{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>ESAS NO\t: 2024/233 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/347<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 03/05/2017<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br><br>Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>DAVA: Müvekkilinin, davalı şirketin alt yüklenicisi sıfatı ile ------ yılından 2017 yılına kadar çalıştığını, davalı şirketin ------ kaba yapı işçiliğini üstlendiğini, hakkediş tablosu ve 31.08.2016 tarihli hakkediş raporunda görüleceği üzere 1.772.040,12 TL hakkediş olduğunu, aynı zamanda 2016 yılının Eylül ayına ait yevmiyeli işlerin ücret tutarın 8.664,00 TL olduğunu, aynca Müvekkiline yapılan iş tutarından kalan bakiye alacak tutarının 87.000.00 TL olduğunu, Müvekkiline ödenmeyen ilgili hakkediş tutarı nedeniyle----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin davalı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz sonucunda durduğunu, davalıdan 9620'den az olmamak kaydıyla İcra inkâr tazminatı talep ettiklerini beyan ederek itirazın iptali talebinde bulunmuştur.<br><br>CEVAP:Davacının  ilgili şantiyelerde alt taşeron olmasının mümkün - olmadığını, davacının müvekkilinin----- işçisi olarak ----- çalıştığını, davacının müvekkiline iş yeri açacağını, gerçek kişi tacir olacağını beyan ettiğini, bunun Üzerine müvekkilinin müteahhitliğini üstlendiği -----tarihli davacı ile ----- ilgili sözleşme imzalandığını ancak davacının kendine ait iş yeri açamadığını, müvekkiline verdiği sözleri tutamadığını ve tacir vasfı kazanamadığını, bunun Üzerine anılan anlaşmanın geçerliliğini yitirdiğini ve davacı ile yeni bir sözleşme olan bi süreli iş sözleşmesinin 7 gün sonra 25.08.2014 tarihinde işçi olarak imzalandığını, davacının da -----olarak işe alındığını, ---- başladıktan sonra devam ederken müvekkilinin----- tarihinde sözleşme İmzoladığını ve ----- şantiyesinin başladığını, davacının müvekkil şirket işçisi olarak bu şantiyede de çalışmaya devam ettiğini, Davacının alacağına delil olarak ---- tarihli sözleşmeyi delil gösterdiğini ve dilekçesinde ---- ile ilgili olacağı olduğu hususunu beyan ettiğini, ---- müvekkil şirket arasında inşaat taahhüt sözleşmesinin 01.03.2015 tarihinde imzalandığını ve ------ Tarihinde kurulduğunu, davacının bildirdiği sözleşmenin ise 18.08.2014 tarihinde imzalandığını, o tarihte müvekkil şirketin henüz ----- almadığını, Davacının tacir olmadığını ve fatura kesemediğini, müteahhit ve taşeron vasfının da bulunmadığı , müvekkil şirkette Maaşlı kalfa olarak çalıştığını, özlük dosyasında görüleceği üzere davacının ----- konu kısmında işçi olarak kendisini tanımlattığını, yine işe giriş periyodik Muayene formunda ve eğitim katılım formlarında da formen olarak bizzat belgeleri imzaladığını beyan ederek davanın reddi talebinde bulunmuştur.<br><br>DELİLLER VE GEREKÇE :Dosyanın incelenmesinden dosyanın ------karar nolu kararı ile \"...Dava işçilik bedeline dayanan itirazın iptali davasıdır. Dava ilk olarak ------ görülmüş ve yargılamaya iş mahkemelerinin görevli olduğu yönünde görevsizlik kararı ile son verilmiş, karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Dosyanın gönderilmesi üzerine ----- Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş karara karşı Davalı------ vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş dosya Dairemiz esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir, itiraz olmasa dahi resen incelenir. Somut olayda davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve davada iş mahkemelerinin görevli olup olmadığının tespiti gerekmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasında iş sözleşmesinin tanımı yapılmıştır. Buna göre, \"İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.\" Ayrıca aynı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasında da \" Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.\" hükmüne yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 393. maddesinde ise \"Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.\" şeklinde hizmet (iş) sözleşmesinin tanımı yapılmıştır. Bu tanımlardan yola çıkıldığında iş sözleşmesinin, \"iş görme\", \"ücret\" ve \"bağımlılık\" unsurlarından oluştuğu açıktır. Somut olayda davacının alt yüklenici olarak iş sahibi ile Rekor Kauçuk Binası Yapım İşi kapsamında kalıp, demir ve beton işçiliği konulu 510.480,00 TL bedel içerikli sözleşme imzaladığı, dava konusu alacağın davacı ile davalı arasındaki iş sözleşmesine dayanmadığı, dava konusunun davacının işçilik alacaklarına ilişkin olmayıp bina yapım işinde çalışacak personelin hakedişine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bu konuda------- sayılı kararında: '' Dava dilekçesi içeriği, sözleşme ve tüm dosya kapsamından, davalı şirketin iş sahibi olup sözleşme konusu cami inşaatının taş kaplama işlerini yüklenici olarak davacıya verdiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki ikrar ve kabulüne göre davacı, davalı şirket nezdinde iş akdiyle çalışan işçi olmayıp, söz konusu işi davalı şirketten eser sözleşmesiyle alan yüklenicidir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile ------ prim yükümlülüğünün işverene ait olduğu kararlaştırılmıştır. Bu haliyle uyuşmazlığın 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden görevli mahkeme iş mahkemesi olmayıp Asliye Ticaret Mahkemesidir. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. '' şeklinde belirtildiği üzere yüklenici ile iş sahibi arasında imzalanan eser sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklar iş mahkemelerinin görev alanına girmemektedir. Dava konusu eser sözleşmesinde iş sahibi olan davalının ticari şirket olduğu anlaşılmaktadır. Dava, tacir olan davalı aleyhine açılmış itirazın iptali davasıdır. Türk Ticaret Kanununun 19. maddesinde: ''(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir  tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. (2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' şeklinde düzenlenen hüküm dikkate alındığında davalı tacirin borçlarının da ticari olması gerektiği açıktır. Davalı şirketin yapı taahhüt şirketi olması yanında taraflarınca davacıya yapılan ödemelerin nitelik ve miktarları ile mevcut dosya içeriği gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşmeye konu bina yapım işinin davalının ticari işletmesi ile ilgili olduğu sonucuna varılmaktadır. Bir sebeple davacının ----işçi olarak bildirilmesinin ise bu gerçeği değiştirmeyeceği aşikardır. Tüm bu nedenlerle davalı tacir için ticari iş niteliğinde olan dava konusu sözleşme davacı için de ticari iş mahiyetinde olacağından İlk Derece Mahkemesince ticaret mahkemelerinin görevli mahkeme olarak belirlenmesi gerekirken asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur. Bilindiği üzere görev konusu öncelikle çözülmesi gereken kamu düzeniyle ilişkili usulü meselelerden olup esasa dair meselelerin tartışılıp karara bağlanması da görevli mahkemece yerine getirilecektir.\" denilerek dosyanın ----kararı geldiği anlaşılmıştır.Dosyanın incelenmesinde; dava ilk olarak ---- tarihinde görevsizlik kararı verilerek, İş Mahkemesine gönderilmiştir. ----- görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş ve dosya istinaf edilmiştir. ------Karar sayılı ilamında Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu bildirmekle; esasen kararı kaldırılan Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Bu nedenle ----- tarafından görevsizlik veriliği ve görevsizlik veren Mahkeme tarafından davaya bakılması gerektiğinden aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. <br><br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere,<br>Mahkememiz esasının kapatılmasına, <br>Dosyanın görevli -----Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, <br>Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin kendisine dosya tevzi edilecek ------- Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından nazara alınmasına, <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK'nin 341/1-a maddesi gereğince kararın mahiyeti nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olarak karar verildi.. 30/04/2025     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2c9485e1e0f447f","SID":"831e9abec8a5ccf7"}}