{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:03/02/2021<br>DAVANIN KONUSU:İstirdat<br>BİRLEŞEN ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit - İstirdat<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:02/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili asıl dava dosyasında; müvekkili ile davalı firma ...-... arasında 20/06/2017 tarihinde açık hesap ticari ilişki başladığını, bu ticari ilişki neticesinde  davalı ...'ın müvekkili firmaya karşı izolasyon malzemeleri  teslim edeceğini, karşılığında da vekil eden tarafından bedelinin ödeneceğini, bu ticari ilişki  neticesinde müvekkili firma tarafından 1.141.978,91 TL borç kaydedildiğini,  davalı firma tarafından bu güne kadar ancak 487.244,19 TL'lik mal sevkiyatı olduğunu, bunun neticesinde müvekkili şirketin 654.734,72.-TL davalı ...'dan alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin önden avans olarak çekleri verdiğini, davalı ...'ın da dönem dönem firmaya  mal teslimi yaptığını,  taraflar arasındaki ilişkide her çek belli bir sevkiyat için olmamakla beraber avans şeklinde önden verildiğini, müvekkilinin davalı ...'a teslim ettiği çeklerden henüz vadesi gelmemiş çeklerin de bulunduğunu, 2019 Mayıs ayına kadar müvekkili şirketin ödemek zorunda kalacağı çek ve karşılığını alamadığı malların bulunduğunu, davaya konu 35.000,00 TL meblağlı ... Bankası A.Ş. Akdeniz  Sanayi Şubesi'ne ait ... çek numaralı  22/12/2018 tarihli müvekkili ...'e ait çekin davalı ...'a  mal sevkiyatları için önceden verilen avans çeklerinden biri olduğunu, davalının ilerleyen  süreçte  sevkiyat yapacağını  öne sürerek müvekkili firmadan birçok  avans çeki  aldığını, sonrasında davalı tarafın edimini yerine getirmediğini, ilgili dava konusu çekin  ...-... yönünden önce ... Faktoring'e ciro edildiğini, sonra da ... Faktoring'e ciro edildiğini, müvekkili firmanın davalı ... yönünden toplamda alacağı olmasına rağmen piyasadaki saygınlığını ticari istikrarının bozulmaması düşüncesiyle çek bedelinin ödendiğini ve daha ödenecek vadesi gelmeyen  birçok çekin mevcut olduğunu, günümüz ekonomik koşulları ve ticari hayat göz önüne alınınca  müvekkili firmanın hem beklediği mal sevkiyatlarını alamadığını ve hem de avans olarak verdiği çeki ödemek zorunda kaldığını beyanla davalı ... yönünden açık hesap çalışan ve önden avans şeklinde  verilen ve davalı faktoring şirketlerine geçen ve faktoring şirketleri yönünden muhatap bankaya ibraz edilip bedeli tahsil edilen çek yönünden müvekkili firmanın borçlu olmadığının tespit edilerek, müvekkili ...'e ait çek yönünden ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen geri alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; müvekkili ile davalı ... arasında cari hesap ektresinde ticari güvene dayalı olarak 20/06/2017 tarihinde açık hesap ticari ilişki başlatıldığını, ticari ilişki neticesinde müvekkili tarafından 1.141.978,91 TL borç kaydedildiğini, davalı tarafından bugüne kadar ancak 487.244,19 TL'lik mal sevkiyatı oluştuğunu, müvekkili şirketin 654.734,72 TL davalı ...'tan alacaklı olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete zaman zaman mal sevkiyatları yapıldığını, müvekkili şirketin önden avans olarak çekleri davalıya verdiğini, davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, davalı ile aralarında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile avans çekleri yönünden borçlu olmadıklarına dair davalarının devam ettiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında yapılan şikayetin devam ettiğini, davaya konu 19.000,00TL meblağlı ... Bankası A.Ş. ...  Şubesi ... çek numaralı 29/12/2018 tarihli müvekkili ...'e ait çekin davalı ...'a mal sevkiyatları için önceden verilen avans çeklerinden biri olduğunu, davalının ilerleyen süreçte sevkiyat yapacağını öne sürerek müvekkil firmadan bir çok avans ceki aldığını, sonrasında davalı tarafın edimini yerine getirmediğini, dava konusu çekin ciro edilerek ciro yolu ile tahsil eden şirketin davalı faktoring şirketi olduğunu beyanla davalı ... yönünden açık hesap çalışan ve önden avans şeklinde verilen ve davalı faktoring şirketine geçen ve faktoring şirketi yönünden muhatap bankaya ibraz edilip bedeli tahsil edilen çek yönünden müvekkili firmanın borçlu olmadığının tespitine, müvekkiline ait çek bedeli yönünden ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili asıl davaya cevabında; davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının doğru olmadığını, çünkü müvekkili şirketin alacağın temlikinde izlenecek tüm usul ve esasları harfiyen yerine getirerek dava konusu alacağın  kaynağı fatura hakkında davacıdan teyid aldığı gibi, yasal mecburiyeti olmadığı halde  davacıdan davaya konu çekin de teyidini aldığını, müvekkili şirketin işlem yapmadan önce yasal mevzuatın kendisine yüklediği istihbarat çalışması ile de yetinmediğini, yasal  zorunluluk olmadığı halde metni sunulan CD kaydı ile sabit olduğu üzere faktoring  işleminin konusu alacağın dayandığı  fatura  konusu malların teslim edilip edilmediğini de araştırdığını, müvekkili şirketin keşideci ile lehtar  arasındaki defilerin muhatabı olabilmesi  için TTK'nın 687. maddesi ile Finansal Kiralama Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3. maddesi ve yerleşik Yargıtay kararları ile oluşan uygulamanın aradığı koşul olan bilerek davacının zararına hareket eden kötü niyetli hamil olması ve bunun davacı tarafından  kanıtlanması gerektiğini, davanın böyle bir kanıtının olmadığını, kanun gereği  davacı tarafın  müvekkili şirketin kötüniyetli olduğunu ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddine,  tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili asıl davaya cevabında; davacı ...'in  keşidecisi  olduğu, davaya konu 22/12/2018  tarihli 35.000,00 TL bedelli, ...-... lehine düzenlenen çekin ciro zincirinde son olarak 16/04/2018 tarihinde müvekkili şirketin ... Faktoring A.Ş. ile cirantalardan... Faktoring  A.Ş. arasında akdedilen faktoring sözleşmesi kapsamında; alacağın varlığını tevsik eden fatura, refaktoring alacak bildirim formu ve çek senet tevdii  bordrosu ile birlikte  müvekkili şirkete ciro yoluyla devredildiğini, dava konusu çekin süresinde tahsil edildiğini, davacının tahsile yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığını, dava konusu çeki  tamamen  iyi niyetle  elinde bulunduran müvekkili şirketin mevzuatta belirlenen  bütün yükümlülüklerini yerine getirerek usulüne  uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirdiğini, bedelsizlik definin bir kişisel def'i  olması sebebiyle, temel borç ilişkisinin tarafı olmayan ve dava konusu çeki refaktoring işlemi ile devralan müvekkili şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığını, usulüne uygun faktoring işlemi tesis eden müvekkili şirketin temel borç ilişkisinin tarafı olmamakla beraber, dava konusu çeki refaktoring işlemi ile diğer davalı... Faktoring A.Ş.'den devraldığını, müvekkili şirkete karşı fatura konusu malların teslim edilmediği iddiası ile bedelsizlik definin ileri sürülemeyeceğini beyanla davanın reddi ile  yargılama giderleri ve  vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; davaya cevabında; müvekkili şirket ile ... arasında 02.08.2016 tarih ... nolu faktoring sözleşmesi akdedildiğini, ...'ın gerçekleştirdiği ön ödemeli faktoring işlemi çerçevesinde konu firma tarafından müvekkili şirkete ... Bankası A.Ş.  Şubesi'ne ait ... keşideli, 29/12/2018 tarih 19.000,00TL bedelli ... seri nolu çeki ciro ve teslim ettiğini, davacının menfi tespit talebiyle davasına konu ettiği bir adet çekin ciro yoluyla  faktoring işlemi kapsamında alındığını, müvekkili şirketin BDDK'nın kararlarına ve yürürlükte olan yasa hükümlerine aykırı hiçbir işlem gerçekleştirmediğini, mevzuata uygun bir şekilde hareket ettiğini, dava konusu çekin muhatap bankasına ibraz edildiğini ve iş bu çekin takas bankası aracılığıyla tahsil olunduğunu, dolayısıyla takip hukukuna ilişkin koşulunun gerçekleşmediğini, davacının parayı icra takibi sırasında ödemediğini, davacının parayı  cebri icra tehdidi altında ödemediğini, borçlu aleyhine açılmış herhangi bir icra takibi bulunmadığını, bu nedenle davacının istirdat talebinin  hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Asıl ve birleşen davada dava dilekçeleri ve ekleri davalı ...'a tebliğ edilmiş, işbu davalı tarafından asıl ve birleşen davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"Asıl davaki somut olayda; davalı faktoring şirketi ile diğer davalı şirket arasında düzenlenen faktoring sözleşmesine konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da faturanın Antalya Üçkapılar Vergi Dairesine davacı ...'in ... numaralı 37.000,00TL  bedelli faturayı  BA formu ile beyan etmesi ve  davalı... Faktöring Anonim Şirketi'nin sunduğu CD içindeki ses kaydına göre  davacının, 22.12.2018 vade tarihli, 35.000,00-TL bedelli çek karşılığında malzeme ve fatura aldığını kabul etmesi  nedeniyle faturaya konu malların teslim alınmadığının ispat yükümlülüğü davacıya aittir. <br>Toplanan delillerden, davacı  davaya konu ettiği çeki, davalı ...'a mal bedeli karşılığı verdiğini malzemeleri alamadığını iddia ettiği, incelenen davacı defterlerine göre ...'ın düzenlediği, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, ...'ın defterlerinin meşruatlı davetiye ile istendiği, ibraz edilmediği,  davalı faktoring şirketi ile davalı ...- ... arasında faktoring ve temlik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalı  ... tarafından düzenlenen çeklerin dayanağı olan faturanın davalı şirkete çekle birlikte teslim edildiği, sözleşme kapsamında faktoring işlemi ile çek bedelinin  ...'a ödendiği,  faktoring şirketinin araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, sadece fatura ibrazını araması gerektiği, ancak davalı aktoringin buna rağmen araştırma yaptığı,  davalı faktoring şirketi ile diğer davalı şirket arasında düzenlenen faktoring sözleşmesine konu ... numaralı 37.000,00TL  bedelli faturayı davacının  BA formu ile vergi dairesine beyan etmesi ve davalı... Faktöring Anonim Şirketinin sunduğu CD içinde ve bilirkişiye flaş bellek İçinde  ses kaydına göre  davacının, 22.12.2018 vade tarihli, 35.000,00-TL bedelli çek karşılığında malzeme ve fatura aldığını kabul etmesi  karşısında davacı taraf davaya konu çekin avans olarak verildiği ve karşılığı olan malzemenin teslim edilmediği iddiasını ispat edemediğinden asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen dosyadaki somut olayda; davacı, 29.12.2018 tarihli, ... seri nolu 19.000,00.-TL. Tutarındaki çekin karşılığının ödendiğini iddia ederek, 29.12.2018 tarihli, ... seri nolu 19.000,00.-TL. Tutarındaki çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve çek karşılığı ödenen 19.000,00.-TL. sının istirdatını talep ettiği, davalı ... Anonim Şirketi ile diğer davalı ... -... arasında 02.08.2016 tarihli nolu faktöring sözleşmesi olduğu, sözleşme kapsamında Davalı ... - ... tarafından davacı adına tanzim edilen ... fatura nolu 21.04.2018 tarihli ve 31.800,01 bedelli ve ... fatura nolu 05.05.2018 tarihli 5.000,00 bedelli Faturalar ile 29.12.2018 tarihli, ... seri nolu 19.000,00.-TL. Tutarındaki çekin  davalı ... Anonim Şirketi tarafından devir ve temlik edildiği dosya kapsamı ile sabittir.<br>Davalı faktoring şirketi ile diğer davalı şirket arasında düzenlenen faktoring sözleşmesine konu faturaların  davacının ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle faturaya konu malların teslim alınmadığının ispat yükümlülüğü davacıya aittir. <br>Toplanan delillerden, davacı  davaya konu ettiği çeki, davalı ...'a mal bedeli karşılığı verdiğini malzemeleri alamadığını iddia ettiği, incelenen davacı defterlerine göre ...'ın düzenlediği, 04.05.2018 tarihli ... sıra nolu 23.175,94.-TL. Bedelli ve 21.04.2018 tarihli ... sıra nolu 31.800,01.-TL. bedelli  faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ...'ın defterlerinin meşruatlı davetiye ile istendiği, ibraz edilmediği,  davalı faktoring şirketi ile davalı ...- ... arasında faktoring ve temlik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalı  ... tarafından düzenlenen ... seri nolu 19.000,00.-TL. tutarındaki çekin dayanağı olan  04.05.2018 tarihli ... sıra nolu 23.175,94.-TL. bedelli, 21.04.2018 tarihli ... sıra nolu 31.800,01.-TL. bedelli faturaların davalı şirkete çekle birlikte teslim edildiği, sözleşme kapsamında faktoring işlemi ile çek bedelinin  ...'a ödendiği,  faktoring şirketinin araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, sadece fatura ibrazını araması gerektiği, davacı taraf davaya konu çekin avans olarak verildiği ve karşılığı olan malzemenin teslim edilmediği iddiasını ispat edemediğinden birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Yerel Mahkemede görülen esas dava ve birleşen dava yönünden; müvekkili ...- ... Metal ile davalı firma ...- ... arasında sunmuş oldukları cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere ticari güvene dayalı olarak 20/06/2017 tarihinde açık hesap ticari ilişki başladığını, bu ticari ilişki neticesinde davalı ...'ın müvekkil firmaya karşı izolasyon malzemeleri teslim edeceğini, karşılığında da vekil eden tarafından bedelinin ödeneceğini, bu ticari ilişki neticesinde müvekkil firma tarafından 1.141.978,91 TL borç kaydedildiğini, davalı firma tarafından bu güne kadar ancak 487.244,19TL’lik mal sevkiyatı olduğunu, bunun neticesinde müvekkili şirketin 654.734,72 TL davalı ...’tan alacaklı olduğunu,  bu hususun hem kendilerinin hem de davalı tarafın ticari defterlerinde açık olduğunu, davalı ... ve müvekkilinin açık hesap olarak ticari ilişkiye başlaması neticesinde zaman zaman müvekkili şirkete mal sevkiyatları olduğunu, müvekkili şirketin önden avans olarak çekleri verdiğini, davalı ...’ın da dönem dönem müvekkili firmaya mal teslim ettiğini, taraflar arasındaki ilişkide her çekin belli bir sevkiyat için olmamakla beraber avans şeklinde önden verildiğini, davalının ilerleyen süreçte sevkiyat yapacağını öne sürerek müvekkili firmadan birçok avans çeki aldığını, sonrasında davalı tarafın edimini yerine getirmediğini, müvekkiline ait karşılığında mal teslimi gerçekleşmeyen çeklerin davalı faktoring şirketleri tarafından tahsil edildiğini, davalı ...'la birlikte Faktoring Şirketleri Hakkındaki Kanun ve Yönetmelik uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen kötü niyetli  hareket eden faktoring şirketlerine de bu dava uyarınca Yerel mahkemede dava açıldığını, Yerel Mahkeme tarafından asıl dava ve birleşen davanın reddedildiğini, usul ve yasaya aykırı iş bu kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, asıl dava yönünden; ... tarihi Bilirkişi ...'in bilirkişi raporu uyarınca dava konusu çekin davalı ...'a mal alımı karşılığı olarak avans olarak verilen çekler olduğunu, müvekkilinin bakiye 629.734,72 TL tutarında davalı ...'a fazladan çek teslim ettiği ve bu fazladan çek teslim tutarı içinde dava konusu edilen çeklerin de dahil olduğunu, dava konusu edilen 24.12.2018 tarihli ... seri nolu 35.000,00 TL tutarındaki çekin müvekkilinin ticari defterlerinde karşılığı olmadığını, buna karşılık bu çekin karşılığının 24.12.2018 tarihinde banka aracılığıyla davalı ... Faktoring'e ödendiğini, davalı ... tarafından ticari defterlerin usulüne uygun tebliğe rağmen getirilmediğini, ... tarihli bilirkişi raporunda sabit olduğu üzere davalı ... tarafından müvekkiline 11.04.2018 tarih ... nolu ve 37.000,00 TL faturanın hiçbir zaman ibraz edilmediğini, böyle bir fatura olmadığı gibi böyle bir mal tesliminin de gerçekleşmediğini, müvekkili yönünden Antalya Üç Kapılar Vergi Dairesi BA formu, davalı ... yönünden Düden Vergi Dairesi'nden sunulan BA formunda her iki tarafın da .... ayı içerisinde 3 adet fatura ibraz ettiğini, üç faturanın KDV hariç bedelinin toplam 75.127,00TL olduğunu, ticari defterlerinde yer alan ... ayındaki üç fatura ile BA formu eşleşmekte olup, faktoring şirketi tarafından sunulan faturanın BA formlarında yer almadığını, davalı faktoring şirketince iddia edilen 11.04.2018 tarih ... nolu ve 37.000,00 TL  faturanın müvekkili yönünden sunulan cari hesap ekstresinde, ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda sunulan bilirkişi raporunda ve  Antalya Üç Kapılar Vergi Dairesi BA formunda bulunmadığını, ayrıca davalı ... yönünden Düden Vergi Dairesi'nden sunulan BA formunda da  davalı tarafça iddia edilen iş bu faturanın yer almadığını, 10.06.2020 tarihli İstanbul Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan ... Faktöring ... ayı BA formunda 577. Sırada davalı ... yer almakta olup 1 adet belgenin olduğu bedelinin de 6.444,00 TL olduğu yönündeki BA formunun Mahkeme dosyasına sunulduğunu, faktoring şirketi tarafından da iddia edilen 11.04.2018 tarih ... nolu ve 37.000,00 TL  faturanın vergi dairesine ibraz edilmediğini, Yerel Mahkemeye sunulan cari hesap ekstresinde ve ticari defterlerinin incelenmesi neticesindeki bilirkişi raporu uyarınca davalı  faktoring şirketince iddia edilen 11.04.2018 Tarih ... nolu ve 37.000,00 TL faturanın bulunmadığını, her ne kadar bilirkişi raporlarında faturanın yer almadığı belirtilse de Yerel Mahkemenin aksi kanaatle söz konusu faturanın varlığını kabul etmesinin hatalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bunlara rağmen Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında \"konu fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da Antalya Üçkapılar Vergi Dairesine davacının söz konusu faturayı BA formu ile beyan etmesi\" şeklinde devam eden davanın reddi kararının hatalı olduğunu, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat dosyasında bilirkişi ... tarafından hazırlanan  bilirkişi  raporu uyarınca; 24.12.2018 tarihli ... seri nolu 35.000,00 TL tutarındaki çekin davalı faktoring şirketine usulüne uygun devredildiğini, 11.04.2018 tarih ... nolu ve 37.000,00 TL  faturanın açık şekilde tanzim edildiğini ve sadece fatura olup irsaliyesinin ibraz edilmediğini, 24.12.2018 tarihli ... seri nolu 35.000,00 TL tutarındaki çekin karşılığı olarak verildiği iddia edilen faturanın teyidi amaçlı konuşmayı sunduğunu, davalı ... ve müvekkili şirketin açık hesap olarak ticari ilişkiye başlaması neticesinde cari hesap ekstresinde görüleceği üzere zaman zaman müvekkili şirkete mal sevkiyatları olduğunu, davalı tarafla müvekkili arasında ticari güvene dayalı ticari iş başladığını, bu nedenle müvekkilinin de davalı faktoring şirketi aradığında  ticari ilişkinin varlığı yönündeki telefon konuşmasını yanıtladığını, söz konusu konuşma zamanında müvekkilinin zaman zaman davalı ...'tan mal aldığı için \"aldım, aldım\" şeklinde cevap verdiğini, ancak sadece bir telefon konuşmasındaki aldım kelimesinin faktoring şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, telefon konuşmasında faktoring şirketinin davacının çekini, vade, bedel, tarih yönünden tek tek teyit ettiğini ancak davalının faktoring şirketine sunmuş olduğu faturayı müvekkili şirketten teyit etmediğini, faturaya yönelik herhangi bir fatura tarihi, fatura bedeli, irsaliyesi, mal teslim makbuzu olup olmadığını sorgulamadığını, davalı faktoring şirketinin bu yaklaşımının dahi kötüniyetli hareket ettiğinin bir göstergesi olduğunu,  bilirkişi raporu uyarınca da 11.04.2018 tarih ... nolu ve 37.000,00 TL faturanın açık şekilde tanzim edildiğini ve sadece fatura olup irsaliyesinin ibraz edilmediğinin tespit edildiğini, davalı faktoring şirketinin çeke istinaden 11.04.2018 tarih ... nolu ve 37.000,00 TL  faturayı aldığını iddia ettiğini ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 5 ve 9. maddeleri uyarınca gerekli çalışmaları yaptığını iddia ettiğini, bilirkişi raporu uyarınca söz konusu faturanın, açık şekilde tanzim edildiğini, faturaya istinaden irsaliyesi ibraz edilmemiş, faturanın teslim alan bölümünde faturanın davacı tarafından teslim alındığına dair imza bulunmadığını, faturaya ilişkin herhangi bir mal teslim makbuzu bulunmadığını, davalı tarafça ibraz edilen faturanın hayali bir fatura olduğunu, hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, ilgili faktoring şirketinin  üzerine düşen araştırma görevini yerine getirmediğini ve davalı ...'la müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak birlikte hareket ettiğini, davalı faktöring şirketinin açık faturayı alırken, irsaliyesini sorgulamadığını, faturanın altında yer alan teslim alan bölümünde imza olmamasına rağmen bunu araştırmadığını ve Maslak Vergi Dairesi'nden gelen BA formu uyarınca ilgili faturanın bildirimini dahi yapmadığını, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 5 ve 9. maddeleri uyarınca faktoring şirketinin üzerine düşen araştırma görevini yerine getirmediğini, müvekkili zararına hareket ettiğini, davanın tüm davalılar yönünden kabulü gerektiğini; birleşen dava yönünden ise; ... tarihi bilirkişi ...'in bilirkişi raporu uyarınca; dava konusu çekin davalı ...'a mal alımı karşılığı olarak avans olarak verilen çek olduğunu, müvekkilinin bakiye 629.734,72TL tutarında davalı ...'a fazladan çek teslim ettiği ve bu fazladan çek teslim tutarı içinde dava konusu edilen çeklerin de dahil olduğunun tespit edildiğini, dava konusu edilen 29.12.2018 tarihli  ... seri nolu 19.000,00 TL tutarındaki çekin müvekkilinin ticari defterlerinde karşılığı olmadığını, buna karşılık bu çekin karşılığının 31.12.2018 tarihinde banka aracılığıyla davalı ...'e ödendiğinin tespit edildiğini, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat dosyasında bilirkişi ... tarafından hazırlanan  bilirkişi  raporu uyarınca dava konusu faturaların açık şekilde tanzim edildiğini ve sadece  fatura olup irsaliyesinin ibraz edilmediğini, davalı ...-... firmasının mal ve hizmet vermediğini, davacıdan fazla çek aldığını hem de faktoring işlemleri karşılığında 31.500,00 TL ödeme aldığını, mevcut bu tespitlerin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığının değerlendirildiğini, davalı ... A.Ş.'nin faktoring işlemlerine başlamadan önce faktoring işlemlerine konu olan faturalarda yer alan faaliyetin doğruluğu ve gerçekliği hakkında Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 5 ve 9. maddeleri uyarınca ortaya koyması gerektiğini, dava dosyasına bu yönde somut bir bilgi ve belgenin ibraz edilmediğini, bu nedenle birleşen dava yönünden davacının 29.12.2018 tarihli ... seri nolu 19.000,00TL bedelli çek yönünden istirdat talebinin yerinde olduğu yönünde görüş bildirdiğini, davalı faktoring şirketi tarafından ibraz edilen faturanın hayali bir fatura olduğunu, hiçbir geçerliliği bulunmadığını, bu hususun söz konusu bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, ilgili faktoring şirketinin üzerine düşen araştırma görevini yerine getirmediğini  ve davalı ...'la müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak birlikte hareket ettiğini, davalı faktoring şirketinin açık faturayı alırken, irsaliyesini sorgulamadığını, faturanın altında yer alan teslim alan bölümünde imza olmamasına rağmen bunu araştırmadığını ve Vergi Dairesine ilgili faturanın bildirimini dahi yapmadığını, Yerel Mahkeme tarafından alınan her iki bilirkişi raporu uyarınca da Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 5 ve 9. maddeleri uyarınca faktoring şirketinin üzerine düşen araştırma görevini yerine getirmediğini, müvekkilinin zararına hareket ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, esas dava ve birleşen dava yönünden her bir davalı hakkında verilen kararın kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Asıl ve birleşen dosyalarda dava; satım sözleşmesi uyarınca davalıya sipariş edilen malların bedeli olarak verildiği ileri sürülen çekin bedelsizliği nedenine dayalı olarak açılan menfi tespit ve istirdat davası niteliğindedir. <br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>Davalılardan ...'ın diğer davalı faktoring şirketleriyle faktoring sözleşmesi yaparak asıl ve birleşen dava konusu çekleri ciro yoluyla devrettiği, çeklerin ... Faktoring A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından tahsil edildiği ihtilafsızdır. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık: davacı şirket ile davalılardan ... arasında alım satım sözleşmesi olup olmadığı, sözleşme varsa sözleşme kapsamında davaya konu çeklerin avans olarak verilip verilmediği, davalı ...'ın malları teslim edimini yerine getirip getirmediği, davalı faktoring şirketlerin çekleri usulsüz ve geçersiz sözleşme ile yetkisiz şekilde devralıp almadığı hususlarındadır. <br>Çek kural olarak mevcut bir borcun tahsili amacıyla verildiğinden avans olarak verildiğinin ispat yükü davacıdadır. Tek başına çekteki keşide tarihinin fatura tarihinden sonra olması teslim alınan mallarla ilişkisi bulunmadığı sonucunu doğurmaz. Diğer yandan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 5/1 maddesi gereğince ileri vadeli çek keşide etmek de mümkündür. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2019 tarih 2018/3560 Esas ve  2019/3195 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 tarih 2024/243 Esas ve 2025/1127 Karar sayılı ilamı)<br>Çek, bir ödeme aracıdır. Ticari satımlarda mal teslimi anında bedelin ödenmesi esastır. Davacı çekin avans olarak verildiğini HMK'nın 200 vd. Maddeleri uyarınca yazılı delille ispatlamalıdır. <br>Çek bir ödeme vasıtası olup, peşin satış karinesi gereğince çek karşılığı olan malın teslim edilmediğini veya işin yapılmadığını ispat yükü keşideciye aittir. Somut olayda asıl ve birleşen davaya konu çeklerin avans olarak verildiğine veya verileceğine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmamaktadır. TBK'nın 207. (BK'nın 182. ) maddesi uyarınca asıl olan peşin satış olup, peşin satışta mal ve bedelin aynı anda verildiği yönünde yasal karine mevcuttur.  Peşin satış karinesi uyarınca malın teslim edilmediğini ispat yükü davacıdadır. Dava konusu çeklerin mal teslimine karşılık avans olarak verildiğini iddia eden davacının bu yöndeki iddiasını yazılı ve kesin delilerle ispatlaması gerekmekte olup, davacı da bu iddiasını yazılı delillerle usulünce ispatlayamamıştır. Davacı çekin avans olarak verildiğini ispat edemediğinden, yani ticari ilişki içerisinde bulunduğu ...'a yönelik iddiasını kanıtlayamadığından Yerel Mahkemece bu davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı şahsi defilerini ileri sürülebileceğini iddia ettiği davalı faktoring şirketleri yönünden de davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının asıl dava ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının asıl dava ve birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/05/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94e306b7d0a348bd","SID":"dbffc29652636977"}}