{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1960 <br>KARAR NO: 2025/883<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2024<br>NUMARASI: 2023/667 Esas - 2024/483 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/08/2015 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında Adıyaman Beşpınar Piknik alanı civarında  yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,  trafik kazasının oluşumunda sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı  aracın asli ve tek kusurlu olduğu kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, ...'ın sevk ve idaresindeki araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ve ...'ın yaralandığını ve vücutlarının çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, müvekkillerin iş bu kaza sonrası malul kalacak şekilde ağır yaralanmasından dolayı müvekkillerinde oluşan psikolojik travma hayatlarını olumsuz yönde etkilemeye devam ettiğini belirterek davacı ...'ın yaralanması sebebiyle şimdilik sürekli sakatlık tazminat bedeli için  500,00 TL, geçici maluliyete ilişkin tazminat bedeli için 500,00 TL, geçici bakıcı giderleri için  500,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 1.500,00 TL tazminatın kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, ...'ın yaralanması sebebiyle şimdilik sürekli sakatlık tazminat bedeli için  500,00 TL, geçici maluliyete ilişkin tazminat bedeli için  500,00 TL, geçici bakıcı giderleri için 500,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 1.500,00 TL tazminatın kaza tarihinden  itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan araç müvekkili şirkete, 07/08/2015 / 07/08/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçelerden dolayı  sigortalının kusuru oranında  bedeni zararlarda şahıs başına azami 290.000 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, trafik kazasının 29/08/2015 tarihinde gerçekleştiğini ancak arabuluculuğa başvuru 29/09/2023 tarihinde olduğundan, başvuru sahibinin talebinin zamanaşımına uğradığını,  kazanın meydana geliş şeklinin, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,  geçici iş göremezlik zararı ile  bakıcı giderlerinin teminat içinde olmadığını, temerrüde düşürülmediklerini, temerrüdün, kaza tarihinden değil, delillerin tümünün müvekkili şirkete tebliğ tarihinden itibaren 8 gün geçmesi ile başlayacağını, avans faizi istenemeyeceğini  belirterek davanın öncelikle usulden, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından davanın zamanaşımından reddedildiğini ancak zamanaşımı süresinin dolmadığını, müvekkillerinin sakatlık derecesinin belli olmadığını, trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle hüküm altına alınacak tazminatın miktarını doğrudan etkilediğinden bu oranın hiçbir duraksamaya yol açmayacak biçimde saptandığı tarihten itibaren zamanaşımının başlatılması gerektiğini, OHAL kapsamında müvekkilleri için sürenin 2 kere durduğunu, müvekkillerinin ikametgah adresinin Adıyaman'da olduğunu, 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş depremi sebebiyle 08/02/2023 tarih ve 32098 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı (karar sayısı 6785) ile Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde 08/02/2023 çarşamba günü saat 01.00'dan itibaren üç ay süre ile olağanüstü hâl ilan edildiğini, 1 Mayıs 2023 tarihine kadar tüm sürelerin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkillerinin Adıyaman merkez'de yaşadığını, depremde yakınlarını kaybettiklerini, evlerini taşımak ve deprem sürecinde farklı şehirlerde bulunan yakınlarının yanında kalmak zorunda kaldıklarını, ilan edilen OHAL kapsamında dava açma sürelerinin de durdurulduğunu, toplam geçen sürenin 7 yıl 7 ay 16 gün olduğunu, tüm hesaplamalar birlikte yapıldığında 8 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediğinin anlaşılacağını, zamanaşımı red kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 29/08/2015 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yine dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile  meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığı ve bu yaralanmaları  nedeni maddi  tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir.5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden  itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.”  hükmünü haizdir. 2480 Sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup; yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi 1. fıkrası a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.15. maddesine göre \"Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede  zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.\" Somut uyuşmazlıkta; Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanunu göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Eldeki uyuşmazlıkta tazminata konu trafik kazası 29/08/2015 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 11/10/2023 tarihinde açılmıştır.   Yukarıda açıklanan kanun hükmü ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Durma süresi olan 95 günün, zamanaşımın son günü olan 29/08/2023 tarihine eklenmesi halinde 02/12/2023 tarihine kadar süre olduğu yine bu tarihten önce 29/09/2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu,  davacıların arabulucuya başvuru tarihi 29/09/2023 tarihi ile düzenlendiği 09/10/2023 tarihleri arasında geçen süre (11 gün)  kadar da zamanaşımı durduğu, durma sürelerinin tamamı eklendiğinde zamanaşımının 13/12/2023 tarihinde dolduğu,  11/10/2023 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde olmamıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/2324 E. - 2022/15206K., 2021/13827 E.- 2022/10766 K.  sayılı kararları). Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"880d4cad6ee0f2c1","SID":"92f7be7b7086319b"}}