{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1489 \t\t       (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2025/674 \t\t               HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/05/2023<br>ESAS NO\t\t: 2020/619 E 2023/331 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili; müvekkilinin daha önceki tarihlerde Çorum ilinde emlakçılık yapmakta iken tanışmış olduğu birtakım şahıslar ile karşılıklı güven ve arkadaşlık ilişkisinden dolayı çeşitli açık ve üzeri yazılı senetler verdiğini, yine bu şahıslardan olan ... isimli şahısa da iki açık senet ve bir adet 80.000,00 TL'lik senedi güvence ve teminat maksatlı verdiğini, müvekkilinin bir kolu olmadığı için senedin alt kısmının ... tarafından doldurulduğunu ve üst kısmının açık olacak şekilde müvekkili tarafından imzalandığını, Çorum 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan taraflarından açılan 2019/48 Esas sayılı dosyanın bir tapu iptal tescil davası olduğunu, müvekkilinin bu şahıslara güvenerek kendisine ait olan Çorum ilindeki evini başka borçlarından mütevellit bu şahsa tapuda devrettiğini, bu senetlerin de bu davanın konusu olan tarafların arasında ki iş ilişkiye istinaden müvekkili tarafından borç ödenene ve ipotek kaldırılana kadar davalı tarafa güvence ve teminat senedi olarak durması gereken bir senet olmasına rağmen bahsedilen kişilerce davalıya tevdi edildiğini tamamen bu iç ilişkiye ve anlaşmaya aykırı olarak senedi doldurduğunu ve icraya verdiğini, müvekkili ile davalı arasında bahsedilen olayın dışında hiçbir hukuki, ticari ve insani ilişki olmadığını, hayatı boyunca davalıyı bir kere bile görmediğini, müvekkilinin durup dururken hiç tanımadığı davalıdan böyle bir borç almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, müvekkili açısından geri alınamaz maddi zararlar oluşturabileceği için Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/21/22 esas sayılı dosyasına ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilinin davalı tarafa borçsuzluğunun tespitine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; öncelikle davacının davasını hak düşürücü sürede açmadığı gibi alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce aynı konuda dava açtığını, davanın reddine  dair kararın kesinleştiğini, davacının imzasını inkar etmediğini, davacının menfi tespit talep ettiği alacağın kambiyo senedi olduğunu, HMK. 200 maddesi gereği senede karşı senetle ispat zorunluluğu olduğunu, senedin teminat senedi olduğu iddiasının da yersiz olduğunu, senedin başka kişilerden müvekkiline geçtiği ve kötü niyetli şekilde takibe konu edildiği iddiasının ispat edilmesi gerektiğini, davanın müvekkili ile irtibatlanmasının mümkün olmadığını, kıymetli evraka konu borcun illetten mücerret olduğunu beyan ederek, davacının davasının reddine, müvekkilinin kötü niyetli olarak alacağına kavuşmasının engellemesi karşısında %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece,  menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı da ise de, alacaklının alacağı imzası inkar edilmemiş senede dayanması durumunda borçlu olunmadığını ispat yükünün davacı borçluya düştüğü, davacının, üzerinde bedeli nakten alınmıştır ibaresi bulunan senedin teminat amacıyla verildiğini/anlaşmaya aykırı doldurulduğu/senedin araç alım satımına dair tek verildiği daha sonra ikinci bir senet olarak ortaya çıkarıldığı  iddia ederek (iddialar da çelişkili olmakla) senedin veriliş amacı olarak görülen nakden ibaresinin  talil ettiği ve bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, kural olarak bononun “kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini” içerdiği, bunun aksini iddia eden tarafın bononun teminat amacıyla verildiğini HMK’nun 200’üncü maddesi uyarınca senetle ispat etmesi gerektiği (Yargıtay 19.HD’nin 27/01/2015 tarihli 2014/10822 E., 2015/1076 K. sayılı emsal kararı), yine TTK hükümlerine göre açığa bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden borçlunun bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği (Yargıtay 19.HD’nin 17/11/2016 tarihli  2016/4254 E., 2016/14849 K. sayılı emsal kararı),  bu konuda tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı,  yapılan tüm açıklamalar ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı yanın senedin teminat amacıyla verildiğini ve taraflar arasında ki sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunu yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, davacılar tarafından nakden kaydı bulunan bononun teminat amacıyla verildiği ve sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunun yazılı belge ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili 07/07/2023 tarihli dilekçesi ile, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili 28/05/2025 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini belirterek, feragat doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br> HMK.'nın 311.maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davadan feragat maddi hukuk bakımından haktan da feragat anlamına gelir.  Feragat edilen dava yeniden açılamaz.<br>\"Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin\" \"Karar Verilmiş Dosyalara İlişkin İşlemler\" başlıklı 215.maddesinde; \"Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.\" şeklinde düzenleme mevcuttur.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/619 Esas 2023/331 Karar sayılı dosyasında açmış olduğu  davasından feragati kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından, karar kesinleşmeden davadan feragat nedeniyle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun davadan feragat nedeniyle KABULÜ ile;<br>2-Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/619 Esas 2023/331 Karar sayılı 05/05/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, <br>c-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>ç-Davalı tarafa vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br> d-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin  olmak üzere 30/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.   \t\t\t\t<br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a1b3667bd0d69ae","SID":"a3bec219cbd8f648"}}