{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/2736 <br>KARAR NO:2025/1381<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/04/2024<br>NUMARASI:2022/733 E - 2024/279 K<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Beyoğlu İlçesi, ...mevkii 315 ada/6 parselde kain tarihi eser statüsündeki gayrimenkulün maliki olan dava dışı ... Şirketi ile ... Şirketi... Şirketleri Adi Ortaklığı arasında 20/07/2022 tarihinde restorasyon işlerinin yapılması hususunda sözleşme imzaladıklarını, söz konusu sözleşme çerçevesinde; ilgili makamlardan gerekli izinlerin alınması için başvurular yapıldığını ve yapı ruhsat onayı alındığını, taraflar arasında \"İş Yeri Teslim Tutanağı\" adı altında sözleşme tarihi, teslimi tarihi, işe başlama tarihini belirtir bir tutanak hazırlanmış olup taraflar arasında imza altına alındığını, işe başlama tarihinin akabinde, şantiye elektrik başvurusu için davalı tarafa müracaat yapıldığını, müvekkili tarafından usulüne uygun başvuru yapıldıktan sonra davalı kurum tarafından 01/11/2022 tarihli  ... fatura nolu 543.208,85TL bedelli ve 01/11/2022 tarihli ... fatura nolu 116.835,30TL bedelli 2 adet e-fatura düzenlendiğini, taraflarınca bu faturalara itiraz edildiğini ve bu itirazlarının davalı nezdinde itibar görmediğini, müvekkilinin son ödeme tarihi 11/01/2022 tarihli ... fatura nolu 543.208,85TL bedelli ve... fatura nolu 116.835,30TL bedelli faturaların kendisine tebliğ ile icra takibi başlatılması ve şantiye elektriğinin bağlanmaması tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin, dava dışı ... Şirketi ile imzalamış olduğu ... Şirketi ile oluşturmuş olduğu adi ortaklık çerçevesinde yapmış olduğu başvuru neticesinde 06/10/2022 tarihinde yapı ruhsatı onaylandığını ve 07/10/2022 tarihi işe başlama tarihi olarak belirlendiğini, şantiye elektrik başvurusunun yapılması ile sürece başlandığını, ancak 02/11/2022 tarihinde tarafına ulaşan e-fatura ile kullanmadığı elektrikten kaynaklı olarak borç yüklendiğinden haberdar olunduğunu, hem elektriğin kesilmesi tehdidi hem de söz konusu borca ilişkin icra takibi başlatılma tehdidine bağlı olarak iş bu davayı açma ve ihtiyaten tedbir talebinde bulunma zaruriyeti doğduğunu, mal sahibi  ... Şirketi ile ... arasında sözleşme imzalandığını ve  dönemsel bazlı kesilen faturaların ödendiğini ancak müvekkili ...Otelcilik ile ... arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, davalı ... ile müvekkili arasında imzalanan herhangi bir sözleşmenin olmadığını, müvekkilinin şantiye elektrik başvurusunun mevcut olduğunu, ancak bu başvurusunun ise söz konusu borca dayandırılarak mevcut elektriğin kesildiğini ve hali hazırda başvurusuna bağlı şantiye elektriği  bağlanmadığını, bu durumda müvekkilinin ciddi anlamda mağdur edildiğini,  ... Şirketi ile imzalanan sözleşme kapsamındaki sözleşme hesap nosu(...) ile müvekkili adına tanzim edilen faturada belirtilen sözleme hesap nosunun (..) birbiri ile örtüşmeğini, ...'ın kaçak kullanım olduğuna dair bir iddiası ve tespiti varsa bu durumun ispatlaması gerektiğini, davalı yan tarafınca düzenlenen faturaların dönemlerine bakıldığında müvekkilinin söz konusu dönemlerde ilgili gayrimenkulle hiç bir ilişkisinin olmadığının aşikar olduğunu, bu dönemlerde elektrik kullanımını gerektirecek herhangi bir durumun da söz konusu olmadığını, çünkü gayrimenkulün tamamen boş, kullanıma elverişli olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunun aşikar olduğunu, müvekkili adına kullanmadığı elektiğin faturasının kesilerek kullanımın -kimden ne şekilde gerçekleştirildiği araştırılmadan-  haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davalı kurum tarafından gönderilen e-fatura ile ilgili borçtan haberdar olan müvekkilinin söz konusu borcu destekleyecek elektrik kullanımı yapmadığını, davalı kurum tarafından faturalandırılan döneme dair kullanım yapılmasının mümkün olmadığı dilekçe ekinde sunulan yapı ruhsatı, işyeri teslim tutanağı, ilgili gayrimenkulün maliki ile imzalanan restorasyon sözleşmesinden açıkça anlaşılacağını, sunulan resmi evraklar ve imzalanan sözleşmelere ek olarak şantiye elektrik başvuru tarihleri de olay örgüsünü destekler nitelikte olduğunu, bu nedenle söz konusu borcun müvekkiline ait olmadığının tespitini talep ettiklerini, davalı kurum kötüniyetli olup müvekkilinin ilgili gayrimenkulde restorasyon işlemine başlamasıyla beraber faturalandırma yaparak kendisinden önceki döneme ait elektrik borcunu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, kaçak elektrik enerjisinin tespiti ve diğer usul ve esaslar elektrik enerjisi düzenleme kurulunun 21.03.2003 tarihli ve 122 sayılı kurul kararı eki ile açıklandığını, müvekkilinin dava dışı ilgili gayrimenkulün maliki ile imzalamış olduğu sözleşme nazarında restorasyon işinin zamanında teslim edilmesine ket vurarak süreci uzatmaya maddi olarak beklenmeyen maliyetlerin eklenmesine sebebiyet vermesine dayalı olarak müvekkilinin maddi zarara uğradığını beyanlarla mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak söz konusu borca ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilerek borca dair icra takibi başlatma tehdidin önlenmesi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin ... dosya sıra no ile kesinlen elektrikten kaynaklı olarak şimdilik 10.000TL'lik  zararının tazmini, 20/10/2022 tarihinde ... no ile yapılan Proje başvurusu kapsamında şantiye elektriğinin bağlanması hususunda karar verilmesini, taleplerinin kabulü ile davalı ... ile müvekkili arasında davalı tarafından hazırlanan faturalarda belirtilen dönemler içerisinde müvekkili tarafından kullanılmadığından mevcut ve geçerli bir borç ilişkinin (hukuki ilişkinin) bulunmadığının tespiti ile davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini,  davalı müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuku'nun mevzuata uygun olduğunu, davalı müvekkili şirket personellerince, 31/10/2022 tarihinde yapılan kontrolde, bina giriş kofrasından harici hat çekmek sureti ile elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, iş bu tüketimin,  zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-b maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 31/10/2022 tarihli ve ... nolu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, ... nolu tutanağa istinaden, davalı müvekkili şirket tarafından,  zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/1, 44/3 ve 45/1-b., 45/1-ç.1, 45/1-ç.3c maddeleri ışığında tespit edilen 62370 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak  zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 46/1-3. (kaçak tahakkuk hesap bültenine göre, davacının ... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı ile tespit edilen mükerrer kaçak elektrik kullanımı nazara alınarak) maddesi ışığında, 543.208,86 TL kaçak elektrik faturası ve 44005 kwh karşılığı olarak 116.835,30 TL ek tüketim faturası tahakkuk edildiğini,müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, her ne kadar davacı yanın, huzurdaki dava bakımından, ispat yükünün müvekkili şirkete ait olduğunu iddia etmişse de dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı, Yargıtay' ın yerleşik içtihatları gereği, aksi ispat edilene kadar geçerli belge niteliğinde delillerden olup esasen işbu tutanağın aksini iddia eden davacı yanın ispat yükü altında  olduğunu,  mahkemede aksi kanaatin ve tutanak muhteviyatının gerçeğe uygun olup olmadığında tereddütün hasıl olması ihtimalinde ise mahkemeye ibraz edecekleri ve davacı yanın harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığının açık bir ispatı olan video kaydının nazara alınması yahut tutanak mümzi tanıkların dinlenmesi gerektiğini,  davacının zabıt tarihinde fiili kullanıcı olmadığına yönelik iddiasının ikrar içerir beyanı ile çelişkili olduğunu, davacı yan dava dilekçesinde, tarihi eser statüsündeki dava konusu taşınmazın maliki olan dava dışı ... Şti. ile davacı şirket arasında 20/07/2022 tarihinde restorasyon işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığını, 06/10/2022 tarihinde yapı ruhsatı onayı alındığını, iş yeri teslim tutanağında, işe başlama tarihinin 07/10/2022 tarihi olduğunun belirtildiğini ve bu sebeple davacı şirketin kendi kullanmadığı elektrikten ötürü sorumlu olamayacağını bildirdiğini ve akabinde,''Burada usulsüz ve kaçak elektrik kullanımının olduğu aşikar olup kullanımı yapan kişilerin tespiti gerekmektedir.'' şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı müvekkili şirket personellerince 31/10/2022 tarihinde yapılan kontrollerde, davacının harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığının tespit edilmiş olup davacının da işe başlama tarihinin 07/10/2022 tarihi olduğuna dair beyanı nazarı ile zabıt tarihi olan 31/10/2022 tarihi itibari ile mahallin fiili kullanıcısı ve dolayısıyla kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren kişi olduğunun sabit olduğunu, kaldı ki davacının da alıntılamış oldukları beyanı ile dava konusu mahalde, zabıt tarihi itibari ile kaçak elektrik kullanıldığını açıkça ikrar ettiğini,  gerek iş yeri teslim tutanağında belirtilmiş olan işe başlama tarihi gerekse davacı yanın ikrar içerir işbu beyanı ışığında, davacının kaçak elektrik kullanımı sabit olduğundan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın uygulanmasını talep ettiği mevzuat, zabıt tarihi itibari ile yürürlükte bulunmadığını, davacı yanın şantiye elektriğinin bağlanmasına ilişkin talebinin, kaçak elektrik kullanımı sabit olduğundan reddinin gerektiğini, davacı yanın harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığı, kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak tahakkuk hesap bülteni, faturalar, kaçak kullanımını gösterir fotoğraflar ve video kaydı ile sabit olup davacı yanca aksi yönde bir delil de ibraz edilememiş olduğundan davacının davacının şantiye elektriğinin bağlanması yönündeki talebinin reddinin gerektiğini, davacı yanın kesilen elektrikten ötürü uğradığını iddia ettiği zararını ispat edemediğini, davacının kesilen elektrik nedeni ile uğradığını iddia ettiği zararı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanca işbu zararın ispatına ilişkin hiçbir somut kesin veya takdiri delil ibraz edilemediğini,söz gelimi, ne kadar süre ile jeneratör kullanıldığı beyan edilmediğini yahut jeneratör kullanımını gösterir faturaların ibraz olunmadığını, bu cihetle davacı yanın, iddia ettiği zararını somutlaştırmadığını ve ispat edememiş olup işbu talebin reddi gerektiğini, koşulları somut olayda mevcut olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, işbu davada davacının sunduğu belgeler iddialarını doğrular yönde yaklaşık bir ispat sağlamadığı gibi müvekkili şirketin dava konusu bakımından haklı olduğu müvekkilinin şirket kayıtlarından anlaşılacağını, davacı yanın koşulları oluşmamış olan kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacı yanın, işbu dava sebebi ile uğramış olduğu zararın yasa gereği alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyetli davalıdan tahsili talebinde bulunmuşsa da yasal koşulları mevcut olmayan işbu talebin de reddinin gerektiğini,kötü niyet tazminatı talebinde bulunulabilmesi için haksız ve kötü niyetli bir takip başlatıldığının ispat edilmesi gerektiğini,  somut olayda ise açılan dava sebebi ile uğranılan zararın tazmini işbu madde uyarınca talep edilmekte olup yasal dayanağı olmayan işbu talebin reddinin gerektiğini beyanlarla  öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" 31.10.2022 tarihli tutanağa göre, direkt bağlı hat üzerinden kaçak elektrik kullanımı yapıldığı, davacının tespit tarihinde sorumlusu olduğu ve onarım- yenileme işleri yapıldığı anlaşılan işyerindeki kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu, ancak hesaplanan kaçak elektrik kullanımı faturasının 06.10.2022- 31.10.2022 tarihleri arasındaki 78.463,50.-TL'lik kısmından sorumlu tutulabileceği, hesaplanan 590.571,33 TL kaçak  ek tüketim faturasının kalan 512.107,83.-TL kısmından ise dava dışı ... Şti. ' nin sorumlu olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Neticeten yukarıda yapılan tespitlere göre de davacının Maddi tazminat ve diğer taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı olmadığından bu yöndeki itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçeleriyle Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 1-Davacının davalıya 01/11/2022 tarihli ... ve aynı tarihli ... sayılı faturalardan dolayı 581.580,65.-TL borçlu olmadığının (78.468,5.-TLborçlu olduğunun) tespitine, 2- Maddi tazminat ve diğer taleplerinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunda  özet olarak; davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tespit ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, davacının, bina giriş kofrasından harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullanımı kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak tahakkuk hesap bülteni ve kaçak elektrik kullanımını gösterir fotoğraflar ve video kaydı ile sabit olduğundan, davacı adına mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, tutanak tanıklarının dinlenilmediğini, kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, bilirkişi kök raporunda, 20.07.2020 tarihli sözleşme ve teslim tutanağına istinaden, davacının işbu tarihten itibaren kaçak elektrik kullanımından sorumlu olacağı beyan edilmişse de ... no'lu kaçak tespit tutanağına istinaden, 10.11.2022 tarihinde çevre araştırması yapılmış olup, tüketicinin yaklaşık 1 yıldır ilgili mahalde kaçak elektrik tüketimi kullandığı tespit edildiğini,  dosya kapsamına sunulan geriye dönük tüketim ekstreleri uyarınca, 28.12.2021 tarihi ile birlikte ilgili mahalde kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştirildiği sabit olduğundan ek tahakkuk hesaplamasının yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı menfi tespit, kesilen elektrikten kaynaklı maddi tazminat, şantiye elektriğinin yeniden bağlanması taleplerine ilişkindir.Mahkemesince menfi tespit talebi yönünden davanın kısmen kabulüyle, diğer talepler yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla istinaf incelemesi bu talepli sınırlı yapılmıştır.Mahkemesince tanıklar dinlenilmiş, taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.<br>Bilirkişiler ...,Prof. Dr. ..., prof. Dr. ... 09.10.23023 tarihli raporlarında özetle, \"...  sayaçtan geçirilmeksizin üç fazlı tesisat üzerinden ayrı ayrı hat çekilerek elektrik enerjisinin kullanıldığı ve bunun Yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, davacının da 20.07.2022 tarihli teslim tutanağı ve sözleşme ile kullanımına geçen adresten ve dolayısıyla tesisattan sorumlu hale geldiği anlaşılmakla, kaçak elektrik kullanımından ve tahakkuk edecek fatura bedelinden 20.07.2022 tarihinden itibaren sorumlu olduğu, kaçak elektrik tüketim miktarı hesabında, Yönetmeliğin amir hükmü gereğince, devreden tespit anında çekildiği belirtilerek kayıt altına alınan 75.-A akım değeri kullanılarak, 180 gün üzerinden yapılan hesaplama ile kaçak tüketim miktarı hesaplanmış, ancak hesaplamada günlük çalışma saatleri işyerinin henüz faaliyette olmadığının anlaşılması sebebiyle yoruma dayalı bir kanaatle davalı tarafından esas alındığı gibi 21.saat değil 14.saat olarak esas alınmasının doğru olacağı, kaçak tespitine konu işyerinde 28.12.2021 tarihli bir abonelik sözleşmesi kapsamında yeniden elektrik kullanılmaya başlandığı anlaşılmakla, Yönetmelik hükümleri gereğince kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde ek tüketim tahakkuku da yapılabileceği değerlendirilmiş, ancak kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihi olarak esas alınan 04.05.2022 tarihinin Yönetmeliğin ayrı bir hat çekilerek kaçak elektrik tüketimi yapılması halinde kullanım süresinin esas alınacağı ve bu sürenin 180 günü geçemeyeceği hükmü uyarınca, 31.10.2022 tespit tarihinden 180 gün geriye gidilerek bulunan bir tarih olduğu anlaşılmakla, bu tarihte kaçak elektrik tüketiminin başladığına dair somut bir bulgu olmadığı için, Yönetmeliğin doğru bulgu ve belgelere dayandırılması koşuluyla (KW-TL ekstresi, geçmiş dönem tüketimleri vb. elde edilecek bulgular) ek tüketim tahakkuku yapılabileceği hükmü gereğince ek tüketim tahakkuku yapılamayacağı,Yönetmeliğin kaçak elektrik tüketimi hesabında tüketimin yapıldığı varsayılan dönem birim fiyatlarının kullanılması gerektiği yönündeki hükmü gereği, 04.05.2022- 31.10.2022 tarihleri arası 180 gün üzerinden ilgili dönemdeki ağırlıklı birim fiyat ortalaması ile normal tarifenin 1,5 katı üzerinden yapılan tahakkuk sonucu kaçak elektrik fatura tutarı 198.110,18.-TL olarak hesaplanmış, davacının bu faturanın işyerinde resmi olarak sorumlu olduğu döneminden sorumlu tutulabileceği,  31.10.2022 tarihli tutanağa göre, direkt bağlı hat üzerinden kaçak elektrik kullanımı yapıldığı, davacının tespit tarihinde sorumlusu olduğu ve onarım- yenileme işleri yapıldığı anlaşılan işyerindeki kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu, ancak hesaplanan kaçak elektrik kullanımı faturasının 20.07.2022- 31.10.2022 tarihleri arasındaki 108.789,85.-TL'lik kısmından sorumlu tutulabileceği, hesaplanan 198.110,18.-TL kaçak elektrik kullanımı faturasının kalan 89.320,33.-TL kısmından ise dava dışı malsahibi ... Şti. ' nin sorumlu olduğu, Davacının kesilen elektrik sebebiyle çalıştırılmak zorunda kalınan jeneratörden kaynaklı zararına ilişkin dosyada somut bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı için herhangi bir değerlendirme yapılamamıştır.\"   şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler ek raporlarında ise,\" Yeni sunulan bilgi ve belgelerle, yerinde yapılan incelemelerde elde edilen bilgi ve bulgulara göre, sokakta bulunan aydınlatma ve ısıtma sistemlerinin de tek bir tüketim noktasından beslendiğinin anlaşılması sebebiyle, tüketim miktarı hesabında günlük çalışma süresinin 21 saat olarak esas alınabileceği, Yeni sunulan belgelere göre, davacı adına aynı adreste aynı isimli bir başka kafe için daha kaçak tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması sebebiyle kaçak tüketim miktarı hesabında yeni durumda normal tarifenin 2 katı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, Yeni sunulan KW tüketim ekstresinden elde edilen bilgilere göre, günlük tüketimin 14.03.2022 tarihinden sonra aniden düştüğünün görülmesi sebebiyle, kaçak kullanımının da bu tarihten itibaren başlamış olabileceği anlaşılmakla, 14.03.2022- 04.05.2022 tarihleri arası için ek tüketim tahakkuku yapılabileceği, Sonuç olarak; emsal Yargıtay kararları uyarınca aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan 31.10.2022 tarihli tutanağa göre, direkt bağlı hat üzerinden kaçak elektrik kullanımı yapıldığı, davacının tespit tarihinde sorumlusu olduğu ve onarım- yenileme işleri yapıldığı anlaşılan işyerindeki kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu, ancak hesaplanan kaçak elektrik kullanımı faturasının 06.10.2022 31.10.2022 tarihleri arasındaki 78.463,50.-TL'lik kısmından sorumlu tutulabileceği, hesaplanan 590.571,33.- TL kaçak ek tüketim faturasının kalan 512.107,83.-TL kısmından ise dava dışı mal sahibi ... Şti' nin sorumlu olduğu,Davacının kesilen elektrik sebebiyle çalıştırılmak zorunda kalınan jeneratörden kaynaklı zararına ilişkin dosyada somut bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı için herhangi bir değerlendirme yapılamamıştır...\" şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Diğer taraftan, yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümleri, özellikle “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” şeklindeki düzenleme gereği  ispat yükü,  kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davalı şirkete aittir. Buna göre, davacı şirketin dava konusu yerdeki işe başlama tarihinin teslim tutanağına göre belirlenmiş olduğu, davalı şirketin tek taraflı yaptığı çevre araştırması ile belgenin aksinin ispatının sağlanamayacağı, tutanak tanıkları beyanlarının kaçak kullanım ve fiili kullanıma ilişkin olabileceği,  kaçak başlangıç tarihinin ise doğru bulgu ve belge ile ispatının mümkün olabileceği anlaşılmakla mahkemece yönetmelik hükümlerine uygun, denetime  elverişli rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Davacının istinaf itirazları yönünden ise, davalının salt davacı borçluya zarar verme kastıyla takip yaptığı ispat edilemediğinden bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmesi isabetli bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 39.727,77 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 9.931,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.795,83‬ TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/05/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1cb3222d1927761","SID":"440a304672f9d420"}}