açılan hasar dosyaları ile yapılan ödemelere ilişkin tüm evraklar getirtilerek KTK 96. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmadan, limit üzerinden karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davalı Sigorta Şirketi tarafından dava dışı zarar görenlere yapılan tüm ödemeler getirtilmeli, KTK 96. maddesi kapsamında davalının bakiye limiti değerlendirilmeli, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın miktarının hesaplanması için denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek  karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f4ecd70a086c29b","SID":"86d78df3e5f7aaac"}}