{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1042 - 2025/1137<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1042 <br>KARAR NO\t: 2025/1137<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/150 E.  -  2023/43 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2023 tarih ve 2022/150 E. - 2023/43 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin  www.....com alışveriş sitesi üzerinden satıcı sıfatıyla doğrudan ya da aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile üçüncü kişi tacirlerin ürünlerini tüketicilere ulaştırması için gerekli alt yapı ve platform sağlanarak e-ticaret faaliyetlerinde bulunduğunu, tüketici nezdinde meşhur ve maruf bir şirket olduğunu, “...” ya da “...” ile başlayan çok sayıda tescilli markaları ile \"sözcük+...\" ibareli seri markalarının bulunduğunu, davalının müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimali oluşturacak derecede benzer nitelikteki 2020/128398 sayılı \"....com\" ibareli marka başvurusuna itirazlarının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, başvuru markasının müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, seri marka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, “...” kelimesinin kendileri tarafından ayırt edici karakteri yüksek bir ibare haline getirildiğini, bununla birlikte \"... ...\" ibareli markalarının da bulunduğunu, “....COM” ibaresini 1998 yılından bu yana kullandıklarını, 2000 yılında bu ibareyle ilk markayı tescil ettirdiklerini, “....com” markasının TÜRKPATENT nezdinde T/02598 sayı ile tanınmış marka statüsünde olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tanınmış markalarının ayırt edici vasfının zedeleneceğini, bu markanın tesadüfen seçilmiş olduğunun düşünülemeyeceğini, markanın itibarından yararlanılmaya çalışıldığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ve TTK anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nin 04.03.2022 tarih ve 2022-M-2048 sayılı kararının iptali ile 2020/128398 sayılı \"....com\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının  \"Şekil+....com\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... ...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markaların bütünselliği ilkesi de gözetildiğinde görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki \" burda\" ibaresi davacı başvurusunda \"...\" şeklinde yer alsa da bu ibarenin ayırtediciliği çok düşük olduğundan davalı başvurusundaki renk ve şekil unsuru yanında \"...\" ibaresinin ayırediciliği ile birlikte bütünsellik açısından davacı markasınından farklılaştırdığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunmadığı ve SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, SMK'nın 6/9.maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkilinin markalarının sadece \"...\" ibareli markalardan ibaret olmadığını, 2014/105661 sayılı \"... ...\" ibareli markalarında olduğu gibi \"sözcük+...\" kalıbı ile oluşturulmuş seri marka ailesinin bulunduğunu,  müvekkilin “...” markası açısından hiçbir surette kabul etmemekle birlikte, bir markanın ayırt ediciliğinin çok yüksek olmadığı durumlarda dahi, uzun süredir tescilli ve fiilen kullanılan bir marka olması karşısında sonraki markanın tescilinin her halükarda hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  \"...\" ibaresinin üzerinde kullanıldığı mal ya da hizmeti nitelendirmediğinden markasal ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun söylenemeyeceğini, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, \"...\" ibareli markalarının mağazacılık hizmetleri yönünden tanınmış marka vasfını kazandığını, başvuru markasının 35. sınıf hizmetlerde tescili halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların oluşacağını, davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiği dikkate alındığında, sektörün en büyük aktörlerinden biri olan müvekkilinin tanınmış markalarını bilmemesinin beklenemeyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “şekil+....com” ibareli başvuru ile davacı Şirkete ait  \"... ...\" ve \"...\" ibareli itiraza mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira  taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin bir işaret zamiri olarak ayırt ediciliğinin güçlü olmadığı, bu ibare dışında karşılaştırılan markaları birbirine yakınlaştıran bir unsurun bulunmadığı, başvuruda davacı markalarından farklı olarak yer alan şekil ve kelime unsurlarının yeterli ayırt ediciliği sağladığı, bu hale göre dava konusu marka başvurusunu gören tüketici/alıcıların bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 1702/2025 tarih, 2024/2820 Esas, 2025/955 Karar sayılı kararında \"....com\" ibaresinin, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 13/03/2025 tarih, 2024/3416 Esas, 2025/1775 Karar sayılı kararında \"... ....com+şekil\" ibaresinin davacının itiraza mesnet markaları ile benzer bulunmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik söz konusu olmadığından somut olayda SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, diğer taraftan başvurunun kötüniyetle yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e93f6471264da96","SID":"9f036d6ee845b7dd"}}