{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1558 Esas<br>KARAR NO:2025/729 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/03/2023<br>NUMARASI:2021/352 E. -  2023/73 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'nin önde gelen ayakkabı üreticilerinden biri olduğunu, \"...\" markasının TPMK nezdinde müvekkili adına ... tescil numarası ile tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzerinin TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalının SMK m.7/2'de sayılan şekillerle marka ibaresini kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, daha önce kendi adına tescil ettirilen \"...\" markasının İstanbul 2.FSHM 2017/717 Esas sayılı dosyası ile hükümsüzlüğüne karar verildiğini belirterek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...\" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVA:Davalı vekili 04/09/2022 tarihli beyan dilekçesinde; ... sicil numarası ile 02 ve 03.sınıftan \"...\" markasını tescil ettirdiğini, 25.sınıftan ayakkabı sektöründe tescilli olmadığı ve bu sınıfı kullanmadıklarını, ayrıca kullanmama defi iddiasında bulundukları markaların mevcut olduğu, davacının itirazlarının da TPE tarafından reddedildiğini, seri marka başvurularının önceki marka tescilleri mevcudiyetini koruduğu sürece engellemeyeceğini, davacının 02 ve 03.sınıftan tescilli markası ve kullanımı da olmadığını, sınıflar arasında bir iltibas da olmadığını, tanınmışlık iddialarının davalının marka tescilinden sonrasında olduğundan bu iddiaya dayanamayacaklarını, tanınmış markanın her sınıfta mutlak koruma sağlamayacağını ve kötüniyet iddialarının da yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  16/03/2023 tarihli 2021/352 E. - 2023/73 K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olaya dönüldüğünde, bilirkişi raporu ile de tevsik edildiği üzere, davacının 1995 yılında ... ibaresini içeren çok sayıda marka başvurusu ve marka tescilinin mevcut olduğu, ayakkabıcılık sektöründe 60 yıllık bir tecrübeye sahip olduğu, sektörde tanınmış marka haline geldiği, bu tanınmışlığın 19/07/2012 tarihli başvuru, ... numara ile de resmi olarak koruma altına altına alındığı, bu nedenlerle ... ibareli markanın tüm sınıflar bakımından koruma kapsamında olduğu, davalının 02 ve 03 sınıflarda tescilli ...tescil numaralı ... markası ile davacının tanınmış ... markasının aynı zamanda görsel ve işitsel anlamda da benzerlik taşıdığı ve ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratabileceği, bu nedenle tüm sınıflar bakımından SMK md 6/5 kapsamında ve SMK md 6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, hükme esas alınan 23/12/2022 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde sübut bulan davanın kabulü cihetine gidilerek  davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece \"kullanmama defi savunması\" ,\"sessiz kalma yoluyla hak kaybı\", \"seri marka tescilinin engellenemeyeceği savunmaları\", \"kesin hüküm / delil savunmaları\" dikkate alınmadan oluşturulan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, bu konuda yeni bir rapor veya ek rapor alınmadan hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanmasına neden olduğunu,\"Kullanmama defi savunmalarının\" bilirkişi ve mahkeme tarafından \"Davacı markasının tanınmış olması gerekçesiyle\" dikkate alınmamasının açık bir hukuka, mantığa aykırılık olup kararın kaldırılması gerektiğini,Davacının  varsa \"tanınmışlık\" kararının müvekkilinin dava konusu ve seri markalarından öncesine ait olup olmadığı, tanınmışlığın, kazanılmış haktan önceye sirayet edip etmeyeceği, tanınmışlığın ne zaman ve hangi ürün gamında elde edildiği irdelenmeden oluşturulan rapora göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Davalının 02/03.  sınıflarda \"...\" , \"...\" marka tescillerinin ... yıllarına dayandığı, seri marka niteliğinde olan dava konusu... nolu \"...\" markası için varsa dahi hakların uzun süre kullanılmamasının, zamanaşımı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluşturduğu gözetilmeden ve bu hususta en ufak bir irdeleme içermeden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, \"İstanbul 2. FSHHM’nin 2012/169 Esas, 2015/243 Karar” ve  \"Yargıtay 11. HD’nin 2016/1172 Esas, 2017/4012 Karar” sayılı kesinleşmiş kararlarının gerek bilirkişi raporu, gerek gerekçeli kararda dikkate alınmaması, kesin hüküm veya kesin delil iddialarının değerlendirilmemesinin \"yargı kararları arasında çelişki oluşmasına\", savunma hakkının kısıtlanmasına, eksik incelemeye ve hukuka aykırılık oluşturması nedeniyle ilgili kararın kaldırılması gerektiğini, Yetersiz bilirkişi raporunu, kesinleşen FSHHM  ve Yargıtay 11. HD’nin kararına üstün gören anlayışla oluşturulan kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, cevap ve istinaf dilekçelerinde ayrıntılarıyla açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; 29/03/2016 başvuru, ... tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...\" markasının 02 ve 03. sınıflarda \"Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri,  metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller. Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar.Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları,  ponza taşları, aşındırıcı pastalar.Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.\"  \" için davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.19/07/2012 tarihli \"...\" markasının ... nice sınıftan koruma kapsamında olduğu ve tanınmış marka statüsünde olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince alınan 23/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 1995 yılnda \"...\" ibaresini içeren çok sayıda marka başvurusu ve marka  tescilinin mevcut olduğu, ayakkabıcılık sektöründe 60 yıllık bir tecrübeye dayandıklarını, ayakkabı sektöründe tanınmış marka haline geldikleri, bu tanınmışlığın  resmileştiği, 19.07.2012 tarihili \"...\" marka başvurusunun, ... Nice sınıftan koruma altında olduğu, tüm bu sebeplere \"...\" markasının tanınmış bir marka olduğundan bahisle, tüm sınıflar kapsamında koruma sağlayacağından, davalının 02. ve 03.sınıftan tescilli ... tescil numaralı \"...\" markası ile davacının tanınmış markası olan \"...\" ile fonetik ve işitsel olarak benzediği ve ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratabileceği kanaati ile tüm sınıflar kapsamında hükümsüz kılınabileceğine dair görüş ve kanaat bildirilmiştir. <br>G E R E K Ç E:Dava, davalıya ait markanın davacının markası ile benzer olduğu, davacının markasının tanınmış olduğu ve kötüniyetle tescil edildiği iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacının davaya dayanak yaptığı ve hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait markadan önce tescil başvurusu yapılan \"...\" esas unsurlu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ...,..., ..., ..., ... tescil numaralı markaların tescil kayıtları dosya içine getirtilmeden, yalnızca davacının tanınmış markasının tescil kaydının bilirkişiler tarafından incelendiği anlaşılmıştır.Yine davalının, davaya konu markasının seri marka olduğu savunulmuşsa da, davaya konu markadan önce tescil edilmiş \"...\" esas unsurlu ...ve ... tescil numaralı markalarının tescil kayıtlarının da dosya içine getirtilmediği, davalının seri marka savunması ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Yine davalının SMK’nun 25/7. maddesi uyarınca davacının markalarını müvekkilinin markasının tescilli olduğu emtia için kullanmadığına dair kullanmama defiyle ilgili de Mahkemece bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafça davacının müvekkiline ait markanın tescil başvurusuna yaptığı itirazın TPMK tarafından reddedildiği bildirildiği halde, Mahkemece TPMK’nın buna ilişkin kararı dosya içine getirtilip incelenmediği, yine daha önce taraflar arasında görülüp sonuçlandığı anlaşılan İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/169 Esas sayılı dava dosyasının da incelenmediği anlaşılmıştır.Davacının markasının ayak giysileri için tanınmış olduğu iddia edildiği halde, Mahkemece yeterli açıklama içermeyen, eksik incelemeyle hazırlanan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak markaların benzer oldukları ve davacının markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle SMK’nın 6/1 ve 6/5. maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davacıya ait ve davaya dayanak yapılan \"...\" esas unsurlu markalar ile davalının daha önce tescil edilmiş \"...\" esas unsurlu markalarının tescil kayıtları ile, davacının davalıya ait marka tescil başvurusuna yaptığı itirazın reddine ilişkin TPMK kararının ve eklerinin dosya içine getirtilerek, ayrıca İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/169 Esas sayılı dava dosyası da incelenerek, yeni bir bilirkişi heyetinden davalının markasının davacının markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davalının önceki markaları nedeniyle seri marka korumasından yararlanıp yararlanmayacağı, davalının markasının tescil kapsamında olup da, davacının markaları ile benzer ya da bağlantılı olan mal ve hizmetlerde davacının markasının dava tarihinden geriye doğru beş yıllık sürede ciddi ve etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı, davalının, davaya konu markasını tescil ettirmekle davacının markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayıp sağlamayacağı, davacının markasının itibarının zarar görüp görmeyeceği, ayırt edici karakterinin zedelenip zedelenmeyeceği konularında ayrıntılı ve denetime uygun şekilde yeni bir rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 16/03/2023 tarihli 2021/352 E. -  2023/73 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/05/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"484cd52ebfd4e82c","SID":"934f0f7550505454"}}