{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   2. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  2. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/730 <br>KARAR NO\t: 2025/846<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:  Merci Tayini<br>KARAR TARİHİ\t:  23/05/2025<br><br><br>\tBismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ve Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için Dairemize gönderilen dosya incelendi;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>\tDava,  itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tBismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi; \"Dava konusunun hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olup aynı Kanun'un 4/1-a maddesi uyarınca mevcut uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu,  görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, nitekim davacının da dava dilekçesine göre davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile açtığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 568 sayılı kararı ile 01/09/2021 tarihinden itibaren Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin faaliyete geçirilmesine karar verildiği, mahkemelerinin esasına kayıtlı dosyanın 12/12/2024 tarihinde açıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 5/1 maddesi gereğince mahkemeler arası görev ilişkisi nedeniyle davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, mahkemelerinin görevsiz olduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 568 sayılı kararı uyarınca görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu\" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.<br>\t<br><br>\tDiyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi; \" Dava eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağına ilişkin olup TTK md. 4 kapsamında düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, gelen yazı cevaplarına göre davalının basit usulde vergi mükellefi olduğunun anlaşıldığı, Enaf ve Sanaatkarlar Odasından gelen yazı cevabına göre ise davalının kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabından her ne kadar şirket ortaklığı bulunsa da bir kişinin şirket ortağı veya yetkilisi olmasının tek başına tacir olmasını gerektirmeyeceği (Bakınız aynı doğrultuda karar için; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30/09/2015 tarih 2015/944 Esas, 2015/11623 Kararı ve 27/03/2013 tarih 2013/1369 Esas, 2013/5358 Karar sayılı emsal kararları), neticeten davalının tacir olmadığı, dolayısıyla görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu\" gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir.<br>\t6102 sayılı TTK md. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:<br>\t(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK md. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır. <br>\t(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK md. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. <br>\t(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK md. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. \t\t\tTTK md. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez. <br> \tDava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Dolayısıyla, bu türden uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi ve ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların her ikisinin de tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Gelen yazı cevaplarına göre davalının basit usulde vergi mükellefi olduğunun anlaşıldığı, Enaf ve Sanaatkarlar Odasından gelen yazı cevabına göre ise davalının kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabından her ne kadar şirket ortaklığı bulunsa da bir kişinin şirket ortağı veya yetkilisi olmasının tek başına tacir olmasını gerektirmeyeceği dikkate alındığında davalının  tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmaktadır. <br>\tAçıklanan nedenlerle davalının tacir sıfatı bulunmadığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gereklidir. Bu sebeple, Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle,<br>\t1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>\t2-Dosyanın merci tayini isteminde bulunan mahkemeye gönderilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22/2 ve 362/1-c maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/05/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bbee014b85ac644","SID":"482e0d6e6edc1e15"}}