{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1327 <br>KARAR NO:2025/494<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/02/2021<br>NUMARASI:2018/11 Esas 2021/115 Karar<br>DAVA:Menfi Tespit (Alım Satım)<br>DAVA TARİHİ:04/01/2018<br>İSTANBUL 19.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin<br>BİRLEŞEN 2018/446 ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalı kooperatiften üyelik devir sözleşmesi ile üye olarak taşınmaz edindiğini, bu üyelik sözleşmesi ile müvekkilinin hissesi için davalı kooperatifin talep edeceği paralardan...A.Ş. nin sorumlu olacağı, müvekkilinin ise sadece aidatlarını ödeyeceğini, bu hususta davalının da muvafakatinin mevcut olduğunu, müvekkilinin aidat borcu olmamasına rağmen davalı yanca ... sayılı dosyası ile 21.092,00.-TL üyesinden takibe geçildiğin beyanla müvekkilinin ... sayılı dosyası ile bildirilen borç ve bundan doğacak tüm ferilerinden borçlu olmadıklarının tespiti ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile;Davacının esas muhatabının dava dışı ... A.Ş. olduğunu, dava dışı şirket tarafından davacıya yapılan üyelik devri esnasında verilen borç taahhütlerinin müvekkilini bağlamadığını, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin bir borcun üstlenilmesi sözleşmesi olduğunu, taraftar arasında akdedilen sözleşmede müvekkilinin kabulünün ve muvafakatinin bulunmaması nedeni ile söz konusu söyleşmenin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, üyelik aidat ve borçların ödenmemesi nedeni ile müvekkili tarafından davacı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacının söz konusu takibe itiraz ettiğini, davacının bir an önce borçlarını ödemesi gerektiğini, daha sonra ise borcu üstlenmeyi taahhüt eden ilgili kişilere bu ödemeleri rücu etmesi gerektiğini beyanla davanın reddine ve tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA :Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının üyesi bulunduğu müvekkili kooperatife aidat ve kooperatif kararları üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerin ödenmemesi sonucu ... sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun vekili aracılığı ile tüm borca ve ferilerine haksız itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin aynen devamına ve %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin tüm aidatlarını ödediğini, buna ilişkin makbuzların da İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/11 Esas sayılı dosyasında da aynı konuya ilişkin dava bulunduğundan bu dava dosyasına sunduğunu, öncelikle bu dosyanın İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \"...Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, davacı-davalı ...'ın davalı-davacı kooperatifin üyesi/ortağı olduğu ve taşınmaz edindiği hususu taraflar arasında çekişmesiz olup, bilirkişi heyetinin düzenlediği 20/06/2019 havale tarihli ek raporunda belirtildiği üzere kooperatiflerde, her kooperatif ortağı Genel kurulda belirlenen aidatları ödemekle yükümlü olup, aidat ödenmesi kararı Genel kurulun yetkilerinden olup bu yetki vazgeçilemez ve devredilemez yetkilerdendir. Davacının  aidat ödeme borcunun dava dışı ......AŞ ile aralarında yaptıkları sözleşme ile ......AŞ'ye devretmesi halinde sözleşmenin kooperatif açısından bağlayıcı olabilmesi ve davacı-davalının aidat ödeme yükümlülüğünden kurtulabilmesi için sözleşmenin Genel Kurulda onaylanmış olması, kooperatif genel kurulunda bu hususta karar alınmış olması gerekmekte, ancak dosya kapsamında bu hususta genel kurulda karar alındığına dair belge bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı-davalı ...'ın aidat ödeme yükümlülüğü devam etmektedir. Bilirkişi heyetinin düzenlediği kök raporda davalı kooperatifin kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı ...'in davalı kooperatife 21.092,00-TL borcunun mevcut olduğu, 30.024,00-TL tutarındaki gecikme zammı talebinin dayanağının ve hesaplama şeklinin ispata muhtaç olduğu hususunda ön kanaat bildirildiği, kök raporda belirtilen eksik hususlara ilişkin taraf vekillerine süre verilerek, belgeler sunulduktan sonra düzenlenen 27/05/2020 tarihli ikinci ek raporunda ise 26/06/2011 tarihli Genel Kurul tutanağı ve borç döküm belgesine göre yapılan hesaplamada gecikme faizi toplamının 23.429,64-TL olduğu ve netice olarak davalı-davacı kooperatifin takip tarihi itibariyle davacı-davalıdan 21.092,00-TL asıl alacak ve 23.429,64-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 44.521,64-TL talep edebileceği hesaplanmıştır.Netice olarak, davacı-davalı ...'ın aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve takip tarihi itibariyle davalı-davacı kooperatifin davacı-davalıdan alacaklı olduğu \" gerekçesiyle Asıl Davanın Reddine, Birleşen Davanın Kısmen Kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... saylı takibe itirazın 44.521,64-TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya dair talebin reddine, alacağın %20'si oranında 8.904,33-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı kooperatife, kooperatif üyelik devir sözleşmesi ile üye olarak taşınmaz edindiğini, bu üyelik sözleşmesi ile müvekkilim hissesi için davalı kooperatifin talep edeceği ödemelerden ... A.Ş.’nin sorumlu olacağını, müvekkilinin sadece aidatlarını ödeyeceğini, bu hususta davalının muvafakati de mevcut olduğunu belirtilmiş olmakla  mahkeme tarafından aidat ödeme yükümlülüğünden ayrı olarak borcun ... A.Ş. tarafından üstlenildiğine, borcun üstlenilmesinin geçerliliğinin irdelenmesine,... sayılı dosyası ile takipte bulunulan alacağa ilişkin müvekkilinin borcunun olup olmadığının tespitinin yapılmasına dair hüküm kurulması gerekirken talebimize yönelik yargılama doğrultusunda açıklayıcı bir hüküm kurulamadığını, bugüne kadar sadece aidat ödeyen müvekkilimden bugüne kadar istenmeyen bedeller yönetim değişince yeni yönetimce istendiğini, dosyaya sunulan İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Altop tarafından hazırlanan 7 Temmuz 2020 tarihli hukuki mütalanın 11.sayfasının i bendinde '' sayın bilirkişilerin, hazırladıkları üç raporda da, yukarıda ıv/3, b , c, d ve e' deki belgeleri ve ıv/3, f'de açıkladığım hususu gereği gibi incelemedikleri ve birlikte değerlendirmedikleri için, davalı koperatifin borcun dış yüklenilmesi sözleşmesine ilişkin kabul beyanının mevcut olmadığı şeklinde hatalı bir sonuca vardıkları kanısına vardım.'' denilmiş olmasına rağmen bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, çelişkinin giderilmediğini, aksi halde müvekkilininden talep edilen alacak kalemlerinin bir kısmına ilişkin genel kurul kararının iptaline dair mahkeme kararı alındığından en azından bir kısım alacaklar yönünden menfi tespit talebimizin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Asıl ve birleşen dava; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan itirazın iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, kooperatif aidat ve üyelik borcuna istinaden 21.092,00 TL asıl alacak, 30.024,00-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 51.116,50 TL alacağın takip tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile tahsili için  takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Asıl davada davacı; davalı kooperatife aidat borcu bulunmadığını, aidat borçları dışında, üyelik devir sözleşmesi ile üyeliğin devrinden kaynaklanan borçların 3. Şahıs tarafından üstlenmesi nedeniyle İstanbul ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Birleşen davada ise davacı taraf davalının aidat ve kooperatif kararları gereği üyelerden toplanmasına karar verilen ödemelerini ödenmediğinden İstanbul 12.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğundan bahisle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir ile hukukçu bilirkişinden alınan 03/12/2018 tarihli müşterek raporda özetle ; \"Davalı tarafından sunulan ticari defterlerin tetkikinde, davacı ile olanı ticari münasebetini  cari hesap kodu altında takip etmekte olduğu ve bu hesabın hareketlerinin 2017 yılı itibari ile tabloda gösterildiği gibi takip tarihi itibari ile hesabın 21.092,00 TL borç bakiyesi verdiği, burada, takipte talep edilen 30.024,50 TL gecikme cezası yer bulmadığı, davacının borçlarının hangi tutarlardan oluştuğuna ilişkin olarak davalı kooperatif tarafından inceleme esnasında tarafımıza bir hesaplama belgesi sunulmuş olup, bu belgenin tetkikinde davacıya ait borçların aşağıdaki ilgili yıllar “genel kurul kararı ile belirlenen ve ödenmesi gereken tutarlar” dan kaynaklandığı anlaşıldığı, 2010 yılı Genel Kurul'unda alınan karar kapsamında 10.000,00 TL, 2011 yılı Genel Kurul'unda alınan karar kapsamında 6.200,00 TL'lik iskan ödemesi, 2012 yılı  Genel Kurul'unda alınan karar kapsamındaki 3.000,00 TL tahkim ödemesi, 2017 yılı Genel Kurul'unda alınan karar kapsamında 2.000,00 TL ödemelere ilişkin olduğu,Rapor içerisinde de açıklandığı üzere, huzurdaki davalı tarafından huzurdaki davacı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafından 30.024,50.-TL'lik bir gecikme zammı talebinde de bulunulmuş olup, ancak davacı tarafından bu hesaplamaların nasıl ve hangi alacak tutarları kapsamında yapıldığına ilişkin olarak dosyanın tetkikinde herhangi bir doneye tastlanılmadığından dolayı davalının bu talebine ilişkin olarak tarafımızca herhangi bir hesaplama yapılması, bu safhada mümkün olmadığı, Huzurdaki davadaki esas uyuşmazlığın, “.. davacı tarafından devir alınan taşınmaz ve bu devir ile davalı kooperatife üye olunması sonucunda, devir esnasındaki mevcut borç ve/veya daha sonra oluşan aidat borçları dışında kalan borçların dava dışı ... şirketi tarafından mı  yoksa dayacı tarafından mı ödeneçeği...” hususundan kaynaklandığı anlaşıldığı,Davacı ile dava dışı şirket arasında akdedildiği iddia edilen Devir Sözleşmesi'ne ilişkin dosyanın tetkikinde herhangi bir daneye rastlanılmadığı, ancak dosya kapsamı taraf beyanlarına göre davacının, davalı kooperatifteki üyeliğini dava dışı ...Ticaret A.Ş.den devir yoluyla edindiğinin anlaşıldığı \" şeklinde ön rapor düzenlenmiştir. Mahkemece, kooperatif kayıtları üzerinde yeniden inceleme yapılarak, kayıtlarda görünen alacağın kaynağının tespiti bu borcun davalının bildirdiği genel kurul kararlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, tespit edilen borcun davacı ile dava dışı ... arasındaki devir sözleşmesinde adı geçen gider ve iade ödemeleri kapsamında olup olmadığı, davalının alacağa dayanak olarak sunduğu, genel kurul kararlarının yürürlükte olup olmadığı, alacağın kimden talep edileceğine dair hukuki nitelendirme mahkemeye ait olmak üzere davalının bir alacak talep hakkının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, kayıtlara göre 6098 sayılı Yasanın 196/3.maddesi kapsamında davalının açık veya örtülü kabulü bulunup bulunmadığı, dava dışı ... devirden sonra borçlu sıfatı ile yaptığı herhangi bir işleme davalının rıza gösterip göstermediği hususlarında evvelce rapor tanzim eden bilirkişiler ile birlikte kooperatif kayıtları hususunda uzman bilirkişisinden oluşan heyetten alınan 20/06/2019 ve 27/05/2020 tarihli ek raporda özetle;\"Davacı ...'ın davalı kooperatifin ortağı olduğu hususunda taraflar arasında bir çekişme olmadığını, kooperatiflerde kooperatif ortağı olmanın en belirgin unsurlarından birisi aidat ödemesi olduğu, her kooperatif ortağı genel kurulda belirlenen aidatları ödemekle yükümlü olduğu, aidat ödenmesi kararı ise genel kurulunvazgeçemeyeceği ve başka bir organa ve şahsa devir edemeyeceği yetkilerden olduğu, bu sebeple herhangi bir ortağın belirlenenden daha az veya belirlenenden başka şekilde ödeme yapabilmesi için mutlaka bu konuda bir genel kurul kararının olması gerektiği, bu sebepledir ki bazı durumlarda bazı ortaklarca belirlenen miktarlardan daha az ödeme yaparak ortak olmaları şeklindeki ortaklıklara sabit fiyatlı ortaklık denmekte olup böyle bir ortaklığın tesisi için mutlaka bir genel kurul kararının olması gerektiği, somut olayda davacı: davalı kooperatifle dava dışı... A.Ş.” nin daha önce anlaşmış olduklarını ve anlaşma gereğince takibe konu olan paraların dava dışı.... A.Ş. tarafından ödenmesi gerekeceğini bu hususun kooperatif tarafından da kabul edildiğini iddia ettiği, ancak kooperatif ortaklarına ait bu ödemeleriri ... A.Ş. tarafından ödeneceğine dair herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığı, dolayısı ile ortaklar ortaklıklarından kaynaklanan ödemeleri kooperatife karşı yerine getirmek mecburiyetinde oldukları, kooperatif hisse devir sözleşmesinde ... A.Ş. tarafından davacıya ait dairelerin kooperatif giderlerinin tamamının ödeneceği, kooperatif yönetim giderleri hariç aidat ödemelerinin ... A.Ş.' ye ait olacağı şeklinde bir taahhüt mevcut ise de bu taahhüt ancak taraflar arasında bağlayıcı ve geçerli olan bir taahhüt olup kooperatif aidatlarının bu yolla ödenerek kapanacağı anlamında kooperatifi kabul mecburiyetinde bırakacak bir taahhüt olmadığı, ... A.Ş. tarafından borcun nakli şeklinde verilmiş bulunan bu taahhütname kooperatif için ortak ilişkilerinde geçerli ve bağlayıcı bir taahhütname olmadığı, herhangi bir şekilde bir kooperatif ortağının genel kurulca belirlenen aidatlar dışında bir ödeme yaparak borcundan kurtulabilmesi ancak genel kurulun bu yolda alacağı bir karar ile mümkün bulunduğu, davalı kooperatifin genel kurullarında alınmış bulunan kararlara uygun olarak davacının ödemesi gerekecek olan miktarların ne olduğu hususu kök raporun 4. ve 5. sayfalarında açıklanmış bulunduğu,Davalı vekilinin sunmuş olduğu 26/06/2011 tarihli Genel Kurul Tutanağı ve davacının ilgili tarihlerdeki borç döküm belgesinin mahkemece kabulü halinde; Genel Kurul Tutanağına göre 2011 yılı aylık gecikme faiz oranının % 5 olduğu, 2012 yılında ise aylık % 3 olduğu, 2013 yılında aylık %1 ve 2016 yılı genel kurulundan itibaren ise aylık %1,5 faiz oranının uygulanacağına karar verilmiş olduğu görüldüğü, ancak 6098 Sayılı TBK nun 120. maddesinin 2. fıkrasına göre yıllık yasal faiz oranının (%9) yüzde yüz fazlasını aşamayacağından yıllık faiz oranı %18 (aylık %1,5) üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı tarafından ödenmediği iddia edilen tutarın 21.100,00 TL olduğu, ancak davalının açmış olduğu icra takibindeki asıl alacak tutarının 21.092,00 TL olduğu, buna göre davalı iddialarının mahkemece kabulü halinde davalının, davacıdan 21.092,00 TL asıl alacak (icra dosyası talep gibi) ve tabloda gösterildiği şekilde yapılan hesaplama neticesinde 23.429,64 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 44.521,64 TL talep edebileceği \" yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Somut olayda; bir kısım üyelerin, dava dışı yüklenici ... şirketinin elinde bulunan üyelikleri, ... A.Ş.'den devraldığı, taraflar arasında düzenlenen kooperatif devir sözleşmesinde \"...A.Ş yukarıda ki dairenin kooperatife ait giderlerin tamamını ödeyecektir. Kooperatif yönetim giderleri hariç (şu an için 100 TL) Bundan böyle çıkacak giderler ve iade ödemeler ...A.Ş'ne aittir.\" şeklinde kararlaştırılmak suretiyle dava dışı  ... A.Ş tarafından ... lehine borcun üstlenildiği anlaşılmıştır. TBK'nun 195. maddesinde; \"Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur. Borçlu, iç üstlenme sözleşmesinden doğan borçlarını ifa etmedikçe, diğer taraftan yükümlülüğünü yerine getirmesini isteyemez. Borçlu, borcundan kurtarılmamışsa, diğer taraftan güvence isteyebilir.\"Aynı kanunun 196. maddesinde \"Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.\"Davalı vekili sunmuş olduğu beyan dilekçesinde ; davacının, 2010 yılından bu yana tahakkuk etmiş olan hiçbir ara ödemeyi yapmadığını, söz konusu ara ödemeler;a-06.09.2009 tarihli olağanüstü genel kurulda ... A.Ş'ne verilmek üzere 3000,00, 3.000,00 ve son taksidi 4.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL toplanması yönünde verilen genel kurul kararı, b- 26.06.2011 tarihli genel kurulda toplanmasına karar verilen ilk beş taksidi 1030,00 TL ve altıncı taksidi 1050,00 TL olmak üzere toplam 6.200,00 TL iskan ücreti,c-2012 yılı genel kurulunda toplanmasına karar verilen yüklenici ... A.Ş ile müvekkil kooperatif arasında başlayan Tahkim davasının harç ve giderlerinin karşılanmasına yönelik altı eşit taksitte toplanmak üzere 3.000,00 TL, d-2017 yılı genel kurulunda, ruhsat giderleri, üyelere karşı açılacak icra takip giderlerine harcanmak üzere altı eşit taksitte toplanmasına karar  verilen 3.000,00 TL, olmak üzere ara ödeme toplamı ana para olarak  21.250,00 TL olduğu, icra takibinde asıl alacak 21.092,00 TL talep edildiği, dolayısıyla ödenmeyen ara ödeme toplamı ile icra takibinde istenen asıl alacak birbiriyle örtüştüğünü ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; takibe konu davacıya ait borçların, davalı kooperatifin genel kurullarında alınmış bulunan kararlara uygun olarak ödenmesi gereken tutarlar olduğu, genel kurul kararlarına istinaden düzenlenen borç döküm belgesine ve ilgili dönemlerde genel kurullarda kararlaştırılan gecikme faizine göre, alacak miktarı ve gecikme faizi hesaplanmıştır. Somut olayda; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan  gerek üyelik bedeli, gerek aidat,  gerekse de  genel kurullarda alınan sair ödemelerden bizzat  kooperatif üyesi sorumlu olup davacı tarafça aidat borçları dışında, üyelik devir sözleşmesi ile üyeliğin devrinden kaynaklanan borçların 3. şahıs tarafından üstlendiğini ileri sürülmüş ve dosyaya sunulan hukuki mütalaada, davalı kooperatifin borcun iç üstlenilmesi sözleşmelerinden davalı kooperatifin haberdar olduğu, dava dışı başka üyeler için yapılan yazışmalara göre yüklenicinin kendisine bildirdiği borç üstlenme sözleşmelerini kabul ettiği yönünde görüş bildirilmiş ise de söz konusu davaya konu borcun yüklenilmesine davalı kooperatifin muvafakat ettiğine dair açık veya zımni bir işlemi bulunmadığı, borcu üstlendiği belirtilen dava dışı ... şirketinin, başka üyeler için yapmış olduğu bir ödeme ve bu ödemelerin kooperatifçe kabul edildiğine dair dosyaya sunulan bilgi ve belge bulunmadığı, kaldı ki eşitlik ilkesi uyarınca  kooperatif üyelerin borçlarının üçüncü kişi tarafından üstlenilmesi, kooperatif genel kurulunda alınacak karar ile kabul edilmiş sayılacağı, bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından üyelikten kaynaklanan borçtan davacının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacı vekili; sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde, talep edilen alacak kalemlerinin bir kısmına ilişkin genel kurul kararının iptaline dair mahkeme kararı alındığından en azından bir kısım alacaklar yönünden menfi tespit talebinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş olup sunmuş olduğu 21/12/2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, davalı kooperatifin iddia ettiği 21.092 TL'lik borç içinde 2011 yılı Genel Kurulu'nda alınan karar kapsamında 6.200,00 TL'lik iskan ödemesi de sayıldığı, oysa Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi 2013/605 esas sayılı kararında görüleceği üzere davalı kooperatifin 26.02.2011 tarihli genel kurul kararının bu husustaki gündem maddeleri iptal edildiğini ileri sürmüş olup mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı gibi takibe dayanak yapılan genel kurul kararları getirtilmeden, bilirkişi raporunda esas alınan borç döküm belgesinde gösterilen ödeme tutarları ile ödeme tarihlerinin genel kurul kararlarına uyumlu olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalı olmuştur.O halde mahkemece yapılacak iş, takibe konu ara ödemeler ilişkin ve gecikme faizinin kararlaştırıldığı  tüm genel kurul kararları getirtilerek, söz konusu ara ödemelere ilişkin alınan kararların iptaline yönelik kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunup bulunmadığı gözetilerek, bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile borç döküm belgesinde gösterilen ödeme tutarları ile ödeme tarihlerinin, dayanak yapılan genel kurul kararları ile örtüşüp örtüşmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı-birleşen dosyada davalısının asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/02/2021 tarihli ve 2018/11 Esas 2021/115 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı-birleşen dosyada davalının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,4-Davacı-birleşen dosya davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b55fbedbbfadbc2","SID":"ebb8f44ebee00bf4"}}