{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/798 - 2025/1012<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/798 <br>KARAR NO\t: 2025/1012<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                         K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/153 E.  -  2022/30 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:  YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/02/2022 tarih ve 2021/153 Esas - 2022/30 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2021-M-1776 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, dava konusu markanın müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu, taraf markaları kapsamındaki malların da ilişkili olduğunu, dava konusu markanın iltibasa sebebiyet vereceğini, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-1776 sayılı kararının 03. sınıfın tamamı ile 05. sınıftaki \"İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler\" yönünden iptalini ve dava konusu markanın anılan mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin dava konusu marka ile ürettiği bir ürün bulunmadığını, markaların karıştırılmayacağını, benzer mal üretmeyeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve özellikle markaların bütünselliği açısından görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının \"...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, markalar arasında yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar veya hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli veya TTK'nın 54 vd. maddeleri anlamında haksız rekabet oluşturacak şekilde başvurusu yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yeni bir heyetten bilirkişi raporu aldırılması taleplerinin değerlendirilmediğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, davalı markasının seri marka imajı yaratacağını, \"...\" ibaresinin gül aroması ile piyasaya sürülen ürün çeşidi olarak algılanacağını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, \"...\" ibaresinin, 03 ve 05. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2021-M-1776 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 29.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 26.05.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, ve hükümsüzlük davası yönünden dava konusu başvurunun kötü niyetli olup olmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, başvuru kapsamında yer alan 03. sınıfın tamamı ile 05. sınıftaki \"İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler\", davacının mesnet markalarının kapsamında yer aldığından, uyuşmazlık konusu mallar bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. <br>Taraf marka işaretleri arasındaki benzerlik incelemesine gelince; dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan \"...\" ibaresi gül anlamına gelmekte olup, gül suyu ve gül kokusu 03. sınıf temizlik ve kozmetik ürünleri ile 05. sınıftaki \"İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler\" mallarına özellik katan nesnelerden olduğundan, dava konusu emtialarda ayırt ediciliği düşüktür. Davacının itiraza mesnet markaları ise \"...\" ibarelidir. Bu hale göre, taraf marka işaretleri arasında \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmakta olup, dava konusu marka, davacının mesnet markalarından yeterince uzaklaşmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü isabetli bulunmamıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.05.2024 tarih ve 2023/680 E.-2024/4191 K. sayılı kararında \"...\" ve \"...\" ibareleri; 03.07.2024 tarih ve 2023/3333 E.-2024/5496 K. sayılı kararında ise \"...\" ve \"... ...\" ibareleri benzer bulunmuştur. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>   Her ne kadar davacı vekili, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını da ileri sürmüş ise de, buna ilişkin somut delil sunulmadığından, davacı vekilinin bu iddiası isabetli bulunmamıştır. <br>Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunması nedeniyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/02/2022 gün ve 2021/153 Esas - 2022/30 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KABULÜ ile, ... YİDK'nın 2021-M-1776 sayılı kararın, 03. sınıfın tamamı ile 05. sınıftaki \"İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler\" malları yönünden kısmen İPTALİNE,<br>3-Dava konusu 2019/110948 sayılı ve \"...\" ibareli markanın 03. sınıfın tamamı ve 05. sınıftaki \"İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.\" malları  yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 161,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 338,00-TL tebligat ve posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.819,70-TL'ye, 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.938,30-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf yargılaması sırasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, \t<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, \t<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 09/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 31/05/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>                  <br>               Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"053e27c69024d13a","SID":"dfa58ea20bf51a3c"}}