{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2025/570 <br>KARAR NO:2025/518<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/12/2024<br>NUMARASI:2022/424 Esas, 2024/917 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:21/05/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı ile kar mahrumiyet bedelinin tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davaya konu iş için yapılan ihaleyi kazanan davacı şirket ile davalı arasında 25/09/2014 tarihli \"... Yenileme Projesi -... Bloklarla Bölge Duvarı Yapılması Sözleşmesi\" akdedildiğini,  kullanılacak gaz beton bloklar ve örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirinin davalı iş sahibi tarafından temin edileceğinin, diğer her türlü sarf malzemenin ise taşeron tarafından temin edileceğinin düzenlendiğini, sözleşme konusu yerin 26/09/2014 tarihli telim tutanağı ile kendisine teslim edildiğini, sözleşmenin bedelinin 1.257.928,00 TL+kdv olduğunu, taraflar arasında evvelce yapılan ihale sonucu 11/06/2014 tarihli sözleşme ve 12/06/2014 tarihli yer teslim tutanağının düzenlendiğini, ancak ilk sözleşmenin yeni bir ihale kararı alınmış olması nedeniyle iptal edildiğini, 2.kez yapılan ihaleyi yine davacının kazandığını, sözleşmenin 5.7.maddesinde \" 30 gün sonra taşeronun ilk hakedişini hazırlayıp ince işler proje yönetimine sunacağının, hakedişlerinin iş sahibince onaylandıktan sonra kesilecek fatura ve  SGK ve Vergi Dairesinden alınacak borcu yoktur evrakının işverene tesliminden sonra hakedişinin ödeneceğinin öngörüldüğünü, ancak dava tarihine kadar  mevcut hak ediş bedelinin ödenmediğini, sözleşme konusuna ilişkin tadilatın bitiş tarihinin 25/12/2014 olduğunu, davacının sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen; davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı şirket tarafından davacı firmaya herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığını, 13/11/2014 tarihinde yönetimin,  davacı  şirkete sözlü olarak beyanıyla davacı şirket namına çalışan işçilerin stadı terk etmelerinin istendiğini, sözleşmeyi haksız yere ihlal eden davalının, davacıyı yaklaşık 390.000,00 TL + kdv kardan mahrum bıraktığını,  davacı şirketin mevcut hak edişleri toplamının 88.288,78 TL+kdv yi davalıdan istemesine rağmen ... yönetiminin bunu kabul etmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL alacaklarının sözleşme tarihinden itibaren hesaplanacak aylık en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, hak ediş ve malzeme bedeli ve kar kaybı alacağı olarak toplam 359.984,45 TL'nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı iş sahibi  vekili, yapılan tüm uyarılara ve yazılı bildirimlere rağmen davacının üstlenmiş olduğu işleri sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, ayıplı imalatların düzeltilmesi ve diğer eksikliklerin giderilmesine ilişkin olarak yapılan uyarıları  dikkate almadığını, davacı şirketin şantiye alanında görevlendiren çalışanlarının işçilik haklarını ve sigorta primlerini ödemediğini, personelinin çalışma başlangıçlarını ...'ya doğru olarak bildirmediğini ve sözleşmeden doğan pek çok yükümlülüğünü ihlal ettiğini, anılan sözleşmede ... Danışmanlık Şirketi'nin sözleşme ve eklerinde geçen tüm kontrol ve yönetim işlerini, iş ile ilgili malzeme ve işçilikleri muayene ve tecrübeye, redde ve gerekirse işi durdurmaya tam yetkili kılındığını, ... şirketinin sözleşme süresi boyunca davacı tarafından yürütülen duvar imalatlarını kontrol ettiğini ve tespit edilen eksiklikleri yazılı  ve sözlü olarak defalarca davacı şirkete bildirdiğini,  sözleşmenin 21. maddesinden doğan fesih yetkisine dayanarak Beşiktaş ... Noterliği'nin 06/11/2014 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile  ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük feshi ihbar süresinin sonunda sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının davacı şirkete ihtaren bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 2015/85 E., 2018/1283 K., 20/12/2018 tarihli karar ile;  davacı tarafından davalıya gönderilen 14/11/2014 tarihli noter ihtarnamesi ile dava konusu iş için gerekli betonun taraflarınca istenmesine rağmen gönderilmemesi nedeniyle işin durduğunun bildirildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 06/11/2014 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğinin bildirildiği, 26/09/2014 tarihli sözleşmenin, \"Sözleşmenin Feshi Sebepleri\" başlıklı 21. maddesinde,\"taşeronun işin yürütülmesi sırasında ilgili mevzuata ve ticari teamüle göre basiretli bir tacir ve taşeron gibi hareket etmemesi, konusunda uzman kadroların yer aldığı bir ekiple işi yürütmemesi, teknik esasların gereklerini yerine getirmemiş olması halinde işverenin 15 günlük önel vererek sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiği, davalı tarafından davacıya, davacının göndermiş olduğu ihtarname tarihinden önce gönderilen maillerde eksik ve ayıplı iş yapıldığının bildirildiği, davacı tarafından ileri sürülen, asıl malzemenin davalı tarafından temin edilecek olması gerekçesinin ifanın sözleşmeye uygun olarak yapılmamasını haklı hale getirmeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun \"Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.\" hükmünü haiz 472/3. maddesi uyarınca; taşeronun işveren tarafından verilen malzemenin niteliğini incelemekle  sorumlu iken; işi eksik malzeme ile yapmasının kabul edilemeyeceği, bu şekilde süresi içerisinde yapılan ayıp ihbarına göre sözleşmenin 21. maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiği anlaşıldığından; davacının kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı ve 20/11/2017 tarihli bilirkişi kurul raporunda ödenmeyen hakediş bedelinin  87.544,85 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 87.544,85 TL hak ediş bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi sonucu Dairemizce hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin 2019/1399E., 2022/932 K. 16.05.2022 tarihli ilamında;Davacı vekilince sunulan dava dilekçesi ile talep açıklayıcı dilekçede talep ve sonuç bölümünde; talep edilen alacaklar sıralanırken şantiyeye getirilen malzeme ve ekipman bedelleri talep edilmediği halde, 21/11/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu ibrazından sonra ibraz edilen 30/11/2018 tarihli ıslah dilekçesinde  malzeme ve ekipman bedellerinin talep edildiği, mahkemece 20/11/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak 87.544,85 TL hakediş bedeline hükmedildiği, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.  Davacı vekilince ibraz edilen  30/11/2018 tarihli ıslah dilekçesinde 21/11/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu esas alınarak; hakediş alacağı olarak  195.522,00 TL, şantiyeye getirilen malzeme ve ekipmanlar bedeli olarak 101.325,00 TL ve kâr kaybı alacağı olarak 63.137,45 TL olmak üzere toplam 359.984,45 TL alacak talep edilmesine ve dava dilekçesi ile dava dilekçesindeki talepleri açıklayıcı dilekçede malzeme ve ekipman bedeli talep edilmemesine rağmen, mahkemece ıslah dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki tüm taleplerin gerekçelendirilmediği, malzeme ve ekipman bedeli talebi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, anlaşılmaktadır.O halde, mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davacı vekiline yapılan ıslahın tam veya kısmi ıslah olup olmadığının, niteliğinin açıklattırılması, ıslahın açıklanacak niteliği kapsamında HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilerek davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir.\" denilerek;  taraf vekillerinin istinaf taleplerinin usul yönünden kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece 05/12/2024 tarihli  karar ile;Bam'ın kaldırıma kararı sonrası alınan 30.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile hakedişler icmali toplamının 391.658,00 TL olduğu, bakiye alacağın 195.522,00 TL olduğu tespit edildiği,  ek raporu denetime uygun ve  hüküm kurmaya elverişli  olduğu,  taraflar arasında bila tarihli ve 25/09/2014 tarihli iki adet \"... Stadı Yenileme Projesi Gazbeton Bloklarla Bölme Duvarı Yapılması Sözleşmesi\" akdedildiği,  buna göre davacının taşeron olarak proje kapsamında gazbeton bloklarla bölme duvarı ve bu duvarların içerisinde yer alan yatay ve düşey betonarme topuk betonu ve hatıl işlerinin yapılması işini üstlendiği, birinci sözleşmenin bedelinin 800.000,00 TL + KDV, ikinci sözleşmenin bedelinin ise yaklaşık bedel olarak 1.257,928 TK +KDV olarak belirlendiği, davacının 26/09/2014 tarihli yer teslim tutanağı ile işe başladığı, her iki sözleşmede taraflara düşen yükümlülüklerin detaylı olarak düzenlendiği, kullanılacak gazbeton bloklar ve örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirinin davalı işveren tarafından, diğer tüm malzemenin ise davacı taşeron tarafından sağlanacağının kabul edildiği, işin devamı sırasında taraflar arasında geçen mail yazışmalarında, davalı tarafından davacının işi sözleşmelere uygun yapmadığının bildirildiği, birinci sözleşme kapsamında 3 adet hakedişin düzenlendiği ve davacıya ödemelerin yapıldığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 14/11/2014 tarihli noter ihtarnamesi ile dava konusu iş için gerekli betonun taraflarınca istenmesine rağmen gönderilmemesi nedeniyle işin durduğunun bildirildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 06/11/2014 tarihli Noter ihtarnamesi ile sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğinin bildirildiği, taşeron tarafından işin yapılabilmesi için davalı iş sahibinin gazbeton bloklar, örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirini temin etmesi gerektiği,  davacı, söz konusu malzemelerin kendisine teslim edilmediğini ileri sürüldüğü; davalı tarafından bunların eksiksiz olarak teslim edildiği ve yükümlülüklerinin süresinde yerine getirildiği yazılı belgeyle ispatlanamadığı, bu nedenle, davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haksız olduğu, davacının sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle hakkediş, kar kaybı ve malzeme bedeli isteminde bulunabileceği,  davacının 27.01.2015 tarihli dilekçesinde, 5.000,00 TL harca esas değer karşılığında; hakkediş ve kar kaybı isteminde bulunduğu, dava dilekçesinde, anılan taleplerini miktar olarak paylaştırmadığı için harca esas değer her iki istem yönünden de eşit olarak 2.500,00 TL kabul edildiği,  davacı tarafından sunulan 30.11.2018 tarihli ıslah dilekçesinde bu kez dava değeri 359.984,45 TL olarak belirlendiği,  dilekçe içeriğinden  ıslah talebinde hakkediş ve kar kaybı yanında malzeme bedelinin de istenildiği, Mahkememizce hükme esas alınan 1/11/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda hakediş alacağı olarak 195.522,00 TL, şantiyeye getirilen malzeme ve ekipmanlar bedeli olarak 101.325,00 TL ve kâr kaybı alacağı olarak 63.137,45 TL olmak üzere toplam 359.984,45 TL hesaplama yapıldığı, İstinaf ilamı sonrasında davacıya ıslah dilekçesini açıklaması için süre verildiği; 09.12.2022 tarihli dilekçesiyle \"Mahkemeniz 2015/85 esas sayılı dosyasında, mahkemeye sunulan raporda belirtilen hak ediş ve malzeme bedeli ve kar kaybı alacağını toplamda raporda geçtiği üzere 359.984,45 TL olarak ıslah ettiğimizi beyan etmiştik. 02/12/2016 tarihli dilekçemizde talep sonucunun 88.288,78 TL + KDV hakediş bedeli alacağı ve 390.000,00 TL kar mahrumiyeti olarak açıklamıştık. İstinaf ilamında ise ıslah talebimizin açıklanması talep edilmekle yapmış olduğumuz tam ıslah olup talep kısmında her ne kadar malzeme bedeli olarak bunu belirtmemiş olsak da bu bedel de hak ediş bedelinin içerisinde yer almakta ve talebimizi belirsiz alacak ve fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak sunmuştuk. Dolayısıyla daha önce sunduğumuz ıslah talebimiz doğrultusunda 359.984,45 TL'nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacı müvekkilime verilmesine karar verilmesini talep ederim\" şeklinde talebini açıkladığı, akabinde, 09.07.2024 sisteme havale\" tarihli ıslah dilekçesi ile \"raporda belirtilen hak ediş ve malzeme bedeli ve kar kaybı alacağını toplamda raporda geçtiği üzere 359.984,00 TL olarak ıslah ediyoruz. Islah talebimiz doğrultusunda 359.984,0 TL'nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacı müvekkilime verilmesine karar verilmesini  talep ederim.\" şeklinde açıklama sunduğu, davacının ilk açıklama dilekçesinde tam ıslah yaptığını belirtmiş ancak malzeme bedeli isteminin hak ediş alacağının içinde değerlendirilmesini istediği,  ancak, tam ıslah beyanına ilişkin yeni bir dava dilekçesi sunulmadığı, dosyaya sunulan 09.07.2024 havale tarihli ıslah dilekçesi  ve ilk beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin dava konusu bedel artışına ilişkin kısmi ıslah olduğu kabul edildiği,  malzeme bedelinin hakkediş alacağı olarak kabulü mümkün olmadığından; bunun ayrı bir alacak kalemi olarak değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, davacının kar mahrumiyeti istemi yönünden 195.522,00-₺; hakkediş istemi yönünden  63.137,45-₺;  malzeme ve ekipmanlar bedeli olarak 101.325,00 TL alacağın bulunduğunun tespit edildiği; 27.01.2015 tarihli dava dilekçesinde 5.000,00 TL harca esas değer karşılığında hakkediş ve kar kaybı isteminde bulunulduğu, davanın usulüne uygun şekilde tam ıslah edilmemesi karşısında dava dilekçesinde yer almayan bir hususun kısmi ıslah ile istem konusu yapılamayacağı gözetilerek;  hakkediş ve kar kaybı istemi yönünden davanın kabulüne, malzeme bedeli istemi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğu, şeklindeki gerekçe ile Davanın kısmen kabulüne, Kar mahrumiyeti istemi yönünden 195.522,00-₺ alacağın davalıdan tahsiline (Alacağın 2.500,00-₺'lik kısmına dava tarihinden, kalan kısmına 03.12.2018 (ıslah) tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine), Hakkediş istemi yönünden  63.137,45-₺ alacağın davalıdan tahsiline (Alacağın 2.500,00-₺'lik kısmına dava tarihinden, kalan kısmına 03.12.2018 (ıslah) tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine), Malzeme bedeli istemi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.12/02/2015 tarihli ek karar ile; Mahkememizin 2022/424-2024/917 E.K. sayılı kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin;\"...1-Davanın kısmen kabulüne,A. Kar mahrumiyeti istemi yönünden 63.137,45-₺ alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (Alacağın 2.500,00-₺'lik kısmına dava tarihinden, kalan kısmına 03.12.2018 (ıslah) tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine), B. Hakkediş istemi yönünden 195.522,00-₺ alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (Alacağın 2.500,00-₺'lik kısmına dava tarihinden, kalan kısmına 03.12.2018 (ıslah) tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine),C.Malzeme bedeli istemi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına...\" şeklinde düzeltilmesine\" düzeltilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın, taraflar arasındaki sözleşme gereğince, ...Stadı Gaz - Beton bloklarla bölme duvarı yapılması işinin kararlaştırılması ancak davalı tarafından işin başka şirkete verilmesinden kaynaklı  kar mahrumiyeti ve hakediş bedeli tahsili ile malzeme iadesi talebine ilişkin olduğunu,  17/11/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda davacının hak ediş alacağının 195.522,00 TL, malzeme ve ekipmanlar bedelinin 101.325,00 TL ve davacı tarafın uğrayacağı kar kaybı alacağının da 63.137,45 TL olduğunun tespit edildiğini, mahkemeden kök rapor ile bağlı kalınmasını talep etmelerine rağmen ve lehe olan bilirkişi kök raporuna rağmen mahkemenin taleplerini dikkate almadan davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, gerekçede davalı tarafından gönderilen ihtarnameden bahsedilmiş ise de bu ihtarnamenin davacı şirkete ulaşmadığını, aksine, yükümlülüklerini yerine getiren davacı şirket defaatle davalı şirkete sözleşmeye uymaları doğrultusunda mail ve ihtarnameler gönderdiği halde; bu uyarılar karşısında davacı  şirketin neredeyse şantiyeden kovulduğunu,  bugüne kadar davalı şirket tarafından davacıya herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığını, sadece 13/11/2014 tarihinde yönetimin davacıya sözlü beyanıyla davacı namına çalışan işçilerin stadı terk etmelerinin istendiğini,  davacıya ait olan ürünlerin vs. teçhizatların dahi alınmasına müsaade edilmediğini, davanın davalıya gönderdiği 14/11/2014 tarihli Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamenin davalı yan tarafından 16/11/2014 tarihinde tebliğ alındığını, bu ihtarname ile davacının haricen ... Yönetiminden öğrendiği, 06/11/2014 tarihli iş durdurma kararının resmi olarak davacıya bildirilmesinin ve hak edişlerin ve uğranılan zararın ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bilgi istendiğini, ancak davalı tarafından  söz konusu ihtarnameye cevap verilmediğini, kâr yoksunluğu hesabının BK. 325. maddesindeki kesinti yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacının en son hak ediş raporunu itirazı kaydıyla imzaladığını, mahkemenin eskalasyon (enflasyon nedeni ile oluşan fiyat farkı) değerini bilirkişi marifetiyle hesaplatmadığını, mahkeme bu haksız durum karşısında tam 10 yılı dolduran davada 2015 yılına göre yapılan hesaba göre davayı kısmen kabul ettiğini, bu durumun hakkaniyete  aykırı olduğunu, dava dilekçesinde malzemelerin karşılığı bedeli ve iskelenin iadesini de talep etmelerine rağmen; mahkemenin bu konuda  talep olmadığını belirttiğini,  gerek dava dilekçesinde; gerek bilirkişi raporunda ve gerekse ıslah dilekçesinde bu taleplerin olduğunu,  davanın  tümden kabul edilmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu,belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemenin feshin niteliğine dair daha önce vermiş olduğu karardan dönmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından yeniden yapılan yargılama neticesinde BAM tarafından tespit edilen bu usuli eksiklik giderilmişse de, kaldırma ilamı öncesi verilen 09.01.2019 tarihli kararda davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ve bu nedenle davacının kar mahrumiyeti talep edemeyeceği yönündeki kararından hukuka aykırı bir şekilde dönülerek; davacının kar mahrumiyeti alacağı talebinin kabulüne karar verildiğini, kararın kaldırılma gerekçesinin eksik inceleme yapılmış olması değil, gerekçenin eksikliği olduğunu,  davalının kazanılmış usuli haklarının da ihlal ediliğini,  davacının birçok şekilde sözleşmeye aykırı davrandığı ve bu aykırılıkları, defalarca uyarılmasına rağmen düzeltmediğini, son noktada, feshin zorunlu hale geldiğini, hükme esas raporda da belirtildiği gibi davacının; duvar yapım işlerinin bir bölümünü, sözleşme ve teknik şartnameye aykırı olarak ayıplı imal ettiklerini ikrar ettiğini, ayrıca, cevap dilekçesinin ilk 4 sayfasında, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine dair detaylı açıklamaların delilleri ile birlikte mahkemeye sunulduğunu ancak mahkeme tarafından bu hususların değerlendirilmediğini,  mahkeme tarafından, ne  hak ediş alacağı bulunmadığı yönündeki itirazllarının neden reddedildiğine dair, ne de hak ediş alacağının neden kabul edildiğine dair bir gerekçe gösterilmediğini, hükme esas raporda yapılan bakiye hak ediş alacağı hesaplamalarında önemli hatalar bulunduğunu, davacıya yapılan ödemeler toplamı 186.612 TL olarak tespit edildiğini, yapılan ödemeler eksik değerlendirildiğini ve cari hesapların dikkate alınmadığını, dosyada mevcut cari hesap ekstresi incelendiğinde hak edişler karşılığı olmak üzere davacıya toplam 275.737,33 TL ödeme yapıldığının açık bir şekilde görüldüğünü, yine hükme esas raporda; 3 nolu hakedişin \"anlaşılmayan bir nedenle ... yönetimi tarafından kesintiye uğratıldığının belirtildiğini,  oysaki yapılan kesintinin  davacı tarafından yapılan işlerin ölçümünün yapılması sonrası tespit edilen metrajlar nedeni ile yapıldığını, metrajlarda yapılan düzeltmelerin olduğu sayfaların davacı tarafından da herhangi bir itiraza uğramadan imzalandığını, kaldı ki, 3 nolu hak edişe ilişkin davacı tarafından kesilen ... numaralı faturanın bile 70.600,83 TL bedelliolmasına rağmen 3 nolu hak ediş bedelinin 205.045 TL olarak kabul edilmesinin her şeyden önce somut gerçeğe aykırı olduğunu, davacının ıslah müessesesi ile talep sonucunu azaltmasının hukuka aykırı olduğunu, bunun feragat hükmünde olduğunu, bu nedenle bu kısma ilişkin red kararı verilmesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Dairemizin kaldırma kararı sonrası davacı yan sunduğu dilekçenin tam ıslah olduğunu bildirmiş ancak dosyaya tam ıslah dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece davacının bu dilekçesinden sonra ek rapor alınmıştır.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında birincisi 11/06/2014 imza ve 30/09/2014 bitiş tarihli 800,000,00 TL+KDV bedelli sözleşme ve ikincisi 25/09/2014 imza, 25/12/2014 bitiş tarihli, 1.257.928,00 TL + KDV bedelli, 12 maddeden oluşan 2 adet sözleşme düzenlenmiş olup, sözleşmelerin konusu; İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ... ada ve ... parsel üzerinde yeniden inşa edilen ...Stadı Yenileme Projesi (... Stadı) kapsamında; \"... Stadı Yenileme Projesi Gazbeton Bloklarla Bölme Duvarı Yapılması\" inşaatına ilişkindir.Dosya kapsamından sözleşme bedeli 800,000,00 TL olan 1. sözleşme dahilînde 3 ayrı hakediş düzenlendikten sonra, ihalenin feshedilerek aynı taraflar arasında sözleşme bedeli 1.257.928,00 TL olan 2,sözleşmenin tanzim ve imza edildiği, tanzîm edilen sözleşme dahilinde inşaat devam ederken, davalı yüklenici yanca davacı taşerona gönderilen ihtarname ile  sözleşmeye, teknik şartnameye ve sair ilgili yönetmeliklere aykırı olarak ifa edilen imalatların 15 gün içerisinde düzeltilmemesi halinde işin sözleşme hükümlerine göre fesh edileceğinin  ihtar ettiği,  akabinde sözleşmenin davalı yanca feshedildiği anlaşılmaktadır.Davacı yüklenici hakediş alacağını ve sözleşmenin haksız feshi nedeni ile kar mahrumiyet bedelini talep ve dava etmiş, davalı  iş sahibi ise yazılı bildirim ve uyarılara rağmen davacının eksik işleri tamamlamadığını ve ayıpları gidermediğini, bu nedenle sözleşmeyi fesh ettiğini belirterek; davanın reddini talep etmişi mahkemece; sözleşmede iş için  kullanılacak gazbeton bloklar ve örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirinin davalı işveren tarafından, diğer tüm malzemenin ise davacı taşeron tarafından sağlanacağının kabul edildiği, işin devamı sırasında taraflar arasında geçen mail yazışmalarında, davalı tarafından davacının işi sözleşmelere uygun yapmadığının bildirildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 14/11/2014 tarihli noter ihtarnamesi ile dava konusu iş için gerekli betonun taraflarınca istenmesine rağmen gönderilmemesi nedeniyle işin durduğunun bildirildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 06/11/2014 tarihli Noter ihtarnamesi ile sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğinin bildirildiği, taşeron tarafından işin yapılabilmesi için davalı iş sahibinin gazbeton bloklar, örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirini temin etmesi gerektiği,davacı, söz konusu malzemelerin kendisine teslim edilmediğini ileri sürüldüğü; davalı tarafından bunların eksiksiz olarak teslim edildiği ve yükümlülüklerinin süresinde yerine getirildiği yazılı belgeyle ispatlanamadığı, bu nedenle, davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne,Kar mahrumiyeti istemi yönünden 63.137,45-₺ alacağın, Hakkediş istemi yönünden 195.522,00-₺ alacağın davalıdan tahsiline, Malzeme bedeli istemi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.Davacı yan istinaf dilekçesinde  kar yoksunluğu hesabının usule uygun yapılmadığını iddia etmiş ise de kar yoksunluğu hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun yapıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinafı kabul edilmemiştir. Ayrıca malzeme bedelleri konusunda da dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde talepleri olduğunu iddia etmiş ise de dava dilekçesinde kar mahrumiyeti  ve hakediş alacağı olarak iki asli talebi olduğu, bu kez  usul ekonomisi gereği kaldırma sebebi yapılmamış olsa da  davacı yanın verdiği usule uygun olmayan, taleplerin net şekilde ayrıştırılmadığı kısmi  ıslah dilekçesi ile  dava dilekçesinde bulunmayan bir talep eklenemeyeceğinden bu konudaki istinafı da kabul görmemiştir.Davalı yan istinaf dilekçesinde mahkemece daha önceki kararında feshin haklı olduğuna karar verildiğini ve daha önceki kararın istinafı sonucu kararın sadece usul yönünden kaldırıldığını,  bu kez ise mahkemece fesihin haksız olduğuna karar verildiğini, ancak kazanılmış usuli hakları olduğunu beyan etmiş ise de mahkemenin ilk kararı ilk istinaf incelemesinde, esasa yönünden bir incelemeye tabi tutulmamış olduğundan, Dairemiz kararı usul yönünden kaldırmış olsa da mahkeme kararını değiştirebilir, bu husus taraflar açısından kazanılmış usuli hak doğurmaz.Bu nedenle davalı yanın bu konudaki istinaf sebepleri kabul görmemiştir.Davalı yan ıslah ile talep sonucunun daraltılamayacağını beyan etmiş olsa da ıslah dilekçesi ile talep sonucunun daraltılmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda sözleşme hükümlerine göre sağlaması gereken malzemeleri davacı yükleniciye sağlamadan, davacıdan işin eksiksiz tamamlaması beklenemeyeceğinden; sözleşmenin feshinin haksız olduğu ve bilirkişi raporları ile hesaplanan bedeller üzerinden kısmi ıslaha göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/12/2024 tarih ve 2022/424 Esas, 2024/917 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b 1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı tarafça istinaf karar harcı peşin yatırıldığından, harç konusunda karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 3-Alınması gereken 17.669,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.417,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.251,77 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa4a525e7bc4c835","SID":"59f450cd184d6937"}}