{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/06/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...   Av. ...  <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/05/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 27/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 60.000,00 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, takibe dayanak bono üzerinde borçlu olarak gösterilen müvekkilinin bu senet üzerinde imzasının olmamasınından dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, müvekkilinin imzaların kendisine ait olmadığına dair suç duyurusunda bulunduğunu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınan uzmanlık raporuna göre de imzanın müvekkiline ait olmadığının kanıtlandığını, müvekkiline ait tapulara icra müdürlüğü işlemleri yoluyla haciz konduğunu, müvekkilinin taşınmazları satamadığı için maddi olarak mağduriyet yaşadığını, aracına yakalama konulduğunu ve yediemin otoparkına çekildiğini, yıprandığını beyan ederek menfi tespit davalarının kabulüne, senedin iptaline, kötüniyetli davalı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borca konu bononun tanzim tarihinden itibaren 10 yıl geçtiğini, bu sebeple zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu senedin davacının eşi ...... tarafından alacağa karşılık ciro edilip verilen müşteri senedi olduğunu, senette lehdar davacının eşi olan dava dışı ...... olup davacının bunu bilmemesinin imkansız olduğunu, davacıya ödeme emrinin ve kıymet takdirinin tebliğine ilişkin tebligatın eşi ......'e tebliğ edildiğini, yapılan tüm tebligatların yasaya ve usule uygun olarak yapıldığını, senetteki imzanın kendisinden sadır olmadığının iddiasının TMK'nın 2. maddesi noktasında dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca senedin lehtarı olan ......'in sonraki aşamalarda eşinin vekaleti bulunduğunu belirttiğini, bu itibarla eşinin vekaleten imzalamış olması yine davacının dürüstlük kuralına aykırı olarak  kötüniyetli olarak eldeki davayı açtığını gösterdiğini beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Taraflar arasında görülmekte olan davanın menfi tespit davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise dava konusu  icra takibine dayanak bonoda keşideci kısmındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacıya ait ise herhangi bir borcu bulunup bulunmadığı varsa borç miktarının ne olduğu, davanın zaman aşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı  hususlarına yönelik olduğu görülmektedir.<br>Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, icra dosyası UYAP üzerinden dosya arasına celp edilmiş, Konya CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosya arasına celp edilmiş, davacı tarafından senette keşideci kısmında yer alan imzanın inkar edilmiş olması nedeni ile davacının imza örnekleri alınmış,  davacının imza asıllarının bulunduğu ilgili kurumlara müzekkere yazılarak söz konusu belgeler dosya arasına celp edilmiş, akabinde dosya İstanbul ATK Fizik İhtisas dairesine gönderilerek senette yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenmiş, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 24.10.2023 tarihli raporunda özetle; söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğunun bildirildiği,  söz konusu raporun Konya  CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasında aldırılan Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26.05.2021 tarihli raporu ile çelişmesi nedeni ile çelişkinin giderilmesi amacı ile  Mahkememizce İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak üniversilerde öğretim üyesi olarak görev yapan sahtecilik ve grafoloji uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden davaya konu bonoda davacı adı altına atılan imzaların davacıya ait ıslak imzalı belgeler ve davacının mahkememizce alınan imza örnekleri kıyaslanarak davacıya ait olup olmadığı hususunda kesin kanaat bildirir şekilde  rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetinin 24/04/2024 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu  01/10/2009 tediye tarihli, alacaklısı ...... , 60.000,00 TL tutarında ... adına borçlu imzalı senet aslı metninde yer alan borçlu imzaları ile ...'in mukayese imza örnekleri arasında imza başlangıç ve bitiriliş çizgi hareketleri, eğim, harf ve grama yapılanmasının yapılanma, bağlantı ve açılanma özellikleri, hız ve işleklik gibi özellikleri bakımından önemli düzeyde benzerlik ve uyum olduğu saptandığından inceleme konusu senet borçlu imzalarının ...'in el ürünü olduğu kanaatine varıldığını bildirir şekilde  rapor sunulmuş olduğu görülmekle takibe ve davaya dayanak senette keşideci imzalarının davacıya ait olduğuna kanaat edilmiş, her ne kadar davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de konusu suç teşkil eden vakıalarda yemin teklif edilemeyeceği, dolayısıyla yemin delilinin hatırlatılmasının ve yemin teklif edilmesinin mümkün olmadığı,  anılan nedenlerle de davacının davaya konu bono nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığına yönelik iddiası usulünce ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Her ne kadar davalı vekili süresinde sunulan cevap dilekçesinde  zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, icra takibine dayanak bononun vade tarihinin 01.10.2009 olduğu, icra takibinin ise 28.06.2012 tarihinde 3 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde başlatıldığı , bu şekilde zaman aşımının kesildiği, iş bu  menfi tespit davasının da icra takibi devam ederken açıldığı görülmekle  zaman aşımı definin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>İİK'nun 72/4 maddesi, \" Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.\" hükmünü içermektedir. Davaya konu icra takibi davacının talebi üzerine tedbiren durdurulduğundan, icra takibinde takip alacaklısı Bilal Bayrakçı'nın alacağına geç kavuşmuş olması nedeni ile takip alacaklısının  sorumlu tutulduğu asıl alacak miktarı olan 60.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan tazminata davacı aleyhine  hükmedilmiştir....\" gerekçesiyle, davanın reddine, dava, takip alacaklısı lehine neticelendiğinden 2004 Sayılı Kanunun 72/4. maddesi gereğince Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında takibe geçilen borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.000‬,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya  verilmesine, 29/06/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece delillerinin değerlendirilmediğini, değerlendirilme sebebine ilişkin de gerekçe belirtilmediğini, ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, buna göre; davalının iddia ettiği alacağını usulüne uygun yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, mahkemece bu hususun nazara alınmadığını, eksik ve hatalı incelemeyle hüküm kurulduğunu, mahkemece alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, imza incelemesinin Grafoloji uzmanı tarafından, Grafolojik ve Grafometrik yöntemlerle, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği cihazlar kullanılarak, imzanın tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde yapılması / yaptırılması gerektiğini, 24.04.2024 tarihli raporu tanzim eden heyette konunun uzmanı olabilecek bir grafolog bulunmadığını, raporun adli tıp uzmanlarından oluşan bir heyet tarafından hazırlandığını, ayrıca 24.04.2024 tarihli rapordan, incelemenin sadece büyüteç ve stereo  mikroskop kullanılarak yapıldığının anlaşıldığını, bu cihazlarla istenilen tespitin yapılamayacağını, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... CBS sayılı soruşturma dosyasında alınan uzmanlık raporunda dava konusu edilen senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, dava konusu senetle ilgili toplamda üç ayrı rapor bulunduğunu ve bu raporların birbirleriyle çeliştiğini, mahkemece çelişkilerin giderilmesi için yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına rağmen bu hususların nazara alınmadığını, ayrıca müvekkili aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca şartları oluşmamasına rağmen davalı lehine tazminata hükmedilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçelerinde yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece yemin delilinin hatırlatılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacı ve dava dışı ......  aleyhine, davacının keşidecisi, dava dışı ......'in lehtarı olduğu 15/02/2007 tanzim, 01/01/2009 vade tarihli 60.000,00 TL, bedelli bonoya dayalı olarak Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile toplam 86.855,31 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, bononun davacıya  lehtar tarafından cirolanarak devredildiği  anlaşılmıştır.<br>Davacı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek menfi tespit davası açmıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehtar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir. Hamilin iyi niyetli olması durumu değiştirmemektedir.<br>Somut olayda davacının şikayeti üzerine açılan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma nolu dosyasında Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından davaya konu bonodaki imzanın  davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda rapor alındığı alınan raporda bonodaki imzaların ... elinden çıkmayıp, adı geçenin hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atıldığı kanaatine varıldığının bildirildiği, ilk derece mahkemesince de önce Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu bonodaki borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi,işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından  uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların Birgül  Demir'in eli ürünü olduğunun bildirildiği, Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporu ile Adli Tıp  Kurumu raporu arasında çelişki olduğu için mahkemece üniversitelerde öğretim üyesi olarak görev yapan  sahtecilik ve grafoloji uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden bir rapor daha alındığı, alınan bu son raporda da dava konusu bonodaki borçlu imzalarının ...'in eli ürünü olduğu yönünde kanaat bildirildiği  görülmüştür.<br>İmza inkarı hususunda yapılacak inceleme teknik bir inceleme olup bononun keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekmektedir.  Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma nolu dosyasında Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan rapordaki davacının mukayese imzalarının hepsinin dava konusu bononun keşide tarihinden uzunca bir zaman sonrasına ait imzalar olduğu , muakayese  imzalarının 2018 ve 2019 yıllarına ait imzalar  olduğu, oysaki bononun keşide tarihinin  2007 yılı olduğu, ilk derece mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi heyeti raporundaki davacının mukayese imzaları arasında bononun keşide tarihinden önceki imzalarının da bulunduğu, buna göre Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi heyeti raporu esas alınarak dava konusu bonodaki imzaların davacıya ait olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalının dava konusu bonoyu ciro yoluyla edindiği, kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalarda yemin teklif edilebileceği, davalı ciro yoluyla bonoyu iktisap ettiğinden bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı için davalıya yemin teklif edilemeyeceği, üstelik kişiyi ceza soruşturması veya  kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalarda da yemin teklif edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir yoluyla icra takibi durdurulduğu ve ihtiyati tedbir kararı uygulandığı için İİK'nın 72/4 maddesi gereğince davalı lehine tazminata hükmedilmesinde ve dava reddedildiği için davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik olmadığı,  davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/05/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>     Başkan ...                    Üye ...                     Üye ...                  Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br>...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2896de93f40bf85b","SID":"686c7e3ecd599ff5"}}