{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1876 Esas<br>KARAR NO:2025/715<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/09/2021<br>NUMARASI:2021/500 Esas, 2021/773 Karar<br>DAVA:Maddi Tazminat (Fuar Katılım Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:15/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa'da karavan imalatı ve satışı işi ile uğraştığını, davalı firmanın düzenlediği ... İstanbul Mart 2021 fuarına katılmak için katılımcı sözleşmesi imzaladığını, ilk sözleşmenin 21.01.2021 tarihili olduğunu, sonrasında fuar alanında daha geniş bir alanı kullanabilmek için 28.01.2021 tarihinde bir sözleşme daha imzalandığını, sözleşmelerin belirli bir metrekarenin fuar kuralları çerçevesinde kullanımı ve bu metrekareye bağlı bir kısım hizmetlerin alımını kapsadığını, 21.01.2021 tarihli sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme gereği peşin ödenmesi gereken 2.523,00 TL bedelin davalının banka hesabına eft ile gönderildiğini, fuar kullanım alanının artırılması için 28.01.2021 tarihli 2. sözleşme gereği peşin ödenmesi gereken 5.662,88 TL bedelin de davalı şirket hesabına eft ile gönderildiğini, her ne kadar 21 Ocak tarihli 1. sözleşmede 8.000,00 TL bedelli 3 adet senet; 28 Ocak tarihli 2. sözleşmede 3.575,39 TL bedelli 3 adet çek ifadesi yer alsa da tarafların aralarında anlaşarak her iki sözleşme bedeli toplamı üzerinden 4 adet (20.02.2021 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli; 20.03.2021 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli; 20.04.2021 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli; 20.05.2021 vade tarihli 8.301,00 TL bedelli) senetin davacı tarafından davalıya teslim edildiğini, tüm senetlerin ödendiğini, fuar organizasyonunu üstlenen ve bu kapsamda katılım sözleşmesi akdetmek suretiyle müvekkili şirketten fuar katılım bedelinin tahsilini gerçekleştiren davalı şirketin pandemi koşullarını gerekçe göstererek fuarı Ekim 2021 ayına ertelediğini, sözleşmelerin imza edildiği tarihte var olan ve taraflarca bilinen pandemi koşulları gerekçe gösterilerek fuar tarihinin ertelenmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olduğunu, davalı şirket tarafından tek başına hazırlanan fuar katılım sözleşmesinde ideal sözleşme dengesinden dürüstlük kuralına aykırı olarak sapıldığını, davalının sözleşme ile kendisinde tuttuğu fuarın düzenlenmesine ilişkin değişiklik yapma yetkisini açıkça kötüye kullandığını, sözleşmenin feshi ile davalı tarafa ödenen katılım bedelinin arabuluculuk sürecinin son bulduğu 09.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek  ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... Fuarının 20-28 Mart 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilmek üzere planlandığını, müvekkili şirket tarafından gerekli başvuruların yapıldığını ve fuarın bu tarihte gerçekleştirilmesi için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandığını, ancak Covid 19 Pandemisinin ortaya çıkması ile birlikte ülkede alınan önlemler nedeniyle müvekkili şirketin fuar tarihlerini yeniden düzenlemeye gittiğini, bu durumun müvekkili açısından mücbir sebep teşkil ettiğini,  müvekkili şirketin bu süreçte çok önemli maddi kayıplar yaşadığını, pandemi  süreci ve bu kapsamda alınan önlemlerin en başta müvekkili şirketi mağdur ettiğini, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiğinin aksine fuarın belirsiz bir tarihe ertelenmediğini, söz konusu fuarın sektör temsilcileri ile de mutabık kalınarak pandemiden dolayı bir sonraki dönem olan Ekim 2021 tarihine ertelendiğini, ertelenen fuara davacının katılım yükümlülüğünün devam ettiğini, davacının tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi fuarın ertelenmesinin hakkın kötüye kullanılması olmadığını, aksine ülkede yaşanan pandemi şartlarına uygun olarak tarihlerde düzeltme yapmaktan ibaret olduğunu, her ne kadar müvekkili fuarı mücbir sebeple ertelemiş olsa da davacı ile müvekkili  arasında imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesinin ikinci maddesinde zaten müvekkilinin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkının olduğu, bu hüküm gereğince davacı katılımcının fesih hakkını kullanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi ikinci maddesi incelendiğinde, davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bundan kaynaklı fesih hakkının oluşmayacağı ve davacının ödeme yükümlülüğünün bu duruma rağmen devam ettiği, bu hüküm nedeniyle TBK'nın 131 ve devamı maddelerinin olayımıza uygulanma imkanı kalmadığı, zira taraflar tacir olduğu, basiretli hareket etmekle yükümlü oldukları, davacı kabul ettiği ve imza attığı bu madde ile fuar tarihinin değişikliği nedeniyle oluşabilecek zararlardan peşinen feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; salgın hastalık durumu ve bununla mücadele için getirilen idari tüm önlemlerin sözleşmelerin imzalandığı ve yürürlüğe konulduğu tarihte bilindiğini, müvekkilinin fuarın mart  ayında yani sözleşmenin imzasından 1 ay sonra gerçekleştirileceği bilgi ve beklentisiyle fuara katılım için hazırlıklarını yaptığını, imal ettiği karavanlarını bu fuarda sergilemek için satıştan çektiğini, özetle ilkbaharın başlangıcında yapılacak olan fuarda kamp koşullarının en uygun olduğu yaz ve sonbahar ayları için talep almayı ve satışı hedeflediğini, ancak davalının sözleşmenin kendisine tanıdığı \"değişiklik yapma\"yetkisini, düzenlenecek fuarın amacı ve hedefine aykırı biçimde kullandığını, sözleşme gereğince fesih veya iptal durumunda bedelin fuar katılımcısına iadesi borcundan kaçınmak için fuarın iptali yerine fuarın amacına aykırı olan bir döneme ertelediğini ilan ettiğini, müvekkilinin fuarın ertelenmesi nedeniyle fuara katılımından beklediği ekonomik yararın, diğer bir ifadeyle katılım sözleşmesinin imzalaması sebebebinin ortadan kalktığını, çünkü sonbaharda yapılacak kamp fuarında istenilen amaca ve müşteri kitlesine ulaşma imkanının kalmadığını, sözleşmenin kural olarak katılımcının tek taraflı iradesiyle sözleşmenin feshedilmesini engellediğini, bu durumun fuar organizasyonun zorunlu bir gereği olduğunda şüphe bulunmadığını, ancak bu hükmün katılımcıya düzenleyicinin değiştirdiği tüm koşullara katlanmak yükümlüğünü de vermediğini, nitekim sözleşmeyle katılımcının fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı gibi hususlarda \"sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya düzenleyicinin kendi takdiriyle\" yapılan değişiklikleri peşinen kabul ettiğini, sözleşmede gösterilen bu haller veya düzenleyicinin yine bu koşullara dayanan takdiri dışında yapılacak değişikliklerin, katılımcı tarafından itirazsız olarak kabulünün olanaklı olmadığını, bu nedenle sözleşmeyle katılımcının fuardan çekilme hakının varlığının kabul edildiğini, bu hakkın kullanılmasının ise düzenleyicinin yazılı kabulüne bağlandığını, değinilen maddi ve hukuki durum karşısında, davalının\"sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdirine\" dayanmayan, sözleşmenin imzalandığı tarihte bilinen salgın hastalık koşulları ve bununla ilgili alınan idari önlemlere dayanarak fuar tarihini ertelemesi haklı kabul edilebilir ise de fuarın ertelendiği tarihin, katılımcının amaç ve beklentisiyle bağdaşmaması halinde, katılımcının \"fuardan çekilme hakkı\"nı kullanmasının engelenmesinin hukuka ve sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, bu çerçevede davalının, davacının uzlaşma yoluyla sözleşmeden çekilme hakkını kullandırmaması nedeniyle artık katılım sözleşmesinin feshi ile davalıya ödenen katılım bedelinin arabuluculuk sürecinin son bulduğu 09.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile iadesi istemiyle bu haklı davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, ilk derece mahkemesi tarafından bu hukuki ve maddi olgular gözetilmeden davalının sorumluluğunun oluşmadığı gereçsiyle hatalı olarak davanın reddine karar verilerek davacının çekilme hakkı, yani sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı dikkate alınmadan hatalı hüküm verildiğini belirterek kararının kaldırılarak davanın kabulü ile ödenen senet bedellerinin ticari temerrüt faiz ile iadesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, fuar katılım sözleşmesi gereğince davalının fuarı erteleme yetkisini kötüye kullandığı iddiasıyla sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davalıya ödenen bedellerin iadesine ilişkin olarak açılan maddi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesi, davalının sözleşmenin 2. maddesi gereği fuar tarihinde değişiklik yapabileceği ve davacı katılımcının bu nedenle sözleşmenin feshini ve ödenen ücretin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.Somut olayda 20-28 Mart 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuara davacının katılımı hususunda taraflar arasında 21.01.2021 ve 28.01.2021 tarihli sözleşme düzenlenmiş, davacı davalıya katılım bedeli olarak peşin ve senetle yapılan ödemelerle 46.487,42 TL ödeme yapmıştır.Davacının keşidecesi olduğu davaya konu senedin, fuar katılım ücreti olarak davalı şirkete verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözkonusu sözleşmenin 2. maddesinde; \"KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder.\" hükmü yer almaktadır.Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. HD. 2014/5250 Esas 2014/7346 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/500 Esas, 2021/773 Karar sayılı ve 06/09/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39fa86888654adc9","SID":"d92faa535181c029"}}