{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/951 <br>KARAR NO: 2025/1094<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2025<br>ESAS NO: 2024/396<br>KARAR NO: 2025/208<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/05/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih ve  2024/396  Esas -  2025/208 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ..., davalı ...'in eşi adına kayıtlı olan ...Ltd. Şti. adlı iş yerinde 2014-2019 yılları arasında çalıştığını, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının alacaklısı ..., söz konusu şirketin asıl sahibi olup alacaklılardan mal kaçırma maksadı ile söz konusu şirketi eşi adına tescil ettirmiş olsa da şirkette esas söz sahibi ve işveren ...'dir. Dolayısıyla ... müvekkilin eski işvereni  olduğunu,  müvekkilinin 30.10.2019 tarihinde cep telefonuna SGK'dan gelen bir mesaj ile davalı tarafından iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin alacaklı ... tarafından haklı bir neden olmaksızın işten çıkarıldığını ve müvekkilinin hak etmiş olduğu işçilik alacaklarının ödenmediğini, söz konusu alacaklarının tahsili için  Kayseri  3. İş Mahkemesi 2019/1233 Esas 2021/615 Karar sayılı dosya ile yargıya başvurulmuş olup, yargılama süreci müvekkil lehine sonuçlandığını  ve birtakım işçilik alacakların  ödenmesine hükmedildiğini,  25.10.2021 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ...Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine başlatılan icra takibi sonrasında; ... tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin dayanağı olan senet ile müvekkilinin bir alakasının bulunmadığını beyan ederek, müvekkilinin icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 25.342,69 TL 'nin istirdadı ve bakiye borç miktarı 27.588,38-TL'nin menfi tespit istemi talepleri yönünden davalarının kabulünü, müvekkili tarafından ödenmiş olan 25.342,69 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkiline karşı davacı ... tarafından açılan bu davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğuna dair iddialarının yerinde olmadığını, davacının müvekkiline borçlu olmadığını, senedin boş olduğunu  sonradan doldurulduğuna ilişkin ve diğer bütün itirazlarının tamamen yersiz olduğunu, davanın süresinde olmadığını, İİK’nun 72/7. maddesine dayalı istirdat davasının bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacı tarafın menfi tespit ve sebepsiz zenginleşme ve diğer iddialarıyla ilgili de taleplerini içeren davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacı ...'nun, davalı müvekkilinden 25.000.TL borç aldığını, davaya konu bonoyu imzalayıp müvekkiline verdiğini, ancak davacının borcunu ödemediğini, davacının borcunu ödemeyeceği kanaatine varan müvekkilinin  borçluya karşı icra takibinde bulunmak zorunda kaldığını, dava konusu edilen bu senetin ve icra dosyasının konusunun tamamen müvekkilinin davacıya verdiği borç paradan ibaret olduğunu, alacaklı olan müvekkili, kendi şahsı adına ve hesabına davacı ...’ya borç verdiğini, yoksa davacının ödünç aldığı bu paranın ... Ltd. Şti. İle hiçbir alakası olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin de reddini,<br>müvekkili aleyhine doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü dava ve tazminat hakkının saklı tutarak ve davanın kötü niyetle olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda dava açma hakkının  saklı kaldığını da belirterek ayrıca borçlu davacının, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini masraf ve ücretin davacı tara yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler ile emsal BAM kararı birlikte değerlendirildiğinde; davanın Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti ve icra takip sürecinde ödenen bir kısım bedelin istirdadı istemiyle açıldığı, söz konusu icra dosyasında takip dayanağı senet incelendiğinde 25.000,00 TL bedelli, 05/10/2018 tanzim, 07/10/2019 vade tarihli bono ile takip yapıldığı, bonoyu düzenleyenin davacı, lehtarının davalı olduğu, temin edilen SGK sicil kayıtlarına göre davacının dava dışı ... Ltd. Şti.'de akaryatıt satış elemanı olarak bir dönem çalıştığı, 04/11/2019 tarihinde işten ayrıldığı, davacının işçi, dava dışı şirketin işveren konumunda olduğu; temin edilen ticaret sicil kayıtlarına göre, işveren konumunda olan bu şirketin yöneticisi ve ortağı olan kişinin aynı zamanda davalının eşi olan ...olduğu; davacının eski işvereni olan limited şirketin yöneticisi ve ortağı olan kişinin evli olduğu davalı tarafından, davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu icra takibi başlatıldığı, davacının dava dışı limited şirket aleyhine işçi alacakları davası açtığı, bu dava açıldıktan ve karar verildikten sonra dava dışı limited şirket tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu icra takibi başlatıldığı, bunun üzerine davacının 28/01/2020 tarihinde Kayseri 6. İş Mahkemesinde menfi tespit davası açtığı, yapılan yargılama sonucu verilen 19/10/2021 tarih, 2020/576 esas, 2021/281 karar sayılı gerekçeli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, yapılan yargılama sırasında tanık olarak dinlenen, davacı ile aynı iş yerinde çalışmış işçilerin işe girişte işçilerden boş senet alındığını beyan ettikleri, başlatılan icra takibinde davacının daha öncesinde davalının eşinin yönetici ve ortağı olduğu şirkete ait iş yeri çalışanı olması, hem davalı tarafından hem de davalının eşinin yönetici ve ortağı olduğu şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinin, davacının işçi alacakları davası açıldıktan ve karar verildikten sonra başlatılmış olması hususları dikkate alındığında, işe girerken davacıdan boş senet alındığı, dolayısıyla icraya konulan senedin borç ilişkisine dayanmadığı ve esasen davacının dava ve takip konusu senetten ötürü davalıya borcunun olmadığı iddialarının değerlendirilmesi ve delillerin taktiri bakımından işçi işveren ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemenin iş mahkemesi olması nedeniyle davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine....\" gerekçesiyle Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Kayseri İş Mahkemesine gönderilmesine, Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından müvekkili ...’e karşı açılan menfi tespit davasında görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğuna dair karar verildiğini, ancak iş mahkemesinin görevli olduğu yönündeki mahkeme kararının yersiz ve dayanaksız olduğunu, kambiyo senetlerinin, TTK  4. madde gereği mutlak ticari davalardan olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan ve ayrı bir ticaret mahkemesi bulunduğundan davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerektiğini, zira müvekkili ...'in, kendi şahsı adına ve hesabına davacı ...’ya borç verdiğini, yoksa davacının ödünç aldığı bu paranın, ... Ltd. Şti. ile kesinlikle hiçbir alakası olmadığını, davaya konu senet ve icra dosyasının konusu tamamen müvekkilinin davacıya verdiği borç paradan ibaret olduğunu, davacı, müvekkili ...’den aldığı borca karşılık takibe konu edilen senedi imzaladığını, davacının aksine iddialarının ise  soyut ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin yöneticisi ve ortağı olan kişiyle evli olması, kendisinin davacıya borç vermesine engel olmadığını,  kaldı ki alacağın varlığının geçerli bir senet ile sabit bulunduğunu, bu durumda ispat yükünün öncelikle senede karşı söz konusu iddiaları ileri süren davacıda olduğunu, usul hukukunda “senede karşı senetle ispat zorunluluğu” ilkesi kabul edildiğini, HMK’nın 201. maddesinde, senede karşı olan iddialar kural olarak yalnız senet (kesin delil) ile ispat edilebilir dendiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz ettiği ve resen dikkate alınacak nedenlerde istinaf talebinin kabulüne,İlk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtmiş olduğu kararın bozularak kaldırılmasına, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>HMK'nın 1. maddesine göre; \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.\"<br>HMK'nın 114/1-c bendine göre; \"mahkemenin görevli olması\" dava şartlarındandır.<br>HMK'nın 115/1. maddesine göre; \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.\"<br>Dava, bonodan kaynaklı alacak talebiyle başlatılmış icra takibine karşı borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talebine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davaya konu kambiyo senedinin işvereni olan davalıya işyerinde işe başlaması sonrasında işyeri uygulaması olarak  teminat kapsamında verildiğinin savunması, aralarında işçilik alacak davasının görülmesi karşısında davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi olduğu da anlaşılmakla  işbu davaya bakmak görev ve yetkisi İş Mahkemesine ait olacağından ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi : 2024/5414 Esas 2024/9415 Karar)<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/02/2025 tarih ve 2024/396 E. - 2025/208 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 362/1-c bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.   23/05/2025\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa3ec1a318324fef","SID":"f0dd7febdd6715df"}}