{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/623 Esas<br>KARAR NO: 2025/768<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 27/03/2025 <br>NUMARASI: 2025/286 Esas<br>DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 22/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 12-15/02/2025 tarihinde İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenecek ... Fuarına müvekkili şirketin katılımı hususunda Fuar Katılım Sözleşmesi düzenlendiğini, fuarın davalı tarafından taahhüt edilen büyüklükte alanda gerçekleşmediği gibi yine fuara katılması taahhüt edilen şirketlerin fuara katılmadığını, fuara adı duyulmayan birkaç şirketin katıldığını, ayrıca davalının beyan ettiği sayıda ziyaretçinin de fuara katılmadığını, müvekkilinin bu hususları bilmesi halinde fuara katılım göstermeyeceğini, ancak davalının hile ve aldatması ile sözleşmeyi imzaladığını, davalının hile ve aldatmaya dayalı ve yerine getirmediği taahhütleri neticesinde müvekkilinin fuar için yaptığı hazırlıkların boşa çıktığını, yapılan masraf bedelinin toplam 439.600,00 TL olduğunu ileri sürerek sözleşmenin geriye etkili feshi ile sözleşmenin ifa edilmemesinden dolayı uğranılan zarara karşılık olmak üzere şimdilik 439.000,00 TL alacağın ödeme tarihinden başlamak üzere en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın tahsil kabiliyetini artırmak için davalının taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının üçüncü kişilere devrinin tedbirin önlenmesine, uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddedilmesi halinde davalının  taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat  koşullarının sağlanması gerektiği, yaklaşık ispat koşullarının dosyada bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyat tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının fuarın alanı, fuara katılacak şirketler ve ziyaretçi sayısı taahhütlerini yerine getirmediğinin yaklaşık olarak ispatlandığını, yargılamaların uzun sürmesi ve birçok şirketin konkordato ilan etmesi nedeniyle davanın kabul edilmesi halinde kararın infaz kabiliyeti olmayacağını belirterek davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üçüncü kişileri devrinin tedbiren önlenmesine, tedbir talebinin reddedilmesi halinde davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, sözleşmenin geriye etkili feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına tedbir konulmasını, talebin reddi halinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, ihtiyati tedbir şartlarının sağlanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.HMK. 389/1. maddesi, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, \"Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkça belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Para alacağının tahsiline ilişkin iş bu alacak davasında, uyuşmazlık konusu olmayan davalı şirketin malvarlığına tedbir konulması talebi yerinde olmadığından Mahkemece  sonucu itibariyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinden isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/286 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 27/03/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında ilk derece mahkemesinin herhangi bir kararı bulunmadığından Dairemizce ihtiyati haciz talebi hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.22/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a68a07c55ce8eb61","SID":"6f7861355388f72e"}}