{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2806 <br>KARAR NO: 2025/1454<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/07/2024<br>NUMARASI: 2018/541 E - 2024/530 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02/11/2017 tarihinde \"... Mah. ... Cad. No: ... Beylikdüzü/İstanbul\" adresindeki taşınmazı iş yeri olarak kiraladığını, ... Restaurant isimli işletmeyi kurduğunu, davacının 17/11/2017 tarihinde tarihinde site yönetimi tarafından kendisine bildirilen sayaç ... numarasına abonelik yaptırdığını, akabinde kurumdan gelen ekiplerin yanlış saate abone olduğunu ve kullanılan saatin sistem dışı olduğunu ve ... nolu sayaca abone olunmasını bildirmeleri üzerine 09.02.2019 tarihinde davalı kuruma giderek ... nolu sayaca abone olduğunu, bu arada davalı kurumca davacının ... nolu sayaca ait geçmiş dönemlerden ve farklı abonelere ait kaçak kullanım borcunun bulunduğunu, söz konusu borcun taksitlendirilip ödenmesi veya borca itiraz edilmesi gerektiğini söylediklerini, 09.02.2018 tarihinde ... nolu sayaca abone olunduğu halde davacı şirket aleyhine 05.02.2018 tarihli zabıt ile haksız ve hukuka aykırı olarak 12.465.70 TL tahakkuk ettirildiğini, 15.02.2018 tarihli dilekçe ile söz konusu haksız borca itiraz edildiğini, yine 22.02.2018 tarihli zabıt ile müvekkili aleyhine haksız olarak 6.461.20 TL tahakkuk ettirildiğini, bu borca da 06.03.2018 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, 06.03.2018 tarihinde davalı kurumca gerçekleştirilen inceleme neticesinde tahakkuk ettirilen bedel, gecikme faizi ve icra dosya masrafları hariç 12.465.70 TL olarak düzeltildiği belirtilmekle birlikte 06.03.2018 tarihli borç listesinde görüleceği üzere tahakkuk edilen güncel borç 23.502.25 TL olarak belirlendiğini, bunların haricinde 20.03.2018 tarihli zabıt ile 9.324.800 TL tahakkuk ettirildiğini, 27.04.2018 tarihli borç listesi incelendiğinde haksız ve hukuka aykırı olarak borcun 21.960.76 TL olduğu tespit edilerek uyuşmazlığa konu sayaç değişiminin gerçekleştiğini, ancak buna rağmen davalı kurumca tanzim edilen 17.05.2018 tarihli borç listesi ile müvekkilinin davalı kuruma taksitlendirilmiş tahakkuk, kaçak tahakkuku, kaçak ek tahakkuku, vekalet ücreti ve icra dosya masrafına binaen 25.103.07 TL borcu olduğu tespit edildiği, 17.05.2018 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiğini, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kaçak elektrik tahakkuku gerçekleştirildiği halde davacının işletmede elektrik kesintisi yapılmaması ve ticaretin sekteye uğramaması için kendisine ait olmayan borcu taksitlendirdiğini, 17.05.2018 tarihinde 5.742.000 TL ve 2.757.92 TL, 06.06.2018 tarihinde ise 4.440.08 TL tutarında ödemede bulunduğunu ve tahakkuk eden bedelleri ödemeye devam ettiğini, kaçak elektrik kullanımı iddiası ile ilgili müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından müvekkilin davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, davacının taraf olduğu ve akdedilen abonelik sözleşmesinden önceki tarihteki kaçak kullanımların davacıdan talep edilmesinin hiçbir hukuki temelle açıklanamayacağından bahisle haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk edilen kaçak elektrik bedelinin tespiti ve bu bedelin iptaline, haksız ve hukuka aykırı olarak ödendiği tespit edilen kaçak elektrik bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu adreste davalı şirketin ... nolu tesisatını kullandığını, kayıtsız sayaçtan elektrik kullanmış olup, ..., ..., ... tutanaklarla tespit edildiğini, tutulan tutanaklar üzerine, yönetmelik hükümlerinde belirtilen esaslar çerçevesinde davacının kullandığı kaçak elektrik bedeli ve buna bağlı cezalar hesaplanarak davacıya tebliğ edildiğini, EPMHY'nin 13. Maddesine göre kaçak elektrik enerjisi tüketildiğini, açık hüküm karşısında davacının tutanaklar ile tespit edilen fiillerinin kaçak elektrik tüketimi olduğunu. Kaçak elektrik tüketimi davalı kurum tarafından EPDK'nun 622 sayılı kararı uyarınca tespit ve tayin edildiğini ve cezalı tarife uygulandığını, dolayısı ile idarenin kanuna aykırı bir uygulaması bulunmadığı, cari hesap ekstresinden görüleceği ve davalı kurumdan celp edilecek kayıtlarla ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile de anlaşılacağı üzere davacı kaçak kullandığı döneme ilişkin elektrik faturalarını ödemekle yükümlü olduğu, davalı  şirketin alacağının kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak elektrik faturaları, borç döküm ekstreleri vs. mevcut deliller ile sabit olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklarının sabit kalması kaydıyla davanın esas yönünden reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Tesisatta kayıtsız sayaç olan dönemde davacı adına tutulan kaçak tutanakları nedeniyle düzenlenmiş kaçak tahakkuklarının normal tüketim faturalarına çevrilerek davacıya tahakkukunun yapılması gerektiği, sayacın kaydettiği tüketimlerin verilen dönemler için günlük ortalama tüketimlere çevrildiğinde bu ortalama tüketimlerin birbirleri ile uyumlu olduğu, sayaç demantının 37 kw civarında okunmasının da günlük tüketimlerin yüksek olduğunu gösterdiği, demant gücünün yüksekliğinin de sayacın 17.11.2017-20.03.2018 tarihleri arasındaki işyerinin tüm tüketimlerini kaydettiğini gösterdiği, davacının tesisatı kullanmaya başladığını beyan ettiği 17.11.2017 tarihi ile dava konusu yapılan en son 20.03.2018 tarihli tutanak arasında sayacın kaydettiği endeks sayılarına göre davacının ödemesi gereken normal tarife tahakkuk bedelinin KDV dahil 20.552,79 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu 11.10.2022 tarihli yazı ekindeki belgelerde, faturalara ilişkin ödemelerinin bulunduğu, davacı tarafa ait kaçak işlemlerinin iptal edilmesiyle bu faturalar için normal tarifeden davacının ödemesi gereken tutarın 20.553,79 TL olduğu, bu faturalar için yapılan ödemelerin miktarının ise 18.919,58 TL olduğu, bu nedenlerle davacı tarafından yapılan fazla bir ödemenin olmadığı aksine 1.634,21 TL daha davacı tarafın ...'a ödemesi gereken bedel olduğu alınan hükme ve denetime elverişli son teknik bilirkişi raporundan anlaşıldığı...\" gerekçeleriyle a davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalı tarafından müvekkiline  abonelik başlangıcı tarihinden itibaren herhangi bir ihtarat yapılmaksızın usul ve yasaya aykırı olarak kaçak elektrik tahakkuku gerçekleştirildiğini,  davalı şirket tarafından söylenen tüm işlemler müvekkili tarafından usulüne uygun olarak yerine getirildiğini, 12.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda, \"yönetmeliğe göre davalı ekibin söz konusu tesisata iki gün içerisinde gelerek sistemde kayıtsız olduğu görülen sayacı kayıt altına alması, endeks okuması yapması, gerekiyorsa tesisata yeni sayacın takılmasını sağlaması gerekmektedir.\" şeklinde belirtilmiş olup, raporun devamında ise, \" ... tesisatta kaçak kayıtsız sayaç olan dönemde davacı adına tutulan kaçak tutanakları nedeniyle düzenlenmiş kaçak tahakkukların aşağıdaki tablodaki gibi normal tüketim faturalarına çevrilerek davacıya tahakkukunun yapılması gerektiği, tam tespit edilememekle birlikte davacı adına kaçak kullanımların tahsili için bir icra takibi başlatılmış ise bunun da iptal edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.\" şeklinde belirtildiğini, mahkemece  davalının yapması gereken işlemleri süresinde yapmadığını göz ardı ederek hüküm kurulduğunu, sayacın değiştirilmesine ilişkin sorumluluğun tamamen davalının  sorumluluğunda olduğunu, dosyaya sunulan ödeme belgeleri bilirkişi tarafından değerlendirilerek müvekkilinin davalı şirkete bakiye 1.634,21 TL borcunun bulunduğu tespit edilmişse de hatalı değerlendirme ile yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, uyuşmazlığın  dosyasında mübrez 21.06.2018 tarihli borç listesinde belirtildiği üzere davalı  tarafından müvekkili firma aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak 17.127,49-TL tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde ödeme yükümlülüğü bulunmadığı haksız tahakkuk eden 17.127,49-TL kaçak elektrik bedelden borçlu olmadığının tespiti ile, davalı kuruma müvekkil tarafından bugüne değin ödenen 15.299,92-TL 'nin müvekkile iadesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve fazla ödenen bedellerin iadesi talebine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde  davalı tarafça tanzim edilen 17.05.2018 tarihli borç listesi ile müvekkilinin davalıya taksitlendirilmiş tahakkuk, kaçak tahakkuku, kaçak ek tahakkuku, vekalet ücreti ve icra dosya masrafına binaen 25.103,07 TL tutarında borcu olduğunun tespiti üzerine, müvekkil 17.05.2018 tarihli dilekçe ile davalı kuruma itirazda bulunduğunu,  işletmede elektrik kesintisi yapılmaması ve ticaretinin sekteye uğramaması amacıyla borcun taksitlendirildiğini  ve bu itibarla 17.05.2018 tarihinde 5.742,00 TL ve 2.757,92 TL, 06.06.2018 tarihinde ise 4.440,08 TL tutarında ödemeler yapıldığını ileri sürerek borcun olmadığının tespiti  ile yapılan ödemelerin  iadesini istemektedir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı,  dava dilekçesinde 25.103,07 TL borç çıkarıldığını, borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Dava dosyası istinaf incelemesi için dairemize gönderilmiş ise de 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir.<br>Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 25.103,07 TL olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcbc34c2c250d05e","SID":"bf2af7ca89978539"}}