{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1273 <br>KARAR NO\t: 2025/632<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 26/04/2023<br>NUMARASI\t: 2020/153  Esas - 2023/446 Karar<br>DAVA\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tacir sıfatıyla ... Federasyonu'nun İktisadi işletmesi konumunda bulunan Erzurum...İşletmeciliği ile anlaşma yaptığını ve bu anlaşma gereğince malzemeleri eksiksiz olarak teslim ettiğini, sunulan....Odası İnşaat Yapım İşi Hakediş Cetvelinde gösterilen işleri tam olarak yaptığını, ancak davalı yanın müvekkilinin edimlerine karşı herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalı yanın bedel ödeme yükümlüğünü yerine getirmediğinden dolayı müvekkilinin büyük mağduriyetler yaşadığını, maddi anlamda ciddi zararlarla karşılaştığını, söz konusu zararların tespil edilebilmesi adına 24/12/2018 tarihinde Erzurum Ticaret Mahkemesi'nde delil tesipiti isteminde bulunulduğu ve Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... D.iş numaralı dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapıldığını, bu nedenlerle yapılan yargılamanın nihayetinde haklı davanın kabulüne karar verilerek şimdilik 11.000 TL'lik alacağın ve dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizinin tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 458.010,64-TL olarak belirlemiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve hukuksuz olarak açıldığını, davacının belirsiz alacak dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili kurumun tacir sıfatının bulunmadığını, kamu tüzel kişiliği olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle reddedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde,\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin ... Federasyonu'nun iktisadi işletmesi konumunda bulunan Erzurum...İşletmeciliği ile yaptığı anlaşma gereğince, ... ...Odası İnşaat Yapım İşini eksiksiz yerine getirdiğini ve teslim edilmesi gereken malzemeleri teslim ettiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin kayıtları incelendiğinde davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşılacağını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. <br>Mahkememiz'ce dava konusu işin yapıldığı mahalde inşaat mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılmış ve yapılan işlerin maliyeti belirlenmiştir. Yine davadan önce davacı tarafından yaptırılan delil tespitinde davacını yaptığı işe ilişkin rapor düzenlenmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde de dava konusu işe ait herhangi bir kaydın olmadığı tespit edilmiştir.<br>Mahkememiz'ce tüm bu raporların neticesinde hesaplama uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisinden alınan raporda ise dava konusu taşınır ve taşınmazların dava yılı olan 2018 yılına göre toplam bedelinin 458.010,64 TL olduğu, ancak davacının yaptığı işlerin ihalesinin hangi idare tarafından yapıldığının belli olmadığı tespit edilmiştir. <br>Mahkememiz'ce yapılan keşifte tanık olarak dinlenen ... dava konusu işlerin yapıldığı tarihte ... Federasyonu Erzurum Müdürü olduğunu, keşif esnasında görüntüsü alınan işlerin ve malzemelerin davacı tarafından yapılıp teslim edildiğini, ...federasyonunun seçim sürecine girmesi nedeniyle ödeme yapılmadığını daha sonra yönetimin tamamen değişmesi nedeniyle de işlerin kabulünün ve ödemesinin yapılmadığını beyan etmiştir. Davacı tarafından sunulan ve malzemelerin teslim edildiğine dair düzenlenen belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. <br> Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2014/2056 Esas 2015/962 Karar sayılı ilamı \"Eser sözleşmesinin geçerli olması için yazılı olması zorunlu değildir. İspat edilmesi halinde sözleşmenin sözlü olarak da kurulması mümkündür. Sözlü eser sözleşmesinin yapıldığının sabit olduğu takdirde kapsamı her türlü delil ve tanık beyanı ile kanıtlanabilir. Yine sözlü eser özleşmesi kurulup, tarafların iş bedelinde anlaşamamaları halinde 818 sayılı BK’nın 366. maddesi hükmünce sözleşme kapsamındaki işlerin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile, gerek yazılı gerekse sözlü sözleşme dışında yapılan sözleşme dışı imalâtların da iş sahibinin yararına olması koşulu ile BK’nın 410 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedellerinin hesaplanması gerekir.\" şeklindedir.<br>Davacı tarafından dava öncesinde yaptırılan delil tespiti dosyası, Mahkememiz'ce alınan bilirkişi raporları, yine Mahkememiz tarafından yapılan keşifte davacının yaptığı işlerin ve teslim ettiği malzemelerin davalı kuruma ait binada bulunması, davalı kurumda... müdürü olarak görev yapan tanığın beyanları ve davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu malzeme ve iş teslim tutanaklarında davalı kurumun yetkililerinin imzasının bulunması nedeniyle davacının dava konusu işleri yaptığı ve davalı kuruma teslim ettiği sabittir. Davalı tarafından bu işlere ait herhangi bir ödeme yapıldığına dair delil ibraz edilmemesi ve yalnızca taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamasının işin yapılmadığı anlamına gelmemesi ve yukarıda ayrıntısı belirtilen Yargıtay içtihadı doğrultusunda davanın kabulü ile; 458.010,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR\t\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davanın kabulü ile;<br>458.010,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı  ... Federasyonu vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, zaman aşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, fakat yerel mahkemece bu hususa ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili Federasyon Başkanlığının federasyon özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu, tüzel kişiliğinin bulunduğunu, tacir sıfatının bulunmadığını, 102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesine göre mahkemenin görevsiz olduğunu, mahkemece yapılan keşfin usule aykırı şekilde yapıldığını, keşif gün ve saatinin tarafların tebliğ edilmediğini, mahkemece keşfin 21.01.2021 günü saat 14:30'dan itibaren yapılmasına karar verildiğini, fakat keşfin 20.01.2021 tarihinde yapıldığını, keşif tarihinin değişikliğine ilişkinde kendilerine tebliğ yapılmadığını, müvekkili federasyonun tüzel kişiliğinin olduğunu, bu nedenle satın alma işlemlerinin idari karar ile yapılması gerektiğini, bu onayın ise ancak Federasyon Başkanı tarafından yapılabileceğini, bu nedenle davacının yaptığı işlerin müvekkili federasyonu bağlamayacağını, yapılan işlere ilişkin herhangi bir ihale, sözleşmeye ve yönetim kurulu kararı bulunmadığını, mahkemece bu hususlarında dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda davacının yetkili olduğu ... Restorasyan A.Ş.'ye ait defterlerin incelendiğini ve müvekkili tüzel kişiliğin borcuna ait herhangi bir ibarenin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin davacıya veya dava dışı firmaya borcunun bulunmadığını, tüm bu hususların bilirkişi raporunda teyit edildiğini, davacının davasını ispat edemediğini, yine bilirkişi raporunda müvekkili kurumunda defterlerinin incelendiğini ve yine bu defterlerden de müvekkili kurumun borcunun olmadığının tespit edildiğini, davada tanık dinlenmesinin usule aykırı olduğunu, sadece tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulamayacağını, ayıca dinlenen bazı tanıklar ile müvekkili tüzel kişilik arasında husumet bulunduğunu, davacının HMK'nın 200. maddesine göre davasını senet ile ispat etmesinin zorunlu olduğunu, ayrıca davacının delil listesininde kendilerine tebliğ edilmediğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, (iddianın ileri sürülüş biçimi ve niteliğine göre) eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı  ... Federasyonu vekili istinaf etmiştir.<br>1-) TTK'nın 16/1. Maddesine göre ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.<br> ... Federasyonu Ana Statüsünün 5/1. maddesine göre \"Federasyon, özel hukuk hükümlerine tabi, bağımsız statüye ve tüzel kişiliği sahiptir.\"  Ana statünün 6/1-i maddesine göre de \"Federasyonun amacına yönelik çalışmaları gerçekleştirmek ve spor dalına kaynak sağlamak amacı ile iktisadi işletme kurmak.\" federasyonun görevleri arasındadır.  Ana statünün bu hükümleri gereğince, ... Federasyonunun bir özel hukuk tüzel kişisi olarak, dernek statüsünde olduğu sonucuna varılmaktadır.  Davaya konu otelde yapılan ...odası işinin, ... Federasyonunun iktisadi işletmesince çalıştırılmıştır. Bu durumda, ana statü hükümleri ve TTK'nın 16/1 maddesi gereğince davalının tacir sıfatını taşıdığı anlaşılmaktadır. <br>6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı ifade edilmiştir. <br>Somut olayda, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Konusu eser sözleşmesi olan davalarda da tarafların tacir ve işin ticari işletmeyle ilgili olması halinde davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine aittir. Bu nedenle, davayı görüp sonuçlandırma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu görüldüğünden göreve ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>2-) Davacı iddiasına göre, taraflar arasında kurulan ilişki eser sözleşmesi ilişkisi olup davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmelerinde akdî ilişkinin varlığı ve işin yapılıp teslim edildiğinin ispat külfeti yükleniciye, eser  bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise iş sahibine aittir. <br> Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. HMK'nın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.<br> Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.<br>Somut olayda, teslim belgelerinde davalının il müdürünün ve genel sekreterinin imzasının bulunması karşısında, bu belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık dinlenmesinde de isabetsizlik görülmemiştir. Yazılı delil başlangıcı ve tanık beyanlarıyla akdi ilişki ispatlanmıştır.<br>3-) Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmakla, yazılı sözleşme olmadığı ve davalı taraf davaya karşı çıktığından bedelde mutabakat olmadığından davacı yüklenici gerçekleştirdiği imalât bedelini 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle davalıdan talep edebilecektir. Mahkemece konusunda uzman teknik bilirkişiden mevcut deliller, iş emri ve faturaya göre davacının gerçekleştirdiği işin yapıldığı 2018 yılı mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli konusunda, mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV de bulunacağından bunlar ayrıca eklenmeksizin gerekçeli ve denetime elverişli rapor aldırıldığı(tespit aşamasında)görülmekle davalı yanın bu ve sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla  davalı  ... Federasyonu vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... Federasyonu vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/153 Esas - 2023/446 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353-(1)/b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 31.286,70TL istinaf karar harcından başta peşin alınan 7.821,60TL'nin mahsubu ile eksik bakiye kalan 23.465,00TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında davacı gider avansından karşılandığı anlaşılan 204,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer yapılan giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliğ, kesinleştirme, harç ve gider/delil avansı ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerinin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd3e056bd846fa85","SID":"257f7a3a9d6f79ca"}}