{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/433 <br>KARAR NO: 2025/784<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/12/2024<br>NUMARASI: 2024/17 E. - 2024/829 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı dava dilekçesinde özetle; ... Toplu İşyeri Yapı ev Kooperatifi'nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, inşaatlarını yapmayı taahhüt eden taşeron firma davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Bakırköy 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/46 Esas sayılı dosyasından iflas erteleme talebinde bulunduğunu, işbu firmayla olan sözleşme, taahhütlerini ihlal ettiği ve aciz halinde bulunması vs. sebebiyle feshedildiğini, kooperatif aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu olan senetlerin ve ciroların şahsının ve ikinci başkanının eli ürünü olmadığını, kooperatif kayıtlarında böyle senetler bulunmadığını, ... Bankası T.A.O. Bilgi alma talebinde bulunduğunu, ... Bankası T.A.O tarafından gönderilen listede protesto aşamasında olan 10.04.2013 vadeli, 187.500,00 TL tutarlı, 22.02.2014 vadeli 135.000,00 TL tutarlı, 07.03.2014 vadeli 115.000,00 TL tutarlı, 22.03.2014 vadeli 135.000 TL tutarlı, 24.04.2014 vadeli 135.000,00 TL tutarlı senetlerin görüldüğünü, senetlerin kendisi tarafından düzenlenmediğini, imzalanmadığını ve keşide edilmediğini belirterek dava konusu senetlerin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Beşyüzevler  şubesi ile diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. akdedilen kredi Sözleşmesi kapsamında davalı şirkete krediler kullandırıldığını, kredinin teminatı olarak müvekkili Bankaya dava konusu uyuşmazlığa konu 24.04.2014 vadeli 135.000,00-TL bedelli, 22.03.2014 vade tarihli 135,000,00-TL bedelli, 22.02.2014 vade tarihli 135.000,00-TL bedelli ve 07.03.2014 vade tarihli 115.000,00-TL bedelli senetlerde dahil olmak üzere senetler ibraz ibraz edildiğini, Müvekkili Banka davaya konu senetlerin yetkili hamili olup, söz konusu senetlerden kaynaklanan kambiyo hukukuna ilişkin her türlü hakka sahip olduğunu, cirosu kabil bir senedi elinde bulunduran kişi son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayıldığını, davacı taraf söz konusu senetlerin kendisinin haberi dışında doldurulduğu imzanın kendisine ait olmadığı iddia ederken bunu herhangi bir belge ve delile dayandırmadığını, Müvekkili banka yetkili hamil olmasına karşılık teminata konu senetler hakkında herhangi bir icra: takip işlemine henüz geçmediğini,  açılan davanın reddi ile talebimiz yönünde karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI Mahkemenin 2014/188 Esas 2021/403 Karar 29/04/2021 tarihli mahkeme ilamında; \"Davanın Kısmen kabulüne, Davacı ...'in 22/02/2014 Vade tarihli, 135.000-TL bedelli, 07/03/2014 Vade tarihli 115.000-TL bedelli, 22/03/2014 Vade tarihli 135.000-TL bedelli, 24/04/2014 Vade tarihli 135.000-TL bedelli senetler yönünden borçlu olmadığının tespitine, 10/04/2013 Vade tarihli 187.500,00-TL bedelli senet yönünden açılan davanın reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.  Dairemiz 30/11/2023 tarih, 2023/390 Esas, 2023/1488 karar sayılı ilamıyla; ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulüne, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;  \"10/04/2013 Vade tarihli 187.500,00-TL bedelli senet yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de senedin varlığı uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte senede ulaşılamadığından red kararı verildiği ve senede ulaşılamamasında  davacının kusuru olmadığı dikkate alınarak davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmayarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Davacı ...'in 22/02/2014 Vade tarihli, 135.000-TL bedelli, 07/03/2014 Vade tarihli 115.000-TL bedelli, 22/03/2014 Vade tarihli 135.000-TL bedelli, 24/04/2014 Vade tarihli 135.000-TL bedelli senetler yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine, -10/04/2013 vade tarihli 187.500,00-TL bedelli senet yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davalı ... Bankası TAO vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili bankanın dava konusu senetlere ilişkin herhangi bir yasal takip işlemine geçmediğini, davacı tarafa bir protesto çekmediğini, hiçbir işlem ve yaptırımda bulunmadığını, senetler üzerinde imzası bulunan davacının imzaların kendi eli ürünü olup olmadığı hususunu müvekkili bankanın bilemeyeceğini, davacının davaya konu senetlere ilişkin listeyi müvekkili banka nezdinde temin ettiğini, bu dava dilekçesinde de beyan ettiğini, müvekkili bankanın iyi niyetli olarak hareket ettiğini, müvekkili aleyhine açılan ve dava konusu işbu listede belirtilen senetlerin mahkemece celp edilmesine karar verildiğinde de mahkemece senet asıllarının ibraz edildiğini, müvekkilinin açılan davaya ilişkin öncelikle bir taraf sıfatı bulunmadığı gibi davacı tarafın iddia ettiği kendi imzasını taşımayan dava konusu senetlerle ilgili muhasabının Müflis ... Ltd. ve Şti ve firma yetkilisi ... olması gerektiğini, müvekkili banka tarafından kredinin teminatı olarak alınan başkaca senetlere ilişkin imza itirazları ve işbu senetlere ilişkin savcılık şikayetlerinin olması nedeniyle dava konu edilen senetler hakkında hiçbir hukuki işlem yapılmadığını, müvekkili bankadan temin edilen liste halinde senet bilgileri hakkında davacının menfi tespit davası açtığını, mahkemece verilen kararın Yargıtay kararlarının aksine incelemeye esas imzanın hangi nedenle farklı olduğunun fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmediğini, raporun tek bir bilirkişi tarafından hazırlandığının anlaşıldığını, yargılama safahatında da bilikrişi raporuna itirazları sunulduğunu, müvekkilinin uyuşmazlığa konu senetler hakkında herhangi bir tasarrufu olmadığını, müvekkili bankanın hiçbir hukuki işlem yapmadığını ve açılan davaya sebebiyet vermediğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, 3 kişilik heyet şeklinde adli tıp kurumundan rapor tanzim edilmeden eksik inceleme sonucu hazırlana raporun esas alınmasının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; önceki beyan ve taleplerini tekrar ettiklerini, davalı bankanın diğer davalı şirkete verdikleri kredinin teminatı olarak davaya konu senetleri aldığını, herhangi bir hukuki işlem yapmamasının sebebinin dilekçelerinin ikinci sahifesinde ilk paragrafta açıklandığını, bu sebebin dava konusu senetlere binaen hiçbir hukuki işlem yapılmadığı hususu olduğunu, senetlerin müvekkilinin eli ürünü olmadığının açıkça bilirkişi incelemelerinde irdelendiğini, kendilerine teminat olarak verilen senetlerle ilgili eylemsiz kalan davalı bankanın yargılama neticesinde ulaşılan neticeyi bildiğini gösterdiğini, bu tutumun suiniyet içerdiğini, kötüyü kayırmak olduğunu, davalı bankanın kendisine diğer davalı tarafından verilen senetlerle ilgili durumu bildiği halde müvekkili ile aynı durumda olan başkaca üçüncü şahıslara icra takibi yapmış olup bu üçüncü şahıslardan ikisinin de müvekkilleri olup onlar için açtıkları aynı mahiyette davalarda lehlerine kararlar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, istinaf taleplerinin davayı uzatmaya yönelik olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından dava konusu,10.04.2013 vadeli, 187.500,00 TL tutarlı, 22.02.2014 vadeli 135.000,00 TL tutarlı, 07.03.2014 vadeli 115.000,00 TL tutarlı, 22.03.2014 vadeli 135.000 TL tutarlı, 24.04.2014 vadeli 135.000,00 TL tutarlı senetlerin, kendisi tarafından düzenlenmediğini, imzalanmadığını ve keşide edilmediğini belirterek dava konusu senetlerin iptaline  karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusu senetlerde; keşidecisinin davacı, lehdarının dava dışı ... Top. İşyeri Yapı Kooperatifi olduğu, senet arkasında birinci sırada lehdarın cirosunun bulunduğu, ikinci sırada davalı Bankanın ''bedeli teminattır'' açıklamasıyla cirosunun bulunduğu, son olarak davalı İflas halinde ... firmasının cirosunun bulunduğu görülmektedir. Mahkemece verilen kararın istinaf edilmesi neticesinde, Dairemizin  330/11/2024 gün, 2023/390 Esas, 2023/1488 karar sayılı, kararı ile; Mahkemece, dava konusu olup, imza inkârında bulunulan ve bilirkişi tarafından inceleme konusu yapılmayan  07.03.2014 vadeli 115.000 TL tutarlı senet yönünden ek rapor aldırılması, bu mümkün olmadığı taktirde farklı bir bilirkişiden rapor aldırılması, diğer yandan bağlantılı ceza dosyalarının akıbeti sorularak, var ise kesinleşmiş kararlardaki maddi vakıa değerlendirmelerinin dikkate alınması sonucunca varılacak neticeye göre bir karar verilmesi\" gerektiği belirtilmek sureti ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Mahkemece iade kararımız üzerine bilirkişiden ek rapor aldırıldığı 20/11/2024 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle; \"Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında, karşılaştırma belglerindeki Mustafa Karazeybek'e ait imzaların açıklığı sağa aşağıya doğru bakan çizgisel bir hareketin ardından aşağıya doğru küçülen çoklu, dar açılı gramalar ile tamamlanmış, yukarı doğrultulu, işlek özellikte imzalar olduğunu, bu imzalar ile inceleme konusu senetteki imzalar arasında tersim tarzı başta olmak üzere, yapıların oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, yapılar arası bağlantılar, doğrultu, ritm, işleklik gibi grafotojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile alacaklısı ... Mes, Top. İşyeri Yapı Kooperatifi, borçlusu ... olan, 10.02.2013 düzenleme, 07.03.2014 vade tarihli, 115.000,00 TL bedelli senetteki imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı\"  belirtilmiştir. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/381 Esas sayılı müştekisi ..., sanığı ... olduğu dosyada sanığın atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine bozularak kaldırıldığı ve kaldırma ilamı sonrası mahkemenin 2023/373 Esasını aldığı ve bu dosyada da  İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/125 Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verildiği; Yine celbedilen  İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/125 Esas sayılı dosyasında incelenmesinde davanın derdest olduğu, mahkemece dosyamızda inceleme konusu yapılan senet asıllarının imza incelemesi için celbine karar verildiği anlaşılmıştır.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından imza itirazında bulunulduğu mahkemece bilirkişi raporu aldırıldığı alınan bilirkişi raporlarının yargıtayın yerleşmiş içtihatları uyarınca usulüne uygun olarak yapıldığı vi incelenen senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden mahkemece istinafa konu senetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygundur.Davalı ... istinafında, dava konu edilen senetler hakkında hiçbir hukuki işlem yapılmadığını, müvekkili bankadan temin edilen liste halinde senet bilgileri hakkında davacının menfi tespit davası açtığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürmüş ise de hukuki yola başvurulmaması dava açılmasına engel olmadığından ve taraf sıfatı bulunmadığına ilişkin istinafının senetlerde cirosu olduğu görülmekle istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı ayrıca 3 kişilik heyet şeklinde Adli Tıp Kurumundan rapor  alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı ... Bankası Türk Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/12/2024 tarih ve 2024/17 E., 2024/829 K. sayılı kararına karşı davalı ... Bankası Türk Anonim Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35.521,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 8.830,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.691,2‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... Bankası T.A.O. tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6f2cc2a253ee6d3","SID":"38cd88d3587e365a"}}