{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/930 <br>KARAR NO: 2025/1096<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/09/2024<br>ESAS NO: 2024/266<br>KARAR NO: 2024/841<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/05/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve  2024/266  Esas -  2024/841 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket yetkilisi ..., ... tarihinde 20.00 sıralarında, arkadaşı ...ile birlikte... mahallesi ... Sokak No:... olarak kayıtlı bulunan adresteki bağ evine, arkadaşı ...'ın ... tescil plakalı aracı ile gittiklerini, arkadaşının aracını bağ evinin kapısının önüne,  ( diğer arkadaşına ait olan bahçeye park halinde bırakması ile birlikte ), arkadaşıyla bağ evine girdiklerini, aracın sağ ön paspasının üzerinde bulunan siyah renkli çantada, müvekkili şirkete ait olan ... vergi kimlik numaralı karar defteri, tableti ve hem kendine hem de arkadaşının şirketine ait olan bir kaç evrakında bulunduğunu, yaklaşık olarak 5 dakika içerisinde özel mülk olan bağ evlerindeki işlerini bitiren ve dışarı çıkan müvekkili ve arkadaşı aracın yanına gittiklerinde, ifade tutanaklarında fiziki özelliklerini net şekilde tarif etmiş oldukları şahsın, sağ ön camının yarıya yakın açık olan aracın, sağ ön paspas üzerinde bulunan, içerisinde şirket karar defterinin de bulunduğu çantayı alarak kaçtığını gördüklerini, müvekkili ve arkadaşı her ne kadar şahsa bağırsa, durmasını söylese de şahıs koşarak uzaklaşmış ve olay yerini terk ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ve arkadaşı doğrudan ... Polis Amirliği'ne gittiğini, hırsızlık eylemini gerçekleştiren kişi veya kişilerden şikayetçi olduğunu, müvekkilinin tüm dikkati ve özeni göstermesine rağmen, aracın içerisinde bulunan çanta ve şirket karar defterinin çalındığını, bu nedenle müvekkili şirkete ait karar defteri zayi olduğunu, müvekkili karar defterinin çalındığına, hükümsüz olduğuna ilişkin Kayseri ... Gazetesi'nde ... tarihinde ilan yoluyla da duyurduğunu ve üzerine düşen tüm sorumluluklarını 3. Kişilere karşı yerine getirdiğini, müvekkili şirkete ait karar defteri müvekkili şirket yetkilisinin tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığından, zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi talebiyle süresi içerisinde  işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair tespitin yapılmasını ve zayi olduğuna ilişkin belgenin verilmesini, talep ve dava etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Söz konusu hükümde \"yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle\" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki \"gibi\" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. 1984/11-12, K. 1985/728 tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382).<br>Somut olayda davacı şirket yetkilisinin yanında ticari defterler bulunduğu sırada arkadaşı ile beraber arkadaşının bağ evine gittikleri, ticari defterlerinde bulunduğu çantanın araç içerisinde bırakıldığı, aracın ön camının ise açık vaziyette bırakıldığı akabinde davacı şirket yetkilisinin arkadaşı ile bağ evine girdikleri, ticari defterlerin içinde bulunduğu çanta hırsızlık suçuna konu olduğu anlaşılmakla davacı şirket yetkilisinin ticari defterleri taşırken araç içerisinde bırakması, araç camının açık unutulması karşısında ticari  belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, bu nedenle metnine yukarıda yer verilen 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmünde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla....\" Talebin reddine,  karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın, ... tarihinde 20.00 sıralarında, arkadaşı ...ile birlikte... mahallesi ... Sokak No.:... olarak kayıtlı bulunan adresteki bağ evine, arkadaşı ...'ın ... tescil plakalı aracı ile gittiklerini, arkadaşının aracını bağ evinin kapısının önüne,  (diğer arkadaşına ait olan bahçeye park halinde bırakması ile birlikte), arkadaşıyla bağ evine girdiklerini, aracın sağ ön paspasının üzerinde bulunan siyah renkli çantada, müvekkili şirkete ait olan ... Vergi Kimlik Numaralı karar defteri, tableti ve hem kendine hem de arkadaşının şirketine ait olan bir kaç evrak da bulunduğunu, yaklaşık olarak 5 dakika içerisinde özel mülk olan bağ evlerindeki işlerini bitiren ve dışarı çıkan müvekkili ve arkadaşının, aracın yanına gittiklerinde, ifade tutanaklarında fiziki özelliklerini net şekilde tarif etmiş oldukları şahsın, sağ ön camı yarıya yakın açık olan aracın, sağ ön paspas üzerinde bulunan, içerisinde şirket karar defterinin de bulunduğu çantayı alarak kaçtığını gördüklerini, müvekkili ve arkadaşının her ne kadar şahsa bağırsa, durmasını söylese de şahsın koşarak uzaklaştığını ve olay yerini terk ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ve arkadaşının doğrudan ... Polis Amirliği'ne giderek, hırsızlık eylemini gerçekleştiren kişi veya kişilerden şikayetçi olduğunu, Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde olduğunu, müvekkilinin tüm dikkati ve özeni göstermesine rağmen, aracın içerisinde bulunan çanta ve şirket karar defterinin çalındığını, müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğunu, müvekkilinin karar defterinin çalındığına, hükümsüz olduğuna ilişkin Kayseri ... Gazetesi'nde ... tarihinde ilan yoluyla da duyurduğunu ve üzerine düşen tüm sorumluluklarını 3. kişilere karşı yerine getirdiğini, müvekkili şirkete ait karar defterinin müvekkili şirket yetkilisinin tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığından, zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi gerekmekte iken mahkemece talebin reddine karar verildiğini belirterek; açıklanan ve tarafınızca re’sen nazara alacak sair nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvuru talebin kabulü ile, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/266 E. - 2024/841 K. sayılı ve  19.09.2024 tarihli ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, 6102 sayılı Kanunun 82/7'nci maddesine dayanılarak açılan zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 82/1. maddesine göre; “Her tacir; a)Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b)Alınan ticari mektupları, c)Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d)64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.”<br>TTK'nun 82/7. maddesinde, \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir,\" hükmünün düzenlendiği görülmüştür. TTK. 82. maddede sayılan hususların tahdidi değil ise de ziyada tacirin kusurunun bulunmaması gerekmektedir.<br>Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının basiretli bir tacir olarak, ticari defter ve belgelerini şirket merkezinde gerekli özeni göstererek saklaması, muhafaza etmesi gerekirken araç içinde bağ evinin önünde bırakıldığı, çamın açık kalması sonucu çalındığı, gerekli özenin gösterilmediği anlamına geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuş, davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir. (Yargıtay\t11. Hukuk Dairesi  2011/14834 Esas  2012/11086 Karar,2006/3350 Esas  2006/5400 Karar). Buna göre talebe konu defterler yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/09/2024 tarih ve 2024/266 E. - 2024/841 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile H.M.K'nın 382/2-e-1 maddesi yollamasıyla 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  23/05/2025\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a67886cc50b5d5ed","SID":"ca30f36da2375fbb"}}