{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/420 <br>KARAR NO\t: 2025/434<br><br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 11/06/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Kooperatif ortağı olduğunu, davalı kooperatif tarafından 20/07/2014 tarihli kararı ile, müvekkilinin üyeliğinin sonlandırıldığını ve buna dair ihtarname gönderildiği hususunun haricen öğrendiklerini, yapılan işlemin maddi ve hukuki temelinin olmadığını, yasaya açık aykırılıklar içermekte olduğunu, ve yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin ihracını gerektirir maddi ve hukuki sebeplerin olmadığı bir yana, müvekkilinin ihraç edildiğini bildirir usulüne uygun karar alınmadığını, usulüne uygun  ihtar gönderilmediğini, ve usulüne  uygun  tebligat da yapılmadığını, 20.07.2014 tarihli ve ---- sayılı yönetim kurulu kararının incelendiğinde, söz konusu kararın altında sadece başkan ----- imzasının bulunduğunu, her ne kadar söz konusu yönetim kurulu kararına ilişkin belgede “Toplantıya Katılanlar” olarak ----- yer verilmiş olsa da , ----- dışındaki diğer üyelerin söz konusu yönetim kurulu kararının altında imzalarının bulunmadığını, anasözleşme’nin 45. maddesinin ikinci fıkrasında, gerekse Türk Ticaret Kanunu’nun 390. maddesinin birinci fıkrası uyarınca somut olayda toplantı nisabının sağlandığından bahsedilebilmesi için en az 4 üyeden 3 üyenin katılımıyla yönetim kurulu toplantısının yapılmış olmasının zorunluluğunun olduğunu, davaya konu  olayda tek bir üyenin katılımının söz konusu olduğunu, bu şekliyle anılan kararın geçerli bir karar olduğundan bahsedilemeyeceği, zira toplantı nisabı sağlanmadığı, toplantı nisabı sağlanmadığı durumlarda alınan kararlar yoklukla sakat olacağı, geçersiz ve yok hükmünde olan ve davalı tarafından ihraç işlemine dayanak olduğu iddia edilen YK kararında  bildirilen ihraç sebeplerinin gerek anasözleşme, gerek yasada yazılı hususlar olmadığını, bu yönleriyle işlem hukukuna  aykırı olduğunu, davaya konu olayda “üyeliğin iptali” gerekçesi olarak müvekkilinin “Kooperatifler Kanunu’nun 8. maddesine göre başvuru ve taahhütnameleri ve bilgi ve belgelerinin bulunmaması ve yapılmış ödemelerinin olmaması”nın gösterildiğini, gerek Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesinde ve Anasözleşme’nin 14. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde parasal yükümlülükleri yerine getirmeyen ortakların ortaklıktan çıkarılmasında izlenecek usulün açıkça öngörüldüğünü,  müvekkilinin parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği varsayımında dahi Kanun’daki ve Anasözleşme’deki ihtarların yapılıp, öngörülen sürelerin verilmeden “üyeliğin iptaline” karar verilmesinin mümkün olmadığını, ortaklar veya üçüncü kişiler bakımından birtakım kazanılmış hakların doğmasına neden olan yönetim kurulu kararlarının bu kararı almış olan veya sonraki yönetim kurulunca yeni bir kararla kısmen veya tamamen geri alınmasının mümkün olmadığını, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife karşı üçüncü kişi sıfatına haizken, 30.06.2012 tarihli ve----- sayılı yönetim kurulu kararıyla ortak sıfatını kazandıklarını, hukuki statülerinde meydana gelen bu değişiklik nedeniyle ortak sıfatı bakımından kazanılmış bir hakkın söz konusu olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, bu nedenle konuyla ilgili yargıtay içtihatlarının da gözetildiğinde, davacıların kazanılmış hak niteliğindeki ortak sıfatlarının sonraki tarihli (ve yoklukla sakat) bir yönetim kurulu kararıyla ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını, ayrıca üyelikten ihraç için, usul ve yasaya uygun olarak alınacak ihraç kararının alındığı tarihten itibaren 10 gün içinde ihtar edilmesinin gerektiğini, uyuşmazlığa konu ihraç kararının yasal koşullarını taşımadığını ve yok  hükmünde olduğunu, usul ve yasaya uygun olarak alınmış olsaydı  dahi, süresi içinde ve usulüne uygun bir tebligat olmadığı yönüyle de işlemin geçersiz olduğunu, bir an için alınan kararın şekil şartlarının mevcut olduğu kabul edilse dahi,  yönetim kurulunun üyeliğinin düşürülmesi/çıkarma kararı alması yetkisinin bulunmamakta olduğunu, bu yetkinin genel kurulda olduğunu, müvekkilinin gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca gerekse davalı ----- Kooperatifi Anasözleşmesi’nin 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek kişi olduğundan dolayı  kooperatif ortağı olmaları bakımından herhangi bir engel bulunmadığını, müvekkilinin yaptığı ödemeler ve verdiği emek karşılığında davalı kooperatife karşı bir alacak hakkı elde ettiğini,  davalı kooperatife karşı sermaye koyma taahhütlerini alacaklarından feragat etmek suretiyle ifa etmiş olduklarını, Türk Ticaret Kanunu’nun 127. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ticaret şirketlerine alacağın sermaye olarak konmasına açıkça cevaz verildiğinden dolayı, sermaye taahhüdünün davacılar tarafından yerine getirildiğini, müvekkilinin, davalı kooperatife de yazılı olarak başvurusunu yaptığını, başvuru tarihinde görevde olan yönetim kurulu tarafından 30.06.2012 tarihli ve 2012/27 sayılı yönetim kurulu kararı ile başvurunun kabul edildiğini, nitekim müvekkilinin de bu karara dayanılarak 15.12.2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na davet edildiğini, hazırun cetvelinde de isminin yazılı olduğunu, çağrıya uyarak genel kurul toplantısına da katıldığını, ve hazirun cetvelini de imzalamış olduklarını, Kooperatifler Kanunu’nun ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin hükümleri 3476 sayılı Kanun’la esaslı surette değiştirilmiş olduğunu değişiklikten önce, ana sözleşmede öngörülen sebeplerin dışındaki sebeplerle de, ana sözleşmede çıkarma sebepleri hakkında hüküm bulunmasa bile, ortak haklı sebeplerin varlığı halinde kooperatiften çıkarılabileceğini ancak 3476 sayılı Kanun’un Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesinde yaptığı değişiklikle, haklı sebeplerle ortağın ihracına kanunda yer verilmediğini,\"ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar\" yasaklayıcı kuralının öngörüldüğünü ve haklı sebeplerle ihracının yasaklandığını, davalı----- Kooperatifi Anasözleşmesi’nin 14. maddesinin birinci fıkrasında da  5 adet kooperatiften çıkarma sebeplerinin yazılı olduğunu ancak yok hükmünde olan 20.07.2014 Tarih ve ----- Sayılı çıkarma işlemine dair yönetim kurulu kararının, içerik olarak da kanununa ve ana sözleşmeye açık aykırı olduğunu ,kararda “üyeliğin iptali” gerekçesi olarak müvekkilinin “Kooperatifler Kanunu’nun 8. maddesine göre başvuru ve taahhütnameleri ve bilgi ve belgelerinin bulunmaması ve yapılmış ödemeleri olmaması”nın gösterildiğini, ancak üyelerin kooperatiften çıkarılabilmelerinin ancak anasözleşme’de açıkça düzenlenmiş olan sebeplere dayalı olarak gerçekleştirilebileceğini, somut olayda “üyeliğin iptali”ne gerekçe olarak gösterilen hususlardan hiçbir tanesinin, -----Kooperatifi Anasözleşmesi’nin 14. maddesinin birinci fıkrasında sayılan çıkarma sebeplerinden olmadığını, “Üyeliğin iptaline” ilişkin kararda, davacıların kendi “adlarına ödeme yapılmış olmadığı”nın belirtildiğini, ancak gerek Kooperatifler Kanunu’nun 27. maddesinde ve Anasözleşme’nin 14.maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde parasal yükümlülükleri yerine getirmeyen ortakların ortaklıktan çıkarılmasında izlenecek usulun açıkça öngörüldüğünü, müvekkilinin  parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği varsayımında dahi Kanun’daki ve Anasözleşme’deki ihtarların yapılıp, öngörülen sürelerin verilmeden “üyeliğin iptaline” karar verilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu sebeplerle; davalı kooperatif yönetimi hakkında açılan davaların ve devam eden Savcılık soruşturmasının nedeniyle, kooperatif yönetiminin güven vermeyen işlemler yaptığını ve yapmasının muhtemel olmasının da nazara alınarak, davaya  konu üyeliğin  yerine başkaca üye kaydedememesi ve tahsis bedeli ödenmiş olan konutların 3.şahıslara tahsis etmemesinin  ve keza satmaması için  dava sonuna kadar  ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini , Kooperatif  20/07/2014 tarih ---- sayılı kararının yok hükmünde olduğunun tespitini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun da tespitini,  mahkeme kararın yok hükmünde kabul etmemesi halinde  ise  yapılan işlemdeki usuli eksiklikler nedeniyle işlemin geçersiz olduğunu ve iptali ile müvekkilinin üyeliğinin devam ettiğinin tespitini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalı kooperatife yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br> CEVAP   \t      : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üyeliğe dair tek delilinin üyelikten çıkarıldığı iddiası olduğunu, davacının;kooperatifte üye oluşuna, üyelik yükümlülüklerinin herhangi bir zamanda herhangi birini yerine getirdiğine, bir kimsenin bir kooperatife üye olması için gereken herhangi bir delile sahip olmadığını, tutunduğu tek dalın geçersiz olduğunu iddia ettiği üyelikten çıkarıldığına dair zabıt olduğunu, KK m.8 hükmü, ortaklığa girme şartlarını saydığını, müvekkilinin defter ve kayıtlarında bu şartların herhangi birine dair emare bulunmadığını, davacı yanca da bu emarelerin dosya münderecatına sunulmadığını, müddei iddiasını ispatla mükellef olduğunu,  davacının kooperatife üye oluşuna delil olarak soyut ifadeleri ve yoklukla sakat olduğunu belirttiği bir zabıt haricinde hiçbir delil sunmadığını, müvekkili kooperatifin ise tüm defter ve kayıtları savunmalarını doğrular nitelikte olduğunu, bir kimsenin kooperatif üyeliğinin, denetleme kurulu raporu ile değil üye olmayı talep etmesi üzerine kendisine verilen yönetim kurulu kararı ile tevsik olunabileceğini, bu nedenle açılan davanın hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle  reddinin gerektiğini tüm bu sebeplerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava  davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, şayet davacının geçerli bir üyeliği kooperatif kayıtlarında tespit edilirse davacı hakkında verilen üyelik iptali kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı ( dosyadaki mübrez fotokopi evraka göre tek bir YK üyesi imzası ile karar alınmıştır. ) kooperatif YK kararının yok hükmünde olduğunun tespitine olmadığı taktirde iptaline karar verilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir.<br>Mahkememizce taraf delilleri toplanmış davalı kooperatif kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.Bilirkişi 14/03/2025 tarihli raporunda özetle; '' Sayın mahkemenin 02.10.2024 tarihli ara kararından hareketle” davacı ...’in davalı ----- Kooperatifi’ne muhtelif zamanlarda ve inşaat süresinde vermiş oldukları paralar ve inşaata harcadıkları iş gücü karşılığında ortak olduğu, kooperatifin 15.12.2013 tarihinde  yapılan olağanüstü genel kurulunda  ana sözleşme 32. Maddesi kapsamında yönetim kurulu tarafından düzenlenen Ortaklar Cetveli’nin 233. sırasında  adına yer verildiği ve  imzasıyla  asaleten üye sıfatıyla katıldığı görüldüğü, davacı ...’in dilekçesi ekindeki 20.07.2014 tarih ve ------ no.lu ortaklıktan çıkarma kararı yönetim kurulu başkanı hariç diğer yönetim kurulu üyelerinin çoğunluk imzası bulunmaması yanında söz konusu kararın Yönetim Kurulu Karar Defteri orijinal içeriğinde de hiçbir şekilde(yazılı şekilde bulunmadığı veya sayfa yapıştırması dahil) görülemediğinden davacının üyeliğinin devam ettiğinden Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesinin nihai hukuk değerlendirmesini sayın mahkemenin nihai takdirinde olduğu,  6.2) Davacı ...’in  kooperatif üyeliğinden bir ihraç kararı olmadığı,   akçeli yükümlülüklerini yerine getirmediğinden kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin  kanun(16 ve 27 md.) ve ana sözleşmeye(14 md) göre noter ihtarnamesi gönderilmesi içerikli davalı kooperatifin herhangi yönetim kurulu kararına, ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin mevcut bir genel kurul kararına ve buna bağlı bir yönetim kurulu kararına rastlanılmadığı, üye ...’i muhatap alarak düzenlenmiş herhangi bir noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhleri dosyaya ibraz edilmediğinden ortaklıktan çıkarılma için yeterli asgari koşullar yerine getirilmediğinden üyeliğinin devam ettiğinin anlaşıldığı'' şeklinde görüş bildirmiştir. <br> Yargıtay -----HD. ------ sayılı ilamında  \"....Kooperatif ortaklığı kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacakları açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi bu hususta açık bir karar olmasa dahi bu kişi ile üye sıfatı ile yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belli miktarda ödeme kabul etmesi, veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin vermesi gibi zımni eylemlerle de gerçekleşebilir....\" belirtmiştir. ( Aynı gerekçeler için bkz. Yargıtay ----- HD.------. Sayılı ilamları ) <br>Somut olayda davacı ...'in davalı----- Kooperatifi'nin 30.06.2012 tarih ve ----- no.lu yönetim kurulu kararıyla ortaklığa kabul edildiği, 15.12.2013 tarihinde yapılan kooperatif olağanüstü genel kurulunda ana sözleşme 32. Maddesi kapsamında yönetim kurulu tarafından düzenlenen Ortaklar Cetvelinin  233. sırasında adına yer  verildiği, genel kurula imzası asaleten katıldığı  görüldüğünden üye sıfatıyla katıldığı anlaşılmaktadır. Kooperatif yönetim kurulu karar defteri incelenmiş 30.06.2012 tarih ---- nolu karar ile  davacının  üyeliğine oy birliği ile karar verildiği görülmüştür. <br> Kooperatif Karar Defterlerinde davacının aidatını ödemediğinden kanun ve ana sözleşmeye göre noter İhtarnamesi keşide edilmesine veya üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediğinden üyelikten çıkarılmasına yönelik herhangi bir karar  görülememiştir. Davacı dilekçesi ekindeki 20.07.2014 tarih ve ---- nodu yönetim kurulu kararında ( sadece başkan imzası vardır)  ...'in ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği görülmektedir. Ancak, T.C.  -----. Noterli 25.06.2013 tarih ve ------ No ile tasdiki yapılan davalı kooperatif yönetim kurulu karar defterinde söz konusu ortaklıktan çıkarma kararı görülememiştir. Davacının dava dilekçesi ekinde eklediği davalı kooperatif yönetim kurluna ait 20.07.2014 tarih ---- n olu yönetim kurulu kararında davacının ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu kararda sadece kooperatif yönetim kurulu başkanının imzası olduğu diğer yönetim kurulu üyelerinin imzası olmadığı gibi davalı kooperatif defter ve kayıtlarında bu karara da rastlanmamıştır. Nitekim bilirkişi davalı kooperatif yönetim kurulu karar defterinin ilgili yerlerinin görsellerini rapora eklemiş olup  bu kararın davalı defterlerinde görülmediği tespit edilmiştir. ----- yükümlülükleri yerine getirmeyenlere dair ihraç prosedürü gerek kooperatif ana sözleşmesinde gerekse de kooperatifler kanununda belirlenmiş olup buna göre davalı kooperatifin davacı ...'in vadesi 30 günü aşmış borç miktarını ve dayanağını izah ederek kanun(16 ve 27 md.) ve ana sözleşmeye (14 md) göre 1.noter ihtarnamesi ile 10 gün içinde ödemesi bildiriminde bulunması gerektiği, ödenmediği takdirde 2. Noter ihtarnamesi ile aynı içerikle bir ay içinde ödemesini tebliğ etmesi gerektiği, yine ödenmediğinde ortaklıktan çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedilip kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa ihtarname ile tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilmesi (ana sözleşme 14 md.) gerekmektedir. Ana sözleşmede belirtilen hususlar dışında ortaklıktan çıkarılamayacağından noter ihtarnamesiyle bilgilendirmeyen üyenin 3 ay içinde kooperatif genel kuruluna itiraz etme yoluna başvurma veya dava açma imkanını kullanamayacağı(Koop.Kan 16.md), ...'i muhatap alarak düzenlenmiş herhangi bir ihtarname ve tebliğ şerhleri ibraz edilmediğinden ortaklıktan çıkarılma için yeterli asgari koşullar yerine getirilmediğinden üyeliğinin devam ettiği sonucuna varılmıştır.Davacının dilekçesine eklediği ancak kooperatif resmi defter ve kayıtlarında görülemeyen ihraç kararında sadece başkan imzası olduğundan, kararın oluşumu için gerekli imzalar da eksik olduğundan bu karar yok hükmündedir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-Davanın KABULÜNE; Davalı kooperatif Yönetim kurulunun kooperatif defter ve kayıtlarında da yer almayan  20.07.2014 tarih ------ sayılı sadece başkan imzası bulunan kararının YOK HÜKMÜNDE olduğunun tespitine, Davacının davalı Kooperatif üyesi olduğunun TESPİTİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harcın peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine<br>3- Davacı tarafından yapılan 427,60  TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, ‬748,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 9.603,2‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına<br>5-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine, <br>6- Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın  tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak  (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin  yüzüne karşı,  oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5484c358f2fb440","SID":"9baf2e5fe511e5dd"}}