{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/711 <br>KARAR NO\t: 2025/911<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                   ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>KATİP\t\t: ...                ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/453 E.  -  2023/30 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Patent Devir Sözleşmesinin İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2023 tarih ve 2022/453 E. - 2023/30 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin 31.12.2018 tarihli noter devir sözleşmesi ile aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu üyesi de olan diğer davalı ...’dan TR 2015 09342 B numaralı patentin % 27, 06 payının %87,04 oranındaki kısmını (tüm patentin %23.55 oranlı payını) 870,40-TL bedel ile satın aldığını ve patentin şirket lehine sicile kaydedilerek tescil edildiğini, patent devir sözleşmesini davalı Şirket adına ...'ın imzaladığını,  davalı Şirketin 23.05.2019 tarihinde düzenlenen olağan genel kurul toplantı tutanağının 2. maddesinden de anlaşılacağı üzere, ...'ın 20.11.2018 tarihinde şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini,  ... hakkında, Ankara 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2012/488 E. sayılı 01.07.2015 tarihli kararıyla iflas kararının verildiğini ve bu kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 28/09/2017 gün ve 2016/1344 esas, 2017/2420 sayılı kararı ile onandığını, karar  düzeltme isteğinin de Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 21/11/2018 tarih, 2017/3151 esas, 2018/5414 sayılı kararı ile reddi üzerine 21/11/2018 tarihinde kesinleştiğini, şirket adına işlemleri yapan ...'ın 01.07.2015 tarihi itibariyle iflas etmesi nedeniyle şirketi herhangi bir şekilde temsil yetkisinin de kalmadığını, şirket adına hareket ettiğini iddia eden ...'ın patent devir sözleşmesi için notere ibraz ettiği imza sirkülerine göre, şirketin 06.05.2016 tarihli genel kuruluna dayanarak kendisini yetkili olarak belirtmiş ise de, anılan genel kurulun iptaline yönelik Ankara Batı Ticaret Mahkemesi'nin 2019/590 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve derdest olduğunu, davalı Şirketi temsil yetkisi olmayan kişinin şirketi temsilen yaptığı işlemin bir geçerliliğinin bulunmadığını, diğer davalının ise aynı zamanda şirket yönetim kurulu üyesi olup, davalı şirketin tüm işlemlerini bildiğini ileri sürerek, 31.12.2018 tarihli patent devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, iflas kararının kesinleştiği tebligatın, patent devrinden sonra yapıldığını, Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/590 E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 20 Mayıs 2016 tarih 9079 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 820.sayfasında ilan edildiği üzere; dava dışı ...'ın tek imza ile münferiden üç yıl süre ile davalı şirketi temsile yetkili kılındığı, davalı şirketin 20/11/2018 toplantı tarihli yönetim kurulu kararından ...'ın yönetim kurulundan istifa ettiğinin, bu istifasının şirket yönetim kurulunca kabul edildiğinin, yapılacak ilk genel kurula kadar da yerine ...'ın seçilmesine ve yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirilmesine karar verildiğinin anlaşıldığı, dava konusu patent devir sözleşmesi incelendiğinde, sözleşme konusunun TR 2015 09342 B sayılı ... incelemesiz patentinin %27,06'lık kısmının %87,04 oranındaki kısmının, ... tarafından davalı Şirkete devredildiği, devralan şirket adına ...'ın işlem yaptığı, dayanak kısmı incelendiğinde, devralan şirketi 16/05/2016 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile temsil ve ilzama ...'ın yetkili olduğu şeklinde kayıt düşüldüğü hususlarının tespit edildiği, dava konusu sözleşmenin akit tarihinde, davalı şirketi temsil iddiası ile işlem yapan ...'ın şirketi temsile yetkisinin bulunmadığı, zira söz konusu şahsın 20/11/2018 toplantı tarihli yönetim kurulu kararına göre istifa ettiği ve bu istifasının yönetim kurulunca kabul edildiği, ayrıca adı geçen şahsın Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2015 tarih 2012/488 Esas 2015/377 Karar sayılı kararı uyarınca iflasına karar verildiği, verilen kararın 21/11/2018 tarihinde kesinleştiği, 6102 sayılı TTK m.363/2 hükmü uyarınca iflas nedeniyle de adı geçen şahsın yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden sona erdiği, davalı yan her ne kadar ...'ın davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'ın yetkilendirmesi ile dava konusu sözleşmeyi şirket adına imzaladığını ileri sürse de, davalı yanın ibraz ettiği 25/12/2018 tarihli \"Yetki Belgesi\"nin Ankara 9.Noterliğinin 31/12/2018 tarih 29171 yevmiye numaralı işlemle akdedilen patent devir sözleşmesinin dayanağı arasında bulunmadığı, buna göre; dava konusu patent devir sözleşmesi akdedilirken, dava dışı ...'ın davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı anlaşıldığından dava konusu sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile  Ankara 9.Noterliği'nin 31/12/2018 tarih 29171 yevmiye numaralı işlemle akdedilen patent devir sözleşmesinin  iptaline, karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi olduğunu,  Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/590 E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, patent devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> Öncelikle belirtmek gerekir ki, SMK'nın 6769 sayılı SMK'nın 148. maddesinde düzenlenen hukuki işlemlerden olan patent sözleşmenin iptali istemli bu davada  fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğu Dairemizin 2022/1352- 2022/1250 E/K sayılı ilamı ile kesinleştiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları ancak sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır.<br>Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı bakımından aktif dava ehliyeti, davalı bakımından da pasif dava ehliyeti olarak karşımıza çıkan davada sıfat,  HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen  dava şartlarından değildir, davada sıfat bir usul hukuku konusu değil, doğrudan doğruya maddi hukuk konusudur.( (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi-Değiştirilmiş 2. Baskı-Ankara 2013-Sayfa 543-557.) Çünkü bir kimsenin dava konusu hakkında hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir.<br><br> Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında hakkın doğumuna engel olduğu için bir def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün  ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur.(Baki Kuru,Medeni Usul Hukuk El Kitabı, Ankara 2020,C.I, s.331 vd)<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında,  yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere, davalı Şirketin ortağı olan davacı, davalılar arasında, davalı ...'ın  2015 09342 sayılı patentte sahibi olduğu payın bir kısmının davalı Şirkete devrine dair 31.12.2018 tarihli patent devir sözleşmesinin, davalı Şirket adına sözleşmeyi imzalayanın davalı Şirketi temsile yetkili olmadığından, geçerli bulunmadığını ileri sürerek iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Görüldüğü üzere, davacı iptalini talep ettiği patent devri sözleşmesinin tarafı değildir. Davacı, sözleşmenin tarafı olan davalı Şirketin ortağı olsa da, TTK'da şirket ortaklarının, şirketin devraldığı mal varlıklarına ilişkin sözleşmenin  iptali istemiyle dava açabileceklerine dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. O halde, davacının yukarıda detaylı şekilde açıklanan sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince,  tarafı olmadığı dava konusu sözleşmenin iptalini isteme hakkı olmadığından, eş deyişle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Her ne kadar HMK'nın 353/1-a-4 maddesinde, diğer dava şartlarına aykırılık bulunması halinde, istinaf mahkemesince kararın kaldırılıp, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği düzenlenmiş ise de, yukarıda ve  HGK'nın 18.02.2020 tarih, 2017/851 esas, 2020/177 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere sıfat (husumet), dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavram (Tanrıver, S.: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512) olduğundan, dava şartı değildir. Bu nedenle, husumet (aktif dava ehliyeti) dava şartı olmayıp, mahkemece resen göz önüne alınması gereken bir itiraz olduğundan, Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca aktif husumet nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 20/01/2023 gün ve 2022/453 E. - 2023/30 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>\t2-Davanın aktif ehliyeti yokluğundan REDDİNE, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t\t\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.00,00 TL maktu vekaletin ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t\t\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t6-Davalılar tarafından  istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>\t\t\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t  8-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine, <br>\t  9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 02/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br> <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18b5f0cc80448a68","SID":"865c5d6a93084968"}}