{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2025/106 <br>KARAR NO\t:2025/428<br><br>DAVA:İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))<br>DAVA TARİHİ:12/02/2025<br>KARAR TARİHİ:02/06/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş akdinin feshinden kaynaklı işçilik alacaklarının tahsili amacıyla ikame edilen davalarda müvekkili lehine tazminat ve alacaklara hükmedildiğini, müvekkili davacının hak kazanmış olduğu tazminat ve alacaklarının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına konu ettiğini, ilamların icrası yolu ile açılan icra takibinde borçlu şirkete mezkur dosyadan icra emri gönderildiğini, söz konusu takibin kesinleştiğini, akabinde davalının menkul gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczedildiğini ve en nihayetinde fiili haczin de yapıldığını ancak yapılan tüm bu işlemlerin sonuçsuz kaldığını ve davalı tarafından da halihazırda mezkur dosyaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, hal böyle iken mezkur alacakların tahsili amacıyla İcra ve İflas Kanununun 177/4 maddesi gereği borçlunun iflasına karar verilmesini  talep etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkili davacının çalışmaması herhangi bir gelirinin olmaması, içinde bulunduğu ekonomik durumu, maliki olduğu herhangi bir taşınmaz ve taşınır vasıtanın bulunmuyor oluşu hususları göz önünde bulundurulduğunda adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı evvel emirde adli yardım taleplerinin kabulünü, akabinde davacı müvekkilinin ilamdan kaynaklanan alacaklarının tahsili için borçlunun iflasına karar verilmesini, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;<br>Dava,  İcra ve İflas Kanununun 177. maddesine dayalı doğrudan alacaklı tarafından talep edilen iflas davasına ilişkindir. <br>Davacı vekili Av. ... 27/05/2025 havale tarihli dilekçesi ile; işbu davada davalı ile yapmış oldukları anlaşma nedeniyle işbu davanın konusuz kaldığını, ayrıca davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını ancak verilecek karar ile birlikte hazine yararına harç ve gidere hükmedilmesi halinde bu alacakların davalı yana yükletilmesini talep ettiklerini, bu meyanda öncelikle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, akabinde gerekçeli kararın taraflara tebliğini, gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin akabinde de kesinleşme şerhinin tanzimi ile artan gider avansı ve dosya içerisinde yer alan iflas avansının taraflarına iadesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili Av. ... 28/05/2024 havale tarihli dilekçesi ile; iflas davasının dayanağı olan borca ilişkin olarak davacı tarafla karşılıklı olarak anlaştıklarını, davadan feragati kabul ettiklerini, karşılıklı herhangi bir hak alacak veya vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyanla davadan feragat/vazgeçme gereğince işlem yapılmasını ve dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiştir. <br>HMK'nın 315. maddesinde; \"Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.\" hükmü yer almaktadır. <br>6100 Sayılı HMK’nın 315. maddesine göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Şu hâlde mahkeme içi sulh, mahkeme tarafından bir hüküm verilmesine gerek olmaksızın davayı sona erdirir. Tarafların sulh yapmaları durumunda mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verecek; taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse “karar verilmesine yer olmadığına” karar vermek suretiyle yargılamaya son verecektir. Diğer bir deyişle, mahkeme içi sulh davayı kendiliğinden sona erdirdiğinden mahkemenin bu sonucun ortaya çıkmasını sağlamak için ayrıca bir hüküm vermesine de gerek yoktur. Zira sulhun temel işlevi hükmün tamamlayıcısı olmak değil; hüküm yerine geçmektir. Dolayısıyla sulhun bizzat kendisinin ayrıca bir mahkeme hükmü verilmesine gerek olmaksızın doğrudan doğruya davayı sona erdirmesi doğaldır. Bu bakımdan mahkemenin vereceği “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı” davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığını tespit ve tevsikten öte bir anlam taşımayacaktır (Tanrıver, s. 97). \"<br>İşbu dosyada, tarafların sulh olmaları sebebi ile davanın konusuz kaldığı, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-HMK'nın 315/1 maddesi gereği KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Gider avansının kalan kısmının  ve iflas avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf  yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/06/2025<br><br>BAŞKAN ...<br> <br>ÜYE ...<br> <br>ÜYE ....<br> <br>KATİP ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9596b3113fefb40e","SID":"0a52c23cecc0f768"}}