{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/2431 <br>KARAR NO:2025/515<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/03/2021<br>NUMARASI:2017/174 Esas, 2021/158 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Eset Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:21/05/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; davalı yüklenicinin ,davacı iş sahibi aleyhine, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlattığı icra takibi nedeni borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, mahkemece davanın  kabulüne dair  verilen karara karşı  davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili;  davacı iş sahibine ait binanın mermer ve boya yapılması işini taşeron ... Gayrimenkul firmasının sahibi olan davalı ...'in üstlendiğini, sözleşmede yapılacak işlerin ve birim fiyatlarının kararlaştırıldığını, keşif ile genel toplamı olarak 335.800.00 TL + KDV olacağının kabul edildiğini, taşeron firma tarafından üstlenilen işi ..., ..., ... ve ... isimli şahısların yürüttüğünü ve nakit ödemelerin de bu şahıslar tarafından aldığını, bu şahıslara yapılan nakit ödemelerin tutarının 242.500,00 TL olduğunu,  davacının peşin ödeme olarak da sözleşmede kararlaştırılan şekli ile 4 adet 25.000.00 TL çek ile toplamı 100.000.00 TL ödediğini, toplam ödemesinin 342.500,00 TL olduğunu, davalının işi tamamlamadan yarım bıraktığını ve  işi 3. şahıslara tamamlattığını, davalının ihtar edilmesine rağmen  işi tamamlamadığını, davacının çek ve nakit ödemelerinin son tarihinin 15.11.2013 olduğunu, bu tarih itibari ile hiçbir borcu kalmadığını, davalının da bu tarihten, yani 22 .11.2013 tarihli ikinci ihtarnameden üç yıl sonra, icra takibini yaptığı 22.06.2016 tarihine kadar herhangi bir talepte bulunmadığını, üç yıl sonra davaya konu icra takibini başlattığını, usulsüz bir tebligat ile takibin kesinleştiğini,davacının ödemelerinin; yapılan işleri fazlasıyla karşıladığı ve yüklenicinin de işi yarım bırakması sebebi ile % 10 tazminat ödemesi gerekeceği de nazara alınarak, davacının ... sayılı dosyasında takip konusu yapılan borcunun bulunmadığının tespitine  karar verilmesini dava ve  talep etmiştir.Davalı yan davaya cevap vermemiştir.Mahkemece 03/01/2021 tarihli  karar ile;  davacı vekili tarafından sunulan ticari ilişki konusu bila tarihli sözleşmede işin bedeli toplam 335.800 TL +KDV olarak kararlaştırıldığı ve ödemelerin % 25' nin  peşin, % 25'inin 90 günlük çek ile kalan bakiyenin uygulama başladığında 2 haftada bir nakit ödeme şeklinde olacağı, iş sonu itibariyle % 10 luk kısmın teminat olarak tutulacağı,1 haftalık sürede genel kontroller akabinde kalan bakiye teminatın da nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, tarafların ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadıkları, davalı tarafından icra takibine konu edilen faturaların, 25.06.2013 tarih ve ... seri nolu, 50.926,00 TL lik, 23.09.2013 tarih ve ... seri nolu 222.270,70 TL lik,  03.09.2013 tarih ve ... seri nolu, 185.209,26 TL lik faturalar olduğu, davalı ...'in Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğünde ... Sicil Numaralı mükellefi olduğu, ilgili faturaların kesildiği Haziran 2013 donemi KDV beyannamesinde 57,869,49 TL KDV matrahı beyan ettiği, Eylül 2013 dönemi İçin 512.184,69 TL KDV matrahı beyan ettiği, davalı tarafından beyan edilen tutarların, davacıya düzenlenen fatura tutarlarından fazla olduğu, mükellef işletme defteri tuttuğu için VUK' na göre Ba ve Bs formu verme yükümlülüğü bulunmadığı, beyan ettiği faturaların kime düzenlendiğinin Vergi dairesi kayıtlarından tespitinin mümkün olmadığı, bu durumda davalının başlattığı icra takibindeki alacak miktarlarının kesin olarak tespit edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının ... sayılı dosyasından borçlu bulunmadığının tespitine  karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığını, davalının 335.880 TL +%18 kdv bedel karşılığında sözleşme ile belirlenen işleri yapmayı üslendiğini, devam eden süreçte çıkan ek işler ile birlikte davalının ifa yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşme bedeli ve KDV' si ile ek işlerle birlikte toplam 458.405,00 TL alacak tahakkuk ettiğni, tarafların bu miktar üzerinde mutabık kaldıklarını, davacının icra dosyası dayanağı toplam tutarı 458.405,00 TL olan üç adet faturayı tebliğ aldıktan sonra, defterlerine ve ticari kayıtlarına işlediğini, herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının üslenilen işin eksik yapıldığını iddia etmiş olmasına rağmen, ayıp ihbarında bulunmadığını, başkasına yaptırdığını iddia ettiği eksik işlere ilişkin, ödeme veya başka bir belge sunamadığını, davacının başkasına yaptırdığı ek iş olmadığını,  ödediğini beyan ettiği kişilerin kim oldukları davalı ile ne ilişkilerinin olduğunu ispatlayamadığı gibi, ödemeye ilişkin herhangi bir belgede sunmadığını,  beyan ettiği miktarların kabul halinde dahi davalının takip miktarı kadar bakiye alacağının kaldığının  bilirkişi raporu ile tespit edildiğini,belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır.Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında  bila tarihli \"sözleşmedir başlıklı eser  sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı  iş sahibi, davalı yükleniciye  kendine binanın  ait boya ve mermer işlerinin yaptırdığını, bu işler için 335.800,00 TL + KDV ye anlaştıklarını, davalı adına iş yapan taşeron kişilere 242.000,00 TL ödediğini ayrıca davalı yükleniciye de 4 adet 25.000,00 TL lik 4 adet senet vererek toplamda 342.000,00 TL ödediğini, işi tamamlamadığını ve kalan işleri 3. Kişilere yaptırdığını  belirterek, davalı yüklenicinin kendi aleyhine toplam 3 adet faturaya dayalı olarak 180.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlattığı takipte borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı yüklenici ise davaya cevap vermemiş, mahkemece  davalı tarafından icra takibine konu edilen faturaların, 25.06.2013 tarihli 50.926,00 TL lik, 23.09.2013 tarihli 222.270,70 TL lik,  03.09.2013 tarihli 185.209,26 TL lik faturalar olduğu, davalı ...'in  ilgili faturaların kesildiği Haziran 2013 donemi KDV beyannamesinde 57,869,49 TL KDV matrahı beyan ettiği, Eylül 2013 dönemi İçin 512.184,69 TL KDV matrahı beyan ettiği, davalı tarafından beyan edilen tutarların, davacıya düzenlenen fatura tutarlarından fazla olduğu, beyan ettiği faturaların kime düzenlendiğinin Vergi dairesi kayıtlarından tespitinin mümkün olmadığı, bu durumda davalının başlattığı icra takibindeki alacak miktarlarının kesin olarak tespit edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının ... sayılı dosyasından borçlu bulunmadığının tespitine  karar verilmiştir.İş bu menfi tespit davasında, davalı yanın davaya cevap vermemiş olması karşısında münkir olması sebebi ile  ispat yükü davacı yandadır. Davacı  iş sahibi, davalının işi yarım bıraktığını ve 3. Kişilere tamamlattığını iddia etmiş olsa da bu konuda herhangi ihtarname veya tespit raporunu dosyaya sunamamış, davalı yanın işi eksik bıraktığını ispatlayamamıştır. Davacı iş sahibi iş karşılığı davalı yükleniciye  toplamda KDV dahil 394.244,00 TL ödemesi gerekirken; 342.500,00 TL ödeme yapmış, ve daha bakiye 26.744,00 TL lik borcu kalmıştır. Davalı yanın   takibe dayanak yaptığı 3 adet faturanın toplam bedeli ise 458.405,96 TL dir. Ancak bilirkişi raporu ile de beyan ettiği bu faturaların davacı yan  için yapılan iş nedeni ile kesilip kesilmediğinin sadece vergi dairesi kayıtlarının incelenmesi tespiti mümkün olmamış ve her iki yanda ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Bu nedenle davalı yüklenici de kestiği tüm faturaların davacıya yaptığı iş nedeni ile kesilip kesilmediğinin tespiti mümkün olmadığı gibi, davalının Eylül 2013 dönemi için 512.184,69 TL KDV matrahı beyan ettiği, davalı tarafından beyan edilen tutarların, davacıya düzenlenen fatura tutarlarından fazla olduğu anlaşıldığından davacının bakiye borcu olan 26.744,00 TL nin takipteki asıl alacak miktarından düşülmesi ile bulunan 153.256,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmaıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak 153.256,00 TL den borçlu olmadığının tespitine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/03/2021 tarih ve 2017/174 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının ... sayılı dosyasından icra takibine konu alacaklarından 153.256,00-TL borçlu olmadığının tespitine,4-Fazlaya ilişkin talebin reddine<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 10.468,92 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.788,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.680,27 TL harcın davanın kabul ve ret oranına göre 8% 69 kabul)4.609,39 TL sinin davalıdan alınarak; bakiye 2.070.88 TL sinin ise davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafça yapılan toplam 4.761,10 TL yargılama giderinin  davanın kabul/red oranına göre  3.285,16 TL sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Kabul edilen miktar 153.256,00 TL) 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,(Reddedilen miktar  68.594,00)<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere21/05/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0617325fa83dbb1d","SID":"0e7acd79157180da"}}