{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/758 - 2025/985<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/758 <br>KARAR NO\t: 2025/985<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/160 E.  -  2022/381 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/11/2022 tarih ve 2021/160 E. - 2022/381 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin anatomi alanında uzman doktor olarak ... Tıp Fakültesinde görevine devam ettiğini, aynı zamanda Tıpta Uzmanlık Sınavı'na hazırlanan öğrenciler için farmakoloji konu anlatımlı ve soru bankası kitapları ile ... kitaplarını hazırladığını, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu' nu kapsamında eser mahiyeti taşıyan anılan kitapların basılarak TUS sınavına girecek öğrencilerin kullanımına sunulduğunu,  müvekkilinin eser sahibi sıfatıyla mali hakları kullanma yetkisini haiz bulunduğunu, FSEK'in 52.maddesinde mali hakların devri için bir sözleşmenin yapılması halinde devir edilen tüm hakların tek tek gösterilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, somut olayda müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme ve eki olan etik bildirgede müvekkilinin eser sahibi olduğu kitapların, mali hakların ayrı ayrı belirlendiği ve devredildiğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, yapılan sözleşme ve ekinin geçerli olmadığını, davalının, müvekkilinin eserini usul ve yasaya aykırı şekilde bastığını, çoğalttığını ve yaydığını ileri sürerek, davalının FSEK m.68 gereğince, müvekkilinin hak kazanması gereken telif ücretinin 3 katı oranında telif tazminatına mahkum edilmesini, telif hakkına tecavüzün kaldırılmasını ve davalının müvekkilinin telif haklarını ihlal etmekten men edilmesini, müvekkilinin hak kazanmış olduğu şimdilik 100,00 TL telif tazminatının ve 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili, müvekkili şirketin 15 yılı aşkın süredir tıpta uzmanlık sınavına yönelik kitaplar yayımlayan, TUS ile ilgili bilimsel toplantı, konferans, seminer ve eğitimler sunan, TUS'la ilgili mevzuatın oluşmasına önemli katkılar sağlayan bir kuruluş olduğunu, davacının da uzun yıllar boyunca, müvekkili şirket ile imzaladığı sözleşmeler kapsamında FSEK hükümleri uyarınca mali hakları müvekkiline ait eserlerin müvekkilinin belirlediği yer ve zamanda seminer, konferans ve eğitim verme formatlarında temsil etme taahhüdünü yerine getirdiğini, yine bazı eserleri meydana getirdiğini, mevcut olan bazılarına da katkıda bulunduğunu, davacının müvekkili şirketin TUS kurslarında eğitmenlik yaptığı süre boyunca kendisi ile telif haklarının devrine ilişkin sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmelere istinaden de eserleri mali hakları süre, yer ve muhteva bakımından sınırlama olmaksızın müvekkiline devredildiğini, hatta ileride meydana getireceği eserlerin mali haklarının devrini de taahhüt ettiğini, davacının sözleşmeler imzaladığını kabul etmekle birlikte dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde sözleşmelerin geçersiz olduğu iddiasında bulunduğunu, bir an için sözleşmelerin geçersiz olduğu kabul edilecekse de davacının yıllarca davaya konu kitapların baskılarına ses çıkarmadığından sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığını, davacının eylemlerinin çelişkili davranış yasağı kapsamında himaye edilemeyeceğini  savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  Adli Tıp Kurumundan alınan raporda imzaların davacıya ait olduğu, davacının imzaladığı sözleşmelerle eserlerin mali haklarının süre, yer ve muhteva bakımından sınırlama olmaksızın davalıya tamamen devrettiği gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  davalı tarafından dosyaya sunulan sözleşme ve etik bildirgelerde mali hakların ayrı ayrı devredildiğine ve hangi eserlerin mali haklarının devredildiğine ilişkin açık hüküm bulunmadığını, bu nedenle anılan belgelerin geçersiz olduğunu, yine bu sözleşmelerdeki imzaların da müvekkiline ait olmadığını, imzalarının davalı tarafça taklit edildiğini, aldırılan ATK raporu kesin kanaat bildirmediğinden hükme esas alınamayacağını, imzaların grafoloji uzmanı heyet tarafından yeniden incelenmesi taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmelerin geçerliliğini kabul anlamına gelmemek üzere, eser sahibinin mali hakları usule uygun şekilde devredilmiş olsa dahi eser sahibine ait manevi hakların devredilemeyeceğini,  müvekkilin manevi haklarının ihlal edilmiş olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 5846 sayılı FSEK'in 52.maddesi uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin gerektiği, somut olayda davalı tarafından dosyaya sunulan sözleşme ve etik bildirgelerde FSEK'in 52.maddesi bağlamında yazılı olarak davacının mali haklarının ayrı ayrı gösterilmek suretiyle davalıya devredildiği, davacı tarafından dava tarihinden önceki yaklaşık on yıllık süreçte davalı ile müteaddit sözleşme ve etik bildirgeler imzalandıktan sonra eserlerinin davalı tarafça basılıp yayınlandığı anlaşıldığına göre, gelinen aşamada sözleşmelerin geçersiz olduğu, mali hakların izinsiz kullanıldığına dair iddianın hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, dava dilekçesinde sözleşmelerdeki imzaların inkar edilmediği, davacı yanca ileriki aşamalarda ilk kez öne sürülen imza inkarı üzerine ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 15/09/2022 tarihli raporda davanın dayanağı olan protokol, sözleşme ve etik bildirgelerdeki imzaların kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, dosya kapsamı itibariyle bu yönde başkaca araştırma ve inceleme yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, sonuçta davalının sözleşme kapsamındaki eylemlerinin davacının rızasına dayalı olduğunun kabulünün gerektiği, davacıya ait mali hakların ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, yine davalı tarafından davacının rızası hilafına hangi manevi haklarının ne şekilde ihlal edildiğinin de ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a5e9837c322aa9a","SID":"700dfed556599aa4"}}