{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/369 <br>KARAR NO\t: 2025/707<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/423 E.  -  2021/414 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/12/2021 tarih ve 2018/423 E. - 2021/414 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2008/71019 sayılı \"...\" ve 2009/11309 sayılı \"...\" ibareli  markalarının 03., 05., 21. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı Şirketin ise 2017/17288 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların aynı esas unsurları ihtiva ettiğini, müvekkili markalarının esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığını, markaların kapsamlarındaki malların da benzer olduğunu, tüketicilerin davalı markasını, müvekkili ile özdeşleştirebileceğini ya da müvekkili şirketin izni ile dava konusu markanın kullanıldığını düşünebileceğini ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-8427 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını,  davacıya ait \"...\" ibaresini taşıyan itiraz konusu markaların ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkilinin başvuru konusu markasını özellikle saç bakım ürünlerinde dünya çapında uzun yıllardır kullandığını ve 03. sınıf mallar üzerinde tescilli olduğunu, söz konusu marka başvurusunun yanı sıra 2012/84473 sayılı \"... ...\" ibareli marka tescilinin de sahibi bulunduğunu, davacının itirazına mesnet markayı kullandığını kanıtlayamadığını, davacıya ait \"...\" ibareli markanın, ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, söz konusu ibarenin davacının tekeline verilemeyeceğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarının hitap ettiği tüketici profilinin de farklı olduğunu savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı adına tescilli ''...\" esas ibareli marka ile davalının \"... ...\" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,  2017/17282 sayılı\"... ...\" ibareli davalı ... başvurusu ile \"...\" ibareli davacı markasının benzer bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan tüm mallar bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür olduğu, markalar arasında 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, davalı yan her ne kadar 2012/84473 sayılı \"... ...\" markasından kaynaklı müktesep hakkı olduğunu ve bu durumun iltibası bertaraf ederek, dava konusu markaya tescil imkanı sağladığını savunmuş ise de davalının 2012/84473 sayılı markasının, taraflar arasında çekişmeli olduğu, dolayısıyla davalının önceki tarihli markadan kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2018-M-8427 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2017/17288 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine <br> karar verilmiştir.           <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, karşılaştırmaya konu markalarda \"...\" ibaresi yer almakla birlikte, davacıya ait \"...\" ibaresini taşıyan itiraz konusu markaların, ayırt edici niteliğinin düşük bulunduğunu, önceki markanın ayırt edici gücünün, karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde esas alınacak kriterlerden biri olduğunu, orijinal niteliği az olan ve bu nedenle ayırım gücü zayıf markalarla ilgili olarak iltibas tehlikesinin önlenebilmesi için, tescili istenen yeni markada ufak bazı değişikliklerin yapılmasının yeterli bulunduğunu, taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin, \"parlatmak, parlamak, parlaklık, cila, cilalamak\" gibi anlamlara geldiğini ve başvurunun kapsadığı \"kozmetik, güzellik bakımı, sabunlar, saç bakım ürünleri, diş temizleme müstahzarları\" mallarında, yaygın biçimde çağrıştırıcı/tarif edici anlamıyla kullanıldığını, bu itibarla \"...\" ibaresinin, başvuru kapsamındaki mallar bakımından herkesin kullanabileceği türden, fantezi-orijinal olmayan, ayrım gücü zayıf, basit bir ibare olduğunu, düşük düzeyde ayırt ediciliği haiz davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2008/71019 sayılı \"...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığı, her ne kadar davalı tarafça \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ileri sürülmüş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, 2014/16930 E., 2015/1951 K. ve 16/02/2015 tarihli, 2016/6791 E., 2018/631 K. ve 24/01/2018 tarihli, 2018/4580 E., 2019/6266 K. ve  07/10/2019 tarihli, 2018/4557 E., 2019/6118 K. ve 02/10/2019 tarihli kararlarında da kabul edildiği üzere \"...\" ibaresinin 3. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu, dolayısıyla bu yöne ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bdf0deed7695e6bf","SID":"b964397b9a56b28c"}}