{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/452 - 2025/623<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/452 <br>KARAR NO\t: 2025/623 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.01.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/21 Esas 2023/43 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 08.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14.05.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 14.11.2016 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, trafik kazası tespit tutanağındaki \"sürücünün yayaya yol üzerinde çarptığı, çarpma noktasının yaya geçidine 133 m mesafede olduğu, fren izine rastlanmadığı, davacının kusurlu olduğu” tespitin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL geçici, 50,00 TL daimi maluliyet ve 50,00 TL bakıcı giderleri karşılığı olmak üzere 150 TL maddi tazminatın davalı ... Sigortadan poliçe limiti dahilinde kalmak kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 4.469,31 TL geçici iş göremezlik, 2.495,70 TL bakıcı gideri olmak üzere 7.265,01 TL'ye arttırmıştır.<br>Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru ve maluliyet iddialarını kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacı tarafın geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatını talep ettiğini, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olduğunu, tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 18.11.2021 tarih, 2019/1730 E., 2021/2115K. sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; 26.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacı yaya ...'nin meydana gelen olayda %80 oranında, dava dışı sürücü ...'ın ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 10.09.2018 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının özür oranının 0 (sıfır) olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, iş göremez kaldığı 9 ay süresince başka birinin bakımına muhtaç olduğu, SGK'nın 12.01.2022 tarihli yazı cevabında davacı ...'nin 14.11.2016-14.05.2017 tarihleri arası kesintisiz, 22.05.2017-28.05.2017, 15.03.2018-16.03.2018, 14.01.2020-15.01.2020, 21.10.2020-23.10.2020 tarihleri arası raporlu olduğu, 4/c 5510 sayılı kanuna tabi (memur) olduğundan dolayı herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığının bildirildiği, Karabük Üniversitesi'nin 23.06.2022 tarihli cevabi yazısında maaş kalemlerinde eksik ödeme bulunmadığının bildirildiği, 12.01.2022 tarihli SGK yazısında davacının 14.11.2016-14.05.2017 tarihleri arasında raporlu olduğu belirtildiğinden bu tarihler arasında davacının bakıcı ihtiyacının olduğu varsayımına göre aktüer bilirkişiden alınan 11.11.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ... Sigorta AŞ'nin %20 oranındaki sorumluluğuna bağlı olarak belirlenen kusur indirimli geçici bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre 1.652,58 TL, brüt asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre ise 2.092,11 TL olarak hesaplandığı, davacının kaza tarihi olan 14.11.2016 tarihinden 14.05.2017 tarihine kadar fiilen iş göremez halde kaldığı, ancak bu süre içerisinde kamu görevlisi olması sebebi ile gelir elde etmeye devam ettiği ve elde ettiği gelirde geçici iş göremez halde kalması sebebi ile herhangi bir kesinti yapılmadığı, maluliyet raporunda, davacının 9 ay süresince başka birinin yardımına muhtaç halde kalacağı tespiti yapılmış ise de, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında belirtildiği üzere davacının bakıma muhtaçlık süresinden önce, 15.05.2017 tarihinde çalışmaya başlamış olduğunun anlaşılması sebebi ile çalışmaya başladığı tarihten itibaren bakıcıya muhtaç durumda olmayacağı kanaati ile maluliyet raporundaki 9 aylık süre üzerinden bakıcı ücreti hesabı yaptırılmadığı, davacının kusur durumu da gözetildiğinde 2.092,11 TL bakıcı ücretine hak kazandığı belirtilerek davacının sürekli ve geçici iş göremezlik taleplerinin ayrı ayrı reddine, bakıcı ücreti talebinin kısmen kabulü ile 2.092,11 TL bakıcı ücretinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği halde davacı lehine 2.092,11 TL vekalet ücreti, davalı lehine 5.172,90 TL vekalet ücretine hükmedildiğini,\tAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporuna göre davacının 9 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı ve 9 ay süresince başka birinin bakımına muhtaç kaldığı tespit edildiği halde sürekli ve geçici iş göremezlik talebinin reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 14.11.2016 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemenin 20.02.2019 tarih, 2017/91 E., 2019/151 K. sayılı kararı ile geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı, sürekli iş göremezlik zararının ise oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 18.11.2021 tarih, 2019/1730 E.,2021/2115K. Sayılı ilamı ile, davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde gelir kaybı bulunup bulunmadığı hususunda çalıştığı kurumdan geçici iş göremez kaldığı dönem, öncesi ve sonrasına ilişkin gelire esas kayıtlar ile çalışmadığı süreye ilişkin kayıtlar getirtilerek davacının geçici iş görmezlik süresi içerisinde gelir kaybının bulunması halinde, aktüer hesap bilirkişisinden bu hususta ek rapor alınması, maluliyet raporunda belirlenen bakıma muhtaçlık süresinden önce çalışmaya başlamış ise çalışmaya başladığı tarihten itibaren bakıma muhtaçlığı olmayacağından çalışmaya başladığı tarihin belirlenmesi sonucuna göre karar verilmesi için kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra mahkemece davacının çalıştığı kuruma ve SGK'ya müzekkere yazılmış, aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Bu nedenle kaza tarihi olan 14.11.2016 tarihinde Yargıtay uygulamalarına göre geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranının belirlenerek karar verilmesi gerekir.<br>Mahkemece, Ankara Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 10.09.2018 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının özür oranı \"0\" sıfır olduğu, 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, iş göremez halde kaldığı 9 ay süresince başka birinin bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, raporda davacının fiziki muayenesinin yapıldığı, kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, kaza tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan yönetmelik hükümlerinin esas alındığı anlaşılmakla hükme esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Dairemiz kaldırma kararından sonra SGK'ya ve davacının çalıştığı kurum olan Karabük Üniversitesi'ne müzekkere yazılarak davacının 14.11.2016 tarihinde meydana gelen kazadan sonra 15.05.2017 tarihine kadar fiilen çalışmadığı, bununla birlikte eksik maaş ödemesi bulunmadığı bildirilmiş olup davacının geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı gibi bakıcı ihtiyacının da fiilen çalışmaya başladığı 15.05.2017 tarihine kadar brüt asgari ücret üzerinden kusuruna isabet eden tutar hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi; “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” şeklindedir.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.092,11 TL bakıcı ücretinin davalıdan tahsiline karar verildiği, hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde \"...2.092,11 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline\" şeklinde hüküm kurulduğu halde 6 numaralı bendinde \"...5.172,90 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline\" şeklinde hüküm kurulmak suretiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 03.09.2022 tarih, 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımı ile yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne aykırı biçimde davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek ve kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>1-Davacının sürekli ve geçici iş göremezlik taleplerinin ayrı ayrı reddine, <br>2-Davacının bakıcı ücreti talebinin kısmen kabulüne, 2.092,11 TL bakıcı ücretinin 06.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 179,90 TL olduğundan peşin alınan 152,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,99 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.092,11 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.092,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yapılan 184,31 TL harç toplamı ve 1.641,51 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.825,82 TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 522,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,<br>II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 119,00 TL yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 611,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>4-Kararın taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 08.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95e685d8923d3c59","SID":"3d124ef501b67cce"}}