{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/357 - 2025/624<br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2025/357 <br>KARAR NO\t: 2025/624<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t       K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/272 E.  -  2021/410 K.<br><br><br>DAVA KONUSU\t:  Patent <br><br>\tDairemizce verilen 15/06/2023 tarih ve 2022/1311 Esas 2023/831 sayılı karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/12/2024 tarih ve 2023/5583 Esas 2024/8992 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacılar vekili, müvekkilinin kendi üretip piyasaya sunduğu “...” faydalı modelini ilk defa 21.10.2015 tarihinde A22B 5/00 tasnif sınıflarında 2014/15967 tescil numarasıyla aldığını, davalının yenilik/patent verilebilirlik kıstaslarını haiz olmayan patentine dayanarak keşide ettiği ihtarnameyle, harcıalem makinası ve çalışma prensibi ile ilgisi olmayan makinelerin üretiminin durdurulmasını talep ettiğini, keşide edilen cevabi ihtarname ile söz konusu makineler arasındaki tek benzerliğin döner kesme makineleri olduğunun bildirilmesine rağmen davalının, davacının müşterisi olan firmayı hasım göstererek delil tespitinde bulunduğunu, böylece davacının itibarının zedelendiğini, 6769 sayılı SMK m. 82, 83 ve PCT uygulamaları dikkate alındığında davalı patentinin, patent verilebilme kıstaslarını haiz olmadığını, bu sebeple hükümsüzlüğünün gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiği dava konusu patentin Türkiye'de ve Dünya'da uzun yıllardır üretilip satıldığını, aynı konuda tescil edilmiş birçok buluş bulunduğunu, davalı faydalı modelinin yeni olmadığını, tescilli 2005/05028 sayılı patent, 2005/00849 sayılı faydalı model, 2012/04592 sayılı patent ile PCT/TR2007/000154 sayılı patentin, davalı patentinden önceki tarihli ve aynı özellikleri haiz olduğunu, davacı faydalı modeline konu ürünün davalı patentinden farklı bulunduğunu ve tecavüz oluşturmadığını, davacının faydalı modelinin daha önce hiçbir makinede olmayan dönerin gerekli sıcaklıkta pişmesini sağlayan üçlü ısı algılama sensörüne, kesim sırasına göre gazı otomatik olarak kısabilen gaz borusuna ve bunu işleyebilecek yazılım sistemine sahip bir buluş olduğunu, bu buluşla kişi başına yapılan üretimin on katına çıktığını, maliyetlerin düştüğünü, zaman ve enerji tasarrufu sağlandığını, Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan mütalaadan da anlaşılacağı üzere, davacının faydalı modelini yeni ve sanayiye uygulanabilir yapan asıl unsurun “3’lü ısı algılama sensörü” olduğunu, davacı faydalı modelinin tekniğin bilinen durumunu aştığını, söz konusu faydalı modelin tescilli olması sebebiyle hiçbir şekilde tecavüz oluşturmayacağını ileri sürerek, her türlü hakları saklı kalmak üzere davalıya ait ... başvuru no'lu patentin hükümsüzlüğü ile davacı faydalı modelinin, davalı adına tescilli ... sayılı patente tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ancak davacı vekili, davalı karşı davacıya ait ... sayılı patente kendi faydalı modeli olan 2014/15967 sayılı faydalı modelin tecavüz etmediğinin tespitine ilişkin davadan 23.12.2021 tarihli duruşmada vazgeçmiş, davalı da bu vazgeçmeyi kabul etmiştir.  <br>\tDavalı ... vekili, asıl davaya cevabında, müvekkilinin 1996 yılından beri Danimarka’da kurduğu firmasında hassas üretim makine parçaları imal ettiğini, yıllar süren ar-ge çalışmaları sonucunda geliştirdiği “...” adlı tam otomatik döner kesme makinesinin üretimini gerçekleştirdiğini, bu buluşa ilişkin olarak DK 20100106 U no. ile Danimarka’da patent tescili aldığını, 03.06.2011 tarihli başvuru ile EP 2 412 283 B1 no. ile Avrupa Patent tescili aldığını ve bu Avrupa Patentinin 22.12.2014 tarihli ve ... sayılı başvuru ile Türkiye’de validasyonunun yapıldığını, Türkiye'de ve Avrupa’da satışa sunulan ürünün, sektörün en büyük firmaları tarafından kullanıldığını, bu patent konusu ürünün bire bir aynısının davacılar tarafından üretilerek satışa sunulduğunu, böylece davalının patent hakkının ihlal edildiğinin ve haksız rekabet yaratıldığının öğrenildiğini, bunun üzerine davacılara ihtarname gönderildiğini, davalının patent konusu ürünü Bolu’da faaliyet gösteren ... firmasına sattığını, kurulum için firmaya gidildiğinde karşı taraf makinelerinin halihazırda kurulu olduğunun görüldüğünü, bu makinelerin üretim ve satışının ... firması tarafından yapıldığının öğrenildiğini, bunun üzerine tespit yaptırıldığını, bu tespit sonrası davacılar tarafından açılan hükümsüzlük ve tecavüz olmadığına dair menfi tespit davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacıların sektörel faaliyetlerinin kendilerine davalının patent haklarını ihlal etme hakkı vermediğini, dava dilekçesinde yer alan ifadelerin çelişkili olduğunu, zira davalının tescilli patentinin yeni olmadığını iddia eden davacıların, aynı argümanlarla kendi faydalı modellerinin yeni olduğunu iddia ettiğini, dava dilekçesinde bildirilen tescilli patent/faydalı modellerin özet anlatımlarının, davalı patentinin yeniliğini ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını, bu iddia bakımından istemlere ilişkin inceleme yapılmasının gerektiğini, davacıların ihlal bulunmadığına ilişkin iddiaları incelenirken tespit dosyasına konu taklit suretiyle ürettikleri makinanın dikkate alınmasının gerektiğini, ihlal incelemesinde ilgisiz faydalı model tescillerinin dikkate alınmasının mümkün olmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş; karşı davada ise müvekkilinin ... numaralı tescilli patent hakkına davacı- karşı davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini, men’ini, vaki tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, giderilmesini ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00.-TL maddi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.12.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 1.256.082,54 TL arttırarak toplam 1.261.082,54 TL'sinin davacı-karşı davalı ... Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti.'den yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 Esas sayılı dosyasında; davacı ... AŞ vekili, müvekkilinin dava dışı ...’den 11.01.2018 tarihli satış sözleşmesi kapsamında 26.12.2018 gün ve 93286 sayılı fatura ile tamamen kendi kişisel ihtiyacında kullanmak üzere 7 adet döner robotu aldığını, tarafı olmadığı yargılama süreçlerini müvekkilinin satın aldığı ürünlerden ikisi hakkında el koyma işlemi yapılınca öğrenildiğini, dava dışı ... ve ... tarafından davalı ...’a Ankara 2. FSHHM’nin 2018/272 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı ...’ın da anılan şirketlere karşı patent tescilinden doğan hakların ihlali iddiasına dayalı olarak karşı dava açtığını, yargılama sırasında ihtiyati tedbir kararının tesis edildiğini, ihtiyati tedbir kararının müvekkiline ait iş yerinde 26.04.2019 tarihinde uygulanarak, müvekkilinin ...’den satın aldığı iki adet ürüne el konulduğunu ve yediemine tevdi edildiğini, müvekkilinin anılan döner robotunu tamamen son kullanıcı sıfatıyla ve kişisel ihtiyaç için satın alma eyleminin davalının patent hakkına ihlal oluşturmadığını, müvekkilinin anılan ürünleri satın aldıktan sonra 7 adet üründen ikisini helezonik yapıya dönüştürdüğünü, kalan beşinin de patent ihlaline sebebiyet verdiği iddia edilen uzaklaştırıcı ve deplasman aracı unsurlarını çıkararak, davalının patent hakkına ihlal oluşturmayacak biçimde tadil ettiğini, söz konusu bu durumun Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin  2019/121 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen 12.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkilinin dava dışı ...’den satın aldığı döner robotlarından beş adedinde yaptığı revizyon (dönüştürme) işleminin, dava konusu bu ürünlerin davalı ...’a ait ... B sayılı patent belgesinden doğan hakların dışına çıkardığından, ortada patent hakkını ihlal eden bir durumun bulunmadığını, revize sonrası ürünlerin mevcut hali ve davalı patent hakkına tecavüz oluşturmadığının, Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/121 D.İş sayılı dosyasında yapılan 30.05.2019 delil tespiti sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda açık biçimde ifade edildiğini, müvekkilinin tesislerinde bulunan 5 adet “... ...” markalı döner kesme makinasının, davalının ... sayılı patentinin koruma kapsamında kalmadığının tespit olduğunu, otomatik döner kesme robotlarının uzun yıllar evvel tekniğin bilinen durumuna dahil bulunduğunu, “tekniğin bilenen durumuna dahil olan bir yapının” patentteki unsurun eşdeğeri olarak kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin dava dışı ...’den satın aldığı yedi adet döner robotunun, son kullanıcı olarak elinde bulundurması ve kullanması, bu döner robotlarından ikisinde yapılan revizyon sonucu helezonik uzaklaştırıcı barındıran mevcut halleriyle bulundurup kullanmasının, bu döner robotlarından elinde kalan beşini de revizyon (dönüştürme) sonrası uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın mevcut halleriyle bulundurması ve kullanılması eylemlerinin, davalıya ait TR ... sayılı patent belgesinden doğan hakları ihlal etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait 2019/300 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, müvekkiline ait 03.06.2010 tarihli TR ... sayılı “Bir et dilimleme aparatı, onu kullanım yöntemi ve et dilimleme aparatıyla kullanım  için hazırlama ünitesi” başlıklı patentinin bulunduğunu, müvekkilinin bu patenti elde etmek için yıllar süren Ar-Ge faaliyeti ve emeği harcadığını, bu tür makinaların çalışması ile ilgili yaşanılan teknik sorunların giderildiğini, 6769 sayılı SMK anlamında patent korumasına sahip olduğunu, söz konusu ürünlerin Avrupa’da ve Türkiye’de müvekkilince satışa sunulduğunu, bu ürünlerin sektörde önde gelen büyük firmalarca kullanıldığını, söz konusu makinayı satın alan şirketlerden birinin de davacı ... firması olduğunu, makinanın kurulumu sırasında, müvekkillerine ait patent tescilli makinenin taklidi olan bir başka döner kesme makinesinin de ... tesislerinde kurulu olduğunun müvekkilince görüldüğünü, karşı taraf yetkililerinin bu makineyi dava dışı ... firmasından satın aldıklarını belirttiklerini, ... tarafından ihlal teşkil eden ürünlerin ... firmasının talebiyle üretilmeye başlandığını, müvekkiline ait makinenin taklidinin organize bir şekilde yapılmaya çalışıldığını, davacının söz konusu makineleri üretim faaliyetinde ve ticari amaçla kullandığının açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait 2019/334 Esas sayılı dava dosyasında, davacı ... vekili, müvekkilinin Danimarka'da ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, müvekilinin TR ... munaralı tescilli patent hakkına sahip bulunduğunu, davalının daha önce müvekkiline karşı 25/07/2019 tarihli TR ... sayılı patente tecavüzün olmadığının tespiti konulu açılan, tarafları ve uyuşmazlık konusu aynı olan menfi tespit talepli Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/300 E. sayılı dava dosyası ile iş bu dava arasında bağlantı gözetilerek birleştirilmesini, ihlalin yargılama süresince durdurulmasını, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasını ve giderilmesini, haksız rekabet ve tecavüz teşkil eden fiilerin tespitini ve men'ini, üretilen, depolanan ve ticaret hayatına sunulan tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasını ve masrafların karşı taraftan karşılanarak imhasını  talep ve dava etmiştir.<br>Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait 2019/334 Esas sayılı dosyasında, davalı şirket vekili, müvekkilinin dava dışı ...’den 26.12.2018 gün ve 93286 sayılı fatura ile satın aldığı döner robotlarını satın alma ve elinde bulundurma fiillerinin, davacı ...’a ait ... sayılı patent belgesinden doğan hakları ihlal etmediğini, müvekkilinin, ... sayılı patentteki buluşu içerdiği iddia edilen ürünlerin ticaretini yapan kişi olmadığını, bu ürünleri sipariş üzerine de ürettirmediğini, aksine ... tarafından kamuya hitap edecek biçimde satışa arz edilmiş ürünleri, herkes gibi satın aldığını, bu ürünlerin üretimi ve kamuya yönelik satışa sunulmasına katılımının da olmadığını, müvekkilinin iştigal konusunun, ürettiği tavuk etlerinin doğrudan veya işlenerek satışıyla ilgili bulunduğunu, patent kapsamında kaldığı ifade edilen robotlar/ürünler de zaten et dönerindeki tavuk etlerinin pişirilmesi ve kesilmesiyle ilgili olduğunu, anılan ürünleri iştigal mevzuu içerisindeki et pişirme ve kesme işinde kullanmak üzere 26.12.2018 gün ve 93286 sayılı fatura ile müvekkilinin satın aldığını, et pişirme ve kesme ürünlerini, müvekkilinin kendi kişisel ihtiyacı için satın aldığını ve anılan ürünleri kullanarak pişirdiği ve kestiği et ürünlerinin, sonraki süreçte başkalarına satılması, döner kesme robotu ürünlerini kişisel ihtiyacı için elinde bulundurduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, somut olayda müvekkilinin, ...'den satın aldığı ürünleri tekrar satışa arz etme gibi bir eyleminin ve ticari faaliyetinin zaten bulunmadığını, müvekkilin gerçekleştirdiği ticaretinin konusunun et üretimi ve satışı olduğunu, dolayısıyla müvekkili ...’nin son kullanıcı sıfatıyla kendi ihtiyacı için, ... isimli firmadan faturasıyla satın aldığı döner kesme robotlarını kullanmak suretiyle ürettiği et ürünlerini satışa arz etmesinin, davalı patentine tecavüz teşkil etmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalıya ait ... sayılı patentin, Avrupa Patent Ofisi (EPO) tarafından tescilinin yapıldığı, Türkiye’de de korunduğu, patent konusu buluşun; \"bir et dilimleme aparatı ve onu kullanmanın bir yöntemi ile et dilimleme aparatıyla kullanım için bir hazırlama ünitesiyle\" ilgili olduğu, dava konusu patentin tüm istemleri itibariyle tüm davacı delilleri karşısında yeni olduğu, dava konusu patentin tüm istemleri ile buluş basamağı kriterini taşıdığı, dava konusu patentin tüm istemleri itibariyle patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğu, davacı ürününün dava konusu patentin koruma kapsamında kaldığı, davalıya ait patentin tüm istemleri itibariyle patentlenebilirlik (yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik) kriterlerini taşıdığı, karşı dava yönünden; davalı/karşı davacının maddi tazminat hesaplanmasına ilişkin tercih hakkını 6769 s. SMK’nin 151/2-a maddesi yönünde kullandığı, davalılardan ...'ye satılan 7 adet makinenin ihlale konu makinelerden olduğu, neticede davalı/karşı davacının ...'ye satılan 7 adet makine yönünden ihlalinin ispatladığı, davalı/karşı davacıya ait patente konu 1 adet döner robotunun ortalama satış fiyatının (54.520+62.950/2=) 58.735 Euro olacağı, davalı/karşı davacının patente konu ürün satışından %20 oranında kâr elde etmiş olabileceği, buna göre 6769 sayılı SMK 151/2-a maddesi uyarınca davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalıdan talep edebileceği maddi tazminat tutarının 82.233,20 Euro olacağı, dava tarihi itibariyle TCMB döviz alış kuru (5,6499) üzerinden TL’ye çevrildiğinde (223.204,40 X 5,6499=) 464.609,35 TL olacağı, asıl dava ile birleştirilen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 Esas sayılı dosyası ve aynı dosya ile birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 Esas sayılı dosyasında,  menfi tespite konu TR ... T4 sayılı patent hakkının geçerliliğinin devam ettiği, ... AŞ’nin bulunduğu işyerinde yapılan keşif sonrasında ...’a ait TR ... sayılı patent belgesinin koruma kapsamında kalan 5 adet döner kesme makinasının bulunduğu, 2 adet demonte edilmiş keşif mahallindeki depoda, 10.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ... marka döner kesme makinelerinin bulunduğu, davacının dava dışı ... firmasından satın almış olduğu toplam 7 adet döner kesme makinesinin, davalı patent sahibinden alınmadığı ve satın alındığı haliyle davalıya ait TR ... T4 nolu patentin koruma kapsamında olduğundan, sonradan patent üzerinde revize edilmelerinin, patent hakkının koruma kapsamı dışına çıkarmadığı, davalının bu makinalar üzerinde uzaklaştırıcı ve deplasman unsurlarını çıkararak kullanmasının, patent sahibinin bu ürünler üzerinden patent hakkını almasını (davalının patent hakkının tüketilmesini) sağlamadığı, ancak davacı ...'nin son kullanıcı durumunda olduğu, döner makinelerinin alım- satım işi ile uğraşmadığı, bu makineleri işi gereği kullandığı, son kullanıcı olması nedeni ile tazminattan sorumlu tutulamayacağı ve eyleminin tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, kaldı ki makinelerde sonradan revizyon yapıldığı ve davaya konu patentin kapsamından çıkarıldığı, dolayısıyla birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 Esas sayılı dosyası ve bu dosya içerisinde birleşen Ankara 5. FSHHM'nin 2019/334 E sayılı dosyası yönünden, davacı ...'nin dava dışı ... den 11.01.2018 tarihli satış sözleşmesi gereği 26.12.2018 gün ve 93266 sayılı fatura ile satın aldığı 7 adet döner robotunu son kullanıcı olarak satın alması, elinde bulundurması ve kullanması eylemi nedeniyle bu döner robotlarından ikisini yapılan revizyon sonucu helezonik uzaklaştırıcı barındıran halleriyle kullanmasının, kalan beşini de revize sonucu uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın bulundurması eylemlerinin, davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediği gerekçesi ile asıl davada davalının ... başvuru numaralı patentin hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, davacı vekilinin, davalı karşı davacıya ait ... sayılı patente kendi faydalı modeli olan 2014/15967 sayılı faydalı modelin tecavüz etmediğinin tespitine ilişkin davadan vazgeçtiğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı karşı davalı ... Makina tarafından üretilen ... ... Tarımsal Üretim ve Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasına satıldığı anlaşıldığından ve Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/88 Değişik İş dosyası ile tespit edilen ürünlerin, davalı karşı davacı ...'a ait TR ... sayılı patente tecavüz ettiğinin tespitine, 7 adet döner robotu karşılığı 82.233,20.-EURO'nun dava tarihi itibariyle TL karşılığı olan 464.609,35.-TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacıya ödenmesine, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/300 Esas sayılı dosya yönünden açılan davanın kabulü ile, davacı ...'nin dava dışı ... den 11.01.2018 tarihli satış sözleşmesi gereği 26.12.2018 gün ve 93266 sayılı fatura ile satın aldığı 7 adet döner robotunu son kullanıcı olarak satın alması, elinde bulundurması ve kullanması eylemi nedeniyle bu döner robotlarından ikisini yapılan revizyon sonucu helezonik uzaklaştırıcı barındıran halleriyle kullanmasının, kalan beşini de revize sonucu uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın bulundurması eylemlerinin, davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediğinin tespitine, Birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2019/334 esas sayılı dosya yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı karşı davada davalı ... Bilgisayar  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, hükümsüzlük konusunda alınan bilirkişi raporuna yönelik çok ciddi itirazlar sunulduğunu, bilirkişi heyetinde patent vekilinin bulunmadığını, bilirkişilerin eksik inceleme yaptığını, bu nedenle yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, diğer yandan karşı dava bakımından verilen kısmi kabul kararının da yerinde olmadığını, dosyada tespit edilen 2 adet döner robotu yerine 7 adet döner robotu için tazminat hesaplanmasının hakkaniyete aykırı bulunduğunu, hatta 2 adet robottan da sadece bir tanesinin inceleme konusu yapıldığını, bu nedenle 1 adet robot üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğini, faturada 7 robot verildiği yazılı ise de sadece 2 tanesinin verildiğini, kalanların ise daha sonra revize edilmiş hali ile teslim edildiğini, müvekkiline ait helezonik sıyırıcı/uzaklaştırıcının dava konusu patenti hiçbir şekilde ihlal etmediğini, belirlenen tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, dosyada oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğini, bilirkişinin hesaplamalarının tahmine dayalı olduğunu ileri sürerek, ilk dereme mahkemesinin kararının kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tAsıl dava bakımından davalı karşı davacı, asıl dava ile birleşen 1. FSHHM'nin 2019/300 Esas sayılı dosyasında davalı ve bu dosya ile birleşen Ankara 5. FSHHM'nin 2019/334 Esas sayılı dosyası bakımından davacı ... vekili; asıl dava ve birleşen davalar bakımından, maddi tazminat hesap bilirkişi raporunda 19 adet makine için 223.204,40 Euro karşılığı  1.261.082,54 TL hesaplanmasına karşın, kararda sadece 7 makine için 82.233,20 Euro karşılığı 464.609,35.-TL tazminata hükmedilmesinin, karşı dava dilekçesinde müvekkiline ait ... sayılı patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve men'ine, karar  verilmesi talebi ile birlikte bu suretle üretilen, depolanan ve ticaret hayatına sunulan tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına ve masrafları karşı taraftan karşılanarak imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesinin talep edildiğini, ihlal davasının kabulüne karar verilmişken, imha ve ilan (ilgililere kararın tebliği) talebi bakımından karar verilmemesinin de usule ve yasaya aykırı bulunduğunu, yargılama sürecinde, ihtiyati tedbir kararının infazı sırasında Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü’nün 2019/112 sayılı talimat dosyasında fuarda sergilenirken el konulan makine için müvekkilince 30.000 TL yediemin depo ücreti ödenmesine ve bu hususta dosya kapsamına 01.10.2020 tarihli duruşmada dosya kapsamına dekont sunulmasına karşın, bu hususun yargılama gideri olarak değerlendirilmemesi ve yargılama giderinde eksik hüküm kurulması yönlerinden kararın hukuka aykırı bulunduğunu, birleşen davada ... tarafından müvekkiline açılan menfi tespit davasının reddi gerekirken, ticari amaçla ve üretim faaliyetinde kullanılan makinelerin kişisel kullanım ölçüsünde kullanıldığı ve sonradan revizyon yapıldığı gerekçesiyle, dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporundaki kabulün aksine ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne, asıl davada ihlal tespiti yapılmışken, dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki kabulü aksine patent hakkına tecavüz davasının reddine karar verilmesi yönlerinden kararın hukuka aykırı bulunduğunu, bilirkişi raporu dikkate alındığında, karşı tarafın menfi tespit isteminin dayanaksız olduğunun ve ihlal fiilinin gerçekleştiğinin ortaya çıktığını, birleşen davada ... firması bakımından verilen kararın, gerek asıl davada verilen kararlar, gerekse dosyadaki bilirkişi raporlarıyla açıkça çeliştiğini, ... firmasının söz konusu makineleri üretim faaliyetinde ve ticari amaçla kullandığının açık olduğunu, ... A.Ş. firmasının, söz konusu ihlalden her aşamada bilgi sahibi olan ve hatta bundan faydalanan kişi olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen davalar bakımından Ankara 2. Fikri Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin 2018/272 E. – 2021/410 K. sayılı kararının  kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıya ait ... sayılı patentin, bir et dilimleme aparatı ve onu kullanmanın bir yöntemi ile et dilimleme aparatıyla kullanım için bir hazırlama ünitesiyle ilgili olduğu, dosya kapsamında yapılan belirleme ile dava konusu patentin tüm istemleri itibariyle tüm davacı delilleri karşısında yeni bulunduğu, yine dava konusu patentin tüm istemleri ile buluş basamağı kriterini taşıdığı ve patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğu, karşı davada hesaplanan tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu, birleşen davalarda ... A.Ş.'nin dava konusu makinelerde birleşen dava tarihinden önce revizyon yaptırdığı ve davaya konu patentin kapsamından çıkarıldığı, ... A.Ş.'nin makinelerden ikisini yapılan revizyon sonucu helezonik uzaklaştırıcı barındıran halleriyle kullanmasının, kalan beşini de revize sonucu uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın bulundurması eylemlerinin, davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediği anlaşılmakla, asıl davada davacı,  karşı davada davalı ... Bilgisayar  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm,  asıl davada davalı, karşı davada davacı, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerektiği, ancak asıl davada davalı, karşı davada davacı, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilinin karşı davaya yönelik istinafında, karşı dava dilekçesinde müvekkiline ait ... sayılı patente tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve men'ine karar verilmesi talebi ile birlikte bu suretle üretilen, depolanan ve ticaret hayatına sunulan, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına ve masrafları karşı taraftan karşılanarak imhasına ve hükmün ilânına karar verilmesinin talep edildiğini, ihlâl davasının kabulüne karar verilmişken imha ve ilân talebi bakımından karar verilmemesinin usule ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürdüğü, bu talepler yönünden bir hüküm kurulmamasının doğru olmadığı, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu edilen makinelerin sonradan yapılan tadilatlar ile patente tecavüz etmediği belirlendiğinden karşı davacı vekilinin elkoyma ve imha talepleri yerinde değil ise de kararın ilânı yönünde hüküm kurulmamasının yerinde bulunmadığı, diğer yandan, yargılama sürecinde ihtiyati tedbir kararının infazı sırasında Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2019/112 sayılı talimat dosyasında fuarda sergilenirken el konulan makine için ödenen 30.000,00 TL yediemin depo ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmemesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı, karşı davada davalı ... Bilgisayar  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, asıl davada davalı, karşı davada davacı, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, asıl davada davalı, karşı davada davacı, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilinin, karşı davadaki istinafları yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davalının ... başvuru numaralı patentinin hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, davacı vekili, davalı/ karşı davacıya ait ... sayılı patente kendi faydalı modeli olan 2014/15967 sayılı faydalı modelin tecavüz etmediğinin tespitine ilişkin davadan vazgeçtiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karşı davada, davanın kısmen kabulü ile davacı/ karşı davalı ... Makina tarafından üretilen makinelerin ... ... Tarımsal Üretim ve Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasına satıldığı anlaşıldığından ve Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/88 Değişik İş dosyası ile tespit edilen ürünlerin davalı/karşı davacı ...'a ait TR ... sayılı patente tecavüz ettiğinin tespitine, 7 adet döner robotu karşılığı 82.233,20 Euro'nun dava tarihi itibariyle TL karşılığı 464.609,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya ödenmesine, kararın hüküm özetinin masrafı sonradan asıl davada davacı/karşı davada davalı ... Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tahsil edilmek üzere, Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000,00'nin üzerinde olan bir gazetede bir kez ilân edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada, davanın kabulü ile davacı ...'nin satın aldığı 7 adet döner robotunu son kullanıcı olarak satın alması, elinde bulundurması ve kullanması eylemleri nedeniyle bu döner robotlarından ikisini yapılan revizyon sonucu helezonik uzaklaştırıcı barındıran halleriyle kullanmasının, kalan beşini de revize sonucu uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın bulundurması eylemlerinin, davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediğinin tespitine, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada, davanın reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davacı, karşı davada davalı ... Bilgisayar  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve asıl davada davalı, karşı davada davacı/birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı/birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilince temyiz edilmiştir. <br><br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 12/12/2024 TARİH VE 2023/5583 ESAS, 2024/8992 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine, asıl davada davacı/karşı davada davalı ... Bilgisayar  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin asıl davaya ve karşı davaya yönelik, asıl davada davalı/karşı davada davacı, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının tümden reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesinin asıl davada ve karşı davada verdiği kararların ONANMASINA, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu dava için verilen, davanın kabulü ile davacı ...'nin satın aldığı 7 adet döner robotunu son kullanıcı olarak satın alması, elinde bulundurması ve kullanması eylemleri nedeniyle bu döner robotlarından ikisine yapılan revizyon sonucu helezonik uzaklaştırıcı barındıran halleriyle kullanmasının, kalan beşini de revize sonucu uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın bulundurması eylemlerinin, davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediğinin tespitine, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada, davanın reddine yönelik karara ilişkin olarak ise, 6769 sayılı Kanun'un dokuzuncu kısmının, patent hakkına tecavüz, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı 141 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendinde, \"Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak\", c bendinde ise \"Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak\" fiillerinin,  patent veya faydalı model hakkına tecavüz fiilleri arasında sayıldığı, patent hakkına tecavüz bakımından son kullanıcının, kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünü ya da ürünleri, ticari amaç dışında kullanan kişi olduğu, bu çerçevede son kullanıcının, tüketici olabileceği gibi ticaret erbabı da olabileceği, burada önemli olan hususun, tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünün ya da ürünlerin, ticari faaliyete etki edecek şekilde doğrudan kullanılıp kullanılmadığı olduğu, bir ticaret şirketinin, işçi yemekhanesinde kullanmak üzere taklit bir ya da birden fazla su sebili ya da televizyon satın aldığında, son kullanıcı olarak değerlendirilebileceği, zira bu kullanımların, doğrudan ticari faaliyete etki edecek kullanımlar olmadığı, bununla birlikte seminer hizmetleri sunan bir ticaret şirketinin, bu hizmetlerin sunumu için taklit bir barkovizyon sistemi satın aldığında, son kullanıcı olarak değerlendirilmeyeceği, zira bu kullanımın, doğrudan ticari faaliyete etki edecek bir kullanım olduğu, birleşen  Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davacı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davalı ... ... Tarım. Üretim Paz. Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin, ticari faaliyeti kapsamında üretim yapmak ve ürettiği ürünleri satmak için taklit niteliğinde tecavüze konu döner kesme robotlarını satın aldığı, bu anlamda son kullanıcı olmadığı, döner kesme robotlarında sonradan yapılan dönüşümlerin ilk başta gerçekleşen ihlali ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla patent hakkına tecavüzün gerçekleştiği kabul edilerek birleşen her iki dava bakımından varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, asıl davada davalı, karşı davada davacı, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilinin, her iki birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının her iki birleşen dava yönünden BOZULMASINA karar verilmiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava patent hükümsüzlüğü, karşı dava patent hakkına tecavüz, tazminat, birleşen davalar ise patent hakkının ihlalinin bulunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tÖncelikle belirtmek gerekir ki, asıl davada davacı, karşı davada davalı ... Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin asıl davaya ve karşı davaya yönelik, asıl davada davalı, karşı davada davacı, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davalı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davacı ... vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının tümden reddi ile asıl davada ve karşı davada Dairemizce verilen kararların Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanması karşısında, Dairemizce asıl dava ve karşı dava yönünden verilen kararlar kesinleştiğinden, asıl ve karşı dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulması gerekmiştir.  <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma kararı, ilk derece mahkemesince, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu dava için verilen, davanın kabulü ile davacı ...'nin 7 adet döner robotunu son kullanıcı olarak satın alması, elinde bulundurması ve kullanması eylemleri nedeniyle bu döner robotlarından ikisine yapılan revizyon sonucu, helezonik uzaklaştırıcı barındıran halleriyle kullanmasının, kalan beşini de revize sonucu, uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın bulundurması eylemlerinin, davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediğinin tespitine, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davasında da davanın reddine dair verilen kararların Dairemizce uygun bulunduğuna dair, Dairemizin 1. bendindeki \"sair ret\" kararı kısmına ilişkindir. <br>\tNitekim Dairemizce; TR ... T4 sayılı incelemeli patent ile korunan buluşun, “Bir et dilimleme aparatı, onu kullanmanın bir yöntemi ve et dilimleme aparatıyla kullanım için bir hazırlama ünitesi” ile ilgili olduğu, ... ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin iş yerinde yapılan keşif sırasında, ...’a ait TR ... sayılı patent belgesinin koruma kapsamında kalan 5 adet çalışmaz vaziyette, 2 adet de demonte edilmiş vaziyette, 10.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ... marka döner kesme makinelerinin bulunduğu, davacının dava dışı ... firmasından toplam 7 adet döner kesme makinesini satın aldığı, makinelerin davalı patent sahibinden satın alınmadığı ve satın alındığı haliyle davalıya ait TR ... T4 nolu patentin koruma kapsamında olduğundan, sonradan patent üzerinde revize edilmelerinin patent hakkının koruma kapsamı dışına çıkarmadığı, davalının bu makineler üzerinde uzaklaştırıcı ve deplasman unsurlarını çıkararak kullanmasının, patent sahibinin bu ürünler üzerinden patent hakkını almasını (davalının patent hakkının tüketilmesini) sağlamadığı, ancak, ... AŞ'nin son kullanıcı olması, döner makinelerinin alımı satımı işi ile uğraşmaması, bu makineleri işi gereği kullanması nedeni ile tazminattan sorumlu tutulamayacağı ve eyleminin tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, kaldı ki makinelerde sonradan revizyon yapıldığı ve davaya konu patentin kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerinin davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. <br>\tHer ne kadar Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; \"patent hakkına tecavüz bakımından son kullanıcının, kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünü ya da ürünleri, ticari amaç dışında kullanan kişi olduğu, bu çerçevede son kullanıcının, tüketici olabileceği gibi ticaret erbabı da olabileceği, burada önemli olan hususun, tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünün ya da ürünlerin, ticari faaliyete etki edecek şekilde doğrudan kullanılıp kullanılmadığı olduğu, bir ticaret şirketinin, işçi yemekhanesinde kullanmak üzere taklit bir ya da birden fazla su sebili ya da televizyon satın aldığında, son kullanıcı olarak değerlendirilebileceği, zira bu kullanımların, doğrudan ticari faaliyete etki edecek kullanımlar olmadığı, bununla birlikte seminer hizmetleri sunan bir ticaret şirketinin, bu hizmetlerin sunumu için taklit bir barkovizyon sistemi satın aldığında, son kullanıcı olarak değerlendirilmeyeceği, zira bu kullanım, doğrudan ticari faaliyete etki edecek bir kullanım olduğu,  birleşen  Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı dosyasına konu davada davacı, birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasına konu davada davalı ... ... Tarım. Üretim Paz. Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin, ticari faaliyeti kapsamında üretim yapmak ve ürettiği ürünleri satmak için taklit niteliğinde tecavüze konu döner kesme robotlarını satın aldığı, bu anlamda son kullanıcı olmadığı, döner kesme robotlarında sonradan yapılan dönüşümlerin ilk başta gerçekleşen ihlali ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla patent hakkına tecavüzün gerçekleştiği\" gerekçesine yer verilerek hüküm bozulmuş ise de Dairemizce bu gerekçelere ve ulaşılan sonuca iştirak edilmemiştir. <br>\tZira öncelikle belirtilmesi gerekir ki patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK'nın 141. maddesinde düzenlenmiş olup, SMK m.141’de de tıpkı 551 s. KHK’da olduğu gibi sınırlı sayı prensibiyle sayılmıştır (Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku, Beşinci Bası, 2012, s.638).<br>\tBuna göre SMK'nın 141/1. maddesi uyarınca \"(1) Aşağıdaki fiiller, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılır:<br>\ta) Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek.<br>\tb) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.<br>\tc) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.<br>\tç) Patent veya faydalı model hakkını gasp etmek.<br>\td) Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.\"<br>\tYargıtay ilamında, patent hakkına tecavüz bakımından son kullanıcının, kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünü ya da ürünleri, ticari amaç dışında kullanan kişi olduğu, bu çerçevede son kullanıcının, tüketici olabileceği gibi ticaret erbabı da olabileceği, burada önemli olan hususun, tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünün ya da ürünlerin, ticari faaliyete etki edecek şekilde doğrudan kullanılıp kullanılmaması olduğu yönünde bir tespit yapılmıştır. <br>\tOysa SMK'nın 141/1-a, b ve c bentlerinde, patent konusu ürün ve usulle ilgili patent hakkına tecavüz teşkil eden fiiller yönünden tek tek sayma yoluna gidilmiş, ancak Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde bir ayrım yapılmamıştır. <br>\tKanun maddesinde tecavüz teşkil eden fiiller açıkça; tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak, buluş konusu usulü kullanmak veya buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak olarak sayılmıştır. <br>\tBu durumda somut uyuşmazlık itibariyle anılan bentlerde geçen \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" ibaresi ile kastedilenin ne olduğunun tespiti gereklidir. Zira patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünün veya usulün, maddede kastedilen şekilde \"Ticari amaçla elde bulundurulması\" halinde, patent hakkına tecavüz fiili gerçekleşmiş olacaktır. <br>\tDairemizce \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" ibaresi ile kastedilenin, \"buluş konusu ürünleri üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak amaçlarından herhangi birisini sağlamak için ticari amaçla elde bulundurmak\" olarak anlaşılması gerektiği kabul edilmiştir. Zira maddede geçen \"üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak\" fiillerinin her birisi tek başına patent hakkına tecavüz oluşturur. Ancak maddenin devamında yer alan \"ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak\" fillerinin patent hakkına tecavüz teşkil edebilmesi için bu fiillerin \"buluş konusu ürünleri üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak\" amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir. Çünkü madde metninde \"ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak\" ibarelerinin önünde yer alan \"bu amaçlar için\" ibaresi sadece \"ithal etmek\" ibaresini nitelemek için değil, kendisinden sonra gelen, \"ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak\" ibarelerinin tamamını nitelemek için kullanılmıştır. <br>\tDairemizce aksine bir yorumun, anılan maddede patent veya faydalı model hakkına tecavüz fiillerinin sınırlı şekilde sayılması prensibiyle bağdaşmayacağı, kanun koyucunun \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" ibaresine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin görüşünde belirtilen şekilde bir anlam yüklemek amacında olsaydı, anılan bentlerde \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" ibaresi yerine, \"Ticari faaliyete doğrudan etki edecek şekilde kullanmak amacıyla elde bulundurmak\" ibaresine yer vereceği, bu durumun ise anılan ibarenin ucu açık ve çok geniş şekilde uygulanmasına sebep olacağından, kanun koyucunun patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiilleri tek tek sayma amacına aykırı olacağı düşünülmektedir. <br>\tBu noktada, maddede kullanılan \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" ibaresi ile \"buluş konusu ürünleri üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak\" amaçlarından faklı olarak neyin ifade edilmek istendiği, dolayısıyla kanun koyucu tarafından neden maddede belirtilen diğer ihlal fiillerinin yanında, ayrıca \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" ibaresinin de kullanıldığı, diğer bir deyişle buluş konusu bir ürünün, \"üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak\" amaçlarından farklı bir şekilde, fakat \"bu amaçlardan herhangi birisini sağlamak için ticari amaçla\" nasıl elde bulundurulabileceği sorusu akla gelecektir. <br>\t\"Genel olarak, fikri mülkiyet haklarına ve özel olarak patent hakkına tecavüzde, tecavüz edecek olan kişilerin tecavüzü seri halde ve çabuk gerçekleştirebilmek için, özellikle taklit malları stoklayıp, daha sonra süratle bu stoklardan satış yaptıkları görülmektedir. İşte, madde temelde bu durumu engellemek istemektedir. Bir başka anlatımla, bu düzenleme ile kararname, bir yandan ellerinde çok miktarda patent konusu buluşu içeren ürün bulunan kimselerin, kendi ihtiyaçları için bunları bulundurduğu yolundaki bir savunma ile sorumluluktan kurtulmasını, böylece gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak tecavüzü gerçekleştirmesinin önüne geçmek istemiş, diğer yandan ise tecavüze uğrama ihtimali bulunan patent sahiplerini, tecavüz edecek kişinin suç işleme ihtimalini ispat etmekten korumaya çalışmıştır. <br>\tKararname, ticari amaçlı elinde bulundurmayı yasaklamış olduğundan, patentli ürün, patentten doğan hakkın kapsamına istisna oluşturan fiilleri gerçekleştirmek için elde bulunduruluyorsa tecavüzden bahsedilemeyecektir.<br>  \tKişisel ihtiyaç kriteri, ürünü elinde bulunduran şahsın subjektif durumu yanında objektif ölçüler de dikkate alınarak tespit edilecektir. Örneğin bir kimsenin patentli bir boya maddesini kendi çok katlı apartmanının boyanmasında kullanmak üzere çok miktarda elinde bulundurması tecavüz kapsamına girmezken, boya ticaretiyle uğraşan bir tacirin bol miktarda elinde bulundurması tecavüz olarak değerlendirilecektir. <br>\tKısaca, hüküm nihai tüketiciler tarafından tüketilmek üzere elde bulundurma durumu dışında kalan durumlarda uygulama alanı bulacaktır. Bu nedenle, nihai tüketiciye ulaştırmak için ürünü elinde bulunduran kimseler (örneğin, toptancılar, perakendeciler, tamirciler, servisçiler, yedek parçacılar, bayiler, depocular, ambalajcılar) mütecaviz olarak nitelendirilebilirler. <br>\tBununla birlikte, kişisel ihtiyaç dışında bir nedenle elde bulundurma, kullanma karinesi yaratacaktır. Bir başka anlatımla, kişisel ihtiyaç dışında bir nedenle elde bulundurma, elde bulundurulan araçların patentten doğan hakkın kapsamında bir fiil ika edilmesinde kullanılacağını gösterir. Bu nedenle, kişisel ihtiyaç dışında bir sebeple elde bulundurma, yasak kapsamında olan bir fiilin kendisini gerçekleştirmeye eşittir. Örneğin, patentli ürünün satış amacıyla bir tacir tarafından elde bulundurulması, ürünün satışına eşit sayılır. Dolayısıyla, yalnızca satın alma, sahip olma veya zilyet olma yahut taşıma buluşun kullanımını içermediği müddetçe tecavüz sayılamaz. Tecavüz sayılan, bunları ticarette kullanma niyeti ile elde etme ve elde bulundurma durumudur.\" (Saraç, Tahir, Patentten Doğan Hakka Tecavüz ve Hakkın Korunması, Ankara 2003, s.183-184).<br>\tGörüldüğü üzere bir ürün, \"üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak\" amaçlarından ayrı bir şekilde, fakat \"bu amaçlardan herhangi birisini sağlamak için ticari amaçla\" yukarıda açıklandığı şekilde elde bulundurulabilir. Bu durum da genellikle stokçuluk olarak karşımıza çıkar ve SMK'nın 141/1-b, c maddesinin aradığı anlamda \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" fiilini oluşturur. <br>\tBu noktada \"kişisel ihtiyaç\" veya \"özel amaç\" kavramlarının, \"ticari amaçla elde bulundurmak\" kavramından farklı olduğu ve patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiillerin kapsamı dışında tutulduğu belirtilmelidir. Gerçekten de kanun koyucu tarafından SMK'nın 85/2-a maddesinde, \"Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması.\", SMK'nın 85/3-a maddesinde de \"Sınai veya ticari bir amaç taşımayan ve özel maksatla sınırlı kalan fiiller.\", patent hakkının kapsamı ve sınırları dışında tutulmuş, SMK'nın 153/1. maddesinde de benzer bir düzenlemeye gidilmiş ve \"Sınai mülkiyet hakkı sahibi, hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kişisel ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza davası açılması için şikâyette bulunamaz\" hükmüne yer verilmiştir.<br>\tBu itibarla \"Ticari amaçla elde bulundurmak\" ibaresi ile kastedilenin ne olduğu konusunda belirleme yapılırken, \"kişisel ihtiyaç\" ve \"özel amaç\" kavramlarının tacir olmayan özel kişilerle ilgili bulunduğu, bir tacirin haksız fiil dahil tüm fillerinin ticari olduğu, diğer bir deyişle bir tacirin ticari işletmesiyle ilgili olmayan bir fiilinin bulunamayacağı gözden uzak tutulmamalıdır. Dolayısıyla bu anlamda da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamında son kullanıcının, tüketici olabileceği gibi ticaret erbabı da olabileceği tespitine yer verildiği halde, devamında son kullanıcının, tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünü ya da ürünleri, ticari amaç dışında kullanan kişi olduğunun kabul edilmesi, yine tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünün ya da ürünlerin, ticari faaliyete etki edecek şekilde doğrudan kullanılıp kullanılmaması yönünde bir ayrıma gidilmesi, Dairemizce isabetli görülmemiştir. <br>\tDairemize göre \"son kullanıcı\", bir ürünü nihai olarak kullanan veya nihai olarak kullanmayı amaçlayan, diğer bir deyişle ara kullanıcı olmayan ve ürünü nihai kullanıcıya ulaştırmak için elinde bulundurmayan kişidir. Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere, son kullanıcı tüketici olabileceği gibi tacir de olabilir. O halde bir kişi, ister tacir olsun ister olmasın, patent veya faydalı model konusu bir ürünü veya usulü, son kullanıcı olarak elinde bulunduruyor veya kullanıyorsa fiili tecavüz teşkil etmeyecektir. <br>\tBu anlamda tacir olmayan bir kişinin hemen her ürünü son kullanıcı sıfatıyla ve tüketmek amacıyla elinde bulunduracağı açık iken, tacirler yönünden ise sadece ticari faaliyetlerini gerçekleştirebilmesi için kullanmaları zorunlu olan, diğer bir deyişle ticari hayatının devamı için elinde bulundurmak ve kullanmak zorunda oldukları ürünleri, son kullanıcı sıfatıyla elinde bulundurduklarının kabulü gerekir. Zira tacirler bu amaçla elinde bulundurdukları ürünlerle sadece kendi ticari faaliyetlerini sürdürmeyi, tacir kişiliklerinden ötürü sadece ticari olabilecek ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlar, diğer bir deyişle bu ürünleri sadece kendi ticari ihtiyaçlarında kullanmak için satın alırlar ve ellerinde bulundururlar. <br>\tBu durumda da tacirler dahi, SMK'nın 141/1-a, b ve c bentlerinde sınırlı sayıda sayılan \"buluş konusu ürünleri üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak, buluş konusu usulü kullanmak veya buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak\" fiillerinden hiçbirini işlemedikleri için patent veya faydalı model hakkına tecavüz etmiş sayılmazlar. <br>\tEsasen SMK'nın 141/1. maddesinde tecavüz sayılan fiillerin tanımlandığı tüm durumlar için \"buluş konusu ürün\" ya da \"buluş konusu usul\" tabirlerinin kullanılmasından da aynı sonuca varılmalıdır. Gerçekten de anılan madde ile korunmak istenen şey \"buluş\" olup, bir ürünü veya usulü, sadece kendi ticareti faaliyetlerinin sürdürülmesi amacıyla elinde bulunduran bir tacirin, o üründeki veya usuldeki \"buluştan\", SMK'nın 141/1-a, b ve c bentlerinde belirtilen şekilde, ticari amaçla faydalandığı kabul edilemez. Zira bu tacirin amacı, o \"buluşu\" ticaret alanına çıkararak gelir elde etmek değil, bizzat o ürünü veya usulü satın alıp, kendi ticari ihtiyaçları için kullanmaktır.<br>\tBu noktada bir konuya daha dikkat çekilmesinde fayda bulunmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere, SMK'nın 141/1-a, b ve c bentlerinde belirtilen \"buluş konusu ürünleri üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak\" fiillerinin her birisi ayrı ayrı tecavüz fiili teşkil ettiği gibi \"bu amaçlarından herhangi birisini sağlamak için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak\" fiilleri de ayrıca tecavüz teşkil edecektir. Dolayısıyla bir kişi ister son kullanıcı ister mesleki amaçla hareket eden bir kişi olsun, \"buluş konusu ürünleri üretmek, satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak\" fiillerinden herhangi birisini işlemişse veya \"bu amaçlarından herhangi birisini sağlamak için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak\" fiillerinden birini işlemişse, eylemi patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılacaktır. Örneğin patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit eden bir kişi, bu ürünü ister kendi şahsi ihtiyacı için isten mesleki ihtiyacı için kullansın, isterse son kullanıcı olsun, eylemi tecavüz teşkil edecektir. <br>\tSomut olayda da ... A.Ş.'nin döner makinelerinin üretimi, satımı, dağıtımı veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılması işi ile uğraşmadığı ve SMK'nın 141/1-a, b ve c bentlerinde yazılı diğer fillerden hiçbirisini de eylemleştirmediği görülmektedir. O halde ... A.Ş. de somut olay açısından son kullanıcı kabul edilmeli ve eylemi tecavüz teşkil etmemelidir. <br>\tAynı nedenlerle Yargıtay'ın, ... AŞ'nin ticari faaliyeti kapsamında üretim yapmak ve ürettiği ürünleri satmak için taklit niteliğinde tecavüze konu döner kesme robotlarını satın aldığı, bu anlamda son kullanıcı olmadığı, zira bu kullanım, doğrudan ticari faaliyete etki edecek bir kullanım olduğu yönündeki gerekçesine de Dairemizce iştirak edilmemektedir.  <br>\tZira yine Yargıtay kararında da belirtildiği üzere son kullanıcı, tüketici olabileceği gibi tacir de olabilir. Tacir olmayan bir gerçek kişinin, şahsi ihtiyaçları için taklit konusu bir ürünü elinde bulundurması halinde, son kullanıcı sayılacağında kuşku yoktur. Ticaretle uğraşan kişilerin ise tacir olmayan kişilerden farklı ticari ihtiyaçlarının olduğu, bu anlamda da son kullanıcı olup olmadıklarının tüketicilerden farklı değerlendirilmesi gerektiği yukarıda da açıklanmıştır. Bu durumda tacirler için son kullanıcı tespiti yapılırken, mevcut kullanımın doğrudan ticari faaliyete etki edecek bir kullanım olup olmadığı yönünde bir ayrım yapılması halinde, tacir olan ve olmayan kişiler arasında, son kullanıcı sayılmaları açısından hiçbir fark kalmayacaktır.<br>\tYargıtay bozma kararında ayrıca bir ticaret şirketinin, işçi yemekhanesinde kullanmak üzere taklit bir ya da birden fazla su sebili ya da televizyon satın aldığında, son kullanıcı olarak değerlendirilebileceği, zira bu kullanımların, doğrudan ticari faaliyete etki edecek kullanımlar olmadığı, bununla birlikte seminer hizmetleri sunan bir ticaret şirketinin, bu hizmetlerin sunumu için taklit bir barkovizyon sistemi satın aldığında, son kullanıcı olarak değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir.<br>\tAncak bu görüşün benimsenmesi halinde, bir tacirin iştigal konusu faaliyetlerini gerçekleştirebilmesi için kullanması zorunlu olan, diğer bir deyişle ticari hayatının devamı için elinde bulundurmak ve kullanmak zorunda olduğu taklit ürünlerin kullanımının da, doğrudan ticari faaliyete etki edecek birer kullanım olduğu ve patent hakkına tecavüz teşkil eden fiillerden sayılması gerektiği sonucu doğacak, bu durum ise tacirlerin ticari faaliyetlerini sürdürmelerini imkansız kılacak, ticaret hayatını tamamen olumsuz şekilde etkileyecek sonuçlara sebep olacaktır. <br>\tZira bu görüş doğru kabul edilirse, örneğin bir büfe işleticisinin sattığı portakal suyunu elde edebilmek için satın alıp kullandığı portakal sıkma makinesi, bir ayakkabı tamircisinin mesleğini icra edebilmek için satın alıp kullandığı ayakkabı pres makinesi, bir otel işletmesinin müşterilerini ağırlamak için satın alıp kullandığı yataklar, sandalyeler, televizyonlar, bir bankanın en elzem ihtiyacı için kullandığı para sayma makineleri, bilgisayarlar, şirket elemanlarının işlerinde kullanmaları için şirketçe dağıtılan cep telefonları, fabrikaların üretim hattındaki makinelerinde kullandıkları motor yağları, taklit olmaları halinde hep tecavüz oluşturacaktır. <br>\tAyrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan görüşünün kabulü halinde, sadece sanayide kullanılmak üzere üretilen bazı ürünlerin veya usullerin son kullanıcısının olması hiçbir zaman mümkün olamayacaktır. Örneğin araba üreticilerinin üretim hattında kullandığı robotların ya da hastanelerde yapılan ameliyatlarda kullanılan robotların bizatihi kendileri, sadece ticari amaçla üretilen mallar olduğundan, diğer bir deyişle bu tür malların doğrudan ticari faaliyete etki edecek kullanımlar haricinde hiçbir kullanımları bulunmadığından, anılan malların hiçbir zaman son kullanıcısı da olmayacaktır. <br>\tYine somut uyuşmazlık açısından düşünüldüğünde, dava konusu döner kesme makinesini kendi satacakları dönerleri üretmek için kullanan, Türkiye'de bulunan bütün döner üreticilerinin, patent hakkına tecavüz ettikleri yönünde hükme varılacaktır. Zira somut uyuşmazlıktaki döner kesme makinesinin de son kullanıcısı olmayacaktır. <br>\tVarılan bu sonuçların ise Dairemizce, yukarıda açıklanan gerekçelerle hakkaniyete ve kanun koyucunun amacına uygun olmayacağı değerlendirilmektedir. <br>\tKaldı ki eldeki bozma ilamında belirtilen bu görüşün, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal uygulamalarına da uygun bulunmadığı görülmektedir. <br>\tNitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/07/2008 tarih ve 2007/6853 Esas- 2008/9299 Karar sayılı ilamında, bir otel işleticisinin, kendi otelinde kullanmak amacıyla taklit sandalyeleri satın alması fiilinde, son kullanıcı sayıldığı ve tecavüzden sorumlu tutulmadığı anlaşılmaktadır. <br>\tYine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/04/2021 tarih ve 2010/15697 Esas- 2012/6576 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince aksi yönde verilen karar; taklit fuar standı tasarımlarını, kendi ürünlerinin tanıtımı için katıldığı fuar standında kullanan davalı Şirketin, dava konusu taklit tasarımların nihai kullanıcısı durumunda olduğu ve nihai kullanıcının tecavüz eyleminden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu ilamları da göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda da ... A.Ş.'nin kullanımlarının son kullanıcı olarak nitelendirilmesi gerektiği, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri ticari ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişi olan ... A.Ş.'ye karşı bu davanın açılamayacağı, ... A.Ş.'nin, dava konusu incelemeli patent ile korunan buluşa konu ürünü, dava dışı ... firmasından satın aldığı, ... A.Ş.'nin döner makinelerinin satımı işi ile uğraşmaması nedeniyle son kullanıcı olarak nitelendirilmesinin gerektiği, eyleminin tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki makinelerde sonradan revizyon yapıldığı ve davaya konu patentin kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerinin davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediği, diğer yandan sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri ticari ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişi olan ... A.Ş.'ye karşı bu davanın açılamayacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında da sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri ticari ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişi olan şirketlerin, son kullanıcı sayıldıklarının belirlendiği, bu durumda Dairemizce yukarıda anılan gerekçe ile verilen kararın yerinde bulunduğu kanaatine varılmış ve Dairemizin 15/06/2023 tarih ve 2022/1311 Esas 2023/831 Karar sayılı kararında direnilmesine karar verilmiştir. <br>\tAyrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamının, Dairemizin ilk derece mahkemesince asıl davada ve karşı davada verdiği kararların kaldırılması kararına ilişkin olmadığı, diğer bir deyişle sadece Dairemizce verilen kararın 1. bendinde yer alan, birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/300 E. sayılı ve birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 E. sayılı dosyasında mahkemece verilen kararın Dairemizce uygun bulunduğu \"sair ret\" kararı kısmına ilişkin olduğu anlaşıldığından, Dairemizce kurulan ilk hükümde yer alan diğer istinaf itirazlarının reddine ilişkin \"sair ret\" bentlerinde yer alan ifadelere, bu kez kurulan direnme kararında yer verilmemiş, infazda da tereddüte yol açılmaması amacıyla sadece asıl, karşı ve birleşen davalarda kurulan asıl kararlar muhafaza edilmiştir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Dairemizin 15/06/2023 tarih ve 2022/1311 Esas 2023/831 Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,<br>\t2-Asıl dava ve karşı dava yönünden Dairemizce verilen karar kesinleştiğinden asıl ve karşı dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2019/300 esas sayılı dosya yönünden açılan davanın kabulü ile, davacı ...'nin dava dışı ... den 11.01.2018 tarihli satış sözleşmesi gereği 26.12.2018 gün ve 93266 sayılı fatura ile satın aldığı 7 adet döner robotunu son kullanıcı olarak satın alması, elinde bulundurması ve kullanma eylemi nedeniyle bu döner robotlarından ikisini yapılan revizyon sonucu helezonik uzaklaştırıcı barındıran halleriyle kullanmasının, kalan beşini de revize sonucu uzaklaştırıcı ve deplasman aparatları olmaksızın bulundurması eylemlerinin davalı ...'a ait TR ... sayılı patentten doğan haklarını ihlal etmediğinin tespitine,<br>\t4-Birleşen Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/334 sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE, <br>\t5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 571,00-TL harcın davacı ...'tan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davalı ... AŞ. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ.'e verilmesine,<br>\t7-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davacı ... AŞ. tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta  karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davacı ...'tan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın, davacı ...'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t11-Davalı ... AŞ. kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalı ... AŞ.'e verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan taraf vekillerinin  yüzlerine karşı yapılan açık yargılama sonucunda 26/03/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f15b467121262f7","SID":"9e3fb4243f6395d0"}}