{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/485 <br>KARAR NO\t: 2025/524<br><br>DAVA\t: Öz Sermaye Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 04/06/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 05/06/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili  dilekçesinde şirket ortaklarından ------ maliki olduğu taşınmazları sermaye artışında kullanmak üzere ayni sermaye olarak koymak istediğini belirtmiş 14 adet taşınmazın değer tespitini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 342. Maddesi \" Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş  alacaklar sermaye olamaz\" hükmünü getirmiştir. <br>Aynı kanunun 343. Maddesi \" Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara,   şirket   merkezinin   bulunacağı   yerdeki   asliye   ticaret   mahkemesince  atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular (…)(1) ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir\" hükmünü getirmiştir.Dava konusu edilen taşınmazlar şirket ortağına ait olduğu halde davayı şirket tüzel kişiliği açmıştır.  Bilindiği üzere şirketlerin ortaklarından bağımsız olarak davalarda taraf ve dava ehliyetleri vardır. Taşınır ve taşınmaz mallar hisse senetleri üzerinde tasarrufta bulunma hakkı malikine aittir. Payın maliki pay üzerinde tasarrufta bulunabilir. Bu davalarda verilen kararlar istinaf ve temyiz yoluna kapalı olduğundan mahkemelerin farklı uygulamaları söz konusu olabilmekte emsal yüksek mahkeme kararları bulunmamaktadır. Ancak gerek mahkememizin gerekse de adliye bünyesindeki başka ticaret mahkemelerinin de uygulaması bu yöndedir. Mahkememizin istikrarlı uygulaması bu yöndedir. ( Bkz. Mahkememizin ----- Esas, ----- karar sayılı kararı, --- Esas, ---- karar sayılı kararı, : ---- Esas  ------ karar sayılı kararları ) <br>6100 sayılı HMK'nın 114/1-d madde ve fırkası tarafların dava ve taraf ehliyetlerine sahip olmasını dava şartı olarak düzenlemiştir. Aynı kanunun 115. Maddesi mahkemenin dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında resen dikkate alması gerektiğini belirtmiştir. Davacının ayni sermaye olarak koymak istediği ve bu nedenle değerinin tespitini talep ettiği taşınmazların kendisi adına kayıtlı olmadığı, ortağı adına tescilli olduğu görülmüştür. Bu davanın taşınmazlara malik olan  dava dışı şirket ortağı tarafından  hasımsız olarak davacı şirketin adı zikredilmek sureti ile ( Yani bu şirkete ayni sermaye olarak konulmak istendiği belirtilmek sureti ile ) açılması gerekmektedir. Aktif husumet dava şartı olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekmektedir. Davacının dava açmak için aktif husumeti olmadığı görülmüş bu nedenle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının öz sermaye tespitine yönelik davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-115/2 maddeleri gereği USULDEN  REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair karar, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 597. maddesi gereğince kesin olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliği açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97787c35d50582a1","SID":"7c27e7671e31b399"}}