{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t              : .....  (...)<br>ÜYE\t\t              : .....  (...)<br>ÜYE\t\t              : .....  (...)<br>KATİP\t\t              : .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar <br><br>DAVACI \t: ........   <br>VEKİLİ\t\t: Av. .....<br>DAVALI \t: Konya.... İCRA DAİRESİ  <br>MÜFLİS\t: .....<br>DAVA\t\t: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:04/06/2025<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 13/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müflis şirketten çeklere ve faturaya dayalı olarak toplamda 450.525,90TL alacağının olduğunu, müflis şirket hakkındaki geçici mühlet kararında verilen tedbirler nedeniyle çeklerin tahsili hususunda işlem yapılamadığını,  müflis şirket hakkında Konya.... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile iflas dosyası açıldığını, iflas müdürlüğüne yapmış oldukları alacak taleplerine ilişkin, sunulan belgelerden alacağın kesin olduğunun anlaşılamadığı, müflis ile ilgili temel ilişkinin kanıtlanamadığı, ticari defter ve kayıtlar ile ibraz edilen çek örnekleri arasında usul, yasa ve dosya kapsamında uygun bir değerlendirme yapılamadığı gerekçeleriyle ret kararı verildiğini, iflas müdürlüğü tarafından verilen kararın hatalı olduğunu beyanla müvekkilinin müflis şirketin iflas tarihi itibariyle toplam alacağı olan  450.525,90TL'nin Konya.... İcra (iflas) Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında sıra cetveline kayıt ve kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı iflas dairesine dava dilekçesi ve ekleri usulünce tebliğ edildiği halde dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı, duruşmalara iştirak edilerek sözlü beyanda da bulunulmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Müflis şirket hakkındaki iflas kararı konkordato yargılaması neticesinde verildiğinden ilgili mahkemeden dava konusu alacağın konkordato projesindeki durumu müzekkere yoluyla sorulmuştur. Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2023 tarihli yazı cevabı ekinde gönderilen konkordato komiseri beyan dilekçesinden anlaşıldığı üzere, konkordato ön projesinde davacı için açık hesap ve kıymetli evrağa bağlı olarak toplamda 271.502,27TL tutarında bir borç kaydının olduğu, konkordato sürecinde ödeme planına dahil edilen bir davacı alacağının olmadığı ayrıca söz konusu alacağa ilişkin olarak davacıya  konkordato komiserliğinin bilgi ve nezaretinde bir ödemenin yapılmadığı belirlenmiştir. <br>Diğer taraftan davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinin kapanış kaydının süresinde yapılmaması ve kapanış tasdiklerinin bulunmaması sebebiyle usulüne uygun olmadığı, bununla birlikte her ne kadar toplam tutarı 481.192,82TL olan muhtelif tarihli faturalar davacının defterlerine kayıtlı ise de, müflis şirkete ait hesabın nakit tahsilat ile kapatıldığı ve davacının defterlerine göre müflis şirketin davacıya bir borcunun olmadığı tespit edilmiştir. <br>Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olmaması sebebiyle kendi aleyhine delil niteliğini haiz olması ve ticari defterlerinde dava konusu alacağın tahsil edildiğine dair kayıtların bulunması dikkate alınarak davacının kayıt kabule esas olabilecek bir alacağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Dava dilekçesinde her ne kadar yemin deliline dayanılmış ve buna istinaden davacı vekiline yemin delili  hatırlatılmış ise de, müflis şirketin iflas tasfiyesinin halihazırda Konya.... İcra (İflas) Dairesi tarafından yürütülmesi ve iflas tasfiyesi için iflas idare memuru görevlendirmesinin yapılmaması, taraf yeminin iflas müdürlüğü personelince yapılamayacak olması sebepleriyle yemin delilinin hatırlatılmasına yönelik ara karardan dönülmüş ve; <br>DAVANIN REDDİNE \" şeklinde hüküm kurulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK hükümlerine göre Mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğini, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğunu, somut olayda ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı için delil olma vasfına sahip olmadığını, dolayısıyla sadece ticari defterlerin dayanak alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka uygun olmadığını, müflis şirket hakkındaki iflas kararı konkordato yargılaması neticesinde verildiğinden ilgili mahkemeden dava konusu alacağın konkordato projesindeki durumunun müzekkere yoluyla sorulduğunu, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2023 tarihli yazı cevabı ekinde gönderilen konkordato komiseri beyan dilekçesinde, konkordato ön projesinde davacı için açık hesap ve kıymetli evraka bağlı olarak toplamda 271.502,27 TL tutarında bir borç kaydının olduğu, konkordato sürecinde ödeme planına dahil edilen bir davacı alacağının olmadığı ayrıca söz konusu alacağa ilişkin olarak davacıya konkordato komiserliğinin bilgi ve nezaretinde bir ödemenin yapılmadığının belirlendiğini, dolayısıyla müvekkilin karşı taraftan bir alacağının bulunduğunun açıkça anlaşıldığını, davacı olarak dosyaya sundukları bir adet çek ve faturaların alacaklarının ispatı olduğunu, tarafların ticari defterlerine işlenmemiş olmalarının müvekkilin alacağının olmadığı yönünde tek başına delil kabul edilmesinin adil ve hukuki olmadığını, müvekkilin alacağının yazılı belgelerle ispatlı olduğunu, yerel mahkemenin ilgili çekin ödenip ödenmediği hususunu da araştırmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemenin ... E... K.sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava, alacağın iflas  masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar, davacı tarafça istinaf edilmiştir. <br>İflas hali görev kurallarını değiştirebilmektedir. iflas, tacir kişinin veya şirketlerin tüm mal varlığının tasfiyesini ve bu şekilde alacaklıların alacaklarına kavuşmasını hedefleyen hukuksal bir kurumdur. <br>İflas ile tacir – işverenin tüm hak ve yetkileri iflas masasına geçer. iflas eden işverenin tüm mal, hak ve borçları iflas masası tarafından toplanır. iflas idaresi oluşana kadar her türlü önlem ve işlemleri iflas idaresi yerine getirir. iflasın açılmasından sonra tüm yetki, temsil, hak ve yükümlülükler iflas idaresine geçer.  işte bu noktada, icra ve iflas kanunu özel bir yöntemin izlenmesini şart koşmuştur. buna göre, müflisten alacaklı olduğunu iddia eden kişi iflas dairesine başvurarak, alacaklı olduğunun kabulünü ve alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep eder. <br>İflas dairesi bu talebi uygun görürse davacı  için sorun bu aşamada dava açmaya gerek kalmadan çözümlenmiş olacaktır. ancak alacaklılık iddiası masa tarafından kabul edilmez ise,  ttk' nun 235/1. maddesi uyarınca ticaret mahkemesinde 7 gün içinde sıra cetveline kabul davası açmak zorunda kalacaktır. yasadanda açıkça anlaşıldığı gibi, iflas hali söz konusu olduğundan alacaklarından ötürü davasını (kayıt kabul davası) ticaret mahkemesinde açmak zorundadır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi; \"\"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.\" hükmünü amirdir.<br>Yine belirtilmelidir ki; HUMK daki ve HMK daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğunu asla nazardan kaçırmamalıyız. <br>Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan; tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili diye bir delil olmazdı.Tacir basiretlidir, Tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutar, silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir. Ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirin de ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir. <br>Yine HMK nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun tutulmuş olması gerekir.<br>Anlatılan yasal düzenleme ve ilkeler ışığında somut olayda,  davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinin kapanış kaydının süresinde yapılmaması ve kapanış tasdiklerinin bulunmaması sebebiyle usulüne uygun olmadığı, bununla birlikte her ne kadar toplam tutarı 481.192,82TL olan muhtelif tarihli faturalar davacının defterlerine kayıtlı ise de, müflis şirkete ait hesabın nakit tahsilat ile kapatıldığı ve davacının defterlerine göre müflis şirketin davacıya bir borcunun olmadığının tespit edildiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olmaması sebebiyle kendi aleyhine delil niteliğini haiz olması ve ticari defterlerinde dava konusu alacağın tahsil edildiğine dair kayıtların bulunması dikkate alınarak davacının kayıt kabule esas olabilecek bir alacağının bulunmadığı sonucuna varılmasında tüm deliller, bilirkişi raporları ve belgelere göre bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04/06/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c18e78dbbba017d7","SID":"a63670d83ef7ac41"}}