{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/942 <br>KARAR NO\t: 2025/1062<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/329 E.  -  2023/76 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/03/2023 tarih ve 2022/329 E. - 2023/76 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin “...” kanallarının sahibi olduğunu, dünya genelinde faaliyet gösteren 38 kanalı ile Ortadoğu, Kuzey Afrika, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya Pasifik bölgelerindeki 36 ülkede yayın yaptığını, ülkemizde de Digiturk medya platformunu satın alarak 2016 yılında faaliyetlerine başladığını, bu platformda yer alan ..., ... kanallarını kendi bünyesinde barındırdığını, aynı zamanda Türkiye Futbol Federasyonu tarafından akredite kuruluş olarak Türkiye Süper Ligi’ndeki maçların yayın hakkını elinde tuttuğunu, aynı zamanda “...” unsurunu ihtiva eden pek çok markayı davalı ... nezdinde tescil ettirdiğini, davalı şahsın tescil başvurusunda bulunduğu 2021/030015 sayılı “...” markasına itirazlarının davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, dava konusu edilen markanın tek unsuru olan “...” ibaresinin, davacının tescilli ve tanınmış “...” esas unsurlu seri markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, zira “...” kelimesinin, davacının seri markaların tamamının başlangıcı olan “...” hecesinin sonuna “...” kelimesinin eklenmesi suretiyle oluşturulmasından dolayı davacının seri markalarının devamı şeklinde algılanabileceğini, ayrıca taraf markalarının aynı/aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, dava konusu edilen markanın tescili halinde davacının markaların tanınmışlığından haksız bir fayda elde edeceğini, bu markaların ayırt ediciliğine zarar vereceğini, davalı şahsın dava konusu edilen markayı kötü niyetle tescil ettirmek istediğini, zira her ne kadar Anayasal ifade özgürlüğü kapsamında kalan tepkiler ve hukuki bir zemin içerisinde kaldığı müddetçe gerçekleştirilen kampanyalar davacı tarafından saygı ile karşılanmakta ise de, dava dışı ... Spor Kulübü tarafından yürütülen “...” tepkisinden esinlenerek dosyalanmış olan bir marka başvurusunun tescilinin davacı tarafından kabul edilemeyeceğini, ... SK tarafından, 2020-2021 sezonunun 18. haftasında oynanan Karagümrük-Konyaspor maçında, dava dışı ... SK aleyhine küfürlü tezahüratın canlı yayında ekrana getirildiği gerekçelendirilerek, davacının “...” ibareli markalarının oluşturuluş biçimi ve kompozisyonu “...” olarak değiştirilerek bu işaretin ... SK’nın maçlarını oynadığı Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun reklam panolarında, futbolcuların antrenman ve ısınma formalarında, basın toplantılarının gerçekleştirildiği alanda konumlandırıldığını, bunun üzerine davacının 24.02.2021 tarihinde marka tecavüzü ve haksız rekabet gerekçeleriyle İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2021/32 Esas sayılı bir dava ikame ettiğini, bu davanın açıldığı gün ile dava konusu edilen markanın başvurusunun yapıldığı günün aynı olduğunu, davalı tarafın, bütün ülke gündemini meşgul eden bir kelimeyi tescil başvurusuna konu ederken, ya davacı şirketi, ya da ... Spor Kulübünü zor durumda bırakarak, markayı yedekleme, şantajlama ve marka ticareti yapmak yoluyla haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 22/06/2022 tarih ve 2022/M-7675 sayılı kararının iptaline, 2021/030015 sayılı \"...\" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, İngilizce’de “olmak” anlamına gelen “...” kelimesinin davaya konu başvuruda “adil olmak, centilmen olmak” şeklindeki kullanımda yardımcı unsur olarak yer aldığını, davacı markalarında “...” ibaresi tüketici zihninde bütün olarak yer edinmiş olup kelimenin bölünerek benzerlik değerlendirmesine konu edilmesinin marka hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, markalar benzer olmadığından davacının tanınmışlığa ilişkin iddialarının somut uyuşmazlığa bir etkisinin olamayacağını, davalının kötü niyetinin de ispat edilemediğini, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı şahıs tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan benzerlik bulunmadığından, somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olmasına rağmen, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, her şeyden önce, taraf markaları benzer olmadığından, davacının markasının ilgili sektörde tanınmış olduğu kabul edilse dahi, tanınmış markanın bir benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması somut olayda söz konusu olmayacağından ve davacı da dava/itiraz dosyalarına aksi yönde bir delil sunmadığından, davalının markasını tescil ettirmesi ve kullanması sonucunda haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi ya da tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarından birinin gerçekleşme ihtimalinin olmadığı, ayrıca, her ne kadar davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı “...”li markalarının, en azından yayıncılık sektöründe belli bir bilinirliğe ulaşmış olduğu göz ardı edilemese de, bir markanın “tanınmış” olmasının, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların “otomatikman” gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmediği,  tanınmışlığın varlığı koşulu sağlanmışsa, incelemenin, önceki/tanınmış markanın  zarar görecek şekilde etkilenmesi koşulu ile devam etmesinin gerektiği,  somut olayda, davacının markasının “tanınmışlık” iddialarının, davalının 2021/030015 sayılı markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davalının “...” işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir delil sunulmadığı gibi işaretler de birbirlerine benzemediğinden, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat olunamadığı,  davacının “...” ibaresinin, dava dışı ... Spor Kulübü’nün davacıya bir “göndermesi” amacıyla yaratılmış bir protesto sloganı olduğu ve bu sloganın yaratıcısı olmayan davalı tarafından markasal hüviyette tescilinin de kötü niyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddialarının ayrıca irdelenmesinin gerektiği, somut olayda  davacının, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürmesinin, diğer uyuşmazlıklarıyla/iddialarıyla çeliştiği ve bunların ileri sürülmesinde hukuki bir yararın da bulunmadığı, davacının kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararlarının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu \"...\" ibareli başvurunun, müvekkilinin 38 ve 41.sınıflarda çok tanınmış \"...\" ibareli markaları ile seri marka algısı yarattığını, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin davacının markalarını sulandıracağını ve tanınmışlığını zedeleyeceğini, \"...\" ibaresinin \"adil ol\" anlamına geldiğini, davacının mesnet markalarında olduğu gibi \"...\" ibaresi ile başlayıp kelime unsuru ile devam ettiğini, davalı tarafından tesadüfen seçildiğinin kabul edilemeyeceğini, ... Spor Kulübü tarafından oynanan çeşitli maçlarda kullanılan \"...\" ibaresinin marka tecavüzü ve haksız rekabete sebebiyet verdiği gerekçesiyle ... Spor Kulübü aleyhine İstanbul Anadolu 2. FSHHM'de 2021/32 Esas sayılı davanın açıldığı gün dava konusu başvuru yapılmasının kötüniyetli olduğunu, başvurunun davacı ile ... Spor Kulübü arasında gerilime sebebiyet veren ibareden oluşması nedeniyle kötü niyetle yapıldığını ileri sererek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t:  Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin dikkate alınması suretiyle belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere,taraf markalarının başlangıcında İngilizce \"olmak\" anlamına gelen \"...\" ibaresi ortak olarak bulunuyorsa da, bu ibarenin ülkemizde de yaygın olarak kullanıldığı, davacının “...” ibareli markalarının hecelere bölünmesi suretiyle “...” ibaresinin başka kimse tarafından markasal hüviyette kullanılamayacağının <br>kabul edilemeyeceği, dava konusu başvuruda “...” ibaresinin “...” şeklinde <br>bütünleşik bir kelime öbeği içinde kullanılmasının karşılaştırılan markaları yeterince farklılaştırdığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği, öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 E. - 507 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli olarak kabul edildiği, somut olayda davacı tarafından “...” ibaresinin, dava dışı ... Spor Kulübü’nün davacıya bir “göndermesi” amacıyla yaratılmış bir protesto sloganı olduğu ve bu sloganın yaratıcısı olmayan davalı tarafından marka olarak tescil edilmek istenmesinin davalının kötüniyetini ortaya koyduğu iddia edilmiş ve ... Spor Kulübü'nün protesto eylemlerine ilişkin deliller sunulmuş ise de, anılan iddiaların gerçek olduğu kabulünde dahi, sunulan delillerin, davacı ile dava dışı Spor Kulübü arasındaki husumetin tarafı olduğu iddia ve ispat edilmeyen davalının dava konusu marka başvurusunun SMK'nın 6/9.maddesi anlamında kötü niyetle yapıldığını kanıtlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5ff7a6363e4aa33","SID":"35ecc1d94799a9f2"}}