{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/665 - 2025/923<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/665 <br>KARAR NO\t: 2025/923<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/127 E.  -  2022/227 K.<br><br><br><br>ASIL DAVANIN KONUSU\t: Tasarım Tecavüzü, Maddi - Manevi Tazminat<br>KARŞI DAVANIN KONUSU\t: Tasarım  Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/09/2022 tarih ve 2021/127 E. - 2022/227 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tescilli tasarımlarının davalı tarafından izinsiz olarak taklit edildiğini, üretilerek satıldığını, taklit ürünlerin görsellerinin \"...\" İnstagram adresinde, \"...\" olarak yer aldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkillerinin tasarım hakkına tecavüzünün tespite, söz konusu ürünlerin üretiminin ve satışının durdurulmasına, satışa sunulan ve üretilip henüz satışa sunulmamış ürünlerine el konulmasına, görsellerinin faaliyette bulunulan tüm mecralardan kaldırılmasına, zarar ve ziyanın net olarak belirlenmesi için ticari defterleri vs. incelenmesine, üretimde kullanılan araçlara el konulmasına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı karşı davacı vekili, davacının tescilli olduğunu iddia ettiği tasarımının 6769 sayılı SMK 55., 56. ve devamı maddelerinde belirtilen tanımlara uygun olmadığından aynı Kanun'un 77. maddesi uyarınca hükümsüz olduğunu, yeni ve ayırt ediciliğe sahip olmadığını, dava konusu koltuk ve berjerin davacının tasarım tarihinden daha önce üretilmiş ve piyasaya satışa sunulmuş olduğunu savunarak davacının davasının reddini istemiş, karşı davada da, davacının tescilli olduğunu iddia ettiği tasarımının 6769 sayılı SMK'nın 55, 56 ve devamı maddelerinde belirtilen tanımlara uygun olmadığını, SMK'nın 77. maddesi uyarınca hükümsüz olduğunu, yeni ve ayırt ediciliğe sahip olmadığını ileri sürerek,  2020/05784- 3 ve 4 sayılı tasarım tescilli ürünlerin hükümsüzlüğüne, karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>Karşı davada davalı vekili, karşı davanın reddini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2020/05784 – 3 ve 4 sayılı tasarım tescilli ürünlerin iş yerinde tespit edilen ve katalogda da yer alan ürünler ile benzer olduğu, ancak karşı davalının 2020/05784-3 ve 4 sıra nolu tasarımlarının karşı davacı tarafın ileri sürdüğü delil ve dokümanlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı, dava konusu 2020/05784-3 ve 4 sıra nolu tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, karşı davaya konu olan 2021/05784 nolu 3 ve 4 sıra sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi heyetinin eksik ve hatalı değerlendirme yaptığını, 2020/05784 - 3 ve 4 numaralı tescili yapılan ürünlerin birbirinden farklı ürünler olup ayrı ayrı ele alınması gerektiğini, bilirkişi heyeti değerlendirmede bulunurken bu konuyu göz ardı ettiğini, müvekkilinin koltuklarının yeniliğini kırıcı hiçbir durumun bulunmadığını, müvekkilinin tescilli berjer ürünüyle davalı/karşı davacının ürünleri dışında hiçbir ürünün benzemediğini, müvekkilinin ürünlerinin hem özgün hem de yeni olduğunun kabulünün gerektiğini, tahkikat aşamasının, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller de değerlendirildikten sonra araştırılması gereken bir husus kalmadığında sona ermesi gerektiğini, halbuki bunun tam olarak sağlanamadan hüküm kurulduğunu, eksik inceleme yapıldığını, dava konusu 2020/05784-3 ve 4 sıra nolu tasarımların ayrı tasarımlar olması nedeniyle ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, davalı/karşı davacının, müvekkilinin uzun uğraşlar sonucunda özgün olarak elde ettiği ve sonrasında tescil ettirdiği tasarımların neredeyse bire bir aynısını üretip satarak müvekkiline hem maddi hem de manevi zararlar verdiğini, asıl davanın kabulü ile birlikte karşı davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>    <br>GEREKÇE\t: Asıl dava, tasarım tecavüzü, maddi ve manevi tazminat, karşı dava ise tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile karşı davalının 2020/05784-3 ve 4 sıra nolu tasarımlarının karşı davacı tarafın ileri sürdüğü delil ve dokümanlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, karşı davada 2020/05784-3 ve 4 sıra nolu tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı- karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacı- karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı- karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1559561f455bf5f9","SID":"cb2c3c8480846d7a"}}