{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2151 <br>KARAR NO: 2025/802<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/05/2024<br>NUMARASI: 2023/423 Esas - 2024/311 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/08/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkili ...'ın sürücü konumunda bulunduğu bisiklete, davalı kurumun zararından sorumlu olduğu ... plakalı motosikletin çarpması sonucu müvekkilinin %98 oranında sakat kaldığını, davalı kurumun sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için kişi başına kaza tarihi itibariyle 225.000,00 TL sakatlık teminatı ve 225.000,00TL tedavi teminatı sağladığını, müvekkilinin kazada ağır yaralandığını, söz konusu maluliyet oranının davalının da kabulünde olduğunu, zira müvekkiline 210.410,00 TL sakatlık tazminatı ödediğini, bu kez davalıdan sakatlık tazminatının yanı sıra bakıcı gideri de talep edildiğini, bakıcı giderinin tedavi teminatı kapsamında sakatlık tazminatından ayrı bir teminatının olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin munzam zarardan kaynaklanan alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500,00 TL sakatlık tazminatı, 2.500,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak  suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini  239.590,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kazaya karışan ve sigortasız olduğu iddia edilen aracın sürücüsüne ve işletenine davanın ihbarını talep ettiklerini, müvekkili kurumun davacı tarafa ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğunu yerine getirdiklerini ve davacının tüm zararını karşıladıklarını, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespitinin yapılarak tespit edilecek kusur oranlarına göre hüküm kurulması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına ATK 3. İhtisas Dairesinden özürlü sağlık raporu alınması gerektiğini,  bakıcı giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini,  temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kısmen kabulüne, Bakıcı giderine ilişkin 225.000,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla 09/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kalıcı iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazadan dolayı tazminat talebi zamanaşımına uğradığından başvurunun reddi gerektiğini, dosya münderecatında bulunan dekont ve ödeme belgeleri gereğince, başvurucuların tüm tazminat alacaklarına ilişkin olarak müvekkili kurumdan başka bir hak ve alacağının kalmadığı anlaşıldığını, müvekkili kurumun bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, bakıcı gideri tazminatı sürekli iş göremezlik teminatı içinde sayılmış olduğunu, müvekkili kurumun sürekli iş göremezlik tazminatını ödemiş olması sebebiyle sorumluluğu bulunmadığını, geçici bakıcı tazminatı, tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, 30.03.2020 tarihinde Resmi Gazetede 31074 sayısı ile yayımlanan 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar gereği bakıcı gideri tazminatına ilişkin yeni düzenleme getirerek bakıcı gideri tazminatını ve sürekli iş göremezlik tazminatını tek bir tazminat kalemi altında düzenlemiş olduğunu, müvekkili kurumun kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatı ile sorumlu olduğunu, söz konusu başvuru, bakıcı gideri tazminatı ödemesi için yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, müterafik kusur uygulanması gerektiğini, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinden talep olunmasında hukuka uyarlık olmadığını, kazaya karışan aracın türü ve tescil belgesi araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.07.2017 tarihli rapor tanzim tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik kapsamında düzenlenmediğini, Tıp Fakültesi Dekanlığı'ndan alınan maluliyet raporu uzman görüşü niteliğinde olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 08/06/2023 tarih, 2021/410 Esas - 2023/1084 Karar sayılı kararı ile ; davalı vekilinin kusur, illiyet bağı,  maluliyet raporu,  aktüerya raporu, PMF yaşam tablosu ve prograsif rant tekniği uygulanması, bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması,  geçici iş göremezlik tazminatına ve geçici bakıcı gideri,  ödeme ile sorumluluğun sona erdiğine, faize ve temerrüt tarihine ilişkin istinaf talebi yerinde  görülmemiş; \".. somut uyuşmazlıkta kazada yaralanan davacıya davalı tarafından maluliyeti nedeniyle 14/04/2015 tarihinde 210.410,00 TL ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir.  Eldeki dava ise 18/06/2015 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde  ibranameden bahsetmiş ise de dosyada bulunan hasar dosyası sureti içerisinde bulunan ibranamede davacı vasisi veyahutta vekilinin imzası bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece; kalıcı iş göremezlik tazminat talebi bakımından öncelikle davacı tarafın imzasını da taşıyan bir ibraname bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa dosyaya kazandırılması ve KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği ve ibranamenin iptali şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde olduğunun anlaşılması halinde ilk olarak ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi;  ibraname yok ise davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, kalıcı iş göremezlik tazminat  sigorta limitinden (225.000,00 TL)  mahsup edilmesi ile bulunan  kalıcı iş göremezlik tazminatı için davanın kabulüne vermek gerekirken eksik inceleme ile gerekçe de gösterilmeden kalıcı iş göremezlik talebinin reddine  karar verilmiş olması  doğru olmamıştır. \" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda; Davalı tarafından, davacı vasisi için imzalanmak üzere bir ibraname tanzim edildiği ancak davacı vasisi tarafından söz konusu ibranamenin imzalanmadığı, davalı tarafından banka havalesi yolu ile davacının vasisine ödeme yapıldığı anlaşılmış ve alınan  11.01.2024 tarihli ek raporda hesaplanan;   kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden, ödeme tarihi ile tazminatın son hesaplandığı tarih olan 11.01.2024 tarihine kadar geçen süre nazara alındığından güncel değerinin 376.120,85 TL olduğu, Mahkemece,  yapılan hesaplamada zararın ilk hesaplandığı rapor tarihi itibariyle de ödenen paranın güncel değerinin 256.688,67 TL olduğu  hesaplanmıştır. Bu nedenle kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi yönünden limitin aşıldığı, tedavi giderleri teminatı kapsamında olan bakıcı gideri yönünden davanın kısmen kabulüne, kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmediğine ve davacı tarafından açık muvafakati bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin  nazara alınması olanaklı değildir. Kaldı ki, Mahkemenin ilk kararında hükmedilen tazminat miktarında değişiklik bulunmadığı davalı vekilin ilk karara tarşı istinaf başvurusunda zamanaşımı ve  müterafik kusur bakımından istinaf  etmediği anlaşılmakla zamanaşımına ve  müterafik kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Davalı vekilinin kazaya karışan aracın türü, maluliyet raporu, geçici iş göremezlik tazminatına ve geçici bakıcı giderine, bakıcı giderinin sürekli sakatlık  teminatı içinde olduğuna, faiz başlangıcı, ödeme ile sorumluluğun sona erdiğine ve olayın varlığı,  illiyet bağına  ilişkin  itirazları Dairemiz kararında değerlendirilerek karar verilmiş olmakla yeniden aynı yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 15.369,75 TL harçtan peşin alınan 3.842,43‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 11.527,32‬ TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04ddf28a21591e88","SID":"ea9cfde50efcfde7"}}