{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ         <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br><br>ESAS NO\t: 2022/1928 <br>KARAR NO\t: 2025/435<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...\t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ...\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/05/2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2020/44 Esas-2022/323 Karar<br><br>\t\t     \t<br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkilinin turizm sektöründe otel işletmeciliği yaptığını ve cari hesap sözleşmesine dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, bu alacağın şifahi talebe rağmen ödenmemesi üzerine davalıya noter kanalıyla ihtarname keşide edilip bundan da sonuç alınamadığını, alacağın tahsili için takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili; davanın TBK'nun 66/1.md.uyarınca zamanaşımına uğradığını ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre öncelikle bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının müvekkiline teslim ettiği mutabakat mektupları uyarınca tarafların 31.12.2018 tarihi itibarıyle borç-alacak bakiyesinin sıfır (0) olduğu hususunda mutabık kaldıklarını, müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ekstresinden kaynaklı olarak davacının Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2019/8917 Esas sayılı dosyası ile 1.700.000,00 TL asıl alacak ve 2.724,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.702.724,66 TL miktar üzerinden davalı aleyhine başlattığı genel haciz yolu ile takibe davalının 19/08/2019 tarihindeki itirazının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.<br>Dosyaya taraflarca ticari defter ve kayıtları ibraz olunmakla mahkememizce re'sen seçilen mali müşavir bilirkişi 09/11/2021 tarihli raporunda; tarafların birbirini teyit eden defter kayıtlarına göre davacının 09/08/2019 icra takip tarihi itibariyle 1.700.000,00 TL asıl alacak talep edebileceği, her ne kadar asıl alacağa 4.604,16 TL'lik faiz talep edilebilecekse de taleple bağlılık gereği 2.724,66 TL faiz olmak üzere toplam 1.702.224,66 TL talep edilebileceği belirtilmiştir.<br>Dosyaya ibraz olunan ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle; her iki taraf ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi kapsamında delil niteliğinde olduğu görülmüş olup, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaplarda icra takibine konu edilen 1.700.000,00 TL'nin davacı tarafça davalıya verildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı ile davalı ticari defter ve kayıtlarından, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesapta 2016 yılında 1.818.000,00 TL'nin davacının alacağına kaydedildiği, 2015 yılından devreden 118.000,00 TL davacının davalıya borcu bulunduğu, bu tutarın asıl alacaktan tenilatı neticesinde davacının davalıdan 1.700.000,00 TL tutar ile avans alacağının kayıtlı olduğu, bu tutarın alınan sipariş avansları hesabına virman yapıldığı ve davalı defterlerinde halen 31/12/2019 tarihi itibariyle davacı alacağı olarak  kayıtlı göründüğü, buna karşılık ise davalı defterlerinde davalının davacıya kestiği ancak davacı tarafından iade edilen 08/08/2019 tarihli 031105 no'lu 1.700.000,00 TL'lik faturanın kaydına rastlanmadığı, ayrıca her ne kadar davalı tarafça 2017 ile 2019 yıllarını kapsar şekilde 25 adet mutakabat mektubunun davacı tarafından davalıya teslim olunduğu ve işbu mutakabat mektupları neticesinde davalının cari hesaplarında borç bakiyesinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, mutabakat mektuplarını imzalayanların davacı şirket yetkilisi olmadığı gibi, mutabakat mektuplarının aksine 31/12/2019 tarihi itibariyle borç kaydının davalı defterlerinde yer aldığı, alınan ödemenin davacı şirket yetkilisinin talimatları doğrultusunda harcandığı iddiasının davalı tarafından ispat edilemediği,  davalı defterlerinde davalı tarafça sunulan bir mutakabat mektubu da olmadığı, davalının davacıya kestiği 1.700.000,00 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde yer almadığı gibi davacının ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.700.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ve takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatına\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın zamanaşımına uğradığı hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, davacının parayı niçin gönderdiğinin açıklanamadığını, TBK hükümlerine göre davanın (2) yıllık zamanaşımına uğradığını paranın ödünç olarak verildiği kabul edilse dahi bu paranın iadesi için TBK'nun 392. maddesi uyarınca (6) haftanın geçmesi gerektiğini, bu konuda Yargıtay kararı bulunduğunu, tarafların arabuluculuğa başvurduğunu ancak sonuç alınamadığını, davacının gönderdiği paranın muaccel bir borç için gönderildiğinin kabulü gerektiğini, bu hususta da Yargıtay kararı bulunduğunu, mutabakat mektuplarının  defterlerinde kayıtlı oluşunun yasal bir mecburiyeti olmadığını, müvekkili tarafından gönderilen faturanın davacı tarafça kabul edilmediği için muhasebe kayıtlarına geçmediğini, taraflar arasında akdedilen protokole göre davacıya hizmet verildiğini, verilen hizmetin de belli olduğunu, mutabakat mektuplarının davacıya teslim edildiğini, tarafların borç-alacak olmadığı hususunda mutabık kaldıklarını, mutabakat mektuplarının davacı yetkilisi tarafından imzalandığını, mahkemece eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br><br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık; taraflar arasındaki danışmanlık hizmet sözleşmesi nedeniyle hizmeti veren davalının davacıdan bir alacağı olup olmadığı ve ayrıca davacının aldığı hizmet bedeline karşılık avans ödemelerinden dolayı davalıdan bir alacağı olup olmadığı ve bu alacağın miktarı hususlarında toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve cari hesap ekstresine dayalı olarak olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/44E., 2022/323K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/05/2022 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 116.313,12 TL istinaf harcından peşin alınan 29.078,00 TL'nın mahsubu ile bakiye 87.235,12<br> TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>07/05/2025  tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  07/05/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2a128d9d1e22fdf","SID":"2de0c9f014a5498c"}}