{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1783 <br>KARAR NO:2025/788<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:02/03/2022<br>NUMARASI:2017/695 Esas - 2022/184 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:08/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.12.2013 tarihinde yaya olarak bulunduğu sırada davalı şahsa ait... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, Esenler Belediyesi'nde çalışan davacının, kaza nedeniyle  yaklaşık olarak 3-4 ay hiç çalışamadığını ve bu süre boyunca da kendisine eşinin baktığını, bu nedenle davacının çalışamadığı bu  dönem için maluliyetinin %100  olduğunu,  bu dönem için geçici iş göremezlik  tazminatının da ödenmesinin gerektiğini, davacının... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'dan kaza nedeniyle şikayetçi olduğunu, Bakırköy 18. Sulh Ceza mahkemesinin yapılan  yargılamasında, 2014/305 esas sayılı dosyasından alınan kusur raporunda sürücü davalının asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davacı  için şimdilik 1.000 TL maddi  tazminatın kazanın gerçekleştiği tarih olan 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan  tahsilini, 19.000 TL manevi tazminatın 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın, müvekkil şirket nezdinde ZMMS (Trafik Sigortası) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının ise kaza tarihi itibariyle 250.000-TL olduğunu, ayrıca manevi tazminat ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, teminat limitlerini belirtmelerinin başvuru konusu talebi kabul anlamına gelmediğini, başvuran tarafın, sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun araştırılması ve var ise tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; 24.013,00 TL maddi zararın davalı ...  yönünden kaza tarihi olan 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı .... yönünden ise sigorta poliçe limitiyle sınırlı olarak  temerrüt tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, açılan manevi tazminat davacının kısmen kabulü ile ; 15.000TL manevi tazminatın  kaza tarihi olan 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek  yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan  tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine  \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerde bir değişiklik olmadan iki rapor arasında fark olduğunu, tıbbın pozitif bir bilim olduğu herkesin kabulü olduğunu, çıkan bu çelişkili neticeleri pozitif bilimin ilkeleri çerçevesinde izah edebilmenin mümkün olmadığını, kaza tarihinden 9 yıl sonra kaza ile davacının ortopedik rahatsızlıkları arasında oldukça şüpheli bir illiyet bağı kurulmuş ve bu haksız neticenin ortaya çıktığını, sadece omuz eklemindeki çıkıklığa sonradan kalça çıkığı da eklenmiş ve bu durumun raporlara yansıdığını, çelişik olan bu raporları kabul etmediklerini,  davacının dava konusu trafik kazası neticesinde sürekli bir iş gücü kaybına uğramadığının ve kaza ile ortopedik yakınmaları arasında bir illiyet bağının bulunmadığının sübut bulduğunu beyan ettiklerini, mahkeme bu şüpheli durumda en azından manevi tazminat talebini reddetmeliyken müvekkilinin ... aleyhine 15.000TL manevi tazminata hükmetmesi adalet ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 31.12.2013 günü saat 08:30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı kamyonet ile ...Metro istasyonu yakınlarında bulunan otopark alanında park halinde bulunan aracını geri manevra ile harekete geçirerek park halinden çıkardığı sırada, gerisinde otopark alanında bulunan davacı yaya ...'e çarpması sonucu dava konusu yaralamalı olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 02.12.2016 tarihli raporunda; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması yönetmelik hükümlerine göre kaza ile illiyet bağı olan özür oranının %6 olduğu, 11.12.2008 tarihli yönetmeliğe göre arızasının E cetveline göre %23 oranında kalıcı iş göremezlik (maluliyet) olduğu, kaza ile illiyet bağı bulunduğu, ancak mevcut arızasının ortopedik açıdan cerrahi ile tedavi edilebileceği dikkate alındığında, cerrahi tedavi sonrası kalıcı maluliyet açısından yeni bir değerlendirme yapılmasının uygun olduğuna ilişkin belirleme ile  Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulunun 27.02.2019 tarih 3634 karar sayılı mütalaasındaki \"...Dosyada mevcut tıbbi belgelerin ve grafilerin Kurulumuzda yapılan incelemesine göre, kişide saptanmış olan üst ekstremitedeki hareket kısıtlılığının kendinde mevcut dejeneratif değişikliklere bağlı olup, 30.12.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen omuz çıkığı ile illiyetinin mevcut tıbbi belgelere göre kurulamadığı,...\" belirlemesi arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak sureti ile çelişkinin giderildiği anlaşılmakla Mahkemece, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun, \"... ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Dosyada mevcut tıbbi belgelerin ve grafilerin Üst Kurulumuzda yeniden yapılan incelemesine göre, kişide saptanmış olan üst ekstremitedeki hareket kısıtlılığı ile 30.12.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen omuz çıkığı ile illiyetinin olduğu,  ...'in 31.12.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak meslek grup numarası bildirilmemekle grup 1 kabul olunarak E cetveline göre %8.2  oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği ...\" mütalaası dikkate alınarak üst kurul tarafından olay tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak  çelişkinin giderilmiş olması nedeni ile bu raporun esas alınarak karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinafının reddi gerekmiştir.Bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.664,98 TL harçtan peşin alınan 666,24 TL harcın mahsubu ile bakiye  1.998,74 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd905a47168af498","SID":"68acfbbf3f549159"}}