{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/813 Esas - 2025/285<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/813 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/285<br><br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/12/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 04/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... bir dönem işçileri olan dava dışı ...'ya asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı  ödendiği, dava dışı işçinin  davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı olarak davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiği,  ancak davalı taraf yapılan ihtara cevap vermediği ve herhangi bir ödemede bulunmadığı, davalı ... ile davacı şirket arasında 2010/571704  İhale Kayıt Nolu 29/12/2010 Sözleşme Tarihli ... Boji Sökme ve Tekerlek Kesme İşçiliği  Konulu sözleşme akdedildiği, dava dışı işçi ...  bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığı,  adı geçen  sözleşmenin 22. Maddesinde Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları belirlenmiş olup 22.1. Bendinde\" Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.\" denildiği,  Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Altıncı Bölümü \" Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel , Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları \" başlığı altında düzenlenmiş olup, Çalışanların özlük hakları başlıklı 38. Maddenin 4. Bendinde \" Personel alacakları , hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki ( işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez \" denildiği, davacı şirketin sadece ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğu, bunun dışında davacı şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğunun olmadığı, dış ilişkide her ne kadar davacı şirket davalı şirketle birlikte kanun gereği işçilik alacaklarından müteselsil sorumlu olsa dahi , iç ilişkide sözleşme hükümleri geçerli olacağı, sözleşme hükümleri  incelendiğinde davacı şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun sadece ücret alacağıyla sınırlı olup, ücret alacağında da azami 3 aylık ücret nezdinde sorumlu olduğunun sözleşmeyle kabul edildiği, bu nedenle dava dışı işçiye davacı şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsilinin taleple dava etmiştir.  <br>Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı anlaşılmıştır.  <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; <br>\tDavacı vekili 14.04.2025 tarihli dilekçesi ile sulh ve ibra dilekçesi sunmuş sulh sözleşmesi gereğince davalı ile aralarında anlaştıklarından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. <br>6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.<br>Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın rücuen tazminat talebinden ibaret olduğu, davacı vekilinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; sulh sözleşmesi gereği yargılama harcının davacı üzerinde bırakılmasına, arabuluculuk giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına ve Vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Açılan davada sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3590,35-TL harç düşüldükten sonra kalan 2.974,95TL harcın istek halinde davacı tarafa ödenmesine,  <br>\t3-Taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü gereği  yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü gereği Ara buluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, <br>\t5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,<br>6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>7-Vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/05/2025<br><br>Katip ...<br>    e-imza <br>  <br> <br> <br>Hakim ...<br>     e-imza <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcfb9ce4a0429fc0","SID":"4129e295d6e50905"}}