{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1316 <br>KARAR NO\t\t: 2025/484<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1482 Esas 2021/309 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/03/2025<br><br>Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yemekhane personeli hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalının anılan sözleşmeyi sebepsiz yere feshettiğini, müvekkilinin yaptığı giderler ve fesih nedeniyle zararının doğduğunu ileri sürerek, toplam 31.187,21 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilİ idarece İzmir Liman İşletme Müdürlüğünde iaşe hizmetlerinde çalıştırılmak üzere Yemekhane Personeli Hizmet Alımı İhalesi yapıldığını, ihale sonucu davalı şirket ile 31.01.2018 tarihli Yemekhane Personeli Hizmet Alımına ait sözleşme imzalandığını, 696 sayılı KHK ile getirilen değişiklik sonucu hizmet alımı ihtiyacı ortadan kalktığından müvekkili idare anılan sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili idarece mücbir sebeplerle sözleşme feshedilmek zorunda kalmış olduğundan davacı şirketin teminatının iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Davacının, davalı kurum tarafından 10 kişilik yemekhane personeli hizmet alım ihalesi yapıldığı, yapılan ihaleyi kendisinin kazandığı, bu kapsamda kendisi ile davalı arasında 31.01.2018 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmeye uygun olarak işçilerinin sigorta bildirimlerini yaptığı ve sözleşme başlangıç tarihi olan 02/02/2018 tarihi itibariyle  işçilerini çalışmaya hazır vaziyette bulundurduğu, ayrıca sözleşmeye göre damga vergisini ödediği, davalı tarafından daha önce istihdam edilen çalışanların  davacı şirket personelinin işyerine girişini engellediği, davalı kurum tarafından 696 sayılı KHK hükümleri uyarınca hizmet alımına ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle kendisi ile yapılan sözleşmenin 10/04/2018 tarihinde feshedildiği,  davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu, kendisi tarafından damga vergisi ve SGK ödemelerinin yapıldığı, ayrıca sözleşmenin 29.maddesi uyarınca  davalının kendisine tazminat ödemesi gerektiği iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, davalı kurum 696 sayılı KHK hükümleri uyarınca sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini savunmuş ise de, taraflar arasında sözleşmenin imzalandığı tarihte söz konusu KHK hükümlerinin yürürlükte olduğu bu nedenle davalı kurum tarafından KHK hükümleri uyarınca personel ihtiyacı kalmadığından bahisle yapılan feshin haksız olduğu, bu nedenle davacının haksız fesih nedeniyle yapmış olduğu giderler ile uğradığı zararları davalıdan talep edebileceği, dosya kapsamına göre davacının sözleşme kapsamındaki personeli için 9.623,34 TL sigorta primi ve 6.310,67 TL damga vergisi harcaması yaptığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 29.maddesi uyarınca tasfiye edilen iş sebebiyle  davacının  yüklenici kârına hak kazandığı, davacının bu sözleşme hükmüne göre 15.253,20 TL (sözleşme bedeli olan 381.330,24 TL X %80 X%5) talepte bulunduğu, mahkememizde alınan 13/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise bu talebin 3.813,31 TL(sözleşme bedeli olan 381.330,54TL-sözleşme bedelinin %80'i olan 305.064,43 TL=76.266,11 TLX %5) olarak hesaplandığı, ancak mahkememizce  anılan sözleşme hükmünün yapılan yorumunda taraflar arasındaki sözleşmenin 343 gün süreli olduğu, sözleşmenin 02/02/2018 -10/04/2018 tarihleri arasında 68 gün süre ile yürürlükte kaldığı, buna göre talep edilen yüklenici kârının sözleşme feshi tarihi itibariyle hesaplanması  gerektiği, sözleşme bedeli olan 381.330,54 TL'nin %80'i olan 305.064,43 TL'den sözleşmenin yürürlükte kaldığı 68 günlük süreye karşılık davalı kurumca sözleşme fiyatlarına göre yapılması gereken ödeme olan 75.599,05 TL (381.330,54 TL/343X 68) nin mahsubu ve bakiye 229.465,37 TL üzerinden %5 olarak yani neticeten 11.473,26 TL yüklenici kârının davacı tarafından talep edilebileceği, böylece davacının 11.473,26 TL yüklenici kârı, 9.623,34 TL sgk gideri ve 6.310,67 TL damga vergisi olmak üzere toplam 27.407,27 TL davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesi ile; \"Davanın KISMEN KABULÜ ile, 27.407,27 TL'nin dava tarihi olan 10/10/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın tüm talepleri açısından kül halinde kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi ile birlikte ayrıca davalı lehine takdir olunan vekalet ücreti miktarının da son derece fahiş ve hatalı hesaplandığı kanaatinde olduklarını, 2017/612718 İKN'li ihalenin müvekkili uhdesinde kalması neticesinde müvekkili ile davalı arasında 31.01.2018 tarih ve 381.330,54 TL bedelli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye uygun olarak müvekkili şirketin edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yine sözleşmedeki edimleri gereği müvekkili şirketin 10 kişilik yemekhane personelini işe aldığını, bu işçilerin sigorta girişlerini yaptırdığını, sigorta primlerini ödediğini ve fakat davalı Kurumun müvekkili şirketi işe başlatmadığı gibi sözleşme tarihi üzerinden yaklaşık 2,5 ay geçtikten sonra 10.04.2018 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, tüm bu hususların dosya kapsamı ve dahi dosyada alınan 13.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, gerekçeli kararda da tüm bu hususların tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda başta sözleşmenin 29. Maddesi ve diğer hükümler, yasal düzenlemeler ve ilgili mevzuat kapsamında sözleşmenin müvekkili şirkete atfı kabil bir hukuka aykırılık olmaksızın feshedilmesi sebebiyle talep etmiş oldukları tazminat bedelinin hesabında ikili bir ayrıma gitmiş olup seçenekli olarak toplam tazminat miktarı sonucuna ulaştığını, bilirkişi tarafından yapılan ilk hesaplama şekli (1. Hesaplama Yöntemi)  kül halinde yanlış olup yapılan işlemlerin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, zira bilirkişinin ilk hesaplama şeklinde sözleşme bedelinin yüzde seksenini aldığını ve daha sonra sözleşme bedelinden çıkarmış, akabinde çıkan sonucun yüzde beşini almış daha sonra mezkur bedelin tekrar yüzde beşini almak suretiyle yanlış ve hatalı olarak 3.813,31 TL sonucuna ulaştığını, halbuki müvekkili şirket ve davalı tarafça imza edilmiş hizmet alımına ait sözleşmenin 29. Maddesi çok açık olup; \"..Bu ihalede 4735 sayılı Kamu İhale sözleşmeleri Kanununun 24. Maddesi çevresinde iş eksilişi yapılabilir. İhale konusu işin sözleşme bedelinin %80 inden daha düşük bir bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde, yükleniciye yapmış olduğu gerçek giderler ve yüklenici karına karşılık olarak sözleşme bedelinin %80 i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5' i ödenir..\" şeklinde olduğunu, 13.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna itirazları giderilmeksizin hüküm tesis edildiğini, 13.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı 26.02.2021 tarihli dilekçeleri  ile itiraz etmiş olmalarına rağmen bilirkişi raporuna karşı itirazları giderilmeksizin hüküm tesis edildiğini mahkeme tarafından da  raporda da yer almayan bir başka hesaplama yöntemi kullanılmak suretiyle müvekkili şirket aleyhine olacak şekilde hesaplama yapıldığını, kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu, gerekçeli kararda \"Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1-2 fıkrası uyarınca 3.716,94 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,'' şeklinde hüküm tesis edildiğini, huzurdaki davada dava değeri 31.187,21 TL olup, davanın kabul edilen kısmının 27.407,27 TL ve reddedilen kısmının ise 3.779,94 TL olduğunu, davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesinin 1. ve 2. fıkrası gereğince konusu para ve para ile ölçülebilen hukuki yardımlarda 40.000,00 TL'ye kadarki aralık için %15 'i öngörüldüğünü,  3,779,94* %15= 566,991 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yerel mahkemenin davalı lehine vekalet ücreti hesaplaması yaparken yanlış bir değerlendirme de bulunduğunu,  bunun neticesinde davalı taraf lehine  3.716,94 TL vekalet ücretine hükmettiğini beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkemenin gerekçeli kararının SGK gideri ve damga vergisi taleplerine ilişkin kısmının usul ve yasaya uygun olup  karara bu yönü ile herhangi bir itirazları bulunmamakla birlikte sözleşmenin feshi sebebiyle müvekkiline ödenmesi gereken bedelin sözleşmeye aykırı olacak şekilde eksik hesaplandığı kanaatiyle birlikte davanın tüm talepleri açısından kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usule hakkaniyete ve yasalara aykırı olduğunu, müvekkili idarece İzmir Liman İşletme Müdürlüğünün iaşe merkezinde hizmetlerin rasyonel olarak yürütülebilmesi amacıyla 10 kişilik yemekhane işçisi alınmasına karar verildiğini, bu amaçla Yemekhane Personeli Hizmet Alımı İhalesi yapıldığını, ihale sonucu davalı şirket ile 31.01.2018 tarihli 2017/612718 İKN'li Yemekhane Personeli Hizmet Alımına ait Sözleşme imzalandığını, 02.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren 696 sayılı KHK'nın 106. Maddesinde; \"4/4/2007 tarihli ve 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında vizelenen geçici iş pozisyonlarında çalışanların çalışma sürelerini, ilgili kurum veya kuruluşların talebi üzerine kurum, kuruluş, birim veya pozisyon itibarıyla dört aya kadar uzatmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denildiğini, madde hükmü uyarınca  01.02.2018 tarih ve E.93005 sayılı Genel Müdürlük emri ile  kamu yararı gözetilerek  limanda belirli süreli iş sözleşmesi ile 179 gün esasına göre çalıştırılmasına müsaade edilen toplam 160 geçici işçinin çalışma sürelerinin dört aya kadar uzatılmasının söz konusu olduğunu, iş başında olmayan 82 geçici işçinin 08.03.2018 tarihinde iş başı yaparak eksik personel ihtiyacı karşılandığını, 696 sayılı KHK, daha önce 179 gün esasına göre çalıştırılmasına müsaade edilen 160 geçici işçilerin çalışma sürelerinin uzatımına ilişkin olup davalı şirket ile akdedilen sözleşme ve bu sözleşme kapsamındaki işçiler ile ilgisinin bulunmadığını, davalı şirket ile akdedilen sözleşmenin feshinde 696 sayılı KHK'ya dayanılmamış sözleşme hükümleri gereğince fesih işleminin gerçekleştiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36.9. maddesi \"Kanunda yapılacak düzenlemeler nedeniyle hizmet alımı işine ihtiyaç kalmaması durumunda idarece sözleşme feshedilebilir. Bu sebeple yüklenici, idareden her ne nam altında olursa olsun hiç bir talepte bulunamaz \" şeklinde düzenlemiş olup 696 sayılı KHK ile getirilen değişiklik sonucu hizmet alımı ihtiyacı ortadan kalktığından müvekkili idarenin sözleşmenin bu maddesine göre anılan sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin işbu maddesi gereği yüklenicinin taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin 28.1. maddesinde mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshinin düzenlendiğini, müvekkili idarece mücbir sebeplerle sözleşme feshedilmek zorunda kalmış olduğundan davacı şirketin teminatının iade edildiğini, mahkemece hükme esas alınan 13.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin taleplerine göre hesaplama yapılmış olup yapılan hesaplamanın ve mahkemece verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece alınan iki ayrı raporun birbiri ile çelişkili olmasına rağmen, bu çelişkinin giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşme hükümleri (madde 29) ve  696 sayılı KHK'nın 127. Maddesinin yanlış yorumlandığını, buna bağlı hükme esas alınan 13.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan  tazminatların hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının böyle bir maddi zararının bulunmadığını, dava konusu sözleşmenin 29. Maddesi ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi hallerinde uygulanacak hükümleri düzenlediğinden davacının iş bu maddeye göre tazminat talepleri ve  696 sayılı KHK m.127'ye göre tazminat taleplerinin haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan olduğunu, yine 13.01.2021 tarihli raporda SGK prim ve tahakkuklarına bağlı olarak yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, değildir. Nitekim alınan ilk raporda \"Davalı işyerinde davacının işçileri çalıştırmaması üzerine başlayan süreçte işçilerin sigorta girişlerinin yapılması ve sigorta primlerinin ödenmiş olması davacının sorumluluğundadır. Bu bedelleri, işçilerin aslında çalışmamış olması sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat ederek geri alma yoluna gitmesi mümkündür \" şeklinde belirtilmiştir. davacının ödemiş olduğu ücreti geri alma yoluna gitmesinin mümkün ve ödenen tutarın kendi sorumluluğunda iken, buna rağmen SGK'ya ilişkin ödemeleri müvekkili idareden talep etmesi ve mahkemece bu bedellerin müvekkili idareden alınmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla yerel mahkemenin dosya kapsamına, usul ve yasaya, hakkaniyete aykırı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava,  hizmet alım sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden; <br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2021 tarihinden itibaren ise, bu sınır 5.880,00 Türk Lirasıdır. Davacının istinafa konu ettiği miktar  red edilen  3.779,94  TL olduğundan 17/03/2021 tarihli  karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/2829 Esas ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında HMK 346/1. madde uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.<br>Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun, kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>2-Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden; <br>24.12.2017 tarih ve 30280 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 696 Sayılı KHK'nın 127.maddesinde \"...İhalesi yapılmış ancak, bu maddenin yayım tarihinde ve bu tarihten sonra işe başlayacak şekilde imzalanmış olan sözleşmeler feshedilmiş sayılır ve bu maddenin yayım tarihini takip eden yılbaşından başlamak üzere bir yıl içerisinde talep edilmesi halinde yükleniciye; işleme konu edilen sözleşmeye ilişkin olarak noterde ödenen damga vergisi, harç ve değerli kağıt bedeli dışındaki masraflar, sözleşmeyi imzalayan idarece Kamu İhale Kurumu geliri olarak alınan tutar, Kamu İhale Kurumunca, ihale kararı ve sözleşmeye ilişkin ödenen damga vergisi ve varsa noter harçları ile değerli kağıt bedelleri ise tahsilatı yapan muhasebe birimi veya vergi dairesince iade edilir.... feshedilmiş  sayılan sözleşmeler için yüklenici başka bir hak talebinde bulunamaz.\"<br>696 Sayılı KHK'nın 127.maddesiyle 375 Sayılı KHK'ya eklenen geçici 23.maddenin 18.fıkrasında yer alan, \"Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.\"<br>375 Sayılı KHK'ya eklenen geçici 23.maddenin 7.fıkrasında, \"Sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin istihdam edilmelerine  esas hizmet alım sözleşmeleri, birinci fıkrada ön görülen geçiş işleminin yapıldığı tarih itibariyle feshedilmiş sayılır. Feshedilmiş sayılan sözleşmelerden, sadece yapılan işin tutarı, her türlü fiyat farkı hariç, sözleşme bedelinin %80'ini aşmayanlar için yükleniciye, sözleşmenin yürütülmesine ilişkin her türlü zarara karşılık her türlü fiyat farkı hariç sözleşme bedelinin %80'i ile yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'i, fesih tarihindeki fiyatlar dikkate alınarak sözleşmeyi yürüten idare tarafından yapmış olduğu vergi, resim, harç ve paylar dahil olmak üzere tazminat olarak ödenir ve başkaca ödeme yapılmaz. Yüklenici başka bir hak talebinde bulunamaz\" <br>4735 sayılı Kanun'un 24.maddesinde \"Sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici karına karşılık olarak, sözleşme bedelinin %80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'i geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.\" düzenlemeleri mevcuttur.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmenin 696 sayılı KHK'nın yürürlüğünden sonra imzalanmış olmasına, imza aşamasında yürürlükte olan kanunun mücbir sebep kabul edilemeyeceğine, sözleşmenin 29.maddesi ile 4735 sayılı Kanun'un 24.maddesine atıf yapılmış olup bu kapsamda davacının talepte bulunabileceğinin anlaşılmasına  göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM     : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2.maddesi uyarınca miktar yönünden kesin olması nedeniyle davacı tarafın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, <br>2-Davacının yatırmış olduğu 162,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 59,30 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına. <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>B-1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2021 tarih, 2018/1482 Esas ve 2021/309 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.872,19 TL istinaf  karar harcından başlangıçta alınan 468,05 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.404,14 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 06/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e698948d658d11ba","SID":"d7ca8fc460152a37"}}