{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ             <br>\t            \t\t         (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br><br>ESAS NO\t: 2024/1033 <br>KARAR NO\t: 2025/498<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...\t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>KATİP\t: ...\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/03/2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2022/945 E.-2024/291 K.<br><br><br>Davalı ... dışındaki taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkili kooperatifin eski üyesi olan davalı ...'a ferdileşme sonucu A Blok 4 nolu dairenin tapuda devredildiğini, daha sonra adı geçenin kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, kendisine düşen daireyi davalı ...'a devrettiğini, ...'ın istemi üzerine müvekkili kooperatife üye olarak kabul edildiğini, parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine birinci ve ikinci ihtarlar gönderildiğini, ödeme yapmaması üzerine 15.06.2022 tarihli yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan ihraç edildiğini, ihracının noter aracılığı ile kendisine bildirildiğini, <br>...'ın ihtarlara rağmen müvekkili kooperatife iade etmesi gereken daireyi iade etmediği gibi diğer davalı ...'a devrettiğini, ayrıca taşınmaz üzerinde davalı ...A.O.'nun ipoteğinin de bulunduğunu, <br>Kooperatifler Kanununun 17. maddesine göre davalı ...'ın  koopoeratiften aldığı taşınmazı iade etmesi gerektiğini, davalı ...'ın ihraç edilmesi ile lehine yapılan tescil işleminin yolsuz tescil niteliğini kazandığını, <br>Davalı ...'ın ... ile kooperatif arasındaki ilişkiyi bildiğini ve bilmesi gerektiğini, davalının iyi niyetli olmadığını, dava konusu taşınmazı devir alan bütün davalıların tescil işleminin dayanağının kooperatif üyelik ilişkisinden kaynaklandığını, kooperatifin tasfiye olmadığını, üyelik ilişkisinin sona erme olasılığının bulunduğunu ve üyelik ilişkisinin sona ermesi ile tescil işleminin yolsuz olacağını bildiğini, <br>Davalı Bankanın da taşınmazın üyelik ilişkisinden kaynaklı olduğunu ve üzerine ipotek konulduğu sırada henüz kat mülkiyetine geçilmediğini kendi yaptığı ekspertiz incelemesiyle öğrendiğini, ayrıca üyenin kooperatife olan borçlarını ödemede güçlük çektiğini bildiğini, davalı lehine verilen ipoteğin iptalinin gerektiğini, <br>İleri sürerek, ... parselde kayıtlı ... K.Y.K., A blok, 4 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline, davalı banka lehine verilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ...; davacı kooperatif ile üyesi arasında bir dava olmadığından asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, <br>Ferdileşme tarihinden geçen zaman dikkate alındığında zaman aşımı süresinin dolduğunu,  <br>Dava konusu taşınmazın ferdileşme sonucu 28.06.2010 tarihinde davalı ...'a devredildiğini, adı geçenin taşınmazı 2016 yılında ...'a devrettiğini, bir başka deyişle ...'ın istifa ettikten sonra taşınmazı ...'a devretmiş olmadığını, <br>Dava konusu taşınmazın 11.04.2022 tarihinde kendisine devredildiğini, ipoteğin de aynı tarihli olduğunu, davacı kooperatifin tüm ihtarlarının dava konusu taşınmazın kendisine devir tarihinden sonraki tarihli olduğunu, davacının kötüniyetli olarak iş bu davayı açabilmek için ihtarnameler gönderdiğini, <br>Dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihte tapu kayıtlarında yaptığı incelemede taşınmazın, taşınmazın SS ... Konut Yapı Kooperatifi adına 29.03.2010 tarihinde  kat irtifakı tesisi ile tescil edildiğini, 28.06.2010 tarihli ferdileşme işlemi ile davalı ... adına tescil edildiğini, 05.02.2016 tarihli satış akdi ile de diğer davalı ... adına tescil edildiğini, taşınmaz sicil kaydında taşınmaz devrini önleyecek herhangi bir kayıt ve bilginin bulunmadığını tespit ederek satın aldığını,  <br>...'ın kooperatife konut maliyet bedelinden kaynaklı borcu olmadığını, bu nedenle kooperatifin kuruluş amacının gerçekleştiğini, bu nedenle davalı ...'a tahsis edilen taşınmazın tapusunun iptalinin istenemeyeceğini, ...'ın da satın alma ile mülkiyeti iktisap ettiğini, adlarına oluşan tescilin yolsuz olduğundan söz edilemeyeceğini,<br>Taşınmazın mülkiyetinin TMK'nın 1023. maddesi uyarınca iyiniyetle iktisap ettiğini, kooperatif ile kooperatif üyeleri olan diğer davalılar arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazı emlakçı aracılığı ile ilan üzerine bulduğunu, ...'ı bu satış nedeniyle ve emlakçı vasıtasıyla tanıdığını, taşınmazı rayiç değeri üzerinden ve bankadan çektiği kredi ile bedeli karşılığında aldığını, Ankara'da ikâmet etmediği ve yatırım amacıyla satın aldığı gözetildiğinde davanın yersiz ve dayanaksız olduğunu, taşınmazı satın aldığı tarihten sonra ... hakkında ihraç kararı alındığı gözetildiğinde taşınmazın devrinden sonra gelişen olaylar nedeniyle tescilin yolsuz olduğundan söz edilemeyeceğini, <br>Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 05.02.2016 tarihinde emlakçı aracılığı ile ...'dan rayiç bedeli üzerinden satın aldığını, kooperatif yönetim kurulu başkanı ... tarafından, önceki malik tarafından  ödenmeyen 19.964,85 TL ve faizi 16.136,65 TL'nin müvekkilince ödenmesi gerektiğinin söylendiğini, müvekkilinin ise kendisi kooperatif üyesi olmadığından bu borçtan sorumlu tutulamayacağını ilettiğini, daha sonra kooperatif başkanının mevcut borcun ana parasının ödenmesi halinde yasal faizlerin yürürlükteki kanun gereğince istenemeyeceğini belirtmesi üzerine müvekkilinin zorunlu olarak kendisini ilgilendirmeyen borcu ödediğini, yine kooperatif başkanınca genel kurul toplantısında ödemelerle ilgili konunun gündeme alınacağını, müvekkilinin de toplantıya katılması için yazılı talebinin gerektiğini söylediğini, bunun üzerine müvekkilince sadece toplantıya katılmak amacıyla yazılı bir kağıda beyan edildiğini, kaldı ki kooperatiflerde hisse devrinin yazılı olarak genel kuruldan istenmesi, genel kurulca bunun kabul edilmesi halinde gerçekleşebileceğini,  ayrıca müvekkilinin ... tarafından bu konuda uyarılmadığını, <br>Devam eden süreçte 29.06.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, inşaat harcamaları için toplam 53.000,00 TL. mesken başına borç çıkarıldığını, bu borç için müvekkilinden senetler alındığını, bu senetlerin vade tarihinde düzenli olarak 2022 yılının 10'uncu ayına kadar ödendiğini, 2023 yılına ait borç ödemelerinin ise henüz günü gelmediğini, ilgili ödemeler sürerken davalı kooperatifçe ödemiş olduğu borçla ilgili birinci ve ikinci ihtarnameler gönderildiğini, 15.06.2022 tarihinde de müvekkilini üye olmadığı kooperatiften ihraç ettiklerini, <br>Müvekkilinin tapu maliki olmaması nedeniyle taraf sıfatı bulunmadığını, husumetin tapu malikine yöneltilmesi gerektiğini, <br>Öncelikle müvekkilinin davacı kooperatife ortak olduğunu kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılan ortağın konutunun çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağını, müvekkilinin üyelikten ihraç edilmesini gerektirecek ve kooperatif tarafından talep edilebilecek bir alacak bulunmadığını, davacı kooperatifin iş bu davaya zemin hazırlamak için müvekkilini ihraç ettiğini, <br>Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ...A.O. vekili; Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde,  konut yapı kooperatiflerinin, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılacağı, amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyerinin çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağı, bu eski ortakların daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılacağı, konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işlerinin sonuçlandırılacağının düzenlendiğini,<br>Davacının alacak iddiası konutların imalat aşamasından beri devam edip gelen alacak ise, 28.06.2010 tarihinde yapılan ferdileşme işleminden bu yana genel dava zamanaşımı süresinin geçtiğini, <br>İpoteğin fekki talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, <br>Müvekkili banka aleyhine ipoteğin fekki talep edilmiş ve ipotek 11.04.2022 tarih ve 23655 yevmiye numaralı işlem ile 810.000,00 TL bedelle tesis edilmiş olup davacı tarafından bu tutar üzerinden harcın tamamlanması gerektiğini,<br>Dava konusu alacağın borçlusunun davalı ... olduğunun açık olduğunu, kabule göre davalı ...'ın kooperatife kesin maliyet bedelinden kaynaklanan borcunun olmaması, 29.03.2020 tarihinde kat irtifakı tesisinin, 28.06.2010 tarihinde ise ferdileşme işlemlerinin yapılması karşısında davacı kooperatifin kuruluş amacının gerçekleştiğini, bu nedenle bu davalıya tahsis edilen taşınmazın tapusunun iptal edilemeyeceğini, <br>Dava konusu taşınmazın davalı ... ... tarafından davalı ...'a satıldığını, ferdileşme işlemlerinin yapıldığı tarihten yaklaşık oniki yıl sonra taşınmazı satın alan davalı ...'ın tapu kayıtlarına güven ilkesinden yararlanacağı ve hakkında kötü niyet veya muvazaa iddiasında bulunulamayacağının açık olduğunu, <br>Koperatifler Kanununun 81. maddesindeki amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz hükmü karşısında davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, <br>\tMüvekkili banka lehine olan ipoteğin ferdileştirme işleminden oniki yıl sonra tesis edildiğini, on iki yıl gibi uzun süre geçen ferdileşme işleminden ve ikinci rızai satıştan sonra tapuya şerh edilen ipotek tesisinde müvekkili bankanın tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı iddiasının hukuka ve uygulamaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde daha önce tesis edilen iki ipoteğin fek edildiğini, daha önce tesis edilmiş ipotekler bulunduğundan müvekkili bankanın lehine tesis edilen üçüncü ipotek sebebiyle tapuya güven iddiasından faydalanamayacağı iddiasının yersiz olduğunu, <br>Müvekkili Banka ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmelerle tüketici ihtiyaç kredileri ve konut finansman kredisi kullandırıldığını, müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiği tarihte davalının tapu maliki olarak tasarrufta bulunmasını engelleyici bir şerh bulunmadığını, davalının ikinci rızai satış sonrasında taşınmazın maliki olduğunun açık olduğunu, <br>Davacının kötüniyetli olduğunu, Kanunun, \"konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işlerinin sonuçlandırılacağı,\" hükmüne göre kat irtifakı tesisi ve ferdileşme işlemlerinden bu güne kadar oniki yıldan daha fazla süre geçmiş olmasına rağmen kat mülkiyetine geçilmemesinin kötü niyetin ispatı olduğunu, <br>Savunarak; davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... süresinde cevap vermemiş; 22.03.2023 tarihli duruşmada kendisinin dava konusu taşınmazı ...'a sattığını, kooperatife borcu olmadığını, ancak ...'ın kendisinin bankaya olan borcunu ödediğini, kendisinin kooperatife üyeliği olmadığını, sadece tapuyu devrettiğini belirtmiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Dolayısıyla davaya konu taşınmazın davalılardan ...'a ferdileştirme sonucunda tahsis edildiği, bu davalının taşınmazı diğer davalı ...'a devrettiği ve ...'ın ... yerine üye olarak kaydının yapıldığı anlaşılmaktadır. Daha sonraki süreçte ise ...'ın davacı Kooperatiften ihraç edildiği bu karara karşı herhangi bir dava açılmadığı ve kesinleştiği görülmektedir. Böylece davalı ...'ın üyeliğinin sona erdiği gözetildiğinde payına düşen taşınmazı davacı Kooperatife iade etmeli, ödemiş olduğu aidatları varsa borçlarından mahsup edildikten sonra talep etmelidir. Ancak davalı ... bu yükümlülüğüne aykırı şekilde taşınmazı diğer davalı ...'a devretmiştir. Bu davalı ise taşınmazın kooperatif hissesi olduğunu tapu kayıtlarına bakarak bilebilecek durumdadır. Bunun yanında küçük bir araştırmayla ...'ın davacı Kooperatif ile ilişkisinin kesildiğini de öğrenebilecektir. Bu nedenle bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı banka yönünden ise: \"İpoteğin terkini isteme hakkı\" başlığını taşıyan TMK'nın 883. maddesinde \"Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.\" yönünde düzenleme getirilmiştir. Bu itibarla davacının, davalı adına olan ipotek kaydının terkini talebiyle malik sıfatını kazanmadan açtığı bu davada, henüz aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, malik sıfatını kazandıktan sonra bu davayı açabileceği nitekim bu konuda iş bu dava ile açılan tapu iptal ve tescil davasının sonucuna göre de dava hakkına sahip bulunacağından, davacının davalı ... yönünden davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" denilerek, davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, davacı adına yeniden tapuya kaydına, davacı tarafın davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın usulden reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı Bankanın diğer davalı ... ile anlaşarak dava konusu taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiğini, davalıların kooperatif üyeliğinden ayrılması ile kendisine üyelik ilişkisi nedeniyle tahsis edilen taşınmaza ilişkin tahsis ve tescil işleminin hukuki dayanağını yitirdiğini, hukuki dayanaktan yoksun kalan tescil işleminin yolsuz tescile dönüştüğünü, ipotek tesisi işleminin de yolsuz hale geldiğini,  davalı bankanın dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarını incelediğini, taşınmazın malike kooperatifçe temlik edildiğini tespit ettiğini, ayrıca banka görevlilerinin taşınmazın bulunduğu mahalde gerekli incelemeleri yaptıklarını, inşaatın kooperatif tarafından yapıldığını ve üyelik ilişkisi nedeniyle davalı ...'a temlik edildiğini bizzat yerinde tespit ettiklerini, yaptıkları incelemede üzerinde kat irtifakı kurulan arsanın öncesinde müvekkile kooperatife ait olduğu, arsa payının üyelik ilişkisi nedeniyle davalı ...'a verildiği, taşınmaz üzerindeki bina inşaatının kooperatif tarafından yapıldığı ve halen devam ettiği hususlarını anladıklarını, tacir olan davalı Bankanın gerekli incelemeleri yapma yükümlülüğü bulunduğunu, yolsuz tescile ilişkin bilgilere ulaşan şahısların iyi niyet iddiasında bulunmalarının hukuka aykırı olduğunu bu şahısların TMK'nın 1024. maddesindeki düzenleme nedeniyle 1023. maddesindeki düzenlemeden yararlanamayacaklarını, davalılar ile davalı Banka arasında halefiyet ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin iptalini talep edebilmesi için malik sıfatını kazanmasının ön şart olarak ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, kooperatif üyelik ilişkisi devam ederken ve henüz inşaat tamamlanmamışken taşınmaz üzerine ipotek koyan davalı bankanın, bu üyeliğin sona erme ihtimalini bildiğini ve bilebilecek durumda olduğunu, bu riskleri göze alarak ipoteğin tesisini kabul ettiği için iyi niyet iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını belirterek, davalı ...A.O. ile ilgili hüküm kısmının kaldırılarak (bozularak) davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunma ve açıklamalarını tekrar ederek, dava konusu taşınmazın ferdileşme kapsamında kur'a çekilişi sonucu kooperatif üyesi ...'a 28.06.2010 tarihinde tapuda devir ve tescil edildiğini, bu davalının taşınmazı üzerindeki ... ipoteği ile birlikte tapuda diğer davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ... ipoteğinin terkini sonrası 11.04.2022 tarihinde ...'dan davalı ...'tan çekmiş olduğu konut kredisi ile satın aldığını, taşınmazın sicil kaydında taşınmaz devrini önleyecek herhangi bir kayıt ve bilginin bulunmadığını, mahkeme gerekçesinin aksine müvekkilinin taşınmazın kooperatif hissesi olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin satın aldığı tarihte davalı ...'ın davacı kooperatif üyesi olduğunu, müvekkilinin ...'ın iki ay sonra kooperatifle ilişkisinin kesileceğini bilmesinin mümkün olmadığını, TMK'nın 1023. maddesi kapsamında kötü niyeti ispatlanamamış müvekkili hakkındaki davanın reddi gerektiğini, <br>Kaldı ki davacı kooperatif ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve imal edilen konutların 2010 yılında ferdi mülkiyetin ortaklar adına tesis edilmesiyle amacına ulaştığını ve dağılma sürecine girdiğini, Bu nedenle Kooperatifler Kanununun 81. maddesi uyarınca davacının konutu geri almaya ilişkin davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, <br>Davacı kooperatif ile kooperatif üyesi olduğu iddia edilen diğer davalılar arasındaki ilişkinin başka bir alacaktan kaynaklandığını, mahkemece ön sorun olarak davalı ...'ın kooperatif üyeliğinin geçerli bir işleme dayalı olup olmadığı, ihraç kararının yöntemine uygun olarak alınıp alınmadığı hususlarının tespit edilmesi gerektiğini, \t<br>Davalı  ... ferdi mülkiyete geçtikten sonra davacı kooperatiften istifa etmiş olmasına ve 30.07.2013 tarih ve 147 karar nolu yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarılmasına rağmen,  davacı kooperatif tarafından ortaklığı devam ettirilen  bu davalıya 27.01.2021 tarih ve 00186 nolu ortak cari hesap ekstresinde 36.078.45 TL borç çıkarıldığını, daha sonra bu borcun taşınmazı ipotek ile devralmış olan davalı ... tarafından davacı kooperatife ödendiğini, davalı ...'ın  kooperatif ortaklığını devir almadığını ve üyelik için yazılı bir başvuru yapmadığını, ancak davacı tarafça diğer ortağın istifasından 8 yıl, taşınmazı devraldıktan 5 yıl sonra 31.03.2021 tarihli karar ile ... ve ...  arasında ortaklık  devri ve ...'ın yazılı başvuru olmaksızın ortak alındığını, bu davalının yine genel kurulda belirlenen  masraf ve giderler için toplam 58.965,00  TL ödediğini, buna rağmen gerçek dışı belgelerle ve üye olmayan bir kişinin ihracı nedeniyle yok hükmündeki üyelikten ihraç kararı kapsamında davacının borçsuz taşınmaza yönelik  tapu iptal ve tescil davası açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, <br>Mahkemece tüm tanıklarını bildirmelerine ve duruşmada hazır etmelerine rağmen tanıklarının dinlenmediğini, bu durumun savunmanın kısıtlanması niteliğinde olduğunu,<br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; meskenin satışını yapan ...'ın üyeliği devretmediğini mahkemede beyan ettiğini, müvekkilinin genel kurul toplantılarına bağımsız bölümün maliki olduğundan site giderleri ve yapılan masraflarla alakalı olarak çağrıldığını, üyelik başvurusu bulunmayan müvekkilinin kooperatife üye olmasının mümkün olmadığını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ...vekili; İlk derece Mahkemesi kararının  TMK'nın 1025. maddesinde düzenlenen yolsuz tescil sebep ve gerekçesine dayalı olduğunu, kararın bu şekilde kesinleşmesi halinde yolsuz tescile dair gerekçenin müvekkili banka yönünden kesin delil niteliğini kazanacağını, ileride müvekkili banka aleyhine ipoteğin fekki davası açılması halinde bu gerekçenin müvekkili bankanın \"tapu kaydına güven\" ilkesi kapsamında yapacağı savunmayı bertaraf edeceğini, <br>Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde, konut yapı kooperatiflerinin anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılacağı ve dağılacağını, amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyerinin çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağını, <br>Davacının tapu iptali ve tescil davasının zaman aşımına uğradığını, <br>Davacının davalı ... ile ilgili alacak iddiasının da zaman aşımına uğradığını, ferdileşme işlem tarihine göre davalı ...'ın imalattan kaynaklı borcunun bulunmadığını, bulunsa bile aradan geçen süreye göre zamanaşımına uğradığını, eksik borca dönüştüğünü, imalat borcu bulunmayan veya borcu bulunup ta eksik borca dönüşen borçtan dolayı üyeye tahsis edilen ve ferdileşme işlemleri yapılan taşınmazın geri alınamayacağını, <br>Davalı ... tarafından davalı ...'a yapılan taşınmaz devrinin yolsuz tescil olarak değerlendirilemeyeceğini, üyelikten ihraç kararının davalı ... ...'a usulüne uygun şekilde bildirilip bildirilmediğine ilişkin dosyada delil ve belge bulunmadığını, ihraç kararının kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenmesi gerektiğini, <br>Müvekkili Banka ve davalı ...'ın iyiniyetli olduğunu, tapuya güven ilkesi gereği kazanılmış hakların korunması gerektiğini, davalı ...'ın taşınmaz mülkiyetini ferdileşme işlemi ile devralmadığını, aksine daha önce tesis edilmiş olan iki adet ipotek fekkedilmiş olduğundan iyiniyetinin korunması gerektiğini, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br><br>I-Davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekillerinin diğer istinaf sebepleri yönünden; <br>Dava, kooperatif üyeliğinden çıkarılma sebebiyle üyeliğe bağlı olarak tahsis edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili, taşınmazın tapu kaydı üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazda bir takım eksiklikler bulunduğu, henüz kat irtifaklı olduğu, üst yapı imkânlarının tamamlanmamış olduğu tespit edildiğine göre, davacı kooperatifin, ortakların ferdi tapuları tescil edilmişse de, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesi kapsamında ana sözleşmede gösterilen işleri tamamladığından dolayısı ile amacına ulaşmış sayılacağından söz edilemez. Bu nedenlerle aynı hükümdeki çıkma veya çıkarılma sebebiyle ortağın konutunun geri alınamayacağına ilişkin istisnanın somut olayda gerçekleşmediği değerlendirilmiş; İlk derece Mahkemesinin bu yöndeki kabulü isabetli bulunmuştur. <br><br>Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-Davalılar ..., ... ve ... vekillerinin istinaf itirazları yönünden;<br>1-<br>Dosya ve tapu kayıtları kapsamından; dava konusu taşınmazın 29.03.2010 tarihinde kat irtifakı tesisi ile davacı kooperatif adına tescil edildiği, 28.06.2010 tarihinde ferdileşme yoluyla davalı ... adına tescil edildiği, 01.07.2010 tarihinde ... ... lehine 1. derecede ipotek tesis edildiği, adı geçenin 30.07.2013 tarihinde kooperatif ortaklığından istifa ettiği, kendisi adına kayıtlı taşınmazı 05.02.2016 tarihinde ...'a devrettiği, ...'ın 31.03.2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatife üye olarak kabul edildiği, ... ... lehine tesis edilen ipoteğin 07.04.2022 tarihinde terkin edildiği, 11.04.2022 tarihinde taşınmazın satış ve ipotek açıklamasıyla davalı ...'a devredildiği ve davalı Banka lehine 1. derecede ipotek tesis edildiği, bu satış tarihinden sonra gönderilen ihtarnameler ile ...'ın  parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle 15.06.2022 tarihinde kooperatif ortaklığından ihraç edildiği  anlaşılmıştır. <br>4721 sayılı Türk Medeni Kanununun \"II-Tescilin sonuçları\" üst, \"2-İyiniyetli üçüncü kişilere karşı\" başlıklı 1023. maddesi, \"Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.\" hükmünü içermektedir. <br>Dava konusu taşınmazın yukarıda özetlenen tapudaki el değiştirmeleri izlendiğinde; 29.03.2010 tarihinde kat irtifakı tesisi ile davacı kooperatif adına tescil edildiği, 28.06.2010 tarihinde ferdileşme yoluyla davalı ... adına tescil edildiği görülmüş olup, yaklaşık 12 yıl sonra davalı ... tarafından bankadan kredi kullanarak satın alındığı görülmüştür.  Davalı ...'ın 30.07.2013 tarihinde kooperatif ortaklığından istifası ile ...'ın kooperatif üyesi olarak kabul edildiği 31.03.2021 tarihleri arasında davacı kooperatifçe dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ilgili herhangi bir hukuki girişimde bulunulmamıştır. Davacı kooperatifçe davalı ...'ın ihracı ile ilgili ihtarnameler taşınmazın ...'a tapuda devrinden sonra keşide edilmiş, ihraç kararı da tapu devrinden sonra alınmıştır. Bu sebepler, aradan geçen bu süre ve taşınmazın tapu kaydında başka banka lehine  de ipotek tesis edilmiş olduğu gözetildiğinde davalı ...'ın TMK'nın 1023. maddesindeki tapuya güven ilkesinden yararlanacağı, davacı kooperatifin davalı ...'ın iyi niyetli olmadığına dair iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bu konuda somut delil ve belge sunamadığı değerlendirilmiştir. <br>Buna göre İlk derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Buna göre Dairemizce, davalı ..., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davacı tarafça dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesinin talep edildiği, taşınmazın değerinin tahsiline dair terditli talebinin bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>2-<br>İlk derece Mahkemesince; TMK'nın 883. maddesindeki \"Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.\" düzenlemesine dayalı olarak davacının davalı Banka adına olan ipotek kaydının terkini talebiyle malik sıfatını kazanmadan açtığı davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kabul edilmiş, gerekçede davanın esastan reddine karar vermek gerektiği belirtilmiş, hüküm fıkrasında ise davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br> Davacı kooperatifin; kooperatif ortaklığına bağlı olarak tahsis ve tapu devirleri yapılan taşınmazın tapu kaydının, üzerindeki ipotek ve diğer şerhlerden ari olarak adına tescilini isteyebileceği açıktır.  <br><br>Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka  göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır.  Uygulamada, \"sıfat\" yerine \"husumet\" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. <br>İlk derece Mahkemesince, kabul şekline göre gerekçede doğru belirleme yapılmasına rağmen hüküm fıkrasında husumet dava şartı imiş gibi davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>Buna göre davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, adı geçen davalı yönünden davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>III-Davalı ... vekilinin istinaf itirazları yönünden; <br>Davacı tarafın talebinin tapu iptali ve tescil olması dikkate alınarak, tapu maliki olmayan adı geçen davalının kooperatif ortaklığına ilişkin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, <br>II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle;  davalı ..., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.03.2024 tarih ve 2022/945 E., 2024/291 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 karar ve ilam harcının peşin alınan 341,55 TL ve tamamlama yolu ile alınan 29.033,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 28.759,15 TL'nin davacıya iadesine,  <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 127.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil edilen davalılar ..., ... ve ...'na verilmesine, <br>4-Davacı tarafça davalılar ..., ... ve ... yönünden yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı tarafından sarf edilen 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.540,00 TL keşif araç ücreti, 792,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.832,00 TL yargılama giderinin takdiren 1/3'ü olan 2.277,33 TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvurmayan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davalı ... tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, <br>Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL tebligat gideri, 240,00 TL posta gideri ve  1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.509,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,<br>Davalı ... ... tarafından yapılan 458,00 TL posta gideri ve  1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.627,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, <br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak yatırana iadesine,\"<br>III-Yukarıda (III) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, <br>IV-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615.40 TL  istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalılar ..., ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,<br>V-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>VI-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>14.05.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  04/06/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br>e-imza <br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f1efb8afaa470ec","SID":"bdeaeaa75c3506aa"}}