{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/3808 <br>KARAR NO: 2025/2233<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2023<br>NUMARASI: 2022/549 Esas - 2023/111 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin ... Gazetesi'nin yayın sahibi olduğunu, davacı ...'ın bu şirketin imtiyaz sahibi olduğunu, davalı şirketin Takvim Gazetesi ve Sabah Gazetesi'nin imtiyaz sahibi olduğunu, davalı ...'in Sabah Gazetesi'nde yayınlanan davaya konu eser sahibi olduğunu, 05/08/2015 tarihinde Takvim Gazetesi'nde \"...\" ve aynı tarihte ... Gazetesi'nde \"...\" başlıkları ile aynı içerikte gerçek dışı haberler yapıldığını, ... Gazetesi'nde yapılan haber başlığında ... Gazetesi logosunun kelime oyunlarına konu edilerek kullanıldığını, her ne kadar haber yapılırken okurun dikkatini çekmek adına vurucu ifadeler seçilmesi basın özgürlüğü koruması içinde olsa da, uyuşmazlık konusu başlık \"...\" başlığının ağır, çirkin ve itibar zedeleyici olduğunu, doğrudan hedef gösterme ve itham içerdiğini, haber içeriğinin ... Gazetesi'nde 04/08/2015 tarihinde yayınlanan haber ile ilgili olduğunu, uyuşmazlığın temelinin davalı tarafların, gazetede yayınlanan yazı içeriğindeki \"...\" ifadesine dayandığını, bu ifadeyi hakaret ve saygısızlık addederek müvekkiline hakaret ettiklerini, kara propaganda yapıldığını, şehitlere hakaret edildiğini iddia ettiklerini, müvekkilini terör örgütü ile aynı kefeye koyarak hakarette ve itibar zedelemede sınırları aştıklarını belirterek manevi haklara tecavüz teşkil eden yayınlar dolasıyısıyla her bir müvekkili için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu edilen haberlerin kişileri mağdur etme amacı gütmediğini, ortaya çıkan olay ve iddiaların sorgulanması ve kamuoyuna aktarılmasından ibaret olduğunu, ... Gazetesi'nin 04/08/2015 tarihli \"...\" başlıklı haber ile ... ve ... terör örgütlerine yapılan operasyonlar sırasında şehit olan askerler için yer alan ifadelerin kamuoyunun tepkisini çektiğini ve bu tepkilerin basın özgürlüğü kapsamında haberleştirildiğini, eleştirinin sert bir üslupla gerçekleştirilmesinin gazetecilik sanatının bir parçası olduğunu, bunu destekler mahiyette pek çok Yargıtay kararı olduğunu, dava konusu yazılarda yer alan eleştirel nitelikteki, durum tespiti niteliğindeki ifadelerinin hukuka uygun olduğunu, eleştiri ve ifade hakkı kapsamında kaldığını, davalıların sorumluluğu bulunmadığını ayrıca istenilen 20.000,00-TL tazminatın amacını aşan, zenginleşme gayesine hizmet eden dolayısıyla kabul edilemez derecede fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Tarafların sunduğu gazete örnekleri ve internet çıktıları dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde; davacı ...'ın ismi ve ... Gazetesi'nin ismi zikredilerek davalı şirketin sahibi olduğu ... Gazetesi'nde ve ayrıca ... Gazetesi'nde 05/08/2015 tarihinde yayın yapıldığı, yayın içeriğinde davalı ... Gazetesi'nde yapılan bir haberin eleştirilerek verildiği, ... Gazetesi'ndeki haberde özle - biçimin aşılmadan eleştiri yapıldığı anlaşılmış olup ... gazetesinde ise kullanılan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde,  ifadelerin  basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve  yönlendirmede yetkili ve sorumlulu olduğu, haberinde bu ilke kapsamında yapıldığı, basının haber verme hakkı, toplumun  da  haber  alma  hakkının bulunduğu, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı  başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, ayrıca  davacı şirkete ait gazetenin kurucu sahibi ...'ın  ile bir kısım çalışanları hakkında  örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kovuşturma yürütüldüğü,  konunun güncelliğini koruduğu, yazıdaki ifadelerin  ağır eleştiri niteliğinde kaldığı ancak  kişilik haklarına saldırı boyutuna varmadığı kanaatine varılarak ( Benzer mahiyette bir çok emsal yargı kararları bulunduğu örneğin İstanbul BAM 4.H.D., 2021/551 E. 2022/ 2677 K. , 2021/234 E.-2022/2161 K, 2021/40  E-2022/482 K. ve  2021/398 E.- 2022/2432 K sayılı ilamları) yayınlanan haberler yönünden manevi zarar oluşmadığı ve davanının sübuta ermediğinden;Davacılar tarafından davalılara karşı açılan davanın REDDİNE,   ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu yazıda müvekkilleri hakkında yazılanların  basın ve ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığını, kullanılan ifadelerin, usul ve yasaya aykırı olduğunu ve manevi tazminat şartlarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir.Dava konusu haberlerde, güncel bir olay neticesinde davacılara ait gazetede yapılan haber üzerine eleştirilerin gündeme getirildiği haber yapıldığı, davacıların kişilik haklarının ihlal edilmediği,  haberin düşünceyi açıklama ve bu kapsamda basın özgürlüğü sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/549 Esas  2023/111 Karar sayılı 15/02/2023 günlü kararına yönelik davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla bakiye 345,55‬ TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f40e37b0123ca491","SID":"8789a889037dd4fe"}}