{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA BAM   14. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/988 - 2025/723<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  14. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/988 <br>KARAR NO\t: 2025/723<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br> <br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/03/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/412-2025/288<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>\t<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden<br>\t\t Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/05/2025<br><br>Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi ile İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"Müvekkilim ile borçlu ... arasında 04/12/2023 tarihinde 'bayilik sözleşmesi' akdedilmiştir. İşbu sözleşmeye müvekkilin distribütör olduğu kozmetik ürünlerin satış, pazarlama ve uygulamasını sağlamak üzere ...'a Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş illerini kapsayacak şekilde bayi olma yetkisi verilmiş ve bu yetki sözleşme süresinin üç (3) yıl olarak belirlenmiş olması nedeniyle de devam etmektedir.  Distribütör olan müvekkil sözleşmeye aykırı hareket etmemek adına bu bölgede başka kişi veya kurumlarla çalışmamakta, Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş'ta tek yetkili olarak borçlu ...'ı tutmaya devam etmektedir. Sözleşmeye aykırı hareket eden borçlunun borcunu ödememesi, sözleşmeye uygun olarak hareket etmemesi, alması gereken ürünlerin ödemesini zamanında yapmamasından sözleşmede belirlenen bölgeye intikal edecek olan ürünlerin müvekkilin elinde kalması, ürünleri stoklarda saklamaya devam etmek zorunda kalmasına neden olmaktadır.  Sözleşme gereği sözleşmede yer alan ürünlerin tedariki ile yükümlü olan müvekkil, bu yükümlülüğünü ihlal etmemek adına ürünleri borçlu için saklamak durumunda kalmaktadır. Nevar ki her ürünün bir ömrü vardır. Bu durum ayrıca müvekkilin mağdur olmasına da neden olmaktadır. Davalı borçlu 08.03.2024 tarihinde muaccel olmuş 101.250,00.TL'yi ödemediğinden alacaklı vekili olarak tarafımızca Kırıkhan İcra Dairesi'nin 2024/227 Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve icra müdürlüğünce borçluya ödeme emri gönderilmiş, borçlu da vekili aracılığıyla kendisine tebliğ edilen ödeme emrine haksız ve kötüniyetli olarak 20.03.2024 tarihinde itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebep olmuşlardır. Yine davalı borçlu 08.05.2024 tarihinde muaccel olmuş 101.250,00.TL'yi ödemediğinden alacaklı vekili olarak tarafımızca Kırıkhan İcra Dairesi'nin 2024/388 Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve icra müdürlüğünce borçluya ödeme emri gönderilmiş, borçlu da vekili aracılığıyla kendisine tebliğ edilen ödeme emrine haksız ve kötüniyetli olarak 21.05.2024 tarihinde itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebep olmuşlardır. Söz konusu itirazlar tamamen haksızdır ve kötüniyetlidir. Zira sözleşme açık hükmüne rağmen davalı borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi ve ödemeye yanaşmaması nedeniyle müvekkil zor durumda kalmış, teslim etmesi gereken ürünleri stoklarında bekletmek ve saklamak zorunda kalmış, ayrıca alacağını zamanında alamadığı için de kendi ödemelerinde zor durumda kalmış, tüm bunlara dayalı olarak da mağdur olmuştur. Davalı borçlu ise icra ödeme emri ekinde de takibe dayanak belge olarak yer alan bayilik sözleşmesini görmüş ve bunu biliyor olmasına rağmen 'Sözleşmede veya takip talebinde, alacağın ne olduğu, borcun kaynağının sözleşmenin hangi maddesi olduğu, neye istinaden borç çıkarıldığı bile belli değildir.' şeklinde haksız olarak itiraz etmek suretiyle; hem zamanında ödeme yapmayarak hem de zaman kazanmak maksadıyla yapmış olduğu itirazı ile art niyetli olduğunu açıkça göstermektedir. Tarafları ve dava konuları aynı olduğundan işbu davamızı usul ekonomisi gereği tek bir dava ile açma gereğimiz hasıl olmuştur. Tüm bu sebeplerden davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptal edilmesi ile takiplerin devamına ve davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini isteme zaruretimiz hasıl olmuştur.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesince “Dava bayilik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tarafların tacir vasfında olup olmadığına yönelik araştırma sonucunda faaliyetlerinin esnaf sınırını aştığı, tacir oldukları kanaatine varılmıştır. TTK nun 4. maddesinde bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı aynı kanunun 5/2 nci maddesinde bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4 ncü maddesi hükmünce ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. TTK ya göre açılan dava mutlak ticari dava sayıldığı dikkate alındığında davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yüksek Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07.07.2021 gün 608 sayılı kararı ile İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin Hatay ilinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve alınan bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği görülmektedir. Tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde; tarafların tacir oldukları, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu anlaşılmakla, davaya bakmaya görevli ve yetkili Mahkemenin İskenderun Ticaret Mahkemeleri olduğu…” gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.<br>İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesince “Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, itirazın davası olduğu, davacı için... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Dairesine yazılan müzekkeremize cevaben gönderilen yazıda ise davacının  \"işletme esasına göre defter tuttuğu\" şeklinde cevap verildiği,  davacının yıllık alım satımlarının VUK 177/3 maddesinde belirtilen sınırların altında kaldığı, davalı için ... Vergi Dairesine yazılan müzekkeremize cevaben gönderilen yazıda ise \"işletme esasına göre defter tuttuğu esnaf sınırını aştığı\"  şeklinde cevap verildiği,  davacının ve davalı  faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı,  tacir olmadıkları taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu...\" gerekçesi ile görevsizlik  kararı verildiği, her iki mahkeme arasında oluşan görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayini ile dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Davacı tarafından açılan dava itirazın iptali davasıdır. <br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. <br>Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde; \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.\" hükmü ile anılan Kanun'un 11. maddesinde; \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nın 15. maddesinde de;\" İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>5362 sayılı Esnaf  ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 3’üncü maddesinde ise; esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.<br>Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulunca 18/06/2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21/07/2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararında esnaf - tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Buna göre;<br>1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve sanatkar kollarına dahil olup da ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr,<br>2- Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde : \"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.\" ve TTK'nun 19.maddesinde \"Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır\" hükmü bulunmaktadır.<br>Bu kapsamda yapılan incelemede ... Vergi Dairesi Başkanlığının 05/07/2024 tarihli müzekkere cevabından davalı tarafın işletme esasına göre defter tuttuğu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı limitleri aşması nedeniyle tacir olduğu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 04/07/2024 tarihli müzekkere cevabından davalı tarafın “...” isimli ticaret ünvanı ile faaliyet gösteren ticari işletmeyi işlettiği ve tacir sıfatı ile kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Bu durumda eldeki uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>Açıklanan bu gerekçelere göre davanın İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerekmektedir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemeye İADESİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi.16/05/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df4f688e3343f3a9","SID":"f16a59a61558cfe4"}}